﻿# 60970 peyv, 24400 werger
# Amadekar: Erdal Ronahî 
# www.ferheng.org
# Nûkirina dawî: 2005-07-29 
# 
# kurdî	türkçe

-dar	-li 
-istan	yer eki
a	dişil cins edatı
a	Kürt alfabesinin ilk harfi
Abadan	mamur
abadanî	bayındırlık
abadîn	ebediyen
abagine	billur
abagine	cam
abajûr	abajur
abal	dönme
abor	geçim
abor	iktisad
aborandin	geçindirmek
aboriya xerîdariyê	tüketim ekonomisi
aborî	ekonomi
aborî	geçim
aborî	iktisat
aborî	maîşet
aborîn	geçinmek
aborînas	ekonomist
aborînas	iktisatçı
aborîzan	ekonomist
aborîzan	iktisatçı
aborzan	ekonomist
aborzan	iktisatçı
acente	acente
aciz	aciz
aciz	çaresiz
aciz	güçsüz
aciz	zayıf
aciz kirin	kızdırmak
aciz kirin	rahatsız etmek
acizbûn	aciz olmak
acizbûn	bıkmak
acizbûn	rahatsız olmak
acizbûn	usanmak
acizkirin	kızdırmak
acizkirin	rahatsız etmek
acûr	acur
acûr	bir cins salatalık
acûr	kiremit
adan	bereketli
adan	besin
adan	mümbit
adan	süt ürünleri
adan	verimli
adan lê bûn	bereketlenmek
adanî	bereket
adanî	bereketlilik
adanî	randıman
adanî	verim
adanî	verimli
adanî	verimlilik
adanlêbûn	bereketlenmek
adar	Mart ayı
ade	ısırgan böcekler
ade	sırnaşık
ade	şırnaşık
ade	şirret
ade	yabancı ot
ade bûn	sırnaşmak
ade kirin	yabancı otlardan temizlemek
adeb	iltihap
adebûn	şırnaşmak
adekirin	yabancı otlardan temizlemek
adem	adam
adem	insan
adet	adet
adet	töre
adetî	normal
adetî	töreye uygun
adû	ısırgan böcekler
afat	afet
aferande	eser
aferande	yapıt
aferandin	meydana getirmek
aferandin	türetmek
aferandin	yaratmak
aferandinerayî	yaradılış
aferîde	canlı
aferîde	mahluk
aferîde	yaratık
aferîn	aferin
aferîn	varol
aferîndêr	türetici
aferîndêr	yaratıcı
aferînek	karakter
aferînî	seciye
afir	hayvan yemeği
afir	yalak
afir	yemlik
afiran	yaratım
afirande	eser
afirande	yapıt
afirandin	meydana getirmek
afirandin	türetmek
afirandin	yaratmak
afirandinêr	yaradılış
afirandîn	yaratılmak
afirîde	yaratık
afirîn	meydana gelmek
afirîn	oluşmak
afirîndêr	türetici
afirîndêr	yaratıcı
afirîner	yaratıcı
afîş	afiş
afra	güreş
afragir	güreşçi
Afrîka	Afrika
Afrîka Başûr	Güney Afrika
Afrîn	Suriye’de bir Kürt şehri
agah	duyum
agah	haber
agahdar	bilgi sahibi
agahdar	bilgili
agahdar	haberdar
agahdar	vakıf
agahdar bûn	haberdar olmak
agahdar bûn	vakıf olmak
agahdar kirin	bildirmek
agahdar kirin	haber vermek
agahdar kirin	haberdar etmek
agahdarbûn	bilgilenmek
agahdarbûn	haberdar olmak
agahdarî	bilgi
agahdarî	duyuru ilan
agahdarî	malumat
agahdarkirin	bildirmek
agahdarkirin	bilgilendirmek
agahdarkirin	haber vermek
agahdarkirin	haberdar etmek
agahî	bilgi
agahî	enformasyonel bilgi
agahî	haber
agahî	malumat
agihandin	bildirmek
agihandin	haber vermek
agir	ateş
agir barandin	ateş yağdırmak
agir berdan	ateşe vermek
agir best	ateş kes
agir girtin	ateş almak
agir girtin	ateşlenmek
agir kirin	ateş etmek
agir vêxistin	ateş yakmak
agirbaz	ateş cambazı
agirbaz	ateş canbazı
agirber	ateşli silah
agirberdan	ateşe vermek
agirberdan	ateşlemek
agirbest	ateşkes
agirbest ragihandin	ateşkes ilan etmek
agirbir	ateş düşürücü
agirçav	atak
agirdadan	ateş yakmak
agirdank	ateşlik
agirdaran	ateş yakmak
agire	frengi
agirgeh	ateş yakılan yer
agirgeh	ateşin yakıldığı yer
agirgir	kolay tutuşan
agirgirtin	ateş almak
agirgirtin	ateşlenmak
agirhilkirin	ateş yakmak
Agirî	Ağrı şehri
agirkirin	ateş etmek
agirkirin	ateş yakmak
agirkuj	itfaiyeci
agirkuj	itfayeci
agirnak	ateş gibi
agirnak	ateş rengi
agirnak	ateşli
agirnak	yakıcı
agirok	fitneci
agirparêz	ateşe tapan
agirparêzî	ateşe tapmak
agirten	ateşçi
agirvêxistin	ateş yakmak
agirxweş	sempatik
ah	ah
ah	ilenç
aheng	ahenk
aheng	mutabakat
aheng	ritim
aheng	uyum
ahengdar	ritimli
ahengdar	uyumlu
ahengî	koordinasyon
Ahûramazda	Zerdüşt inancında iyilik tanrısı
aj	filiz
aj	sürgün
aj dan	filizlenmek
ajal	grup
ajal	gurub
ajal	güruh
ajal	hayvan
ajal	küme
ajal	sürü
ajal	zümre
ajaldarî	hayvancılık
ajan	ajan
ajan	casus
ajda	filiz
ajda	filiz verdi
ajdan	filizlenmek
ajênta	acenta
ajinîn	dişleri kürdan vs. ile karıştırmak
ajne	yüzücü
ajneber	yüzücü
ajnekirin	yüzmek
ajo	güdü
ajodar	güdümlü
ajotin	ekin ekmek
ajotin	ekmek
ajotin	gütmek
ajotin	sürmek
ajotin pêş	ileri sürmek
ajotkar	sürücü
ajovan	sürücü
ajovan	şoför
akademî	akademi
akincih	yerleşik
akincihbûn	yerleşmek
Akre	Irak’ta bir Kürt kenti
akredîtîf	akreditif
akû	akü
akû	akümülatör
al	alem
al	bayrak
al çikandin	bayrak dîkmek
al daxistin	bayrak indirmek
al kêşan	bayrak çekmek
alale	lale
alandin	ambalajlamak
alandin	sarmak
alastin	yalamak
alaşkirin	kiriş kaplamak
alav	alet
alav	alev
alav	araç
alav	edevat
alav	eşya
alayî	ask. alay
alaz	kastetme
alaz	niyetlenme
Alban	Arnavut
Albanî	Arnavutça
Albanya	Arnavutluk
album	albüm
albumîn	albümin
aldaxîname	ihbarname
alemdar	bayraktar
alerjî	alerji
alif	kışlık hayvan yemi
aliqîn	asılı kalmak
aliqîn	birbirine dolanmak
aliqîn	takılmak
alistin	yalamak
alî	cenah
alî	cihet
alî	taraf
alî	yaka
alî	yan
alî	yön
alî girtin	taraf tutmak
alîgir	taraflı
alîgir	taraftar
alîgir	yandaş
alîgirtin	taraf tutmak
alîkar	yardımcı
alîkarîkirin	yardım etmek
alîn	birbirine geçirmek
alîn	dolamak
alînegir	nesnel
alînegir	tarafsız
alîsor	armut
alkol	alkol
Alman	Alman
Almanî	Almanca
Almanya	Almanya
almas	elmas
aloq	bademcik
aloz	bozuk
aloz	karışık
aloz	karmaşık
aloz	yoz
alozî	kaos
alozî	karışıklık
altaxî	ihbar
altaxî	ispiyon
altaxî kirin	ihbar etmek
altaxîkirin	ihbar etmek
altaxîname	ihbarname
alternatîf	alternatif
alû bûn	kamaşmak
alûbûn	kamaşmak
alûçe	can eriği
alûçe	erik
alûde	pisliğe bulaşan
alûle	dar sokak
alûle	koridor
alûs	sahte davranışlı
alûs	sahte kibarlık
alûs	samimiyetsiz
alûs	yapmacık
amade	amade
amade	amede
amade	hazır
amade be	hazır ol!
amade kirin	hazırlamak
amadebûn	amede etmek
amadebûn	hazırlamak
amadekirin	amede olmak
amadekirin	hazırlamak
amadexwer	hazır yiyici
amadeyî	hazırlık
amajekirin	belirtmek
amajekirin	sözetmek
aman	kap
aman	kap-kacak
amas	iltihab
amas	şişme
ambargo	ambargo
ambûlans	ambulans
ambûlans	cankurtaran
ambûr	enstrüman
ambûr	tesisat
ambûrîn	alet
ambûrîn	malzeme
ambûrsaz	tesisatçı
Amed	Diyarbakır
Amêdî	Irak’ta bir Kürt kenti
amêjen	alaşım
amêjen	terkip
Amêrîka	Amerika
Amêrîkayî	Amerikalı
amir	amir
amîral	amiral
amoj	amca karısı
amojin	amca hanımı ( karısı )
amojin	amca karısı
amojkar	eğitimci
amojkar	pedagog
amojkarî	pedagoji
amper	amper
ampûl	ampul
amraz	araç
Amsterdam	Amsterdam
Amûda	Suriye’de bir Kürt kenti
amûr	araç
amûr	enstrüman
amûr	tesisat
amûrîn	alet
amûrîn	malzeme
amûrsaz	tesisatçı
an	çoğul edatı
an	çoğul eki
an	veya (hut)
an	ya
an	yahut
an	yoksa
an jî	ya da
an na	yoksa
ananas	ananas
anarşî	anarşi
Anatoliya	Anadolu
anatomî	anatomi
andêr	soyka
angaje kirin	angaje etmek
angajman	angajman
angaşt	iddia
ango	başka bir deyişle
ango	demek ki
ango	veyahut
ango	yani
anix	anason
anîn	getirmek
anîn ba hev	bir araya getirmek
anîn ber hev	bir araya getirmek
anîn bîr	anımsatmak
anîn bîr	çağrıştırmak
anîn cem hev	yan yana getirmek
anîn pêş	ileri almak
anîn ser çokan	diz çöktürmek
anîn ziman	dile getirmek
anînbîr	anımsatmak
anînbîr	çağrıştırmak
anîs	anason
anjî	yada
anket	anket
anormal	anormal
ansîklopedî	ansiklopedi
Antartîka	Antarktika
antên	anten
antîlop	antilop
antrenman	antrenman
antrenor	antrenör
aort	aort
ap	amca
apandîsîd	apandisit
apandîsît	apandist
apore	şok veya paniğe kapılmış
aqar	alan
aqar	arazi
aqar	yüz ölçümü
aqar	yüzölçümü
aqil	akıl
aqil	us
aqilmend	akıllı
aqilmend	bilge
aqilmend	zeki
aqlî	rasyonel
ar	ar
ar	ateş
ar	haya
aram	dingin
aram	gönenç
aram	huzur
aram	huzurlu
aram	istikrar
aram	sabır
aram	sakin
aram	sükunet
aram bûn	huzur bulmak
aram bûn	sakinleşmek
arambexş	huzur veren
arambexş	huzurveren
arambûn	huzur bulmak
arambûn	sakinleşmek
aramdar	dinlendirici
aramdar	huzur verici
aramdar	huzurverici
aramdar	müsekkin
aramdar	sakinleştirici
aramgah	istirahat yeri
aramgah	kabir
aramgeh	istirahat yeri
aramgeh	kabir
aramî	huzur
aramî	istikrar
aramxane	huzurevi
aran	elem
aran	sancılanmak
araq	rakı
ararot	mama
arask	donatı
arask	teçhizat
arastek	donanım
arastek	ziynet
arastekar	dekoratör
arastekirin	yöneltmek
arastin	bezemek
arastin	donatım
arastin	donatmak
arastin	teçhiz etmek
arastî	bezenmiş
arastî	donatılmış
arastî	teçhiz edilmiş
arav	bulaşık suyu
aravî	nargile
ard	un
ardelîn	un oluğu
ardik	irmik
ardû	katı yakıt
arena	arena
argon	ateş rengi
argûn	ocak
argûr	meşale
argûşk	bademcik
arihandin	acıtmak
arihandin	ağrıtmak
arihîn	acımak
arihîn	ağrımak
arimîn	dinlenmek
aring	koyun ve keçilerin genel adı
arizî kirin	özelleştirme
arizîkirin	özelleştirme
arizîkirin	özelleştirmek
arî	Hint-Avrupa \'lı
arî	Hint-Avrupa’lı
arî	kül
arî	yardım
arîk	tavan
arîkar	asistan
arîkar	yardımcı
arîkarî	yardım
arîkarî kirin	yardım etmek
arîkarî xwestin	yardım istemek
arîkarîkirin	yardım etmek
arîkarîxwaz	yardımsever
arîle	kadın gibi (görünüşlü) erkek
arîle	kadın görünüşlü erkek
arîperwer	yardımsever
arîşe	problem
arîşe	sorun
arîşen	manevi
arîşen	maneviyat
arîşen	moral
arîşetî	şantaj
arîtmetîk	aritmetik
arîxen	emin
arîxen bûn	emin olmak
arîxenbûn	emin olmak
arkolk	maşa
arkork	fırın küreği
armanc	amaç
armanc	erek
armanc	gaye
armanc	hedef
armûş	üzüm posası
armûşk	posa
arode	çok gezen kadın
arşîv	arşiv
artêş	ordu
artêşgeh	ordugah
artêşxane	ordu evi
artêşxane	orduevi
artîşok	enginar
arû	salatalık
arûng	erik
arvan	kışlık erzak
arvan	un
arvane	dişi deve
Aryan	Hint-Avrupalı
arzing	çırpı
asa	norm
asan	basit
asan	kolay
asanî	kolaylık
asav	ur
asaw	ur
asayî	normal
asayî	olağan
asê	asi
asê	sarp
asê	şaki
asê	yalçın
asê bûn	direnmek
asê kirin	güçlendirmek
asê kirin	tahkim etmek
asêbûn	kapanmak
asêbûn	kilitlenmek
asêbûn	tıkanmak
asêgeh	hisar
asêgeh	kale
asêgeh	müstahkem mevki
asêkirin	kapatmak
asêyî	handikap
asîd	asit
asîk	siluet
asîman	gök
asîman	gökyüzü
asîmanzanî	astronomi
asîtan	ağıl
asîtan	havlu
asîw	bela
ask	geyik
asmin	ufuk
aso	ufuk
asogeh	son ufuk
ast	düzey
Astan	Satürn
asteng	dar geçit
asteng	engel
asteng	güçlük
asteng	mâni
asteng	mania
asteng bûn	engel olmak
astrolojî	astroloji. bakınız \"stêrnasî\"
asûde	asude
asûde	dingin
asûde	sakin
asûk	alışveriş malzemesi
asûn	durum
asûn	vaziyet
Asya	Asya
aş	değirmen
aş	yemek
aşbûn	teskin olmak
aşbûn	yatışmak
aşê qehwê	kahve değirmeni
aşêf	yabani otları ayıklama
aşêf	yabani otları ayıklama işi
aşêf kirin	yabani otları ayıklamak
aşik	kahve değirmeni
aşik	mide
aşît	çığ
aşîtî	barış
aşîtî	sulh
aşîtîperwer	barış sever
aşîtîperwer	barışsever
aşîtîxwaz	barış sever
aşîtîxwaz	barışçı
aşkartin (diaşkêre	açıklığa kavuşturmak
aşkirin	teskin etmek
aşkirin	yatıştırmak
aşopî	hayali
aşpêj	aşçı
aştiyane	barışçıl
aştî	bari
aştîxwaz	barışçı
aştîxwaz	birleştirici
aşûjin	iplik
aşvan	değirmenci
aşxane	lokanta
aşxane	restoran
aşxanevan	lokantacı
ataşe	ataşe
atlet	atlet
atletizm	atletizm
atmosfer	atmosfer. ( bakınız seqa)
atom	atom
av	su
av çikiyan	su tükendi (kesildi)
av standin	su almak
ava	bayındır
ava	imar
ava	mamur
ava berbejî	maden suyu
ava bûn	bayındır olmak
ava kelandî	kaynar su
ava kirin	bayındır hale getirmek
ava kirin	imar etmek
ava kirin	inşa etmek
ava kirin	kalkındırmak
ava kirin	mamur duruma getirmek
ava mend	durgun
ava mend	kirli su
ava sûsê	meyan kökü suyu
ava tezî	soğuk su
avabûn	güneş
avabûn	yıldız vb. nin batması
avabûyî	mamur
avadan	bayındır
avadan	mahmur
avadanî	bayındırlık
avahiya bingehîn	altyapı
avahiya jorîn	üstyapı
avahî	bayındır yer
avahî	bayındırlık
avahî	bina
avahî	inşaat
avahî	yapı
avakar	kurucu
avakirin	inşa etmek
avakirin	kurmak
avakirin	oluşturmak
avan	yardakçı
avanî	meskûn
avans	avans
avantaj	avantaj
avasazî	mimari
avdan	sulama
avdan	sulamak
avdanî	sulama
avdank	su kabı
avdank	sürahi
avde	bir boy iplik
avdestxane	helâ
avdestxane	tuvalet
avdêr	sulama işini yapan kişi
avdonk	et suyu
avdonk	tirit
averû	ebru
averû	yüz suyu
avêtin	atış
avêtin	atmak
avêtin	fırlatmak
avêtin ser cihkî	bir yeri basmak
avêtin zindanê	hapsetmek
avêtin zindanê	zindana atmak
avêtina ber hev	atışmak
avêtinhev	atışmak
avgîz	su biriken yer
avgon	mavi
avgoşt	et suyu
avhewa	iklim
avik	atmık
avik	meni
avik	sperm
avik	sperma
avis	gebe
avis	hamile
avis	hayvanların döl tutması
avisbûn	döl tutmak
avisî	gebelik
avî	sulak
avî	sulu
avîje	temiz
avjen	yüzücü
avjenî	yüzme
avjenîkirin	yüzmek
avjenper	yüzgeç
avjîn	abıhayat
avkêş	saka
avkêş	sucu
avkêş	tulumba
avnûsk	mürekkep
avpijen	fıskiye
avreşî	katarakt (göz)
avrêj	tuvalet
avrêjk	pisuar
Avrêl	Nisan ayı
avsark	içine kar veya buz konarak soğuk su saklamaya yarayan kuyu
avşile	olgunlaşmamış üzüm suyu
avşile	pekmez
avteng	boğaz
avteng	suyun daraldığı yer
avyar	saki
avzêl	bahar pınarı
avzêl	ilkbaharda akan ve ilkbahar bitince kuruyan pınar
avzêm	bahar pınarı
avzêm	baharda oluşan geçici pınar
avzêm	ilkbaharda akan ve ilkbahar bitince kuruyan pınar
avzêr	yaldız
avzêr kirin	yaldızlamak
avzêrkirin	yaldızlamak
avzûng	kayış tokası
awa	biçim
awa	durum
awa	hal
awa	metot
awa	şekil
awa	tarz
awa	vaziyet
awa	yöntem
awan	fesad
awan	fitneci
awanî	fesat
awanî	fitne
awar	helva
awarte	istisna
awarte	istisnai
awarte	olağan dışı
awarte	olağanüstü
awartin	istisna etmek
awat	istek
awat	iştiya
awat	umut
awaz	beste
awaz	ezgi
awaz	makam
awaz	melodi
awaz	ses
awerte	istisna
awêne	açık
awêne	ayna
awêne	belli
awir	bakış
awir	sert bakış
awirvedan	ters ters bakmak
ax	ah
ax	lenç
ax	toprak
axa	ağa
axaftin	konuşma
axaftin	konuşmak
axareş	kara toprak
axiv	yaranın azması
axivîn	depreşmek
axivîn	yaranın azması veya yeniden kanaması
axîn	ah çekme
axîn	ahlama
axîn	sızlama
axîn	sızlanma
axîn kişandin	ah çekme
axînkişandin	ah çekmek
axret	ahret
axund	ayet ya da dua okuyan kişi
axund	hoca
axur	ahır
axûr	ahır
axûrk	tatarcık
aya	acaba
ayend	gelecek
ayende	gelecek
ayet	ayet
ayet	delil
ayisandin	tutuşturmak
ayîn	tören
ayîsîn	tutuşmak
az	dolgun
az	ihtiraslı
az	tutkulu
aza	bağımsız
aza	gözüpek
aza	hür
aza	özgür
azad	hür
azad	özgür
azadî	hürriyet
azadî	özgürlük
azadî bûn	kurtulmak
azadî kirin	kurtarmak
azadî kirin	özgür bırakmak
azadîxwaz	özgürlükçü
azar	azar
azar lêdan	paylamak
azeb	bekar
azeb	ergen
azebî	ergenlik çağı
Azerî	Azeri
azgîn	hırslı
azib	bekar
azirandin	azarlamak
azîn	usul
azîne	metod
azîne	yöntem
azmend	hırslı
azmûn	imtihan
azmûn	sınav
azmûn	tecrübe
azmûn bûn	denenmek
azmûn bûn	imtihan olmak
azmûn kirin	denemek
azmûn kirin	imtihan etmek
azmûn kirin	tecrübe etmek
azmûna devkî	sözlü sınav
aznîf	bir çeşit domino oyunu
azwer	hırs
azwer	hırslı
azwer	tutku
azwer	tutkulu
azwerî	hırs
azwerî	tutku
b	Kürt alfabesinin ikinci harfi
ba	hava
ba	nezd
ba	romatizma
ba	rüzgar
ba	rüzgâr
ba	yan
ba	yanında
ba	yel
ba berdan	yellenmek
ba hatin	esmek
ba hatin	rüzgar esmek
babelîç	yüzük parmağı
babet	cins
babet	husus
babet	konu
babet	tür
babet	vesile
babfile	dönme (zorla (sözde)Müslüman olanlar)
babidest	eli boş
babir	paravan
babirek	yelken
bablîsok	hortum
bablîsok	hortum (hava)
bac	gümrük vergisi
bac	vergi
bacan	patlıcan
bacana reş	patlıcan
bacana sor	domates
bacanê sor	domates
bacên neyekser	dolaylı vergiler
bacên yekser	dolaysız vergiler
bacgeh	gümrük
bacgir	tahsildar
bacî	bir müzik makamı
baçık	sigara
baçemok	yarasa
baçermok	yarasa
badak	sarmaşık
badan	bükmek
badan	kıvırmak
badank	büklüm
badar	rüzgarlı
badayî	bükülü
bade	kadeh
badek	burgu
badek	delgi
badek	sarmaşık
badîhewa	boşuna
badîhewa	faydasız
badîhewa	yararı olmayan iş
badîn	bardak
badîn	kadeh
badok	direksiyon
bafik	bahane
bafik	mazeret
bafirok	uçurtma
bafûn	alüminyum
bagaj	bagaj
bager	karla birlikte esen şiddetli rüzgar
bager	kasırga
bagêje	hava hortumu (met.)
bah	şehvet
bahane	bahane
baharat	baharat
bahî	şehvetli
bahor	grip
bahor	nezle
bahorî	grip hastalığına yakalanan
bahorî	nezle olan kişi
bahoz	fırtına
bahoz	kararsız kişi
bahoz	sert rüzgar
bajar	kent
bajar	şehir
bajarê mezin	büyük şehir
bajarê mezin	metropol
bajarî	kentli
bajarî	şehirli
bajarîbûn	kentlileşme
bajarok	belde
bajarok	ilçe
bajarok	kasaba
bajarsazî	şehir planlamacılığı
bajarvanî	şehircilik
bajen	yelpaze
bajenîn	yelpazelemek
bakir	guguk kuşu
bakirin	savurmak
bakterî	bakteri
bakterîzanî	bakteriyoloji
bakur	kuzey
bakut	kar dolgusu
bal	dikkat
bal	ilgi
bal	ilgi. "Bala xwe dayîn." dikkat etmek
bal	yoğunlaşmak
bal dan	dikkat etmek
bal kişandin	dikkat çekmek
bala	yukarı
bala	yüksek
bala xwe dan	dikkat etmek
balaban	afacan
balafir	uçak
balafirgeh	hava alanı
balafirkişên	uçaksavar
balafirşikên	uçaksavar
balandin	dolamak
balav	çamaşır yıkama günü su kenarı
balcan	patlıcan
baldar	dikkatli
bale	ahmak
bale	alık
bale	aptal
bale	ebleh
baleban	afacan
balexane	gökdelen
balê	bari
balgeh	yastık
balinde	kartal
balinde	kuş
balinde	şahin vb. kuşlar
balix	arı kovanların kurulduğu yer
balix	ergen
balîf	yastık
balkêş	dikkat çekici
balkêş	enteresan
balkêş	göz alıcı
balkêş	ilgi çekici
balkêş	ilginç
balkêş kişandin	ihtar etmek
balkêş kişandin	ilgi çekmek
balkêşname	ihtarname
balkişandin	dikkat çekmek
balkişandin	vugulamak
balme	saçma (tüfek)
balo	balo
balon	balon
balor	silindir
balûg	siğil
balûle	dürüm
balûr	nasır
balyoz	büyük elçi
balyoz	büyükelçi
balyoz	sefir
balyozxane	büyükelçilik
balyozxane	elçilik
bamarî	üvey baba
bamişt	tipi
bamye	bamya
ban	çatı
ban	dam
banandin	alıştırmak
band	bant
bandemjmêr	çalar saat
bandev	bir şeyin üst çıkış ağzı
bandev	doruk
bandev	kar fırtınası
bandêr	egemen
bandêr	etkili
bandêr	etkin
bandêr	luğ
bandêr	silindir
bandêrî	etkinlik
bandor	etken
bandor	etki
bandor	tesir
bandor kirin	tesir etmek
bandor lê kirin	etkilemek
bandorlêkirin	etkilemek
bane	mandıra
bane	otlak
bane	yayla
banedar	mandıracı
banegeh	satıh
banegeh	yüzey
banegehî	yüzeysel
banek	alışkın
banek	itiyat
banek	müptela
baneşan	ünlem
baneşan	ünlem işareti
bang	çağrı
bang	ezan
bang	hitap
bang	nida
bang kirin	çağırmak
bang kirin	çağrıda bulunmak
bang kirin	ezan okumak
bang kirin	hitap etmek
bangbêj	çığırtkan
bangbêj	müezzin
bangbêj	tellal
bangdan	ezan okumak
banger	loğ
bangerkêş	loğ ağacı
bangeşe	propaganda
bangeşevan	propagandacı
bangevan	çığırtkan
bangevan	müezzin
bangevan	tellal
bangewaz	çağrı
bangewaz	imdat
bangewaz	yardım talebî
bangewazî	çağrı
bangêr	bankacı
bangêrî	bankacılık
bangîn	çığırtkan
banglêkirin	çağırmak
banglêkirin	seslenmek
banî	dam
banî	damın üstü
banî	yukarı
banîje	çatı katı
banîn	alışmak
banîn	uyum sağlamak
bank	banka
banknot	banknot
banok	intibak etmeye eğilimli olan
banû	hanım
banû	hanımefendi
baperik	kelebek
bapêç	karla karışık rüzgar
bapêç	tipi
bapêş	nezle
bapîr	büyük baba
bapîr	büyükbaba
bapîr	dede
bapîv	rüzgar ölçer
baq	buket
baq	demet
baq	tutam
baqil	bakla
baqle	bakla
bar	bar
bar	sorumluluk
bar	yük
bar kirin	taşınmak
bar kirin	yük
bar kirin	yüklemek
baran	yağış
baran	yağmur
barandin	yağdırmak
baranî	yağmurluk
barbar	barbar
barbir	taşıt
barbû	iane
barbû dan hev	iane toplamak
barbûn	barbunya
bare	baharlık buğday
bare	konu
bare	mevzu
baregeh	kamp
baregeh	üs
barek	cephane
bareng	tersane
bareş	doğu rüzgarı
bareş	karayel
barfisk	dizin arka iç kısmı
bargeh	karargah
bargeh	üs
barij	yağışlı
barimte	ipotek
barist	hacim
barîdox	durum
barîdox	vaziyet
barîn	yağış
barîn	yağmak
barkaz	mazgal
barkêş	nakliyeci
barkêş	taşımacı
barkêşî	nakliyecilik
barkêşî	taşımacılık
barkirin	taşınmak
barkirin	yüklemek
barname	irsaliye
baro	baro
bars	oğul (arıların oğul vermesi)
barû	kule
barû	mazgal
barûd	barut
barûya naqos	çan kulesi
barxane	ardiye
barxane	depo
basîret	basiret
bask	kanat
bask	kol
basketbol	basketbol
baskkêş	mil
baskkêş	şaft mili
bastan	gelenek
bastan	görenek
bastanasî	arkeoloji
bastanî	geleneksel
bastanparêzî	gelenekselcilik
bastiq	pestil
baş	güzel
baş	hoş
baş	iyi
başebaş	doğru dürüst
başebaş	tam olarak
başî	iyilik
başkirin	tedavi
başok	akmaca
başok	atmaca
başok	doğan
baştir	âlâ
baştir	daha iyi
baştir	ekstra
başûr	güney
batirsok	bostan korkuluğu
bav	baba
bav	peder
bavik	ata
bavik	klan
bavik	soy
bavkanî	babaerkil
bavmarî	babalık
bavmarî	üvey baba
bavtî kirin	babalık yapmak
bawer	güvenen
bawer	inanan
bawer kirin	güvenmek inanmak
bawer kirin	itimat etmek
bawerî	akide
bawerî	güven
bawerî	inanç
bawerî	inanma
bawerî	itikat
bawerî	kanı
bawerî bûn	güvenmek
bawerî bûn	inanmak
bawerî bûn	itimat etmek
bawerî pê anîn	inanmak
bawerîmend	inançlı
bawerîmend	inanmış
bawerîmend	mümin
bawerîmend	mutemet
bawerîpêanîn	güvenmek
bawerîpêanîn	inanmak
bawerkirin	güvenmek
bawerkirin	inanmak
bawermend	inanan
bawermend	mümin
bawername	itimatname
bawesîr	basur
baweş	yelpaze
baweşandin	yelpazelemek
baweşên	vantilatör
baweşîn	yelpazelemek
baweşînk	yelpaze
bawiş	doğurduğu halde süt vermeyen hayvan
bawişk	esneme
bawişkîn	esnemek
bawî	romatizmalı
bawîşk	esnemek
baxçe	bahçe
baxçevan	bahçıvan
baxir	kaya
baxol	bavul
baxor	aralık
baxor	çığır
baxor	gedik
baxoşk	havalandırma tertibatı
baxur	buhur
baxur	tütsü
baxurdan	buhurdan
bayê başûr	lodos. (güney rüzgarı)
bayê reş	karayel
bayê weşt	keşişleme
bayêbezê	alelacele
bayî	bayi
baz	pazı
baz	şahin
bazar	alış veriş yeri
bazar	pazar
bazar	piyasa
bazara kevnefroşan	bitpazarı
bazara reş	karaborsa
bazarî	pazarlık
bazarî kirin	pazarlık yapmak
bazbend	görevli kolluğu
bazbend	kol muskası
bazbend	kola bağlanan muska
bazbend	kolluk
bazbend	pazubandı
bazdan	atlamak
bazdan	koşmak
bazin	bilezik
bazind	bilek
bazirgan	tüccar
bazirganî	ticaret
bazirganî	ticari
bazirganxane	ticarethane
bazor	fırtına
bazor	sert rüzgar
be	olsun
bed	çirkin
bed	kötü
bedawaz	kötü sesli
bedbext	mutsuz
bedbext	talihsiz
bedbîn	karamsar
bedbîn	kötümser
bedbîn	pesimist
beden	beden
beden	gövde
beden	hisar
beden	sur
bedenparêzî	beden eğitimi
bedestan	bedesten
bedew	güzel
bedew	yakışıklı
bedew bûn	güzelleşmek
bedew kirin	güzelleştirmek
bedewî	güzellik
bedewkarî	estetik
bedgeh	çıkıntı
bedil	takım elbise
bedilandin	şeklini değiştirmek
bedilîn	şekil olarak değişmek
bedl	dolunay
beg	bey
behicandin	boğulmak
behicandin	kahretmek
behicandin	öfkelendirmek
behicandin	sinirlendirmek
behicîn	kahrolmak
behicîn	öfkelenmek
behît	acayip
behît	mucize
behît	tansık
behîtandin	afallatmak
behîtandin	şaşırtmak
behîtîn	şaşırmak
behîv	badem
behîvter	çağla
behle	ahmak
behle	aptal
behn	koku
behn dan	kokmak
behn ketin	kokuşmak
behndar	kokulu
behnî	kokmuş
behr	deniz
Behram	Mars
Behram	Merih
behre	yetenek
behredar	yetenekli
behreme	matkap
behremend	yetenekli
behremendî	kabiliyet
behremendî	yetenek
behskirin	sözetmek
beicandin	kızdırmak
beicandin	kahretmek
beicandin	öfkelendirmek
beicîn	kızmak
beicîn	kahrolmak
bej	kara
bej	kara (toprak)
bejavî	amfibi
bejî	karasal
bejn	boy
bejn girtin	boy atmak
bejn û bal	boy pos
bejn û bal	endam
bejnbost	cüce
bejnûbal	boy-pos
bejnûbal	endam
bekre	kil
bel	dik (göz veya kulak)
bel	dik (kulak ve göz için)
bela	bela
belakir	bela arayan
belakir	belalı
belalûk	vişne
belam	ama
belam	fakat
belavkar	dağıtımcı
belavker	dağıtımcı
belavker	distribütör
belavker	müvezzi
belavker kirin	dağıtmak
belavker kirin	saçmak
belavker kirin	savurmak
belavker kirin	yaymak
belavkerbûyî	yaygın
belavkirin	dağıtmak
belavok	elle dağıtılan bildiri
belawela	darmadağınık
belawelabûn	darmadağınık olmak
belawelakirin	darmadağınık etmek
belbelîtanik	kelebek
belçim	ağaç yaprağı
beleban	afacan
beleban	balaban
beledî	şimşek
belek	alaca
belek	alacalı
belek	siyah beyaz
belem	filika
belem	sandal
belender	kesenekçi
belender	mültezim
belengaz	fakir
belengaz	sefil
belengaz	zavallı
belê	evet
belê	okey
belên	söz
belên	vaad
belên	vaat
belêyandin	onaylamak
belêyandin	teyid etmek
belgefîlm	belgesel
belgename	belge
belik	cücük
belik	çocuk penisi
Beljîka	Belçika
Beljîkayî	Belçikalı
belkî	belki
beloq	belirgin
beloq	pırtlak
beloq	patlak
belor	şişe
belq	belirgin
belq	çarpıcı
belq	fışkırma
belq	pırtlak
belqitandin	gebertmek
belqitandin	zıbartmak
belqitîn	gebermek
belqitîn	gebertmek
belqitîn	zıbarmak
belqityo!	geberesice!
belûr	billur
belût	palamut
belweşîn	cüzzam
belxem	balgam
ben	çitlembik ağacı
ben	ip
benav	dişbudak ağacı
benc	yabani haşhaş
benc	zehir
bend	bağ
bend	bağlam
bend	baraj
bend	cisim
bend	engel
bend	gazete yazısı
bend	ip
bend	paragraf
bend	set
bend	sicim
benda avê	su bendi
bendav	baraj
bende	bağımlı
bende	esir
bende	köle
bende	kul
bende kirin	bağımlı hale getirmek
bendegan	tebaa
bendegan	uyruk
bendek	güçlük
bendek	mânia
bendeman	bağlanıp kalmak
bendeman	beklemek
bendeman	mahpus
bendeman	yolunu gözlemek
bender	liman
bendergeh	iskele
bendergeh	liman
bendewar	beklenti içinde olan
bendewar	bekleyen
bendewar	gönülden bağlı
bendewarî	beklenti içinde olma
bendeyî	bağımlılık
bendeyî	tutukluluk
bendik	tire
bendî	bağımlılık
bendî	tutukluluk
bendî kirin	tutuklamak
bendîname	akit
bendîname	tutuklama müzakeresi
bendîxane	cezaevi
bendîxane	tutukevi
bendname	tutuklama müzekkeresi
benekî	alışkanlık
beng	haşhaş
bengî	kara sevdalı
bengî	melankolik
bengî	müptela
bengî	tutku
bengî	tutkun
bengîn	mecnun
bengîn	melankolik
bengîn	tutkun
benî	bağımlılık
benî	cevîzlî sucuk
benî	esir
benî	köle
benî	kul
benî	sucuk
benî	tutukluluk
benîn	alışmak
benîn	intibak
benîn	uyum
benîşt	çiklet
benîşt	sakız
benîzava	içgüvey
benk	sakız ağacı
benpêk	ayak bağı
benzavêtî	solgun
benzîn	benzin
beq	kurbağa
beqal	bakkal
beqalî	bakkallık
beqlewe	baklava
ber	döl
ber	en
ber	mahsul
ber	meme
ber	ön
ber	öntaraf
ber	taş
ber	ürün
ber	verim
ber dan	meme vermek
ber hilanîn	ürün almak
berafî	müzakere
beraftin	görüşmek
beraftin	müzakere etmek
beragî	turfanda
beralîkirin	yönlendirmek
beramber	denk
beramber	eşit
beramber	karkşılık
beramber	karşı
beramber	karşılık
beramber	karşıt
beramber	mukabil
beramberî	karşıtlık
beramberî	misilleme
beramberî hev	karşılıklı
beran	koç
beranberdan	koçbırakımı
beranek	baş parmak
beraqil	rasyonel
berarî	bağış
berarî	teberru
berarî kirin	para yardımında bulunmak
berate	leş
berav	çamaşır yıkama günü
berav	çamaşır yıkama günü su kenarı
beravêtin	hayvanlarda düşük
beravêtin	yavru düşürmek(hayvanlar için)
beraz	domuz
beraze	değirmen taşının altındaki pervaneler
berba bûn	çarçur olmak
berba kirin	çarçur etmek
berba kirin	harman savurmak
berbajar	baliyö
berbajar	varoş
berban	balkon
berbang	fecir
berbang	seher
berbang	şafak
berbang	tan
berbank	taraça
berbank	teras
berbayî	boşuna
berbaz	astsubay
berbejn	boyuna takılan muska
berbendkirin	kösteklemek
berber	berber
berber	hasım
berber	karşıt
berber	rakip
berberî	berberlik
berberî	çekişme
berberî	düşmanlık
berberî	hasımlık
berberî	rekabet
berbes	mineral
berbest	barikat
berbest	engel
berbest	set
berbest bûn	engel olmak
berbest kirin	engellemek
berbesvanî	madenci
berbêj	olacakları önceden söyleyen kimse
berbiçav	somut
berbiçavkirin	somutlaştırmak
berbihev	uygun
berbijêr	aşağıya doğru
berbir	taşçı
berbisk	saç tokası
berbînî	öngörü
berbîryar	karar öncesi
berbûk	geline eşlik eden kadın(lar)
berbûk	geline eşlik eden kadınlar
berbûk	nedime
Bercîs	Jüpiter
berçav	göz önünde
berçavik	gözlük
berçavk	gözlük
berçavkfiroş	gözlükçü
berçek	silah altına alınmaya hazır kimse
berçûn	çocuk düşürmek (insanlar için)
berd	taş
berdan	bırakmak
berdan	boşamak
berdan	salmak
berdan	terketmek
berdan	vazgeçmek
berdar	bereketli
berdar	ergen
berdar	ongun
berdar	totem
berdar	üretken
berdar	verimli
berdar	yetişkin
berdarî	idam
berdarî kirin	idam etmek
berdelan	taşlık arazi
berdest	el altında bulunan
berdest	hazır
berdevk	sözcü
berdewam	devam
berdewam	devamlı
berdewam	sürekli
berdewamkirin	devam etmek
berdewamkirin	sürdürmek
berdêl	bedel
berdêl	karşılık
berdêl	mübadele
berdêl	takas
berdêl	trampa
berdêlî kirin	takas etmek
berdêlkirin	takas etmek
berdil	aziz
berdil	kolye
berdil	sevgili
berdilk	ön kahvaltı
berdîwar	kimsesiz
berdîwar	öksüz
berdoş	berduş
berdû	hasır bitkisi
bere	cephe
bere bere	giderek
bere bere	peyder pey
bere bere	tedricen
bere vajî	çarpık
berecot	dönüm
beredayî	başıboş
beredayî	fuzuli
beredayî	işe yaramaz
beredayî	kişiliksiz
beregeh	us
berek	doğrultu
berek	istikamet
berendam	aday
berendamî	adaylık
berespî	kireç taşı
berevajî	tersyüz
berevajîkirin	çarpıtmak
berevajîkirin	tersyüz etmek
berevan	müdafi
berevan	rakip
berevan	savunmacı
berevanî	karşılaşma
berevanî	müsabaka
berevanî	rekabet
berevanî	savunma
berevanî	yarışma
berevanî kirin	rekabet etmek
berevanî kirin	savunmak
bereyişk	mancınık
berê	önce
berê xwe dan	bakmak
berê xwe dan	yönelmek
berêvar	akşam üzeri
berêvar	ikindi
berf	kar
berf barîn	kar yağmak
berf dahatin	kar yağmak
Berfanbar	Aralık ayı
berfedîn	erimekte olan kar kümeleri
berfemot	kar-pekmez karışımı tatlı
berfende	çığ
berfireh	ayrıntılı
berfireh	bol
berfireh	engin
berfireh	geniş
berfireh	kapsamlı
berfîn	kardelen çiçeği
berfîn	karlı
berfmalk	kar küreği
berfşo	karla karışık yağmur
berfşo	sulusepken
berg	cilt
berg	dergi vb. kapağı
berg	kitap
berg	kitap kapağı
berg	süs
berg	takı
berg kirin	ciltlemek
bergeh	bakış açısı
bergeh	görünüm
bergeh	görünüş
bergeh	kapsam
bergeh	manzara
bergeh	panorama
bergeh	ufuk
bergehdar	kapsamlı
berger	yalvaran
bergerîn	tapınmak
bergerîn	yakarmak
bergerîn	yalvarmak
bergew kirin	tıkamak
bergiftek	şenlik
bergir	bol mahsullü
bergir	döl veren
bergirî	önlem
bergirî	önleme
bergirî	savunma
bergirî	tedbir
bergirtin	bitkilerin meyve tutması
bergirtin	döl tutmtak
bergirtin	gebe kalmak
bergirtin	kadınların dışında bütün dişilerin gebe kalması
bergirtî	içe kapanık
bergîdan	karşılık
bergîn	ciltli
bergîn	ciltli kitap
bergîr	beygir
bergkar	ciltçi
bergorn	ölü hayrına verilen sadaka
bergorn	yemek vs
berguhk	kulaklık
berhelist	tökezlemek
berhem	eser
berhem	urun
berhem	ürün
berhema zêdek	artı urun
berhemdar	verimli
berhemîn	büyütme sıfatı
berhev kirin	derlemek
berhev kirin	devşirmek
berhev kirin	toplamak
berhevdan	bozgun
berhevdan	kıyas
berhevdan	kıyaslama
berhevdan	kıyaslamak
berhevdan	körükleyici
berhevdan	mukayese
berhevdan	mukayese etmek
berhevdanî	bozgunculuk
berhevkar	derlemeci
berhevkar	toplayan (toplayıcı)
berhevkirin	derlemek
berhevkirin	toplamak
berhevkirî	derleme
berhevkirî	devşirme
berhevkirî	toplama
berhevok	antoloji
berhevok	derleme
berhewa	anlamsız
berhewa	boş
berhewa	imha
berhewa bûn	imha olmak
berhewa kirin	imha etmek
berhewok	antoloji
berhêlî	istikamet
berhêlkirin	yönlendirmek
beridîn	gövermek
beridîn	yeşerip gürleşmek
berik	çakıl
berik	gülle
berik	mermi
beris	hesap
berisandin	hesaba katmak
berisandin	hesaplamak
berisger	muhasebeci
berisîn	hesaba katılınmak
berisîn	hesaplanmak
berist	yüksek makam sahibi
berî	bozkır
berî	dümdüz ve engebesiz ova
berî	düzlük
berî	masum
berî	ön
berî	ön taraf
berî	önce
berî	ova
berî her tiştî	her şeyden önce
berî nîvro	öğleden önce
berî zayîne	milattan önce
berî zayînê	milattan önce
berîdan	önünü çevirmek
berîdan	tevcih etmek
berîdan	yöneltmek
berîk	cep
berjen	istinat direğî
berjewendî	çıkar
berjewendî	menfaat
berjewendîperest	çıkarcı
berjewendperestî	çıkarcılık
berjewendperêz	çıkarcı
berjêr	aşağı doğru
berjêr	iniş
berjor	çıkış
berjor	yukarı doğru
berk	havuz
berk	sağlam
berk kirin	sağlamlaştırmak
berkandin	sağlamlaşmak
berkanî	sapan
berkaş	rampa
berkaz	mazgal
berkaz	pencere
berkeftî	değerli
berkeftî	muhterem
berkeftî	sevgili
berkeş	tepsi
berkeşok	küçük tepsi
berketin	acımak
berketin	hayıflanmak
berketin	üzülmek
berketî	değerli
berketî	hatırı sayılır
berketî	saygıdeğer
berkêr	kesim hayvanı
berkêşan	üretim
berkêşan	üretmek
berkêşandin	üretmek
berkêşk	çekmece
berkîn	sağlamlaşmak
berkoş	önlük. (çocuklar için)
berkurk	kursak
bermal	ev hanımı
bermal	sofa
bermayî	artık
bermayî	geride kalan
bermayî	kalıntı
bermêj	süt emen çocuk
bernac	kurnaz
bernac	uyanık
bernama hînbûnê	öğrenim programı
bername	program
bernameya fêrbûnê	müfredat
bernameya fêrbûnê	öğrenim programı
bernav	göbek adı
bernav	lakab
bernav	ön ad
bernav	önad
bernavk	lakab
bernavk	önad
bernavzed	aday adayı
berneketin	kıymak
berneketin	önemsenmemek
beroj	güneş gören yamaç
beroş	bakraç
beroş	tencere
berpal	yamaç
berpeyî	reaksiyon
berpeyî	tepki
berpêş	sunu
berpêşkirin	sunmak
berpêşkirin	takdim etmek
berpirs	mesul
berpirs	sorumlu
berpirsiyar	mesul
berpirsiyar	sorumlu
berpirsiyarî	mesuliyet
berpirsiyarî	sorumluluk
berpişt	korse
berqut	büfe
bers	hesap
bers derxistin	hesap çıkarmak
bersandin	hesaplamak
bersem	parsel
bersem kirin	ifraz
bersem kirin	parselleme
bersifik	antre
bersiv	cevap
bersiv	yanıt
bersiv dan	misilleme yapmak
bersiv dan	yanıtlamak
bersivamade	hazır cevap
bersivandin	cevaplamak
bersivandin	cevaplandırmak
bersivîn	cevaplamak
bersojî	mide ekşimesi
berstok	yaka (önlük vb. için)
berstûk	yaka
bersûc	sanık
berşo	atık su
berşo	kirli su
berşok	çamaşır ve bulaşık yıkama önlüğü
bertavk	güneşlik
bertek	reaksiyon
bertek	tepki
bertekî	refleks
bertîl	rüşvet
bertîl xwarin	rüşvet yemek
berû	mazı
berû	palamut
berû	palamût
berûk	yüz peçesi
bervaj	aksi
bervaj	karşıtı
bervajî kirin	ters yüz etmek
bervajî kirin	yönü değiştirmek
bervang	peştemal
bervêdan	itiraz
bervêder	muhatap
bervihêr	anlayışlı
bervihêr	kamil
berwar	meyil
berwar	tarih. ör: di berwara 1998’an de 1998 tarihinde
berwar	yamaç
berwarî	yatay
berx	kuzu
berx	kuzu. "Berx ê/a min!" yavrum anlamında hitap
berxa min	kuzum
berxwarin	tüketim
berxwedan	dayanmak
berxwedan	direnç
berxwedan	direniş
berxwedan	direnmek
berxwedan	mukavemet
berxwedar	dirençli
berxwedar	esen
berxwedar	mutlu
berxwedar bî	Allah razı olsun
berxwedar bî	teşekkür anlamında
berxwedêr	direngen
berxwedêr	direnişçi
berxwer	tüketici
berz	ulu
berz	yüce
berz	yüksek
berzax	araf
berzax	berzah
berzax	kıstak
berzax	kayıp
berzax	yitik
berzax kirin	kaybetmek
berze	kayıp
berzebûn	kaybolmak
berzekirin	kaybetmek
berzeling	lavanta çiçeği
berzeq	müstehcen
berzik	kursak
berzile	etek
berzî	yükseklik
berzîn	binmeye hazır hale gelen tay
bes	kâfi
bes	sadece
bes	yeter
bes	yeterli
besdîtin	yetinmek
beser	göz
besimîn	gülümsemek
best	akarsu kenarındaki çakıllı
best	dağ yamaçlarındaki küçük vadiler
best	esin
best	ilham
best	kumlu yer
beste	beste
beste	makam
bestek	paket
bestek çêkirin	paket yapmak
bestek kirin	paketlemek
bestekar	bestekâr
bestenî	dondurma
bestenî froş	dondurmacı
besterobar	nehir yatağı
bestewîn	kır yaşamını anlatan yazı
bestik	dere kolları
bestik	ufak çakıl taşları
bestin	su veya yolun önünü kesmek
bestir	dokuma kumaş
bestir	tekstil
bestir	yaygı
bestîn	bağlamak
bestlêhatin	ilham almak
bestlêrabûn	ilham gelmek
beş	bölüm
beş	fasıl
beş	kısım
beş	küçük akıtma
beş	sektör
beş	taksit
beşavend	kafiye
beşbir	veraset
beşdar	katılımcı
beşdar	katılan
beşdar bûn	iştirak etmek
beşdar bûn	katılmak
beşdar bûn	ortak olmak
beşdarbûn	katılmak
beşdarî	katılım
beşdarîtêdekirin	katılmak
beşervekirî	yüzü ışıldayan
beşervekirî	yüzü gülen
beşik	alın çıkıntısı
beşişîn	gülümsemek
beşîş	güleç
beşîş	gülümseyen
beşîş	mütebessim
beşîş	sempatik
beşîşandin	gülümsetmek
beşîşandin	tebessüm ettirmek
beşîşîn	gülümsemek
beşîşîn	tebessüm etmek
beşt	kalas
beşt	kiriş
bet	toy
betal	boş
betal	boş gezen
betal	boşta gezer
betal	geçersiz
betal	hükümsüz
betal	ilga
betal	iptal
betal	işsiz
betal kirin	iptal etmek
betalkirin	geçersiz kılmak
betalkirin	iptal etmek
betan	astar
betan	kiriş
betanî	battaniye
betilandin	yormak
betilandin	yorulmak
betilayî	yorgunluk
betilî	yorgun
betilîn	yorulmak
betî	hantal
betlane	dinlenme
betlane	izin
betlane	tatil
beton	beton
betran	gururlu
betran	kendini beğenmiş
betran	mağrur
bevşik	kesici diş
Bexda	Bağdat (Irak’ın başkenti)
bexdenûs	maydanoz
bexişandin	bağışlamak
bexişandin	bahşetmek
bexîl	kıskanç
bexş	af
bexş	bağış
bexş	hibe
bexş	ihsan
bexş xwastin	af dilemek
bexşande	bağışlayan
bexşandin	af etme
bexşandin	affetmek
bexşandin	bağışlamak
bexşandina gelemperî	genel af
bexşîn	bağışlanmak
bexşîş	bahşiş
bext	baht
bext	ikbal
bext	kader
bext	şans
bext	talih
bextewar	mutlu
bextewarî	mutluluk
bextiyarî	mutluluk
bextiyarî	saadet
bextreş	bahtı kara
bextreş	şanssız
bextreş	talihsiz
bextvekirî	bahtı açık
bextvekirî	şanslı
bextvekirî	talihli
bey	kapora
beyaban	ıssız yer
beyaban	çöl
beyaban	sahra
beyanî	sabah
beyanî	sabah vakti
beyanîbaş	günaydın
beyar	fundalık
beyar	işlenmemiş tarla
beyar	kır
beyar	kıraç
beyar	kısır
beybûn	papatya
beyta	gevşek kimse
beytar	baytar
beytar	veteriner
beytik	serçe
bez	içyağı
bez	koşu
beza	koşucu
bezandin	koşturmak
bezax	günah
bezax	suç
bezaz	manifaturacı
bezazî	manifaturacılık
bezek	iltihap
bezek	morartı
bezgîn	bezgin
bezglor	beze
beziyan	hızla yürümek
beziyan	koşmak
beziyan ser	üzerine yürümek
bezîn	koşmak
bezm	parti
bezm	ziyafet
bezmik	tahta biti
bezmik	tahta kurusu
bezok	koşucu
bê	önek
bê	sız ve suz eki
bê	sözcüklere siz
bê alî	nesnel
bê alî	tarafsız
bê dê	anasız
bê semt	ihtiyatsız
bê şik	kuşkusuz
bê tam	tatsız
bêadan	bereketsiz
bêaheng	ritimsiz
bêaheng	uyumsuz
bêalî	tarafsız
bêalî	yansız
bêar	arsız
bêar	hayasız
bêaram	huzursuz
bêaram	istikrarsız
bêav	susuz
bêavî	kuraklık
bêavî	susuzluk
bêax	topraksız
bêbac	gümrüksüz
bêbal	dikkatsiz
bêbandor	etkisiz
bêbav	babasız
bêbav	babsız
bêbav	güvenilmez
bêbav	mec. kalleş
bêbawerî	imansız
bêbawerî	inançsız
bêbehn	kokusuz
bêber	verimsiz
bêberevan	rakipsiz
bêbetan	astarsız
bêbext	arkadan vuran
bêbext	bahtsız
bêbext	kalleş
bêbextîkirin	kalleşlik yapmak
bêbezax	günahsız
bêbezax	suçsuz
bêbiha	değersiz
bêbiha	kıymetsiz
bêbijî	iştahsız
bêbingeh	asılsız
bêbingeh	esassız
bêbingeh	temelsiz
bêbinî	asılsız
bêbinî	dibsiz
bêbinî	dipsiz
bêbinî	yersiz
bêbinyad	soysuz
bêbinyad	temelsiz
bêbîr	bilinçsiz
bêbîryar	kararsız
bêcan	cansız
bêcir	huysuz
bêçare	âciz
bêçare	çaresiz
bêçareî	açmaz
bêçareman	çaresiz kalmak
bêçêj	lezzetsiz
bêçêj	tatsız
bêçî	ayak parmağı
bêdadwer	adaletsiz
bêdar	fakir
bêdar	güçsüz
bêdar	yoksul
bêdarî	fakirlik
bêdawe	bedava
bêdawî	ebedi
bêdawî	müebbet
bêdawî	sonsuz
bêdawîtî	sonsuzluk
bêdegel	ihtiyatsız
bêdem	zamansız
bêdemsal	mevsimsiz
bêdeng	sessiz
bêderd	dertsiz
bêderfet	imkansız
bêdestnimêj	abdestsiz
bêdestûr	izinsiz
bêdêhnî	dikkatsizlik
bêdil	gönülsüz
bêdil	isteksiz
bêdira	yeterince
bêdiraf	parasız
bêdom	devamsız
bêdom	süreli
bêedeb	müstehcen
bêedeb	terbiyesiz
bêeman	amansız
bêencam	neticesiz
bêencam	sonuçsuz
bêesil	yoz
bêesilkirin	yozlaştırma
bêewle	güvensiz
bêewlehitî	güvensizlik
bêfedî	utanmaz
bêfişal	abartısız
bêg	piyon
bêgane	yabancı
bêgar	angarya
bêgav	çaresiz
bêgav	imkanı olmayan
bêgav	mecbur
bêgav hiştin	çaresiz bırakmak
bêgav hiştin	mecbur bırakmak
bêgav man	çaresiz kalmak
bêgavî	çaresizlik
bêgavî	imkansızlık
bêgavî	mecburiyet
bêgavî	zorunlu olarak
bêge	kabadayı
bêgef	atılgan
bêgef	densiz
bêgef	korkusuz
bêgeh	yersiz
bêgeh	zamansız
bêgiramî	saygısızca
bêgiramî	saygısızlık
bêgiyan	ruhsuz
bêguman	elbette
bêguman	kuşkusuz
bêguman	şüphesiz
bêguman	tabiki
bêguneh	günahsız
bêguneh	masum
bêguneh	suçsuz
bêhal	bitkin
bêhal	halsiz
bêhawe	sağı solu belli olmayan
bêhawe	tutarsız
bêhawe	uygunsuz
bêhay	aymaz
bêhay	gafil
bêhay	habersiz
bêhay	şuursuz
bêhay girtin	gafil avlamak
bêhayî	bilgisizlik
bêhayî	gaflet
bêhemd	gayrı ihtiyari
bêhemd	irade dışı
bêhemdî	gayrı ihtiyari
bêhemdî	gayri iradi
bêhemdî	irade dışı
bêhemdî	istemdışı
bêhemdî	istemeyerek olan bir şey
bêhempa	emsalsiz
bêhempa	eşsiz
bêheş	akılsız
bêheval	eşsiz
bêhevîr	hamursuz
bêhewl	gayretsiz
bêhêvî	umutsuz
bêhêz	kuvvetsiz
bêhêz	takatsiz
bêhiş	akılsız
bêhiş	bayılan
bêhiş	bayılgan
bêhiş	şuuru yerinde olmayan
bêhişbûn	bayılmak
bêhişketin	bayilmak
bêhişkirin	bayıltmak
bêhîm	asılsız
bêhîm	temelsiz
bêhîs	duyarsız
bêhîs	duygusuz
bêhn	koku
bêhn	nefes
bêhn	soluk
bêhn	soluk almak
bêhn	soluk. "bêhna xwe berdan" dinlenmek
bêhn berdan	soluma
bêhn dan	nefes vermek
bêhn dan	teneffüs
bêhn kişandin	nefes çekmek
bêhn standin	nefes almak
bêhna xwe dan	dinlenmek
bêhndar	kokulu
bêhnfireh	sabırlı
bêhnfireh	tahammül sahibi
bêhnijîn	esnemek
bêhnlêçikandin	güç duruma düşürmek
bêhnlêçikandin	nefesini kesmek
bêhnlêçikîn	nefesin daralması
bêhnok	virgül
bêhnpêketin	kokuşmak
bêhnteng bûn	sıkılmak
bêhntengbûn	daralmak
bêhntengbûn	sıkılmak
bêhntengî	can sıkıntısı
bêhntengî	sıkıntı
bêhntengî	sabırsızlık
bêhtir	daha çok
bêhtir	daha fazla
bêhtir pêr	üç gün önce
bêhtir pêrar	üç yıl önce
bêhûde	beyhude
bêhûde	boşu boşuna
bêînsaf	insafsız
bêjan	acısız
bêjan	ağrısız
bêjandin	elemek
bêje	kelime
bêje	kelime sözcük
bêje	Söyle!
bêje	sözcük
bêjer	söyleyen
bêjeya guhêrbar	grm. değişken sözcük
bêjeya hevedudanî	grm. bileşik sözcük
bêjin	abazan
bêjin	karısı olmayan erkek
bêjing	elek
bêjing	kalbur
bêjing kirin	elemek
bêjingkirin	elemek
bêjî	piç
bêjok	çok söylenen
bêjtin	söylenmek
bêjtini	söyleniş
bêkar	işsiz
bêkarî	issizlik
bêkat	zamansız
bêked	emeksiz
bêkes	kimsesiz
bêkes	öksüz
bêkêfî	keyifsizlik
bêkêmasî	eksiksiz
bêkêmasî	kusursuz
bêkêmasî	mükemmel
bêkêr	gereksiz
bêkêr	işe yaramaz
bêkêr	işlevsiz
bêkêsim	biçimsiz
bêl	arazi veya orman parçası
bêl	bahçıvan beli
bêlan	boş arazi
bêlan	evre
bêlan	iki dere arasındaki yüksek arazi
bêlan	merhale
bêleke	lekesiz
bêlête	halay
bêmaf	haksız
bêmafî	haksızlık
bêmane	anlamsız
bêmefer	olanaksız
bêmejî	ahmak
bêmejî	beyinsiz
bêmerc	şartsız
bêmêjî	ahmak
bêmêjî	beyinsiz
bêmiçêz	iştahsız
bêminet	minnetsiz
bêmişe	ücretsiz
bêmişûr	zahmetsiz
bêmîheng	ayarsız
bênahî	görme gücü
bênahî	görme yeteneği
bênamûs	namussuz
bênav	adsız
bênavgîn	aracısız
bênder	harman
bênder kirin	harmanlamak
bênefs	obur
bênefs	pisboğaz
bênijad	soysuz
bênûk	uçsuz bucaksız
bêol	dinsiz
bêpar	hissesiz
bêpar	mahrum
bêpar	mahrum. "bêpar man" yoksun kalmak
bêpar	yoksun
bêpayan	eşsiz
bêpayan	paha biçilmez
bêpergal	düzensiz
bêperoş	heyecansız
bêperwa	gözü pek
bêperwa	pervasız
bêperwa	utanmaz
bêpirç	kılsız
bêpirç	tüysüz
bêpîv	ölçüsüz
bêpîv	temkinsiz
bêpîvan	ölçüsüz
bêpûrt	tüysüz
bêpûte	itinasız
bêpûte	özensiz
bêqeram	takatsiz
bêqidûm	güçsüz
bêr	kürek
bêr kişandin	kürek çekmek
bêraman	fikirsiz
bêrawest	durmadan
bêrawest	fasılasız
bêray	görüşü olmayan
bêray	kararsız
bêreng	renksiz
bêrewişt	ahlaksız
bêrewişt	karaktersiz
bêrewişt	karektersiz
bêrewişt	kötü karakterli
bêrê	usulsuz
bêrê	uygunsuz
bêrê	yolsuz
bêrêtî	usülsüzlük
bêrêtî	yolsuzluk
bêrêz	saygısız
bêrêzik	kuralsız
bêrik	kürek kemiği
bêrik	toz veya kül küreği
bêrî	günahsız
bêrî	hasret
bêrî	koyunların sağıldığı yer
bêrî	masum
bêrî	özlem
bêrî	sürünün sağıldığı yer
bêrî kirin	özlemek
bêrîvan	koyun sağmaya giden kız
bêrîvan	süt sağmaya giden kadın
bêrm	göl
bêrmok	gölet
bêrû	yüzsüz
bêrûmet	adi
bêrûmet	onursuz
bêrvî	vana
bêsazîûman	düzensiz
bêsazîûman	organizasyonsuz
bêsemt	ihtiyatsız
bêsemt	kabahat
bêsemt	uygunsuz
bêsemtî	uygunsuzluk
bêserî	başıbozuk
bêserî	başsız
bêserî	uçsuz
bêserû bin	uçsuz bucaksız
bêserûber	başı bozuk
bêserûber	düzensiz
bêserûber	plansız
bêserûberî	başıbozuk
bêserûbin	uçsuz bucaksız
bêsikûm	haysiyetsiz
bêsikûm	yüzsüz
bêsinc	ahlaksız
bêsinc	karaktersiz
bêsiûd	şanssız
bêsiûd	talihsiz
bêş	halktan toplanan para
bêş	salma
bêş	vergi
bêşdanîn	vergilendirmek
bêşdar	vergi memuru
bêşderî	gümrük vergisi
bêşe	kariyer
bêşe	meslek
bêşe	zanaat
bêşegeh	fabrika
bêşekar	esnaf
bêşekar	kariyer sahibi
bêşekar	meslek sahibi
bêşekar	zanaatkar
bêşemate	gürültüsüz
bêşerm	arsız
bêşerm	utanmaz
bêşesaz	fabrikatör
bêşesazî	endüstri
bêşesazî	sanayi
bêşik	elbette
bêşik	şüphesiz
bêşimşat	biçimsiz
bêşimşat	tipsiz
bêşiyan	iktidarsız
bêşiyan	kudretsiz
bêta	emsalsiz
bêtaqet	takatsiz
bêtar	afet
bêtar	felaket
bêtar	heyula
bêtav	bitab
bêtav	enerjisiz
bêtav	güçsüz
bêtav	güneşsiz
bêtawan	suçsuz
bêtebat	sabırsız
bêtebat	sebatsız
bêtebatî	sabırsızlık
bêteşe	amorf
bêteşe	biçimsiz
bêteşe bûn	biçimsiz olmak
bêteşe bûn	biçimsizleşmek
bêteşeyîbûn	deformasyon
bêtewş	dengesiz
bêtir	çok
bêtir	daha
bêtirs	korkusuz
bêtixûb	sınırsız
bêvac	mantıksız
bêvac	saçma
bêvac	tutarsız
bêvên	iradesiz
bêvil	burun
bêvil	burun deliği
bêwar	yersiz
bêwate	manasız
bêweç	çorak
bêweç	kuru
bêweç	sürgünsüz ağaç
bêwesp	kalitesiz
bêweş	korumasız
bêweş	savunmasız
bêwijdan	vicdansız
bêwurşe	mütevazi
bêx	damar
bêx	kök
bêxanî	evsiz
bêxatirî	düşkünlük
bêxem	dertsiz
bêxem	gamsız
bêxem	umursamaz
bêxesar	zararsız
bêxeter	tehlikesiz
bêxew	uykusuz
bêxêr	hayırsız
bêxîret	gayretsiz
bêxurek	gıdasız
bêxû	huysuz
bêxû bûn	huysuzlaşmak
bêXweda	Allahsız
bêXweda	ateist
bêXweda	inkarcı
bêxwedî	sahipsiz
bêxwestok	isteksiz
bêyom	bahtsız
bêyom	uğursuz
bêyomî	uğursuzluk
bêz	güçlü his veya arzu
bêzagon	kanunsuz
bêzagonî	kanunsuzluk
bêzar	bıkınmış
bêzar	bıkkın
bêzar	bezgin
bêzar	bizar
bêzar	dilsiz
bêzar	usanç
bêzar	usanmış
bêzar bûn	bıkmak
bêzar bûn	bezmek
bêzar bûn	usanmak
bêzar bûn	yılmak yılgın
bêzarbûn	bıkmak
bêzarbûn	bezmek
bêzarbûn	usanmak
bêzarkirin	bıktırmak
bêzarkirin	bezdirmek
bêzarkirin	usandırmak
bêzehmet	zahmetsiz
bêzirav	korkak
bêzirav	ödlek
bêziyan	zararsız
bêzû	histeri
bi	ca
bi	cu vb. ekleri katan önek
bi	dilek ve istek kiplerinde yardımcı olur
bi	fiillerin emir hali ve gelecek zaman hallerini sağlar
bi	kelimelerin öneki olarak yeni kelimeler oluşturur
bi	lı
bi	nitelik eki. ile
bi	sözcüklere ile ve cı
bi	Türkçe’de e
bi bandor	etkili
bi çêj	enfes
bi çêj	lezzetli
bi dizî	gizlice
bi dîtina min	bence
bi dîtina min	görüşümce
bi dor	sırasıyla
bi dorvegerî	sırayla
bi dûrketin	uzaklaşmak
bi giştî	genellikle
bi hev şa bûn	sevişmek
bi hêrs	kızgın
bi hêrs	sinirli
bi hêsanî	kolaylıkla
bi jor ve	yukarıya
bi kêr hatin	işe yaramak
bi kinahî	kisaca
bi kinayî	kısaca
bi kinayî	özetle
bi kirarî	fiilen
bi komenav	topluluk ismi
bi kotekî	cebren
bi kotekî	zorla
bi kurtasî	kısaca
bi kurtasî	özetle
bi kurtayî	kısaca
bi kurtayî	özetle
bi lew kirin	talaffuz etmek
bi lez û bez	alelacele
bi min	bana
bi min	bana kalırsa
bi min	bence
bi min	benimle. Mesela: "Bi min axifî." Benimle konuştu
bi min be	bana kalırsa
bi navê	adına
bi piranî	çoğunlukla
bi qewla diya min	annemin dediği gibi
bi rastî	gerçekten
bi rastî	sahi
bi rê ve birin	yürütmek
bi rê ve çûn	yürümek
bi roj	gündüzleyin
bi semt	ihtiyatlı
bi şev	geceleyin
bi şev û roj	gece gündüz
bi taybetî	özellikle
bi tenê	sadece
bi tenê	yalnızca
bi tevayî	hepsi
bi tundî	sertçe
bi tundî	şiddetlice
bi vê awayî	böyle
bi vê awayî	bu şekilde
bi vî awayî	böyle
bi vî awayî	böylece
bi vî awayî	bu şekilde
bi vî awayî	bu tarzda
bi vî rengî	bu biçimde
bi vî rengî	bu şekilde
bi vî şêweyî	bu biçimde
bi vî şêweyî	bu şekilde
bi xwe hesiyan	ayılmak
bi xwe kok kirin	süslenmek
bi zanayî	bilerek
biadan	besleyici
bialoqî ketin	bademcik iltihaplanması
biaşkêre)	açıklığa kavuşturmak
biba	esintili
biba	rüzgarlı
bibandor	etkili
bibandûr	etkili
bibandûr	tesirli
bibejn	boylu
biber	enli
bibeş	taksitle
bibexşînin	bağışlayın! affedersiniz!
bibêş	vergili
bibiratî	kardeşçe
bibitûnî	bütünlüklü
bibîranîn	anımsamak
bibîranîn	anmak
bibîrbirin	akıl erdirmek
bibîrbirin	idrar etmek
bibîrxistin	anımsatmak
bibîrxistin	hatırlatmak
bibîryar	kararlı
bibîryarî	kararlılık
bibore	affedersin! pardon!
biborin	affedersiniz
bicer	vidalı
bicihanîn	yerine getirmek
bicihhiştin	terk etmek
bicihkirin	yerleştirmek
bicîh	yerine
bicîh anîn	ifa etmek
bicîh anîn	infaz etmek
bicîh anîn	yerine getirmek
bicîh bûn	yerleşmek
bicîh kirin	yerleştirmek
biçar kirin	silahlandırmak
biçarbûn	silahlanmak
biçe	git
biçewtî	yanlışlıkla
biçirk	gözleme
biçîçî	iffetli
biçîçî	namuslu
biçîn	işlemeli
biçrik	yağda kızartılmış ekmek
biçûk	küçük
biçûk	minik
biçûkahî	çocukluk
biçûkahî	küçüklük
bidan	ödemeli
bidawî	sonlu
bidawîbûn	bitmek
bidawîbûn	sonuçlanmak
bidawîkirin	bitirkek
bidaxist	tenzilatlı
bidemane	zamanla
bidemdiyar	vadeli
bideng	sesli
bideq	dövmeli
biderd	dertli
biderengî xistin	geciktirmek
biderengîxistin	geciktirmek
bidest ketin	ele geçmek
bidest xistin	elde etmek
bidest xistin	ele geçirmek
bidestgirtî	nişanlı
bidestgirtî bûn	nişanlanmak
bidestnimêj	abdestli
bidestûr	izinli
bidevkî	sözlü olarak
bidevkî	şifahen
bideyn	borç olarak
bideyn	veresiye
bidil	gönüllü
bidil	istekli
bidilxweşî	memnuniyetle
bidiraf	paralı
bidirafî	nakit olarak
bidiran	dişli
bidizî	gizlice
bidizîka	gizlice
Bidlîs	Bitlis
bidom	devamlı
bidom	süresiz
bidor	sırayla
bidûkel	buharlı
biêş	acılı
bifikare	sakıncalı
bigelemperî	genel olarak
bigelemperî	genellikle
bigiram	saygın
bigirê dank	ilintili
bigirnaz	pürüzlü
bigoyîn	nöbetleşe
biguhaztinî	naklen
biguncanî	kapsamlı
biha	değer
biha	eder
biha	fiyat
biha	kıymet
biha	paha
biha	pahalı
biha	rayiç
biha bûn	pahalılaşmak
biha dan	değer vermek
biha dan	değerlendirmek
bihabûn	pahalılaşmak
bihar	ilk bahar
bihar	ilkbahar
biharat	baharat
bihayiya jiyanê	hayat pahalılığı
bihayî	pahalılık
bihedar	sabırlı
bihejm kirin	rakamlamak
bihejm kirin	sayılamak
bihestî	kemikli
bihestyarî	duyarlıklı
biheş	akıllı
biheş bûn	akıllanmak
bihev gihandin	birbirine kavuşturmak
bihev henek kirin	şakalaşmak
bihevbeşî	kollektif
bihevra	beraber
bihevra	birlikte
bihevre berisîn	hesaplaşmak
bihevşabûn	sevişmek
bihewa ketin	havalanmak
bihewes	hevesli
bihezaran	binlerce
bihêrs	kızgın
bihêrs	sinirli
bihêz	güçlü
bihêz	kuvvetli
bihêz bûn	kuvvetlenmek
bihêzbûn	güçlenmek
bihêzkirin	güçlendirmek
bihine	kınalı
bihingafî	saplantılı
bihîs	duyarlı
bihîs	duygulu
bihîs kirin	duygulandırmak
bihîstin	duymak
bihîstin	işitmek
bihîstinwer	işitsel
bihîstiyar	duyarlı
bihîstiyar	hassas
bihîstok	ahize
bihîstok	telefon ahizesi
bihîzyar	duyarlı
bihnok	virgül
bihorbar	geçici
bihork	geçit
bihost	karış
bihoy	şartlı
bihuner	hünerli
bihuşt	cennet
bihûşt	cennet
biînsaf	insaflı
bij	imrenme
bij	iştah
bijan	acılı
bijan	ağrılı
bijandin	imrendirmek
bijandin	iştahlandırmak
bijang	kiprik
bijang	kirpik
bijarte	elit
bijarte	mümtaz
bijarte	seçkin
bijarteker	eklektik
bijartin	ayıklamak
bijartin	seçmek
bijid	süratli
bijî	bravo
bijî	imrenme
bijî	iştah
bijî	varol
bijî	yaşa
bijî kişandin	imrenmek
bijî kişandin	iştahı çekmek
bijîandin	iştahını çekmek
bijîjk	doktor
bijîjk	hekim
bijîjk	tabip
bijîjkê hinav	dahiliye doktoru
bijîjkî	hekimlik
bijîjkî	tıbbi
bijîjkî	tıbbiye
bijîjkî	tıp
bijîn	imrendirmek
bijîn	iştahı çekmek
bijîreş	başak
bijîşk	doktor
bijîşk	hekim
bijîvekir	iştah açıcı
bijûn	sağlığa yararlı
bijûn	sağlıklı
bijûndar	sağlıklı
bikar	rende
bikaranîn	istihdam
bikaranîn	işlemek
bikaranîn	kullanma
bikaranîn	kullanmak
bikarhêner	kullanıcı
bikarhêner	operator
bikeder	kederli
bikeser	üzüntülü
bikevan	yaylı
bikevir	taşlı
bikevz	yosunlu
bikêf	keyifli
bikêmasî	eksik
bikêmasî	en azından
bikêmasî	kusurlu
bikêmasî	özürlü
bikêr	elverişli
bikêr	işlevsel
bikêr	yararlı
bikêr hatin	yaramak
bikêrhatî	elverişli
bikêrhatî	işlevsel
bikêrhatî	kullanışlı
bikêrhatî	yararlı
bikêsim	biçimli
bikir	alıcı
bikir	bir işi yapan
bikir	müşteri
bikitekit	ayrıntılı
bikitekit	detaylı
bikîte	heceli
bikoj	düğme
bikoj	tomurcuk
bikok	usturuplu
bikoşîn	çekişmeli
bikotekî	zor yoluyla
bikuj	katil
bikuj	Öldür!
bikuj	öldüren
bikurtî	kısaca
bikurtî	velhasıl
bila	peki!
bila be	peki!
bila be!	öyle olsun!
bila be!	peki!
bilandin	mırıldanmak
bilardo	bilardo
bilawan	konforlu
bilbil	bülbül
bilcim	her işe burnunu sokan kimse
bileke	lekeli
bilez	acil
bilez	çabucak
bilêt	bilet
bilêta balafirê	uçak bileti
bilêveger	iadeli
bilêvkirin	söyleyiş
bilêvkirin	telafuz etmek
bilik	çocuk penisi
bilind	ulu
bilind	yüce
bilind	yüksek
bilind bûn	yücelmek
bilind bûn	yükselmek
bilind kirin	yükseltmek
bilindahî	irtifa rakım
bilindahî	yükseklik
bilindbûn	yükselmek
bilindkirin	yükseltmek
bilî	başka
bilîmetî	deha
bilîmon	limonlu
bilîn	meşgul olmak
bilîn	uğraşı
bilîn	uğraşmak
bilîn bûn	uğraşmak
bilq	hava kabarcığı
bilqîn	fokurdamak
bilûr	kaval
bimahr	nikahlı
bimale)	simek
bimale)	süpürmek
bimbar	ince barsaklar
bimebest	kasten
bimefer	mümkün
bimefer	olanaklı
bimelavî	azimli
bimelavî	gayretli
bimerc	şartlı
bimey	içkili
bimij	sisli
bimirês	görkemli
bimirês	gösterişli
bimirês	haşmetli
bimişe	ücretli
bimişûr	zahmetli
bin	alt
bin	dip
bin çavî	gözaltı
bin ketin	yenilmek
bin pê kirin	ayak altına almak
bin xistin	hezimete uğratmak
bin xistin	mağlub etmek
binaçe	kuşak
binaçe	nesil
binamûs	namuslu
binav	adlı
binav	namlı
binavber	aralıklı
binaverok	kapsamlı
binavêlîstin	güreşmek
binavgîn	dolaylı
binavkirin	isimlendirmek
binavkirin	tanımlamak
binavûdeng	meşhur
binavûdeng	şanlı
binavûdeng	ünlü
binax	toprak altı
binbar	yükümlülüğü alan
binbarî	yükümlülük
binbîr	bilinçaltı
bincil	iç çamaşırı
binçav	gözaltı
binçavî	gözaltı
binçavkirin	gözaltına almak
binçeng	koltuk altı
binçeng	koltukaltı
bind	ast
bindar	bağımlı
bindar	boyunduruk altında
bindarî	bağımlılık
bindeq	fındık
bindest	bağımlı
bindest	ezilen
bindestî	esaret
bindestî	ezilmişlik
binefser	astsubay
binefş	menekşe
binefşa belek	hercai menekşe
binefşî	menekşe rengi
binefşî	mor
binefşî	mor renk
binehişî	bilinçaltı
binekarî	desise
binerd	şalgam
binerd	yeraltı
binesazî	altyapı
binetar	esas
binetar	metin
binetar	tekst
bingeh	esas
bingeh	taban
bingeh	temel
bingeh bûn	alçalmak
bingeh danîn	temel atmak
bingeh kirin	alçaltmak
bingehdanîn	temel atmak
bingehîn	anayasa
bingehîn	başlıca
bingehîn	esaslı
bingehîn	temel
binhişîn	bilinçaltı
binik	bardak altı
biniqik	dereceli
biniqik	kademeli
binisandin	sindirme
binisandî	bastırılmış
binî	alt
binî	altı
binî	alta
binî	dibi
binî	dip
binîve	alttan
binke	us
binketî	mağlup
binketî	yenilen
binkirask	iç çamaşırı
binkî	yerli
binolî	bodrum
binpê	ayak altı
binpêkirin	ayak altına almak
binpêkirin	ihlal etmek
binrex	döşek
binrex	şilte
binta	kalitesiz tütün
bintûte	silik (kişilik olarak)
binyad	esas
binyad	tekel
binyad	temel
binyad danîn	temel atmak
bipardarî	ortaklaşa
bipasar	saçaklı
biper bûn	kanatlanmak
biperçîn	perçinli
bipergal	düzenli
bipeyirk	sicilli
bipêling	kademeli
bipêşanî	öncelikle
bipêşdaraz	önyargılı
bipêşdîtin	öngörülü
bipêtivî	gereğince
bipiranî	çoğunlukla
bipirç	kıllı
bipirç	tüylü
bipîne	yamalı
bipîşatî	tesadüfen
bipuxte	özlü
biqasî	kadar
biqasî	miktar
biqerf	nükteli
biqeşa	buzlu
biqunc	köşeli
biqupketin	kuluçkaya yatmak
bir	bölüm
bir	kesim
bir	koyun ve keçi sürüsü
bira	birader kardeş (er)
bira	erkek kardeş
birah	atmosfer
birale	fidan
biramak	anneden erkek kardeş
biramarî	üvey kardeş
birandin	imha etmek
birandin	kesmek. Mesela: "der birandin" ağaç kesmek
birandin	kestirmek
birandin	yok etmek
birastî	gerçekten
biraşîr	süt erkek kardeş
biraşîr	süt kardeş
biraşka şişê	şiş kebabı
biraşte	ızgara
biraştin	ızgara yapmak
biraştin	kebap yapmak
biraştin	pişirmek
biraştî	ızgara
biratî	kardeşlik
biraxwê	uzak akraba
biraye	tesirli
birayetî	kardeşlik
birazava	sağdıç
birazê	erkek kardeşin kız çocuğu
birazî	erkek kardeşin çocukları
birazî	erkek kardeşin erkek çocuğu
birazî	yeğen
birc	burç
birc	hisar
birçî	aç
birçî bûn	acıkmak
birçî man	aç kalmak
birçîbûn	acıkmak
birçîtî	açlık
bireh	basınç
bireh	debi
bireh	güç
bireh	kuvvet
birek	testere
birenc	zahmetli
bireser	dilbilgisinde nesne
bireser	nesne
bireser	tümleç
bireş	çaresizlik içinde bulunan yoksul kişi
bireş	yaprak açmak üzere olan ağaç dalları
bireş	yoksul
birewa	nemli
birêje	nispi
birêje	orantılı
birêk	münasip
birêk	uygun
birêk dîtin	münasip görmek
birêketin	yola koyulmak
birêkirin	göndermek
birêkirin	yollamak
birêkûpêk	düzenli
birêkûpêk	düzgün
birêkûpêk	muntazam
birêkûpêk	sistematik
birêkûpêk	sistemli
birêkûpêkî	düzenli olarak
birêvçûn	yürümek
birêvebirin	idare etmek
birêvebirin	yönetmek
birêveçûn	yürümek
birêxistinbûn	örgütlenmek
birêxistinkirin	örgütlemek
birêxistî	örgütlü
birêz	bey
birêz	muhterem
birêz	sayın
birêz	saygıdeğer
birêz	saygın
birêzî	saygınlık
birh	kaş
birhan	delil
birhan	kanıt
birik	inatçı
birin	götürmek
birin	taşımak
birinc	pirinç
biriqandin	parlatmak
biriqîn	parlamak
birîn	biçki
birîn	biçmek
birîn	kırkmak
birîn	kesmek
birîn	yara
birîn bûn	yaralanmak
birîn kirin	yaralamak
birîndar	yaralı
birîndarbûn	yaralanmak
birînî	kesik
birînsaz	cerrah
birk	havuz
birmût	enfiye
biroj	gündüzün
birojî	oruçlu
birq	elektrik
birq	parıltı
birq	şimşek
birq	yıldırım
birqgir	paratoner
birqiye	nota
birqiye	telgraf
birû	kaş
birûdan	şımarık
birûmet	onurlu
birûmet	saygı değer
birûsk	şimşek
birûsk	yıldırım
birûsk vedan	şimşek çakmak
birûske	flaş
biryar	karar
biryardar	kararlı
biryardarî	kararlılık
biryarname	kararname
biryarstandin	karar almak
biryarwergirtin	karar almak
bisam	parsel
bisemt	ihtiyatlı
biser heşê xwe ve hatin	akıllanmak
biser heşê xwe ve hatin	aklı başına gelmek
biserbestî	serbestçe
biserê xwe	başlı başına
biserê xwe	yalnız başına
biserîkirin	başgöz etmek
biserîkirin	evlendirmek
biserûber	doğru düzgün
biserûber	düzenli
biserûber	düzenli ve planlı
biserûber	sistemli
bisêhr	sihirli
bisî	gölgeli
bisînor kirin	sınırlamak
bisîre	koruk üzüm
bisk	zülüf
bisond	yeminli
bist	ızgara
bist	an
bist	kavurma sacı
bist	şiş
bistek	bir an
bisûd	yararlı
bişahî	eğlenceli
bişaşik	sarıklı
bişav	meşrubat
bişavtin	asimilasyon
bişavtin	asimile etmek
bişavtin	eritmek
bişemate	gürültülü
bişev	geceleyin
bişewat	ateşli
bişewat	yakıcı
bişêwirîn	danışıklı
bişik	şüpheli
bişirîn	gülümsemek
bişirjawî	layıkıyla
bişîfa	şifalı
bişîfre	şifreli
bişîr	sütlü
bişîrêz	zamklı
bişkaftin	sökmek
bişkivîn	açılmak
bişkivîn	çiçek veya tomurcuk açmak
bişkivîn	sökülmek
bişkivîn	tomurcuklanmak
bişkoj	düğme
bişkok	düğme
bişkok	tomurcuk
bişkoka kehrebê	elektrik düğmesi
bişûjin	çuvaldızın büyüğü
bitaybetî	özellikle
bitebat	sabırlı
bitebat	sebatkar
bitemz	lehimli
bitene	taneli
bitenê	sadece
bitenê	yalnızca
bitenêa xwe	yalnız başına
biteqezî	acil olarak
biteqezî	mutlaka
biteraş	traşlı
biteraz	dengeli
biteşe	biçimli
biteşqele	telaşlı
bitews	hızlı
bitewş	dengeli
bitim	bıtım ağacı
bitim	yabani fıstık
bitir	azgın
bitir	benzerlerine göre gelişmiş
bitir	çok gelişmiş hayvan yada bitki
bitir bûn	azgınlaşmak
bitirbûn	azgınlaşmak
bitirs	korkulu
bitoq	dehşetli
bitûn	bütün
bitûn kirin	bütünlemek
bitûnî	bütün olarak
bitûnî	bütünlük
biv	cız
biv	çocuklar için tehlikeli
biv	tehlike (çocuklar için kullanılır)
bivac	mantıklı
bivac	tutarlı
bivebirî	kesinlilik
biveguhêzî	aktarmalı
bivê nevê	ister istemez
bivê-nevê	ister istemez
bivê-nevê	mutlaka
bivê-nevê	zorunlu olarak
bivên	iradeli
bivir	balta
bivir lêdan	baltalamak
biwate	manalı
biwesp	kaliteli
biwêj	deyim
biwêj	tabir
biwêj	terim
biwêjên paş daçek	art edat
biwêre	azimli
biwijdan	vicdanlı
bixapîne	yanıltmak
bixawên	faziletli
bixawên	onurlu
bixelî	kotra
bixelî	yelkenli
bixemlîne	süsletir
bixenqîna	boğdurmak
bixeter	tehlikeli
bixêr	hayırlısı
bixêr be	hayırlı olsun!
bixêrî	baca
bixêrî	şömine
bixêz	çizgili
bixurîne	kaşındir
bixurtî	zor yoluyla
bixwe	yiyecek
bixwedê	vallahi!
bixwestek	istekli
bixweş kayî	güzellikle
bixweş kayî	iyilikle
bixwîn	kanamalı
bixwîn	kanlı
bixwîne	okutmak
biyanî	ecnebi
biyanî	yabancı
biyom	uğurlu
biz	büyük yorgan ignesi
bizagonî kirin	yasallaştırmak
bizanayî	bilerek
bizane)	bilimsel bilgi
bizane)	bilmek
bizav	akim
bizav	aksiyon
bizav	etkinlik
bizav	eylem
bizav	faaliyet
bizav	hareket
bizav	tepki
bizdandin	korkutmak
bizdandin	ödünü kopartmak
bizdandin	ödünü patlatmak
bizdin	korkmak
bizdîn	ödü kopmak
bizdonek	ödlek
bizehmet	zahmetli
bizêv	hareket halinde
bizêv	hareketli
bizêv	tahrik edilmiş
bizin	keçi
bizir	bezir
bizir	bezir yağı
bizir	küçük tohumlar
bizirx	zırhlı
bizivîn	cesaretlenip harekete geçmek
bizivîn	hareketlenmek
bizivîn	kımıldamak
bizm	gem
bizmar	çivi
bizmar kirin	çivilemek
bizmare	nasır
bizmik	gem
bizmik	gemcik
bizmik	süt emmelerini engellemek için kuzulara takılan gem
bizor	zorla
bizot	kor
bizûz	güve
bî	dul
bî	söğüt ağacı
bîber	biber
bîbik	göz bebeği
bîbok	gözbebeği
bîdar	uyanık
bîftek	biftek
bîhok	ayva
bîj	piç
bîjî	kılçık
bîjî	piç
bîladî	yerli
bîladî	yöresel
bîlanço	bilanço
bîme	sigorta
bîmeya civatî	sosyal sigorta
bîmeya kaliyê	ihtiyarlık sigortası
bînanî	benzer
bîner	izleyici
bîner	seyirci
bîr	bellek
bîr	bilinç şuur
bîr	dimağ hafıza
bîr	hafıza
bîr	kuyu
bîr	şuur
bîr	zihniyet
bîr hatin	anılmak
bîr kirin	unutmak
bîr ve çûn	bayılmak
bîranîn	anı
bîranîn	anma
bîranîn	hatıra
bîrawend	mezkur
bîrawend	sözü edilen
bîrayî	zihinsel
bîrbir	balığ
bîrbir	bilinçli
bîrbir	ergen
bîrbir	reşit
bîrbir	yetkin
bîrdarî	abide
bîrdarî	anıt
bîrdoz	ideoloji
bîrdoziyî	ideolojik
bîrdozî	ideoloji
bîrdozî	ideolojik
bîre	bira
bîrewer	aydın
bîrewer	bilinçli
bîrewer	yetkin
bîrewer bûn	bilinçlenmek
bîrewer kirin	bilinçlendirmek
bîrexane	birahane
bîrî	zihni
bîrkor	unutkan
bîrname	anı yazısı
bîrname	muhtıra
bîrok	unutkan
bîrokrasî	bürokrasi
bîrov	sedef hastalığının ilacı olan şifalı ot
bîrove	sedef hastalığı
bîrûbawerî	zihniyet
bîryar	karar
bîryar dan	karar vermek
bîryar dan	kararlaştırmak
bîryara bendî kirine	tutuklama kararı
bîryara bendî kirinê ya paşpênî	gıyabi tutuklama kararı
bîryara çav	göz kararı
bîryarname	kararname
bîsk	kısa an
bîsk	lahza
bîska din	biraz önce
bîst	yirmi
bîstan	bostan
bîstekê	bir saniye
bîstem	yirminci
bîşe	çalılık
bîşeng	salkım söğüt
bîşî	bir tatlı türü
bîşî	çok ağaçlı ve çok dikenli yer
bîşî	orman
bîzdoz	ideoloji
blok	blok
bo	için
bo çi	ne için?
bo nimûne	mesela
bo nimûne	örneğin
bobelat	facia
bobelat	facîa
bobelat	felaket
bobelat	kaza
bobelat	trajedi
boç	boynuz darbesi
boçik	izmarit
boçik	kuyruk
boçik	sigara izmariti
boçûn	düşünce
boçûn	görüş
bodek	budala
Bokan	İran’da bir Kürt kenti
boke	şecaat
bokenge	kokarca
bomba atomê	atom bombası
bombe	bomba
bombebarandin	bombalamak
bomik	alık
bomik	aval
bomik	avanak
bomik	şapşal
bone	münasebet. "bi boneya..." münasebetiyle..
bonfile	bonfile
bono	bono
boq	soğan gelinciği
boqije	ardıç kuşu
boqil	bacağın diz kapağı ile ayak topuğu arasındaki bölümü
boqil	baldır
bor	boz
bor	kır
bor	kızıl
borak	adak
borak	kurban
borandin	afetmek
borandin	affetmek
borandin	geçinmek
borandin	geçirmek
borandin	mazur görmek
boraq	adale
boraq	kurban
boraq danî	adak adamak
boraq kirin	kurban kesmek
borek	börek
borî	boru
borî	geçen
borî	geçmiş
borîjen	borazan
borîjen	boru çalan
borîn	geçmek
borînxwestin	özür dilemek
borse	borsa
boruya naqosê	çan kulesi
bosî	buhur
bosîn	süt veya yoğurdun sıcaktan katılaşması fiili
bost	karış
boş	bol
boş	fazla
boş	geniş (alan)
boş	gür
boşahî	bolluk
boşahî	gürlük
boşî	bolluk
bot	fetiş
bot	oluk
bot	oluk biçiminde oyulmuş uzun ağaç
bot	put
bote	pota
botji xwe re kirin bot	fetişleştirmek
boxe	boğa
boyax	boya
boyax kirin	boyamak
boyaxa avî	suluboya
boyaxkar	boyacı
boyaxkirin	boyamak
boyaxvan	boyacı
boyî	için
boykot	boykot
boz	boz
boze	boza
Brîtanya	Britanya
brûsk	şimşek
brûsk	telgraf
brûsk	yıldırım
brûskvedan	şimşek çakması
buha	değer
buha	fiyat
buhartin	geçirmek
buhurîn	geçmek
buhurîn	zamanı geçmek
Bulxar	Bulgar
Bulxaristan	Bulgaristan
buruntî	tapu
buruntî kirin	tapulamak
buxçik	bohça
buxik	böcek
buxik	haşarat
buxtan	iftira
buxtan kirin	iftira etmek
bû	düğün
bûcî	enik
bûçû	düğün alayı
bûdele	budala
bûfe	büfe
bûjen	madde
bûjen	malzeme
bûjen	materyal
bûjenî	maddi
bûjî	buji
bûk	gelin
bûk	maket
bûk	oauncak bebek
bûka baranê	gökkuşağı
bûka berfê	kardanadam
bûkanî	gelinlik
bûkik	arpacık
bûkoke	kukla
bûl	kambur
bûl bûn	kambur olmak
bûlwar	bulvar
bûm	baykuş
bûn	olmak
bûn	varlık
bûn sedem	neden olmak
bûnewer	canlı
bûnewer	yaratık
bûnewerî	varoluş
bûra	kayın birader
bûra	kayınbirader
bûrîn	böğürmek
bûrs	burs
bûse	pusu
bûtik	bağ evi
bûut	boyut
bûye	hasıl
bûye	olan
bûyen	fenomen
bûyer	olay
bûyî	doğmuş
bûyî	hasıl
bûyî	olan
bûyîn	olmak
bûyîn	varlık
c	Kürt alfabesinin üçüncü harfi
cabarandin	kaynaştırmak
cabarîn	kırık bir şeyin (cam
cabarîn	kemik) kaynaşması
cacim	işlemeli kilim
cacim	yatak örtüsü
cacir	ceviz içi bal karışımı bir yiyecek
cacir	ceviz içinin dövüldükten sonra balda kaynatılmasıyla elde edilen yiyecek
cahş	hain
cahş	işbirlikçi
cahş	sıpa
came	elbise
came xew	uyku tulumu
camedan	elbiselik
camedan	gardrop
camedan	vestiyer
camedar	vestiyerci
camêr	centilmen
camêr	cömert
camêr	mert
camêrî	mertlik
camid	nesne
camid	obje
camidî	nesnel
camidî	objektif
camûs	manda
can	can
canbaz	akrobat
canbaz	alım ve satımda hile ve sahtekarlık yapan kimse
canbaz	cambaz
canbaz	hayvan alım satımcısı
canbaz	hayvan alım ve satımı ile uğraşan kişi
canberî	karides
candar	canlı
candarîtî	animizm
canecan	içten
canecan	samimi
canega	tosun
canfes	halis ipekten dokunan kumaş
canfîda	fedaî
canfîda	serdengeçtî
cangorî	fedai
cangorî	şehit
canhêştir	zürafa
canik	canan
canî	tay
cankûş	hıristiyanları kiliseye çağıran kimse
car	kat
car	kez
car	misli
car	sefer
car caran	arada sırada
cara paşîn	son defa
cara pêşîn	ilk defa
cara yekem	ilk defa
caran	arada bir
caran	bazen
carandin	yinelemek
carcim	yatak örtüsü
cardin	yeniden
cardin	yine
carek din	bir daha
carek din	bir dahaki sefere
carinan	ara sıra
carinan	bazen
caris	kötü laf
caris	küfür
cariye	halayık
carî	tekrar
carî kirin	tekrar etmek
carna	arada bir
carna	bazen
carnan	arada bir
carnan	bazen
carû	sıva
carûd	kül küreği
carûd	kül ve toz küreği
catir	kekik otu
catir	mercanköşk
catirî	kekik otu
catirî	mercankök
caw	bez
caw	kumaş
caw	tekstil
cawbir	makas
cawî	elti
cawîdan	ebedi
cawîdan	sonsuz
cawker	bez dokuyucusu
cawker	tekstil dokumacısı
cax	korkuluk
cax	tahta veya demir korkuluk
caxik	ızgara
cazû	cadı
cazû	kurnaz veya hileci kadın
ce	arpa
ceban	dönek
ceban	mezarlık
cebar	kırık çıkıkçı
cebar	kırıkçı
cebil	harç
cebilxane	cephane
cebirandin	kırık ve çıkıkları kaynaştırmak
cebirîn	kaynaşmak
cebirxane	cephane
cedel	tartışma
cedew	hayvan omuzunda meydana gelen yara
cedew	nasır
cefen	fabl
ceh	arpa
cehdasî	taneleri arpaya benzeyen daha küçük bir bitki
cehimîn	defolmak
cehimîn	gebermek
cehşik	sıpa
cehşik	toy
cehter	kekik
cehter	kekik otu
cehzeran	arpaların sararma zamanı
cehzeran	haziran ayı
cejn	bayram
cejna neteweî	milli bayram
cejnane	bayramlık
cejnî	bayramlık
celab	hemcinslerini pusuya düşürmekte kullanılan kuş
celad	cellat
celaqî	iyice koyulaşıncaya kadar kaynatılan pekmez
celeb	biçim
celeb	kesime götürülen koyun sürüsü
celeb	tarz
celeb	tür
celebdar	koyun taciri
celebdar	koyun ticaretiyle uğraşan kimse
celew	gem
cem	Alevi ayini
cem	bir kimsenin ya da bir şeyin yanı
cem	büyük sepet
cem	iki denkten biri
cem	nezd
cem	yan
cem	yanında
cem	yükün bir tarafı
cemawer	ahali
cemawer	kitle
cemciqandin	çalkalamak
cemciqandin	sıvıları karıştırmak
cemed	buz
cemed	don
cemedanî	bir tür sarık
cemidandin	dondurmak
cemidî	donmuş
cemidîn	donma
cemidîn	donmak
cemik	sırtta veya omuzda taşınan torba ya da çanta
cemser	kutup
cenan	sebze yetiştiricisi
cenanî	sebze yetiştiriciliği
cenbelî	içimi sert tütün
cencere	düven
cendek	ceset
cendek	leş
cendere	dokumaları parlatmakta  kullanılan bir alet
cendere	sıkma makinası
cendirme	jandarma
ceng	harp
ceng	muharebe
ceng	savaş
cengawer	savaşçı
cengawer	savaşkan
cengene	çingene
cengene	her türlü edepsizliği yapmaktan kaçınmayan kimse
cengîn	savaşmak
cengkeştî	savaş gemisi
ceqin	bir günlük yürüyüşle alınan mesafe
cer	küp
cer	vida
cer kirin	vidalamak
cerb	deney
cerbader	tornavida
cercer	çırçır
cerd	baskın
cerd	birlik
cerd	büyük baskın
cerd	büyük saldırı
cerd	müfreze
cerd	saldırı
cerde	korsan
cerde	şaki
cerdel	kova
cerg	karaciğer
cerge	daire
cerge	halka
cergebez	üzerine iç yağı sarılarak şişe takılan ve ateşte kızartılan ciğer
cergewî	daire gibi
ceribandin	denemek
ceribandin	sınamak
ceribandin	tecrübe etmek
ceribîn	denenmek
ceribîn	sınanmak
ceribîn	tecrübe edilmek
ceriye	tahtadan yapılan küçük pres
ces	alçı
cew	kırkma makası
cew	kırpma makası
cew kirin	kırkmak
cewdik	su matarası
cewenke	matara
cewêlek	lumpen
cewêlek	lümpen
cewî	çam sakızı
cewr	büyük balık
cewrik	enik
cewtik	deri el çantası
ceynik	favori
ceynik	şakak
ceza	ceza
cezayê giran	ağır ceza
cezayê mirinê	ölüm cezası
cezayê pereyî	para cezası
cezayê sermedî	müebbet hapis cezası
cezayê sivik	hafif ceza
cezayê zîndan ê	hapis cezası
cezwe	kahve cezvesi
cênig	favori
cênig	şakak
cênik	favori
cênik	şakak
cêrifk	saplı süpürge
cêwî	ikiz
cêwtik	deri kese
cêz	cihaz
cêz	çeyiz
cêz	hububat yığını
cibil	züğürt
cigur	bir mesire günü
cih	mekan. \"di cih de\" uygun
cih	üzgünüm
cih	yer
cih	yerinde. \"Di cih de çû!\" Hemen gitti. \"Cihê daxê ye.\" maalesef
cihaz	çeyiz
cihê	ayrı
cihê	değişik
cihê	farklı
cihê bûn	ayrılmak
cihê şanaziyê	onur verici
cihêgirtin	tecrit etmek
cihêl	cahil
cihêreng	değişik
cihêreng	farklı
cihêreng	özgün
cihêtî	ayrılık
cihêtî	değişik
cihêtî	değişiklik
cihêtî	farklılık
cihû	yahudi
Cihû	Yahudî
cij	küçük çocuklara tehlike uyarısı
cil	elbise
cil	giysi
cil lê kirin	giydirmek
cil li xwe kirin	elbise giyinmek
cilbend	klasör
cildank	elbise dolabı
cildank	elbiselik
cildank	gardrop
cilq	çürük
cilşok	çamaşırhane
cilwe	kur
cilwe kirin	kur yapmak
cimciqandin	ağzına kadar doldurmak
cin	cin
cinaq	lades
cinaq	lades kemiği
cinawir	canavar
cinawir	yırtıcı hayvan
cincilandin	durulamak
cincilî	duru
cincilî	durulmuş
cincilî	saf su
cincilîn	durulmak
cindê	azize
cindê	güzel
cindî	alımlı
cindî	aziz
cindî	her şeyin güzel ve alımlısı
cindî	yakışıklı
cineh	ucu kalın sopa
cinêkirin	pamuk toplamak
cinên	küçük bahçe
cinên	sebze bahçesi
cingal	büyük orman
cinûs	lanetli kişi
cinûs	melanet
cinûsî	lanetli
cinûsî	melûn
cir	görüşüp konuşma
cir	sohbet
cird	büyük fare
cirik	çırçır makinası
cirîd	atla oynanan bir oyun
cirîd	cirit
cirk	merhem
cirm	cereme
cis	kireç
cisane	kireç ocağı
civak	heyet
civak	kurul
civak	meclis
civak	toplum
civakî	sosyal
civakî	toplumsal
civaknas	sosyolog
civaknasî	sosyoloji
civakparêz	toplumcu
civandin	biriktirmek
civandin	toplamak
civat	cemaat
civat	heyet
civat	kurul
civat	meclis
civat	topluluk
civat	toplum
civata dagerî	denetleme kurulu
civata neferma	sivil toplum
civata neteweî	millet meclisi
civata şarevaniyê	belediye meclisi
civata wezîran	bakanlar kurulu
civata wezîran	kabine
civatgeh	toplantı yeri
civatî	içtimai
civatî	toplumsal
civatnas	toplumcu
civatnasî	sosyoloji
civatnasî	toplum bilim
civîn	birikmek
civîn	içtima
civîn	toplanmak
civîn	toplantı
civîna çapemeniyê	basın toplantısı
ciwan	genç
ciwan	güzel
ciwan	yakışıklı
ciwan bûn	gençleşmek
ciwanik	bayan
ciwanik	hanım
ciwanik	hanımefendi
ciwanî	gençlik
cixare	sigara
cixaredank	sigaralık
cixirandin	kışkırtmak
cixirandin	tahrik etmek
cixirîn	tahrik olmak
cixiz	mızıkçı
ciyawaz	ayrı
ciyawaz	değişik
ciyawaz	farklı
ciyawaz	farklı imtiyazlı
ciyawaz	ihtilâf
ciyawazî	ayrılık
ciyawazî	farklılık
ciyawazî	ihtilâf
cî	makam
cî	yer
cîderk	mahreç
cîger	ciğer
cîgeyî	yerel
cîgir	vekil
cîh	makam
cîh	yer
cîh anîn	ifa etmek
cîh anîn	infaz etmek
cîh anîn	yerine getirmek
cîh dîtin	yer bulmak
cîh kirin	istihdam etmek
cîh kirin	yerleştirmek
cîh tijî kirin	yerini doldurmak
cîhan	âlem
cîhan	cihan
cîhan	dünya
cîhan	evren
cîhangîr	fatih
cîhanî	dünyalı
cîhaz	aygıt
cîher	bir eşyanın gideceği yer
cîhgir	yedek
cîhyê bilind	yüksek yer
cînar	komşu
cînav	adıl
cînav	zamir
cînavên kesîn	şahıs zamirleri
cînavên xwedanî	mülkiyet zamirleri
cînavk	adıl
cînavk	zamir
cîran	komşu
cîrantî	komşuluk
cîraz	gizli yer
cîwar	bölge
cîwar	dolay
cîwar	etraf
cîwar	mekan
cîwar	yöre
co	ark
co	kanal
co	mecra
cobar	dere
cobir	dana burnu
coh	kanal
cohnî	dibek
cok	ark
cok	kanal
col	heterojen
col	karışık
col	sürü
colandin	sallanmak
colane	salıncak
Coleke	Yahudi
Colemerg	Çölemerik
Colemerg	Hakkari
coleq	yarıcı
comerd	bonkör
comerd	cömert
comerd	tok gözlü
computer	bilgisayar
computer	computer
conega	dana
conega	tosun
coq	ur
coqîn	sadme
coş	coşku
coş	galeyan
coşandin	coşturmak
coşdarî	coşkunluk
coşî	coşku
coşî	heyecan
coşîn	coşmak
coşîn	galeyana gelmek
coşîn	kaynamak
cot	çift
cot kirin	çift sürmek
cotbûn	çifteşmek
cotbûn	çiftleşme
cotik	ikiz
cotkar	çiftçi
cotkarî	çiftçilik
cotkirin	çift sürmek
coxîn	harman
Coxînan	Haziran ayı
cozan	falçata
cozerdan	arpaların sararma zamanı
cozerdan	haziran ayı
cuda	ayrı
cuda	farklı
cudahî	farklılık
cudaxwaz	ayrılıkçı
cudayî	ayrılık
cudayî	değişiklik
Cudî	Cudi dağı
Cudî	efsanevi Kürt dağı
culbe	fig bitkisi
culiq	hindi
cunûtin	ıslak toprak
cur bi cur	türlü türlü
cure	bodur
cure	çeşit
cure	tür
cureyîn	özgül
curn	kurna
curn	küvet
curn	yalak
cuwar	yem torbası
cuzdanê bersê	hesap cüzdanı
cûbirk	cırcır böceği
cûda	değişik
cûda bûn	farklılaşmak
cûdabûnî	farklılık
cûdakarî	ayrılıkçılık
cûdayî	ayrılık
cûdayî	değişiklik
cûdayî	farklılık
cûm	sakız
cûmik	dokuma tezgahı
cûmikker	dokumacı
cûmikker	tekstilci
cûmikkerî	dokumacılık
cûmikkerî	tekstilcilik
cûn	kurşuni (renk)
cûn	maviye çalan beyaz
cûrbicûr	çeşit çeşit
cûrbicûr	türlü türlü
cûre	nevi
cûre	tür
cûre	türlü
cûre andin	sınıflandırmak
cûrnik	kar sularının biriktiği kaya üstü çukurcuklar
cûtin	çiğnemek
cûz	cüz
cûz	kısım
cûz	Kur-an’ın bölümleri
ç	Kürt alfabesinin dördüncü harfi
çadir	çadır
çak	iyi
çak	iyi hoş
çakbîn	hoşgörülü
çakbîn	iyimser
çakbîn	optimist
çakbûn	hoşörülü
çakbûn	iyimser
çakêt	ceket
çaktir	âlâ
çakûç	çekiç
çal	çukur
çal	kuyu
çal kirin	gömmek
çalab	çalab
çalabî	çelebi
çalak	aktif
çalak	atılgan
çalak	atik
çalak	çevik
çalak	etkin
çalak	eylemci
çalak	faal
çalakdar	eylemci
çalakî	aktivite
çalakî	etkinlik
çalakî	eylem
çalakî	faaliyet
çalav	fosseptik çukuru
çalik	girinti
çalik	küçük çukur
çalkandin	çalkalamak
çalkirin	gömmek
çam	çam
çameçar	ister istemez
çameçar	mecburen
çan	çan
çand	kült
çand	kültür
çande	kültür
çandeyar	kültürlü
çandeyarî	ekili
çandeyarî	kültürel
çandin	ekim
çandin	ekin ekmek
çandin	ekmek
çandin	fidan vb. sebze dikmek (ekmek)
çandin	hasat
çandin	tarım
çandinî	tarım
çandinî	tarımsal
çandinî	ziraat
çandinî	zirai
çandiyar	tarımcı
çandiyar	ziraatçı
çandî	kültürel
çankoç	kilise çanı
çankûş	Hıristiyanları
çankûş	kiliseye gitmelerini sağlamak için kapılarını çalarak ya da seslenerek uyandıran kimse
çankûş	zangoç
çanqil	çengel
çanqil	kanca
çanqol	çengel
çanqol	kanca
çanqol kirin	çengellemek
çap	basım
çap	baskı
çap	bir hububat ölçüsü
çap	matbacılık
çap kirin	basmak
çapbûn	basılmak
çapdêrî	basın-yayın
çapemenî	basın
çapemenî	basın-yayın
çaper	printır
çaper	yazıcı
çapger	matbaacı
çapgêrî	basın-yayın
çapkirin	basmak
çaplûkî çûn	emeklemek
çaplûs	dalkavuk
çaplûs	yaltakçı
çaplûsî	yaltaklık
çaplûsî kirin	yaltaklanmak
çapxane	basımevi
çapxane	matbaa
çar	dört
çarax	çarık
çarbûn	meydana gelmek
çarbûn	oluşmak
çarçek	silahşör
çarçek	tepeden tırnağa silahlı kişi
çarçik	kare
çarçîk	bataklık
çarçove	çerçeve
çarçove kirin	çerçevelemek
çardar	tabut
çardax	çardak
çarder	kapı çerçevesi
çarder	kapı çevçevesi
çarder	kapının takıldığı kasa
çare	çare
çare dîtin	çare bulmak
çarem	dördüncü
çarenîn	kaçınılmaz
çarenûs	akubet
çarenûs	alınyazısı
çarenûs	kader
çarenûs	yazgı
çareser	çözüm
çareser	imkan
çareser kirin	çözmek
çareserbûn	çözülmek
çareserî	çözüm
çareserkirin	çözmek
çariçî	kente götüren ve orada kesip satan kimse
çariçî	köylerden azar azar koyun satın alıp
çarik	kadın çarşafı
çarîn	dörtlük
çarkirin	meydana getirmek
çarkoşe	dört taraf
çarkoşe	dörtgen
çarmedor	dört taraf
çarmedor	etraf
çarmend	dörtlü
çarmêrkî	bağdaş
çarmêrkî	bağdaş oturma şekli
çarmix	çarmıh
çarnikar	dört taraf
çarnikar	dörtgen
çarpê	dört ayaklı
çarpêkî	dört ayaklı olarak
çarpîne	kaypak
çarpîne	mecazi anlamda döenek
çarşem	çarşamba
çarşev	çarşaf
çarşev	nevresim
çarşî	çarşı
çartıl	tırmık
çartag	yüksek eyvan
çartaq	çardak
çartek	dört dörtlük
çarwe	parmaklara takılarak çalınan araç
çarwe	raks edenlerin parmaklarına taktıkları madeni parçalar
çarwe	zil
çaryek	çeyrek
çatarê	yol ayrımı
çav	göz
çav beloq	patlak gözlü
çav berdan	göz dikmek
çav berdan	göz koymak
çav birçî	aç gözlü
çav gewher	çakır göz
çav miçandin	göz yummak
çav pê ketin	gözüne ilişmek
çav têr	tok gözlü
çavbeloq	patlak gözlü
çavberdan	göz koymak
çavbirçî	aç gözlü
çavdamilandin	göz kapamak
çavdêr	gözcü
çavdêr	gözetleyici
çavdêr	gözlemci
çavdêrî	gözlem
çavdêrî	izlenim
çavdêrxane	gözetim evi
çavdêrxane	gözetimevi
çavdêrxane	gözlemevi
çavengî	cimrilik
çavfireh	cömert
çavfireh	eli açık
çavgeş	dostça bakış
çavhebîn	nazik
çavik	lens
çavinî	nazar
çavinî kirin	nazar etmek
çaviya bilêtan	bilet gişesi
çavî	bölme
çavî	bölüm
çavî	gişe
çavî	göze
çavî	gözenek
çavî	hücre
çavînîbûn	nazara gelmek
çavînîkirin	nazar etmek
çavînok	kem göz sahibi
çavkanî	kaynak
çavkanî	kaynakça
çavlêbûn	gözetlemek
çavlêbûn	gözü olmak
çavlêgerandin	gözden geçirmek
çavmark	kuşkonmaz
çavnebar	kıskanç
çavnebarî	çekememezlik
çavnebarî	kıskançlık
çavnêr	gözetleyici
çavnêr	gözlemci
çavnêrî	gözetim
çavnêrî	gözetlemek
çavnêrî	gözlem
çavnêrî	nezaret
çavnifş	kıskanç
çavnifşî	kıskançlık
çavpêketin	gözüne ilişmek
çavpêketin	ropörtaj
çavqîçkirin	göz kırpmak
çavqurcandin	göz kırpmak
çavreşî	garaz
çavreşî	kıskançlık
çavsivik	hor gören
çavsor	gözü kan bürümüş kişi
çavsor	zalim
çavsorî	hırs
çavsorî	tutku
çavşikên	korkutucu
çavşkestî	yılgın
çavşûjin	çekik gözlü
çavteng	cimri
çavteng	pinti
çavtengî kirin	kıskanmak
çavtêr	cömert
çavtêr	tok gözlü
çavtirsandin	gözünü korkutmak
çavtirsyayî	çekingen
çavtirsyayî	gözü korkmuş
çavzêlk	meraklı
çavzêlk	yumuk gözlü
çavzîq	bön
çaw	çubuk
çaw	yaş ağaç
çawa	nasıl
çawa	nasıl?
çawa be	nasılsa
çawahînî	nitel
çawanî	nitelik
çawîş	çavuş
çax	çağ
çax	dönem
çax	vakit
çaxa navîn	orta çağ
çaxa nêzik	yakın çağ
çaxa nû	yeni çağ
çaxa pêşîn	ilk çağ
çay	çay
çaydank	çaydanlık
çayger	çaycı
çayxane	çay evi
çayxane	çayevi
çehre	çehre
çehre	sima
çek	çek
çek	lbise
çek	silah
çek	üniforma
çek	zırh
çek danîn	mütareke
çek danîn	silah bırakmak
çekbend	yelek
çekdar	militan
çekdar	silahşör
çekem	ardıç
çekû	ibare
çekû	iki yüz elli kiloya eşit odun
çel	kırk
çelak	ucu çengelli değnek
çelefîk	çene kemikleri
çelem	kırkıncı
çelem girtin	lades tutuşmak
çeleme	lades kemiği
çeleme	lades oyunu
çeleng	atik
çeleng	cesur
çeleng	çelenk
çeleng	görkemli
çeleng	güçlü ve hızlı yürüyen kimse
çeleng	yakışıklı
çelik	civciv
çelik	yavru
çelitandin	sıyırmak
çelitîn	bir şeyin kabuğunun soyulması
çelitîn	sıyrılmak
çelîg	çelik
çelpandin	şaklatmak
çelpîn	şapırdamak
çelpîn	şapırtı
çelqandin	çalkalamak
çelqîn	çalkalanmak
çelt	sıyrık
çeltik	omuz çantası
çeltûk	çeltik
çelûs	ısrarcı
çelûs	çok soru soran
çelûz	çok soru soran ve sorusunda ısrar eden kimse
çelziman	çok konuşan
çelziman	geveze
çem	ırmak
çem	çay
çem	çolak
çem	nehir
çemandin	bikmek
çemandin	bükmek
çemandin	eğmek
çember	çember
çembil	kaplara ve diğer şeylere takılan kulp
çembil	kulp
çembil	sap
çemçik	kepçe
çemçîr	küçük taneli
çemçîr	siyah renkli bir üzüm türü
çemçûr	bağ böceği
çemçûr	yaprak biti
çemçûs	cimri
çemçûs	pinti
çemîhanî	dutluk
çemîn	bükülmek
çemîn	eğilme
çempal	büyük yük üzerine konan küçük yük
çempal	ek yük
çen	çene
çenberî	binek arabası
çenbil	kulp
çençûz	cimri
çend	birkaç
çend	birkaç. \"çend zarok.\" birkaç çocuk
çend	kaç
çend roj berê	bir kaç gün önce
çendaniyî	nicel
çendanî	nicelik
çendek	birkaç
çendekek berê	bir süre önce
çendemî	uzun süreli olmayan
çendînî	nicelik
çenebaz	geveze
çenebazî	gevezelik
çeng	arp
çeng	avuç
çeng	harp
çeng	kulaç
çeng kirin	avuçlamak
çengal	çengel
çengal	kanca
çengal kirin	çengellemek
çengî	dansöz
çengî	rakkase
çente	çanta
çente dest	el çantası
çente pelikan	evrak çantası
çentik	çentik
çentik	el çantası
çep	sol
çep	solak
Çepaxçûr	Bingöl
çepek	sapa
çepel	kirli
çepel	pis
çepel	pislikten kendini sakınmayan kimse
çeper	çeper
çeper	mevzi
çeper	siper
çepgir	solcu
çepik	alkış
çepik hatin lêdan	alkışlanmak
çepik lêdan	alkışlamak
çepiklêdan	alkışlamak
çepil	dirsek ile omuz arası kısmı
çepil	kol
çepil	kolun dirsekle omuz arasındaki bölüm
çepok	solak
çeprast	çapraşık
çeprast	çapraz
çeprastî	çapraşıklık
çeprastî	çaprazlama
çeq	bileşke
çeqçeqok	değirmen taşının ayar çubuğu
çeqçeqok	mantar tabancası
çeqel	çakal
çeqene	sedir ağacına benzer bir ağaç
çeqilandin	ayıklamak
çeqilîn	ayıklanmak
çeqîn	çatırdama
çeqîn	çatlama sesi
çeqîn	patlama
çeqmeq	çakmak
çeqûber	yarı otomatik
çerçî	çerçi
çerçî	kentlerden eşya alıp köylerde satan kimse
çerez	çerez
çerez	lezzetli yemekler
çerixîn	kendi ekseni etrafında dönmek
Çerkez	Çerkez
Çerkezî	Çerkezce
çerm	cilt
çerm	deri
çermesor	kızılderili
çermik	zar
çermsor	Kızılderili
çerx	burç
çerx	çark
çerx	dönence
çerx	döngü
çerx	kalem tıraşı
çerxa bêsûd	kısır döngü
çerxa bêweç	kısır döngü
çerxe	tekerlek
çerxefelek	dönme dolap
çerxetûn	tava
çerxî	beş kuruş
çerxwan	çarkçı
çesp	rabt
çespandin	ispat etmek
çespandin	raptetmek
çespandin	saptamak
çespik	raptiye
çespîn	rapt olunmak
çeşnet	çeşit
çeşte	çeşit
çetare	ipekli elbise
çete	çete
çeteger	çeteci
çetel	çatal
çetel bûn	çatallanmak
çetevan	çeteci
çetin	çetin
çetir	daha iyi
çetir	paraşüt
çetir	tercih edilir
çetirbaz	paraşütçü
çetrefîl	çetrefil
çewal	çuval
çewder	çavdar
çewênder	şeker pancarı
çewlîg	ırmak dirseklerindeki alüvyonlu toprak
çews	baskı
çewsan	baskı
çewsandin	baskı yapmak
çewsandin	ezmek
çewsandin	kasmak
çewsandin	sıkıştırmak
çewsandin	sıkmak
çewsandin	sindirmek
çewsax	körlere kılavuzluk yapan kişi
çewsîner	baskıcı
çewsîner	zorba
çewt	çarpık
çewt	yanlış
çewtî	yanılgı
çewtî	yanlışlık
çexer	ayak
çexer	yolda herhangi bir şeyin bıraktığı iz
çê	iyi
çê bûn	düzelmek
çê bûn	meydana gelmek
çê bûn	olmak
çê bûn	oluşmak
çê bûn	vücut bulmak
çê kirin	iyileştirmek
çê kirin	yapmak
çêbuwar	suni
çêbuwar	yapay
çêbûn	düzelmek
çêbûn	olmak
çêbûn	oluşmak
çêbûnî	oluş
çêj	lezzet
çêj	tat
çêj	zevk
çêj jê derxistin	tadını çıkarmak
çêj kirin	çeşni
çêj kirin	tadına bakmak
çêj kirin	tatmak
çêjandin	tatmak
çêjdar	leziz
çêjdar	lezzetli
çêjî	tat
çêjtin	çeşni
çêjtin	tadına bakmak
çêjtin	tatmak
çêker	tamirci
çêker	yapıcı
çêkirin	imal etmek
çêkirin	imalat
çêkirin	iyileştirmek
çêkirin	oluşturmak
çêkirin	onarmak
çêkirin	tamir etmek
çêkirin	yapmak
çêkirî	suni
çêkirî	yapılmış durumda olan
çêkirî	yapay
çêkirnoka zanistî	bilim kurgu
çêkirvan	imalâtçı
çêl	kaya
çêlek	inek
çêlik	civciv
çêlik	yavru
çêlik anîn	yavrulamak
çêlî	nesil
çêlî	yavru
çêlkirin	bahsetmek
çêlkirin	sözetmek
çênî	dilim
çênî	küçük et parçası
çênî	kuş yemi
çêr	küfür
çêr	sövgü
çêr kirin	küfretmek
çêr kirin	sövmek
çêrandin	otlatmak
çêrbaz	küfürbaz
çêre	ot
çêre	otlak
çêregeh	mera
çêregeh	otlak
çêreger	otlayan
çêrek	küfürbaz
çêrî hev kirin	sövüşmek
çêrîn	otlamak
çêrîn	otlanmak
çêrlêkirin	küfüretmek
çêrlêkirin	sövmek
çêrt	kuş dışkısı
çêtir	daha iyi
çêtir	ehven
çêtir dîtin	tercih etmek
çêtir dîtin	yeğlemek
çêtir girtin	tercih etmek
çêtir girtin	yeğlemek
çêtir kirin	daha iyi hale getirmek
çêtîkirin	parçalamak
çêyî	iyilik
çi	ne?
çi	ne. \"Çi bû?\" Ne oldu?
çi demî	ne zaman
çi heye ku	ne var ki
çi li me qewimîn	ne oldu bize
çi rind	ne güzel
çiçik	insan memesi
çift	çift
çiftexas	patiska
çik	dik
çik	köşe
çikal	çok zayıf hayvan
çikandin	ağaç
çikandin	direk vb. dikmek
çikandin	kurutmak
çikandin	suyu kesmek veya kurutmak
çikandin	suyun kurutulması ya da nefesin tüketilmesi
çikandin	suyunu kesmek
çikilî	dikili
çikilî	saplanmış
çikiyan	çeşmenin veya kuyunun suyunun kuruması nefesin kesilmesi
çiklandin	dikmek
çikot	cimri
çikrim	yere çakılan ya da dikilen ve dik duran herhangi bir şey
çiksayî	açıkmavi gök
çiksayî	bulutsuz
çil	kırk
çilag	tekstil
çilag	tekstilci
çilagî	tekstilcilik
çilanger	çilingir
çile	kış ve yazın en sert kırk günü
çilek	obur
çilek	pisboğaz
çilemîn	kırkıncı
çilfis	aşıran
çilfis	çırpan
çilfisandin	aşırmak
çilfisandin	yürütmek
çilizîn	eşya veya yiyecek dilenmek
çilizîn	otlanmak
çilîçilî	yarasa
çilk	damla
çilkav	su damlası
çilkîn	damlamak
çilm	sümük
çilmêre	sürgü
çilmêre kirin	sürgülemek
çilmisandin	pörsütmek
çilmisandin	soldurmak
çilmisî	solgun
çilmisî	soluk
çilmisîn	pörsümek
çilmisîn	solmak
çilmîsî	solgun
çilmîsîn	pörsümek
çilmîsîn	solmak
çilmo	sümüklü
çilo	nasıl?
çilo	yaprakları dökülmeden kesilen ağaç dalları
çilo	yaprakları dökülmeden kesilen ve daha sonra kurutulan ağaç yaprakları veya dalları
çiltûg	çeltik
çiltûg	kabuğundan soyulmamış pirinç
çilûr	sarkıt
çilvir	çılbır (yemek)
çima	neden
çima	neden?
çima	niçin
çima	niçin?
çima	niye
çiman	bir şeyin bir parçasının kesilmesi anlamında fiil
çimçîr	çocuk salıncağı
çimkî	çünkü
çin	sınıf
çinar	çınar
çinçînîbûn	sınıflaşma
çindik avêtin	çimdiklemek
çing kirin	fırlatmak
çingdan	fırlamak
çingîn	çınlamak
çingîn	şıngırdamak
çingul	bakraç
çingulîn	çökmek
çinîn	biçmek
çinîn	nakşetmek
çipborî	tüp
çipilandin	dal ve yapraklarını kesmek
çipizk	fiske
çipîsk	fiske
çiq	ağaç dalının uçlarındaki budak
çiqas	ne kadar
çiqas	ne kadar?
çiqil	dal
çiqinî	kabız
çiqinîbûn	kabız olmak
çir	yumuşak ve esnek şeyler
çira	çıra
çira	fanus
çira	fener
çira	lamba
çirandin	hallaçlamak
çirandin	mecazi anlamda palavra atmak
çirandin	yırtmak
çirax	çırak
çirb	yağlı yemekler
çirçîrok	masal
çirg	toprağı az olan taşlı arazi
çirik	çıkrık
çirikandin	hallaçlamak
çirikvan	hallaç
çirisîn	parıldamak
Çirî	Ekim-Kasım ayları
Çirî	ölüm haberi
çirîn	yırtılmak
çirîş	tutkal
çirîşî	tutkallı
çirîşî kirin	tutkallamak
Çirîya Paşîn	Kasım ayı
Çirîya Pêşîn	Ekim ayı
çirk	saniye
çirkîn	çirkin
çirp kirin	kırpmak
çirpî	yere dikilerek üzerine üzüm asmasının dallarının bırakıldığı çubuk
çirpîn	çırpmak
çirto virto	abuk sabuk
çirûsîn	parıldamak
çirûsîn	parlamak
çirûsk	kıvılcım
çirûsk	parıltı
çirvan	hallaç
çirxatkirin	değirmeni durdurmak
çişt	element
çiv	dolambaç
çiv	zikzak
çivan	kıvırmak
çivan	kaytarmak
çivanek	dolambaçlı
çivanek	viraj
çivdan	sıvışmak
çivgeh	dönemeç
çivîk	kuş
çivîk	serçe
çivok	dönek
çiya	dağ
çiyakêş	dağcı
çiyarêz	sıradağlar
Çiyayê Agirî	Ağrı Dağı
çiyayê agirîn	yanardağ
çiyayê Sîpanê	Süphan Dağı
çizirîn	sızmak
çîç	arı peteğinin her gözü
çîçek	çiçek
çîçekdank	çiçeklik
çîçî	iffet
çîçî	namus
çîk	kıvılcım
çîk	pırıltı
çîk	şey
çîk	yani anlamında sözcük
çîkolate	çikolata
çîl	çil
çîlan	elbisenin uzun kolu
çîlan	yen
çîle	çile
çîle	sıkıntı
çîle	yumak
çîle parêz	çilekeşçi
çîle parêzî	çilekeşçilik
çîleçep	dağlardaki zikzaklı ve dolambaçlı yol
çîleçep	zikzaklı dağ yolu
çîlekêş	çilekeş
çîlekêşî	acıcılık
çîlekêşî	çilekeşlik
çîm	bacağın diz kapağından topuğa kadarki bölümü
çîm	bacak
çîm	çim
çîmen	çimen
çîmento	çimento
çîmenzar	çimenlik
çîn	Çin
çîn	desen
çîn	işleme
çîn	nakış
çîn	oya
çîn	sınıf
çîn	tabaka
çînayetî	sınıfsal
çînik	kadınların alınlarına sarkıttıkları saçlar
çînik	perçem
Çînî	Çinli
çînîn	nakşetmek
çînko	çinko
çîp	baldır
çîp	incik
çîplaq	çıplak
çîprût	baldırı çıplak
çîqal	cılız
çîqal	zayıf
çîqal	zayıf ve cılız hayvan
çîr	erik
çîr	kayısı
çîr	zerdali kurusu
çîrik	meyvaların kurutulmuşu
çîrok	hikâye
çîrok	masal
çîrok	öykü
çîrokbêj	masalcı
çîrokbêj	öykücü
çîroknivîs	hikaye yazarı
çîroknivîs	öykü yazarı
çîrokvan	öykücü
çît	bir yaşını doldurmamış horoz
çît	bir yazma türü
çît	çit
çît	kalıp basılarak renklendirilen yazmalar
çîtik	kamış
çîtik	kura
çîtik	saz
çîtik kişandin	kura çekmek
çîtog	sıkıcı
çîz	at sineği
çîzok	mızmız
ço	çubuk
ço	değnek
ço	deynek
çoç	bağdaş
çoç bûn	bağdaş kurmak
çoçik	kepçe
çogan	asa
çogan	baston
çogan	çelik çomak oyunu
çogan	deynek
çok	diz
çokdan	çökmek
çokdan	çömelmek
çokdanîn	çökmek
çokdanîn	çömelmek
çokşkestin	takati kırılmak
çolax	çolak
çolbir	kestirme yol
çolik	çökelek
çolik	hela
çolistan	çöl
çolistan	kır
çolistan	sahra
çolter	kir
çong	diz
çop	gasp
çopandin	gasp etmek
çopî	gasp
çopîk	ahmak
çoqil	ayak
çor	sülün
çorek	çörek
çors	kaba sapa
çors	patavatsız
çortan	çökeleğin kurutulmuşu
çortan	kurutulmuş çökelek
çov	çubuk
çov	değnek
çov	deynek
çovik	çubuk
çovik	değnek
çowar	trafik
çudarî	menzil
çuxtî	sokak serserisi
çuxur	çığır
çûçik	küçük kuş
çûk	bıldırcın vb. kuşlar
çûk	kuş
çûk	serçe
çûkreş	karakuş
çûle	halkı güldüren
çûle	komedyen
çûle	mizahçı
çûn	gidiş
çûn	gitmek
çûn	varış
çûn ava	batmak (güneş ve ay için)
çûn geştê	seyahate çıkmak
çûn pêrgînê	karşılamaya gitmek
çûn pêşewaziyê	karşılamak
çûn ser heqiya xwe	vefat etmek
çûnbar	taşıt
çûr	açık sarı
çûr	bir keçi türü
çûr	kumral
çûx	çuha
çûyî	giden
çûyî	gitmiş olan
çûyîn	gidiş
çûyîn	gitmek
çûyîn	varış
d	Kürt alfabesinin beşinci harfi
da	-da
da	-dan
da	anne
da	da
da	dan anlamını verir
da	dan fiilinin dili geçmiş zamanı
da	de
da	de
da	den
da	den
da	indirici anlamını katar
da	indirici anlamını verir
da	önek olarak kelimeye alçaltıcı
da	sıfat eki olarak
dab	tuzak
dabarîn	yağdırmak yaylım ateşine tutmak
dabaş	araştırma
dabaş	bahis
dabaş	bahs
dabaş	konu
dabelandin	yutturma
daberizîn	çatmak
daberizîn	saldırmak
daberizîn	taaruz etmek
dabestin	bağlamak
dabestin	sona erdirmek
dabeş	kısım
dabeş	parça
dabeş kirin	bölmek
dabeş kirin	pay etmek
dabeş kirin	taksim etmek
dabeşandin	bölmek
dabeşîn	bölünmek
dabeşker	bölücü
dabeşkerî	bölücülük
dabeşkirin	bölmek
dabeşkirin	taksim etmek
dabêlandin	yutmak
dabir	apostrof
dabiristin	dizi haline gelmek
dabiristin	safa girmek
dabînkirin	garanti etmek
dabînkirin	gidermek
dabînkirin	güvenceye almak
daçek	dilbilgisinde edat
daçek	edat
daçek	ilgeç
daçekî	deyim edatlar
daçikandin	ağaç
daçikandin	bayrak vb. dikmek
dad	adalet
dad	hukuk
dada bazirganiyê	ticaret hukuku
dada gişkî	kamu hukuku
dada malbatiyê	aile hukuku
dada Romayê	Roma Hukuku
dada xwezayî	doğal hukuk
dadan	kapamak
dadan	kapatmak
dadan	kapmak
dadan	örtmek
dadgeh	mahkeme
dadgeha Bilind	Yüksek Mahkeme. Temyiz Mahkemesi
dadgeha cezayê	ceza mahkemesi
dadgeha dageriyê	Sayıştay
dadgeha lihevanînê	sulh mahkemesi
dadgeha sezayî	ceza mahkemesi
dadger	hakim
dadibarand	yağdırmak yaylım ateşine tutmak
dadibarîne	yağdırmak yaylım ateşine tutmak
dadiberizand	saldırmak
dadiberizand	taaruz etmek
dadiberize	saldırmak
dadiberize	taaruz etmek
dadibeşe	kısım
dadibeşe	parça
dadibeşîne	kısım
dadibeşîne	parça
dadik	dadı
dadik	mürebbiye
dadipale	damıtılmak
dadipale	süzülmek
dadkirin	yargılamak
dadmend	adaletli
dadmend	meşru
dadmendî	adalet
dadmendî	adli
dadmendî	hukukî
dadparêz	hukukçu
dadrês	hakim
dadrês	yargıç
dadrêsa jêpirsinê	sorgu hakimi
dadrêsî	muhakeme
dadrêsî	yargı
dadrêsî	yargıçlık
dadwer	adaletli
dadwer	adil
dadwerane	adilane
dadwerxane	adliye
dadyane	adil
dager	denetçi
dager	müfettiş
dager	yokuş aşağı iniş
dager kirin	denetleme
dager kirin	teftiş etme
dagerandin	birşeyi aşağı doğru çevirtmek veya indirtmek
dagerî	denetçilik
dagerî	müfettişlik
dagerîn	aşağıya doğru inmek
dagir kirin	istila etmek
dagir kirin	işgal etmek
dagirker	işgalci
dagirkirin	işgal etmek
dagirtin	doldurmak
dagirtin	istila etmek
dagirtî	dolu
dagirtî	istila edilmiş
dahatin	iniş
dahatin	inmek
dahatin	yağmak
dahatû	gelecek
dahatû	müstakbel
dahelîn	sarkmak
dahelînandin	sarkıtmak
dahênan	icat
dahênan	icat etmek
dahênan	yaratmak
dahêner	icatçı
dahêner	mucit
dahêner	yaratıcı
dahiştin	mütalaa etmek
dahiştin	üzerinde düşünmek
dahî	dâhi
dahol	davul
dahol lêdan	davul çalmak
daholjen	davulcu
dahûrandin	analiz etmek
dahûrandin	çözümlemek
dahûrîn	analiz
dahûrîn	analiz etmek
dahûrîn	çözümleme
dahûrîn	tahlil etmek
dak	tuzak
dak danîn	tuzak kurmak
daketin	aşağı inmek
daketin	iniş
daketin	inmek
daketinî	inik
dakêşan	çekmek
dalak	sünnetçi
dalan	dehliz
daleqandin	asmak
daleqandî	asılı
daleqandî	asılmış
daliqandin	asmak
dalît	kütük
damalîn	süpürülmek
daman	etek
damarî	üvey anne
dame	dama
damezrak	yapı
damezrandin	kurmak
damezrandin	tesis etmek
damezrandin	vücuda getirmek
damezrandin	yaratmak
damezranêr	kurucu
damezranêr	müessis
damezrek	kurum
damezrîner	kurucu
damilandin	gözlerini yummak
damilîn	gözlerin yumulması
damilîn	yumulmak (göz için)
damûsk	yele
dan	dövme buğday
dan	dövülmüş buğday
dan	günün öğünleri
dan	günün üçte biri
dan	ödemek
dan	öğün
dan	vardiya
dan	vermek
dan bawer kirin	inandırmak
dan ber çav	göz önüne getirmek
dan ber çav	göz önüne sermek
dan ber hey	kıyas
dan ber hey	karşılaştırma
dan ber hey	mukayese etmek
dan ber hey	tasım
dan bêrî kirin	özletmek
dan bihîstin	duyurmak
dan birîn	kestirmek
dan cihê kirin	ayırtmak
dan çap kirin	bastırmak
dan dadgehê	mahkemeye vermek
dan demanê	kiraya vermek
dan der	dışa vurmak
dan derbaz kirin	geçirtmek
dan girî kirin	ağlatmak
dan gotin	söyletmek
dan guhêrbar	değiştirtmek
dan hev	biriktirmek
dan hev	toplamak
dan hilavêtîn	atlatmak
dan hûr kirin	bozdurtmak
dan hûr kirin	ufaltmak
dan kirin	yaptırmak
dan leke kirin	lekeletmek
dan lîstikin	oynatmak
dan mêr	kocaya vermek
dan nivîsîn	dikte ettirmek
dan pey	kovalamak
dan pîs kirin	pisletmek
dan ser hev	toparlamak
dan ser hev	üst üste koymak
dan standin	aldırmak
dan veqet	ayırtmak
dan vexwarin	içirmek
dan xwarin	yedirmek
dan xwendinê	okutmak
dan xwendinê	tahsile vermek
danasîn	tanıtım
danasîn	tanıtmak
danasînname	tanıtma belgesi
dane	veri
dane berhev	karşılaştırmak
dane berhev	mukayese etmek
dane pey	takip etmek
daneberizîn	saldırmazlık
danezan	beyanname
danezan	bildirge
danezan	bildiri
danezan	duyuru
danezan	ilan
danezan	tebliğ
danezan	tebligat
dang	bir hissenin altıda biri
dange	kışın hayvanlara yem verilen yer
dangî	dışarıda hayvanlara yem verilen yer
danisqe	müstesna (insan için)
daniştin	celse
daniştin	duruşma
daniştin	ikamet etmek
daniştin	oturmak
daniştin	oturum
daniştin	yerleşmek
danîn	indirmek
danîn	koymak
danîn	kurmak
danîn holê	ortaya koymak
danok	ödenti
dansal	mevsim
dansal	sezon
dansal	sömestr
danû	kaynatılmış buğday
danûstandin	alışveriş
danûstandin	alaka
danûstandin	diyalog
danûstandin	ilişki
danûstandin	teati
danxav	çiğköfte
danzanîn	belirtmek
danzanîn	bildirmek
danzanîn	bilgisine sunmak
danzanîn	ilan etmek
danzanîn	tebliğ etmek
danzanînname	tebligatname
dapalandin	damıtmak
dapalandin	süzmek
dapalîn	damıtılmak
dapalîn	süzülmek
dapalînandin	damıtmak
dapalînandin	süzmek
dapalînandî	damıtılmış
dapalînandî	süzülmüş
dapalînîn	damıtılmak
daperîn	terslemek
dapêçîn	örtbas etmek
dapêjtin	budamak
dapîr	büyükanne
dapîr	nine
dapîrk	oyunda ebe
dapîtin	budamak
daqoq	kapı tokmağı
daqoq	tokmak
daqurtandin	yutmak
daqûrtandin	yutturma
dar	ağaç
dar	amir gibi)
dar	emreden
dar	fermandar (buyuran gibî)
dar	hükmeden anlamına gelir
dar	hükmeden anlamına gelir. \"fermandar\" (buyuran
dar	idam sehpası
dar	kalın değnek
dar	komutan
dar	meyve isimlerine göre ağaçları isimlendirir
dar	odun
dar	sonektir. veren
dar	sopa
dar	sözcüğe \"lı\"
dara	maliye
dara gaxendê	Noel ağacı
dara mêwîyan	meyve ağacı
daraş	kartal
darayî	mali
daraz	hüküm
daraz	yargı
daraz ajotin	hüküm sürmek
daraz danîn	hüküm kurmak
darazdar	karar mercii
darazdar	yargıç
darazkirî	hükümlü
darazkirî	mahkûm
darazname	ilam
darazxwarî	hükümlü
darazxwarî	mahkûm
darben	bıtım ağacı
darbend	darboğaz
darbend	inşaat iskelesi
darbenîşt	sakız ağacı
darberû	mazı ağacı
darbest	sedye
darbest	tabut
darbir	kunduz
darcixare	ağızlık
darçîn	tarçın
dardakirin	asmak
dardarok	pandül
dardarok	sarkaç
dardekirin	asmak
dardekirin	idam etmek
darê dinyayê	yeryüzü
darêj	döküm
darêjk	form
darêjnivîs	kompozisyon
darêjtin	türetmek
darêjtin	yaratmak
darêjxane	dökümhane
darijandin	mobilize etmek
daring	hammadde
daring	madde
daringî	maddi
daringperestî	maddecilik
daringperestî	materyalizm
daristan	orman
daristan	ormanlık
darizandin	hükmetmek
darizandin	hüküm vermek
darizandin	yargılama
darizandin	yargılamak
darizîn	hakkında hüküm verilmek
darizîn	yargılanmak
darîn	ahşap
darkutik	ağaçkakan
darmazî	mazı ağacı
daroxa	vergi memuru
darqesp	palmiye
darsêv	elma ağacı
darteraş	marangoz
dartewên	ağaç dallarına yetişmek için kullanılan uzun kanca
das	orak
dasî	arpa
dasî	buğday başağındaki uzantılar
dasî	kılçık
daskêş	orakçı
daşir	hela
daşir	tuvalet
davek	kayış
davetname	çağrı
davetname	davet
davetname	davetname
daw	etek
dawer	sembol
dawerivandin	durulmak
dawerivîn	durulanmak
dawerivok	imbik
dawerîvandin	durulamak
dawerîvandî	duru
dawestîn	ayakta durmak
daweşandin	silkelemek
daweşandin	silkmek
daweşîn	silkinmek
dawet	davet
dawet	düğün
dawetî	çağrı
dawetî	davet
dawetî	davetname
dawî	akıbet
dawî	final
dawî	nihayet
dawî	son
dawî	sonuç
dawî dan	son vermek
dawî hatin	sonu gelmek
dawî hatin	sonuçlanmak
dawîlêanîn	sonuçlandırmak
dawîlêhatin	bitmek
dawîlêhatin	sonuçlanmak
dawîn	nihai
dawîn	sonuncu
dawîyandin	sonuçla(ndır)mak
dawk	bahis için konan para
dawpiçûk	mini etek
dawudî	kasımpatı
dax	dağ
dax	keder
dax dan	dağlamak
daxbar	kederli
daxbar	üzgün
daxistin	indirgemek
daxistin	indirim
daxistin	indirmek
daxistin	iskonto
daxistin	tenzilât
daxkirin	dağlamak
daxuyanameya bêşê	vergi beyannamesi
daxuyandin	açıklamak
daxuyandin	belirtmek
daxuyanî	açıklama
daxuyanî	belirti
daxwarin	çekinmek
daxwarin	içine atmak
daxwarin	itaat etmek
daxwaz	arzu
daxwaz	dilek
daxwaz	istek
daxwaz	talep
daxwaz kirin	dilemek
daxwazî	istem
daxwazname	dilekçe
dayende	veren
dayende	verici
dayik	ana
dayik	anne
dayik	valide
dayin	ödemek
dayin	vermek
dayî	ak asma
dayî	ören gülü
dayîn	sütanne
dayîn	tevdi
dayîn	tevdî etmek
dayîn	vergi
dayîn	vermek
dayîna Xwadê	Allah vergisi
dayîtî	annelik
daykanî	anaerkil
daz	pense
deban	kılıcın demir bölümü
debar	geçim
debar	geçim. \"Debara xwe kirin.\" geçinmek
debar	maişet
debara malê	aile geçimi
debarî	nafaka
debax	sepi
debax	tabak
debax kirin	sepilemek
debaxî	sepicilik
debaxker	sepici
debdebe	debdebe
debdebe	görkem
debeng	ahmak
debeng	aptal
debeng	çakırkeyif
debeng	gerizekalı
debeng	hafif meşrep
debirandin	geçindirmek
debîş	ağda
debîş	yapışkan şeyler
def	davul
def	erbane
def kirin	defetmek
def kirin	savmak
defandin	itelemek
defandin	itmek
defne	defne
defter	defter
deftera bîreweriyê	hatıra defteri
defterdar	defterdar
degel	cesaret. \"bi degel\" cesaretli
degel	ihtiyatlı
degel	komik
degel bûn	ihtiyatlı olmak
degelî	ihtiyat
deh	on
dehandin	hazmetmek
dehandin	sindirim
dehbe	vahşi
dehbe	yaratık
dehemîn	onuncu
dehfdan	itmek
dehifandin	itelemek
dehifandin	itmek
dehî	adak
dehî	kurban
dehkî	ondalık kesir
dehlîz	dehliz
dejnik	tere otu
dek	entrika
dek	hile
dek û dolap	entrika
dek û dolap	hile
dekan	dekan
dekbaz	entrikacı
dekbaz	hileci
dekbaz	hilekâr
dekbaz	komplocu
dekor	dekor
delal	aziz
delal	sevgili
delav	su kenarı
delav	yalak
delew	kova burcu
delew	Ocak-19 Şubat
delewêre	dalavere
delfîn	yunus balığı
Delhî	Delhi (paytextê Hindê)
delîl	kanıt
delîve	fırsat
delîve	imkan
delûv	kova
dem	an
dem	çağ
dem	dem
dem	dönem
dem	esna
dem	kıvamına gelmek
dem	lahza
dem	müddet
dem	mühlet
dem	süre
dem	vakit
dem	zaman
dem borîn	zaman aşımı
dem girtin	demlenmek
dem kirin	demlemek
dema dahatû	gelecek zaman
dema pêşîn	ilk çağ
demagojî	demagoji
deman	icar
deman	kira
deman	zaman
deman kirin	kiralamak
demançe	tabanca
demandar	kiracı
demandêr	kiralayan
demankar	kiraya veren
demankirin	kiralamak
demarabor	geçmiş zaman
dembûhêrk	sohbet
demdemî	geçici
demdemî	kararsız
demdemî	muvakkat
demdemî	tutarsız
demdiyar	mühlet
demdiyar	vade
demek	bir süre
demet	demet
deminan	bir zaman(lar)
demingirtin	koşullanma
demî	geçici
demîn	geçici
demîn	süreli
demîn	vadeli
demjimêr	saat
demjmêr	saat
demjmêr çend e	saat kaç?
demjmêr pênc e	saat beş
demjmêra zendê	kol saati
demjmêrsaz	saat tamircisi
demkar	mesai saati
demokrasî	demokrasi
demsal	mevsim
demsal	sezon
demsal	sömestr
demsalî	mevsimlik
den	küp
dendik	çekirdek
deng	denk
deng	eşdeğer
deng	eşit
deng	muadil
deng	oy
deng	rey
deng	seda
deng	ses
deng dan	oy vermek
deng dan	ses vermek
deng derxistin	ses çıkarmak
deng kirin	seslenmek
deng lê kirin	seslenmek
deng vedan	akis
deng vedan	aksetmek
deng vedan	yankı
dengaz	konuşkan olmayan
dengbej	şarkıcı
dengbêj	masal anlatan halk ozanı
dengbêj	ses sanatçısı
dengbêj	şarkıcı
dengbêj	türkü söyleyen
dengbir	susturucu
dengdan	nam salmak
dengdan	oylama
dengdan	oylamak
dengdan	seslenmek
dengdar	dilbilgisinde sessiz harf
dengdar	sesli
dengdar	ünlü
dengdêr	dilbilgisinde sesli harf
dengdêr	sesli
dengdêr	ünlü
dengdêra dirêj	uzun sesli
dengdêra kurt	kısa sesli
dengegaz	ketum
dengik	kursak
dengkirin	konuşmak
dengkirin	seslenmek
denglêkirin	seslenmek
dengûbahs	ajans
dengûbahs	haber
dengûbas	ajans
dengûbas	haber
dengûbas	havadis
dengvedan	yankı
dengvedan	yankılanmak
dengweş	ahize
dengweş	mikrofon
Denîmark	Danimarka
Denîmarkî	Danimarkalı
denk	balya
dep	kereste
dep	tahta
dep	yassı tahta
depîn	ahşap
depîn	doğrama
depreş	kara tahta
depreş	karatahta
deq	benek
deq	büyük aşık kemiği
deq	dövme
deq	metin
deq	puan
deq	teks
deq	vücuda yapılan dövme
deqaq	ütü
deqel	sert toprak
deqkirin	dövme yapmak
deqlûs	takla atma
der	dış
der	dışarı
der	hariç
der	yer
der bar	hakkında
der bar	ilgili
der kirin	çıkartmak
der kirin	kovmak
derabe	kepenk
deramet	gelir
deramet	sebze
deramet	yeşillik
derandin	çıkarmak
derandin	ihracat
derandin	ihraç
derandin	ihraç etmek
deranîn	çıkarmak
deranîn	ihracat
deranîn	ihraç
deranîn	ihraç etmek
derasayî	olağanüstü
derav	çamaşır yıkama
derav	mecra
derav	su tevzi yeri
derawa	konum
derb	darb
derb	darbe
derb	vuruş
derb lêdan	darbe vurmak
derbar	hakkında
derbasbûn	aşmak
derbasbûn	geçmek
derbasdar	geçerli
derbasgeh	geçit
derbaskirin	aşırmak
derbaskirin	geçirtmek
derbaz be	geçmiş olsun!
derbaz bûn	aşma
derbaz bûn	geçme
derbaz bûn	intikal etme
derbaz kirin	aşırtmak
derbaz kirin	geçirmek
derbazbûnî	geçiş
derbazbûyî	geçen
derbazî	geçiş
derbe	darbe
derbejêr	iniş
derbejor	çıkış
derben	elbise askısı
derben	vestiyer
derbend	darboğaz
derbend	derbent
derbend	iki dağ arasındaki dar geçit
derbest	kapalı
derbest	mahfuz
derbider	derbeder
derbider	hırpani
derbirin	ifade etmek
derbûn	sivilcelerin patlayarak cerahatin çıkması
derbûn	yara
derbxane	darphane
dercaw	elbezi
derçik	eşik
derçûn	çıkmak
derçûn	görünmek
derd	acı
derd	dert
derd	gaile
derd	hüzün
derd	illet
derd girtin	dertlenmek
derdanik	yoğurt yada peynir süzülmesinde kullanılan bez
derdekopan	tatanos
derdekopan	tetanos
derdest	el altında ele geçirilmiş
derdest kirin	ele geçirmek
derdest kirin	tutmak
derdest kirin	yakalamak
derdestî	görülmekte olma
derdestî	hemen yakalama
derdestî	incelenmekte olan
derdestî	tutuklama
derdestî	yapılmakta olma
derdestkirin	tutuklamak
derdestname	yakalama müzekkeresi
derdmend	acılı
derdmend	dertli
derdmend	hüzünlü
derdnak	dertli
derdor	çevre
derdor	etraf
derek	belirsiz
derence	basamak
derence	merdiven
dereng	geç
dereng xistin	geciktirmek
dereng xistin	sürüncemede bırakmak
dereng xistin	tehir etmek
derengman	gecikmek
derengman	geç kalmak
derengmayîn	geç kalmak
derew	martaval
derew	palavra
derew	yalan
derew gotin	yalan söylemek
derew kirin	yalan söylemek
derewandin	tekzip etmek
derewandin	yalanlamak
derewîn	yalancı
derewkar	yalancı
derewkarî	yalancılık
derewkirin	yalan söylemek
derf	tulum
derfet	imkan
derfet	imkân
derfet	olanak
dergeh	büyük kapı
dergeh	giriş kapısı
dergeh	tekke
dergevan	kapıcı
dergistî	nişanlı
dergistî	sözlü
dergîl	ağaçtan örülen kapı
dergûş	beşik
derhêner	yönetmen
derhoze	mucize
derhûd	kefil
derhûde	kefalet
derhûdî	kefillik
derhûdname	kefaletname
deridîn	dertleşmek
derince	basamak
derince	mertebe
derindêz	merasim
derizandin	çatlatmak
derizandin	yarmak
derizîn	çatlamak
derizîn	yarılmak
derî	kapı
derî xêvê	bilinç dışı
derîçe	kapakçık
derîçeyên dil	kalp kapakçıkları
derîn	çıkış kapısı
derîyê hawarê	imdat kapısı
derîyê sereke	anakapı
derîzan	kapı önü
derk	çatlak
derkandin	çatlatmak
derkenar	anekdot
derkenar	ilişikteki not
derkerina bêhndanê	teneffüse çıkmak
derketin	çıkış
derketin	çıkmak
derketin	zuhur etmek
derketin holê	ortaya çıkmak
derketin sertext	tahta çıkmak
derketina holê	ortaya çıkmak
derketina nêçîrê	ava çıkmak
derketina nêçîrê	avlamak
derkirin	çıkarmak
derkirin	kovmak
dermale	besi hayvanı
derman	derman
derman	ilaç
derman	ilâç
derman kirin	ilaçlamak
derman kirin	pansuman yapmak
derman kirin	tedavi etmek
derman xwarin	ilaç içmek
dermanafiroş	eczacı
dermanfiroş	eczacı
dermankarî	pansuman
dermanxane	eczahane
dermatolojî	cildiye
dernixûn	kapkacak ve paketlenmiş şeylerin ters çevrilmesi
derpê	don
derpê	külot
derpê	tuman
derpêgore	külotlu çorap
derpêş	aklından geçirme
derpêş	göz önünde tutma
derpêş	öngörme
derpêş kirin	aklından geçirmek
derpêş kirin	göz önünde tutmak
derpêş kirin	öngörmek
derpêşî	öngörü
derpêşkirin	öngörme
dersal	eski yıllar
dersal	eski zaman
dersik	ibret
dersok	yazma
derşo	bulaşık bezi
derûder	çevre
derûder	etraf
derûdor	çevre
derûdor	etraf
derûn	öz
derûn	psikoloji
derûnî	iç aleme mensup olan
derûnî	psikolojik
derûnî	ruhi
derve	dış
derve	dışarı
derve	dışarıda
derve	dışarda
derve	hariç
dervekirin	çalmak
dervekirin	soymak
derveşandin	dışarı göndermek
derveşandinî	ihracat
derveyî	dışarıdaki
derveyî	dışla ilgili
derveyî	dışsal
derveyî	harici
derveyî vênê	irade dışı
derveyîn	dışarlık
derwêş	derviş
derwêşxane	tekke
derxistin	çıkarmak
derxistin holê	meydana çıkarmak
derxistinî	ihracat
derxûn	tencere kapağı
derya	deniz
deryaberfireh	engin deniz
deryavan	bahriyeli
deryavan	denizci
deryavanî	denizcilik
deryaya Qezwînê	Hazar Denizi
deryaya Reş	Karadeniz
deryaya Sipî	Akdeniz
deryevan	denizci
derz	çatlak
derz	yarık
derzî	iğne
derzî lêdan	iğnelemek
derzîdank	iğnelik
derzîdeq	toplu iğne
derzîlêxistin	iğne yapmak
derzîreq	toplu iğne
derzîvan	terzi
derzîxane	terzihane
dest	el
dest avêtin	el atmak
dest avêtin	sarkıntılık yapmak
dest avêtin	sataşmak
dest avêtin	taciz
dest bi karberdanê kirin	greve başlamak
dest çirpandin	el çırpmak
dest dirêjî	tecavüz hırsızlık
dest girtin	el sıkmak
dest hilanîn	cesaret etmek
dest hilanîn	el kaldırmak
dest jê kişandin	feragat etmek
dest jê kişandin	vazgeçmek
dest kêşan	el çekmek
dest kêşan	feragat
dest kiş	el çekmek
dest lêdan	dokunmak
dest lêdan	ellemek
dest pê kirin	başlamak
dest pê kirin	girişmek
dest vekirî	eli açık
dest xistin	edinmek
destan.	destan
destar	el değirmeni
destavêtin	el atma
destavêtin	sarkıntılık yapmak
destavêtin	sataşmak
destavxane	abdesthane
destavxane	tuvalet
destbelav	müsrif
destbelav	savruk
destbelav	savurgan
destbelavî	israf
destbelavî	savurganlık
destbelavî kirin	israf etmek
destbend	kelepçe
destbend	kelepçe (el için)
destbeste	elpençe
destbira	kan kardeşi
destbira	sağdıç
destbirak	kan kardeş
destbirak	sırdaş
destbirak	sağdıç
destbûrî	sözüne önem verilmeyen
destdan	dokunmak
destdan	temas
destdan ser	el koymak
destdan ser	müsadere etmek
destdirêjî	cinsel taciz
destdirêjî	müdahale
destdirêjî	tecavüz
destdirêjî kirin	müdahalede bulunmak
deste	askeriyede takım
deste	buket
deste	deste
deste	kurul
deste	takım (ask.)
destegeh	imalathane
destegir	yardımsever
destek	arkadaş grubu
destek	dayanak
destek	takviye
destek	yardım
destekarî	müdahale
destekdan	desteklemek
desteng	dar gelirli
destexwişk	ahiret kardeşi
destexwişk	sirdaş
destê hev girtin	tokalaşmak
destêkar	müdaheleci
destgeh	atölye
destgeh	tezgah
destgehdar	tezgahtar
destgirtî	nişanlı
destgirtî	sözlü
destgîn	dizgin
desthelatî	otorite
desthelatî	yetki
desthilatdar	egemen
desthilatdar	iktidar olan
desthilatdar	otoriter
desthilatdar	yetkili
desthilatdarî	otoriterizm
desthilatî	iktidar
desthilatî	yetki
destik	kabza
destik	kol
destik	kulp
destik	sap
destik	tutamak
destjêberdan	bırakmak
destjêberdan	vazgeçmek
destkar	elişi
destkarî	el sanatları
destkeftî	kazanım
destkişandin	feragat
destlêwerdan	müdahale
destmal	el havlusu
destmal	havlu
destmal	mendil
destmaye	elde kalan
destmêjşikandin	abdest bozmak
destnimêj	abdest
destnimêj girtin	abdest almak
destnimêj şikandîn	abdest bozmak
destnimêjgirtin	abdest almak
destnivîs	el yazısı
destnivîs	el yazması
destnivîs	elyazısı
destnîgar	ressam
destnîgarî	ressamlık
destnîşankirin	belirlemek
destnîşankirin	saptamak
destnîşankirin	tespit etmek
destpeling	el yordamı
destpelixî	sakar
destpêk	başlangıç
destpêk	bidayet
destpêk	giriş
destpêkirin	başlamak
destpêkirin	girişmek
destpênebûyî	bakir
destrêjk	kıskaç
destrêşk	kıskaç
destşok	lavabo
destû	izin
destû	müsaade
destûr	cevaz
destûr	izin
destûr	kanun
destûr	köter
destûr	muvaffakat
destûr	rıza
destûr	Zerdüşti dininde ruhani başakn
destûr dan	izin vermek
destûr dan	muvaffakat etmek
destûr dan	rıza göstermek
destûrdan	izin vermek
destûrdan	müsaade etmek
destûrname	diploma
destûrname	icazetname
destûrname	izin belgesi
destûrname	onay
destûrname	ruhsatname
destûryar	mezun
destûryar bûn	mezun olmak
destûryarî	mezuniyet
destvala	eli boş
destxet	el yazısı
destxweşîlêkirin	başarı dilemek
destxwişk	kadının en yakın kadın arkadaşı
destxwişk	kankardeş
destxwişk	sırdaş
destxwîn	eli kanlı
destyar	cana yakın
destyar	sempatik
destyar	yardımcı
deşt	düzlük
deşt	ova
dev	ağız
dev avêtin	laf atmak
dev jê berdan	boşvermek
dev jê berdan	vazgeçmek
devaluasyon	devalüasyon
devang	tıkaç
devavêtin	laf atmak
devavêtin	sataşmak
devbelaş	boş konuşan kimse
devberedayî	abuk sabuk konuşan
devbigotin	sözüne sadık
devbiken	güleç
devbiken	güler yüzlü
devcaris	ağzı bozuk
devdevî	abuk sabuk konuşan
devdevkî	ağız üstü
devdevkî	yüz üstü
dever	bölge
dever	havali
dever	yöre
deverî	mahalli
deverî	yerel
deverû	yüzgöz
devênî	münakaşa
devik	kapak
devistan	çalılık
devî	çalılık
devîstan	çalılık
devjenî	ağız dalaşı
devjenî	ağız tartışması
devjêbernedan	vazgeçilmez
devken	güleç
devken	güler yüzlü
devkî	sözlü
devkî	şifahi
devliken	güleryüzlü
devliken	neşeli
devling	paça
devling	paçalı don
devling	pantolon paçası
devmirî	konuşmaktan aciz
devmirî	sessiz
devnerm	tatlı dilli
devok	ağız
devok	şive
devtî	nişasta
dew	ayran
dewa	deva
dewar	sığır
dewara reş	büyük baş hayvanlar
dewdew	papağan
dewik	kızmış yağın tortusu
dewisandin	basmak
dewisandin	bastırmak
dewisandin	sıkıştırmak
dewisîn	basılmak
dewisîn	sıkılmak
dewisîn	sıkışmak
dewixandin	bayıltmak
dewkil	ayran yayığı
dewl	kuyu kovası
dewlemend	varlıklı
dewlemend	zengin
dewlemend bûn	zenginleşmek
dewlemendî	varlık
dewlemendî	zenginlik
dewlet	devlet
dewleta dadmend	hukuk devleti
Dewleta Federe ya Kurdistanê	Kürdistan Federe Devleti
Dewletên Yekbûyî yên Amerîka	Amerika Birleşik Devletleri
dewletparêzî	devletçilik
dewr	devir
dewr	dönem
dewr kirin	devretmek
dewran	dönem
dewran	şans talih
dewraze	büyük at
dewre	hatalı
dewre	yanlış
dews	iz
dews	yer
dewsde	vekil
dewx	baş dönmesi
dexel	sahte
dexelî	sahtekârlık
dexes	kıskanç
dexesezar	hırçın
dexesezar	huysuz
dexesî	kıskançlık
dexisîn	kıskandırmak
dexisîn	kıskanmak
dexl	hububat
dexl	tahıl
deydik	salıncak
deyn	borç
deyn	ödünç
deyn	verecek
deyn	veresiye
deyndan	borç vermek
deyndar	borçlu
deyndêr	alacaklı
deynstandin	borç almak
deyz	kış için saklanan hayvan yiyeceği
dezgeh	kuruluş
dezgeh	kurum
dezgeh	teşkilat
dezgeh	tezgah
dezgehên dewletê	devlet kuruluşları
dezî	ince iplik
dezî	iplik
dê	acak eki katan gelecek zaman eki
dê	ana
dê	anne
dê	ecek
dê	valide
dê bav	ebeveyn
dêh	köy
dêhane	ökse otu
dêhat	köy
dêhl	kancık
dêhn	dikkat
dêhn	dikkat. \"dêhna xwe dan\" dikkat etmek
dêhn	yoğunlaşmak
dêhn dan	dikkat etmek
dêhn kişandin	dikkat çekmek
dêl	bedel
dêl	bir şeyin yerine verilen
dêl	kancık
dêl	yeri
dêl	yerinde
dêla	yerine
dêlegur	dişi kurt
dêlemar	kertenkele
dêlik	dişi köpek
dêlik	kalleş
dêlik	kancık
dêlik	mecazi anlamda kahpê
dêlî	üzüm asması
dêlmar	kertenkele
dêlû	davulcu
Dêlûk	Antep
dêm	susuz arazi
dêm	susuz veya çorak arazi
dêm	yanak
dêman	yerleşik
dêman	yerli
dêman	ziraatçı
dêmar	bir kertenkele türü
dêmarî	üvey anne
dêmî	kadife
dêr	kilise
dêr	manastır
dêran	ayrışım
dêre	fistan
dêris	talan edilmiş
dêris	viran olmuş
dêriskirin	viran etmek
dêrîn	ananevi
dêrîn	antika
dêrîn	asil
dêrîn	eski
dêrîn	geleneksel
dêrîn	kadim
dêrîn	soylu
Dêrsim	Erzincan ve Elazığ’ı kapsayan bölge
Dêrsim	Tunceli
Dêrsim	ve kısmen Sivas
dêse	yabani koyun
dêş	dini müzik
dêş	ilahi
dêw	dev
dêwendam	dev boylu
di	-da
di	-dan
di	-te
di	den
di	diçim..
di	fiillerin şimdiki zaman halini sağlar. Mesela: dikim
di	roja de)\" üç günde
di	türkçede \"de\"
di	üç gün arasında
di cî de	derhal
di cî de	makul
di cî de	yerinde
di dema xwe de	vaktinde
di demekî de	bir zamanlar
di demekî de	vaktiyle
di dîdariye de	görünürde
di fêrgehê de man	sınıfta kalmak
di gavê de	anında
di hafa wî de	onun huzurunda
di haşîtiyê de bûn	barış içinde olmak
di heman rojê de	aynı gün
di hundurde	içerde
di kêse re çûn	kestirmeden gitmek
di nave de	içinde
di rewac ê de	geçerli
di rewac ê de	yürürlükte
di rê de	yolunda
di saya wî de	onun sayesinde
di şiyan ê de bûn	iktidarda olmak
di vê babetê de	bu hususta
di vî warîde	bu alanda
di vî warîde	bu konuda
di wê demê de	de o esnada
di wê radêyê de	o esnada
di xwe de bihartin	kendisine yedirmek
di...de	içinde
di..de	-ta
dibe	olur
dibe binî	altta
dibe binî	dipte
dibe ku	belki
dibe nabe	olur olmaz
dibetî	olasılık
dibistan	ilkokul
dibistan	okul
dibistana amadehiyê	lise
dibistana mader	anaokulu
dibistana navîn	ortaokul
dibistana seratayî	ilkokul
dibit	belki
difin	burun
difn	burun
digel	beraber
digel	birlikte
digel	ile
digelhev	beraber
digelhev	birlikte
digelî	birliktelik
digerm	sıcak kanlı
digerm	sempatik
dihindan	önem vermek
Dihok	Duhok
dij	aksi
dij	aleyh
dij	anti
dij	karşı
dij	zıt
dijber	karşıt
dijber	muhalif
dijber	rakip muarız
dijberî	karşıtlık
dijberî	muhalefet
dijberî	tezat
dijî	aksilik
dijî	karşın
dijî	karşıtlık
dijî	terslik
dijîtî	çelişki
dijîtî	karşıtlık
dijmin	düşman
dijmin	hasım
dijminahî	düşmanlık
dijminî	düşmanlık
dijraber	çatışık
dijraber	direnişçi
dijraber	karşıt
dijraberî	direniş
dijraberî	direnişçilik
dijraberî	karşıtlık
dijrabûn	ayaklanma
dijrabûn	isyan
dijûn	küfür
dijûn	sövgü
dijwar	çetin
dijwar	güç
dijwar	sert
dijwar	zahmetli
dijwar	zor
dijwar bûn	güçleşmek
dijwar bûn	sertleşmek
dijwarî	güçlük
dijwarî	şiddet
dijwarî	zorluk
dijwarî kişandin	güçlük çekmek
dik	sahne
dik	seki
dikirandin	laf etmek
dikirandin	söz açmak
dil	gönül
dil	kalp
dil	öz
dil	yürek
dilasan	müsterih
dilawêr	cesur
dilawêr	cesur yürekli
dilawêr	yürekli
dilbawer	imanlı
dilbawer	mümin
dilbaz	albenili
dilbaz	cilveli
dilbikul	dertli
dilbikul	kederli
dilçepel	kötü kalpli
dildan	eğilim göstermek
dildan	gönül vermek
dildar	aşık
dildar	gönül vermiş
dildar	sevdalı
dilevîn	sevdalı
dilêş	acıklı
dilfireh	geniş yürekli
dilfireh	rahat
dilfireh	sabırlı
dilgerm	içten
dilgerm	samimi
dilgeş	coşkulu
dilgeş	mutlu
dilgeş	neşeli
dilgeş	şen
dilgiran	müşkülpesent
dilgiran	zor beğenen
dilgiranî	burukluk
dilgirtin	öze dokunmak
dilhebîn	eğilimli
dilhebûn	niyeti olmak
dilhênikbûn	ferahlamak
dilhişk	katı yürekli
dilhişk	taş kalpli
dilik	naz
dilîn	duygu
dilîn	his
dilîn	karasevda
dilketî	aşık
dilkêş	cazibeli
dilkêş	cazip
dilkirin	istemek
dilkirin	niyetlenmek
dilkoçer	hafif meşrep
dilkul	gönlü yaralı
dilmayin	alınmak
dilmayin	kırılmak
dilme	rafadan yumurta
dilmê	rafadan yumurta
dilnerm	yufka yürekli
dilnexwaz	canı istemeyen
dilnexwaz	niyeti olmayan
dilniwazî	çekici
dilnizm	alçak gönüllü
dilnizm	mütevazi
dilodîn	delidolu
dilodîn	kararsız
dilop	damla
dilopkirin	damlamak
dilovan	alçakgönüllü
dilovan	müşfik
dilovan	rahim
dilovan	sevecen
dilovan	şefkatli
dilovanî	şefkat
dilpak	faziletli
dilpak	hüsnüniyetli
dilpak	temiz kalpli
dilpakî	erdem
dilpakî	hüsnüniyet
dilpîs	kötü kalpli
dilq	kılık kıyafet
dilrast	muhlis
dilrast	sadık
dilrawestin	kalp krizi
dilreş	karamsar
dilreş	kötümser
dilreş	vehimli
dilronî	temiz kalpli
dilsar	isteksiz
dilsaz	gönül yapıcı
dilsivik	alçak gönüllü
dilsoz	güvenilir
dilsoz	sadık
dilsoz	sözüne bağlı
dilsoz	vefalı
dilşa	neşeli
dilşa	sevinçli
dilşikestin	kırılmak
dilşikestî	buruk
dilşikestî	kırgın
dilşikestî	kalbi kırık
dilşkên	kırıcı
dilteng	sıkkın
dilteng	sabırsız
dilteng	tahammülsüz
dilteng bûn	canı sıkılmak
diltengî	can sıkıntısı
diltenik	duygusal
diltenik	yufka yürekli
diltepîn	çarpıntı
diltepîn	kalp çarpıntısı
diltepîn	tedirgin
diltezîn	acı
diltezîn	elim
diltirs	tedirgin
diltirsî	çekingenlik
diltirsî	korkaklık
dilxav	ihmalkar
dilxereng	gönül aşkı
dilxereng	gönül ateşi
dilxwaz	arzulu
dilxwaz	istekli
dilxwaz	meraklı
dilxwazî	iyi niyetli
dilxweş	memnun
dilxweş kirin	gönül almak
dilxweşî	memnuniyet
dilxwexbûn	memnun olmak
dimatî	yerleşik
dimatî	yerli
dims	pekmez
din	diğer
din	gayrı
din	öbür
din	öteki
dinok	çok küçük parçacık
dinok	miskal
dinok	zerre
dinya	dünya
dinyadîtin	görgü
dinyadîtî	edepli
dinyadîtî	görgülü
dinyanedîtî	görgüsüz
dinyanedîtî	kaba
diqdiqandin	gıdıklamak
diqdiqîn	gıdıklanmak
diraf	akçe
diraf	nakit
diraf	para
dirafê gemarî	kara para
dirafî	parasal
diran	diş
diranbeş	dişlek
dirandin	parçalamak
dirandin	yırtmak
diranfîl	fildişi
diranî	dişçilik
diranqîç	dişlek
diransaz	dişçi
dirav	para
diravname	bütçe
dirb	geçit
dirb	yol
dirc	deniz kabuğu
direfş	fılama
direfş	sancak
direfş	sembol
direfş	simge
dirêj	uzun
dirêj bûn	temdit
dirêj bûn	uzamak
dirêjahî	uzunluk
dirêjbûn	uzamak
dirêjbûn	uzanmak
dirêjiya salê	yıl boyunca
dirêjîpêdan	devam etmek
dirêjkirin	uzatmak
dirêjkî	uzunlamasına
dirêşk	biz
dirh	damga
dirh	nişan
dirinc	gulyabani
dirinde	vahşi
dirinde	yırtıcı
dirinde	yırtıcı hayvan
dirix	esirgeme
dirix kirin	esirgemek
dirî	diken
dirî	dikenli çalı
dirî	yırtık
dirîn	yırtılmak
dirîreşk	böğürtlen
dirkandin	çıtlatmak
dirm	bulaşıcı
diruşm kirin	etiketlemek
diruşme	etiket
diruşme	slogan
dirûn	dikiş
dirûn	ekin biçme
dirûşme	slogan
dirûşme qîrandin	slogan atmak
dirûtin	dikmek
dirûtin	elbise vb. dikmek
dirûv	benzer
dirûv	çehre
dirûv	eşgal
dirûv	eşkal
dirûv	görünüm
dirûv	hal
dirûv	vaziyet
dirûvandin	benzetmek
dirûvîn	benzemek
dirûvpêketin	benzemek
dirûvtî	benzerlik
dirxandin kirin	esirgemek
dist	kazan
distûr	düstur
distûr	düzgü
distûr	ilke
distûr	kaide
distûr	kural
distûr	norm
distûr	prensip
diş	baldız
divê	elzem
divê	gerek
divê	icap
divê	lazım
divê	mecbur
divê	zorunlu
divêt	elzem
divêt	mecbur
divêt	zorunlu
divêtbar	mecbur
divêtbar	yükümlü
divêtin	elzem olmak
divêtin	gerekmek
divêtin	ihtiyaç
divêtin	mecburiyet
divêtin	zaruret
divêtin	zorunluluk
divêtî	ihtiyaç
divêtî	mecburiyet
divêtî	zorunluluk
diviya be	icab ederdi ki
diwaroj	gelecek
dixapîne	kandirmak
dixebite	çalışıyor
dixemilîne	süsletmek
dixeniqîne	boğdurulmak
dixitimîne	tıkandırmak
dixurîne	kaşıtmak
dixwe	yemek yiyiyor
dixweredîtin	erinmemek
dixweredîtin	üşünmemek
dixweze	istiyor
dixwîne	okuyor
diyafram	diyafram
diyalog	diyalog
diyar	açık
diyar	bariz
diyar	belirgin
diyar	belirli
diyar	belli
diyar	görünür
diyar	memleket
diyar	ülke
diyar bûn	belirme
diyar bûn	görünme
diyar kirin	açıklamak
diyar kirin	belirlemek
diyar kirin	belirtmek
Diyarbekir	Diyarbakır
diyardar	belirleyici
diyarde	fenomen
diyarde	olgu
diyarî	armağan
diyarî	hediye
diyarî dan	armağan vermek
diyarî kirin	armağan etmek
diyarî kirin	ithaf etmek
diyarîkirin	hediye vermek
diyarîkirin	ithaf etmek
diyarker	belirleyici
diyarkirin	belirlemek
diyarkirin	belirtmek
diyax	dayanma
diyax	tahammül
diyax kirin	dayanmak
diyax kirin	tahammül etmek
diyet	elzem
diyet	gerek
diyet	icap
diyet	lazım
diyet	mecbur
diyet	zorunlu
diz	hırsız
dizek	hırsızlığı seven
dizek	klaptoman
dizî	hırsızlık
dizîka	gizlice
dizîn	aşırmak
dizîn	çalmak
dizîn	yürütmek
dizûtirîn katê de	en kısa zamanda
dîdar	görünür
dîdar	görüşme
dîdar bûn	görünmek
dîdarî	görünürlük
dîdevan	gözcü
dîdevan	rasat
dîdevanxane	gözlemevi
dîdevanxane	rasathane
Dîjle	Dicle
dîk	horoz
dîklok	arpacık (silah için)
dîl	esir
dîl	köle
dîl	tutsak
dîlan	dans
dîlan	düğün
dîlan	eğlence
dîlan girtin	dans etmek
dîlangirtin	halay çekmek
dîlgirtin	esir almak
dîlî	kölelik
dîlmaç	çevirmen
dîlok	halayda söylenen türkü
dîmaneyî	göreceli
dîmen	boyut
dîmen	görüntü
dîmen	görünüm
dîmen	manzara
dîmendar	görünüm
dîmeşore	makyaj malzemesi
dîn	çılgın
dîn	deli
dîn û har	azgın
dîn û har	çıldırmış
dîn û har	delirmiş
dînbûn	delirmek
dînik	hafif meşref
dînkirin	delirtmek
dîq	gizliden bakma dikizleme
dîrok	tarih
dîrokî	tarihi
dîroknas	tarihçi
dîrokvan	tarihçi
dîsa	gene
dîsa	yine
dîsgotin	nakarat
dîtbar	görsel
dîtbarî	görsel
dîtbarî	görsellik
dîtin	bulmak
dîtin	görmek
dîtin	görüş
dîtir	başkası
dîtir	öteki
dîw	bot. pazı
dîwan	divan
dîwan	sedir
dîwan	zirve
Dîwana berz	Yüce Divan
dîwana pîrmendan	senato
dîwane	divane
dîwanxane	divanhane
dîwar	duvar
dîwarlêkirin	duvar örmek
dîz	çömlek
dîz	kale
dîzik	çömlek
dîzik	güveç
dobelan	bir mantar türü
dobre	açık sözlü
doç	kuyruk
doçend	doçent
doçka	roket
dogma	dogma
dogma	inak
dogmatîzm	dogmatizm
dojeder	abse
dojeder	cerehatlı yara
Dojeh	Cehennem
dol	döl
dol	vadi
dolan	dehliz
dolan	koridor
dolav	çıkrık
dolav	dolap
doliv	idare
dolivger	idareci
dolivgerî	idarecilik
dolmend	zengin
dolmendî	zenginlik
dom	devam
dom	idame
dom	süre
dom kirin	sürmek
doman	süreç
domandin	devam ettirmek
domandin	sürdürmek
domdar	daima
domdar	devamlı
domdar	müzmin
domdar	süreğen
domdar	sürekli
domdar bûn	müzminleşmek
domîn	devam etmek
domîn	sürmek
domk	sürek
don	iç yağ
don	içyağı
don	sürünecek yağ
doq	çomak
doq	hödük
doqik	cop
doqik	topuz
dor	çevre
dor	dolay
dor	sıra
dor hatin	sırası gelmek
dor lê girtin	çevrelemek
dor lê girtin	sarmak
dor lê hatin girtin	çevrelenmek
dor lê hatin girtin	sarılmak
doraxa	tahsildar
dorbajar	banliyö
dorgirtî	kuşatılmış
dorgirtî	mahsur
dorgirtî	sarılmış
dorhatin	sırası gelmek
dorhêl	dolay
dorhêl	ortam
dorinc	duman kalıntısı
dorinc	kurum
dorlêgirtin	çevrelemek
dorlêgirtin	güç duruma düşürmek
dormador	etraflı
dormador	kapsamlı
dormandor	etraflı
dormandor	kapsamlı
dorparêzî	çevrecilik
dorpêçayî	abluka altında mahsur
dorpêçî	abluka
dorpêçî	muhasara
dorpêçî kirin	ablukaya almak
dorpêçî kirin	muhasaraya almak. muhasara etmek
dorpêçkirin	ablukaya almak
dorpêçkirin	kuşatmak
dorpî	törpü
dorpî kirin	törpülemek
dost	dost
dost	yar
dostane	dostça
dostanî	dostluk
dostik	metres
doş bûn	dolanım
doş bûn	dönmek
doşanî	sağmal
doşanî	sağmal hayvan
doşav	pekmez
doşavî	şerbet
doşavî	şurup
doşek	döşek
doşik	seki
dot	kız
dotin	sağmak
dotir	ertesi
dotira rojê	ertesi gün
dotira salê	ertesi yıl
dotmam	amca kızı
dox	sap
doxîn	uçkur
doxînsist	çapkın
doxînsist	zampara
doz	dava
doz	iddia
doz	mefkure
doz	mücadele
doz	tez
doz	ülkü
doz lê kirin	dava açmak
dozdar	davacı
dozdar	iddiacı
dozger	savcı
dozgerî	savcılık
dozîn	güdü
dozîn	içgüdü
dozîne	kuram
dozlêkirî	davalı
dozname	dava dilekçesi
dozname	iddianame
dram	dram
dranên tefşik	kesici ön dişler
drefş	flama
drefş	iş önlüğü
drefş	önlük
drefş	rumuz
drefş	sancak
drefş	sembol
drefş	simge
du	iki
du ta kirin	ikiye katlamak
dualîparêzî	ikicilik
dubare	ikili
dubare kirin	ikilemek
dubarekirin	tekrar
dubarekirin	tekrar etmek
dubendî	çelişki
dubendî	ikilik
dubendî	itilaf
dubendî	nifak
Dublîn	Dublin (İrlanda’nın başkenti)
ducan	gebe
ducan	hamile
ducan	iki canlı
ducan	iki ruhlu
ducanîbûn	hamile olmak
ducar	tekerrür
ducar	tekrar
ducar	yinelenme
ducar kirin	ikilemek
ducar kirin	tekrarlamak
duçerxe	bisiklet
dudeng	iki ünlü
dudil	ikircikli
dudil	kararsız
dudil	karasız
dudil	mütereddit
dudil	tereddütlü
dudilî	ikirciklilik
dudilî	kararsızlık
dudilî	tereddut
dudilî	tereddüt
dudo	iki
dudu	iki
dugihan	gebe
dugihan	iki canlı
dugihan	iki ruhlu
duguh	yaba
duh	dün
duhêl	deri ip
dukar	rivayet
dukar	söylenti
dulibî	ikili
dumen	dümen
dund	posa
durd	çökelti
durd	tortu
durexî	iki taraflılık
duristkirin	meydana getirmek
duristkirin	yapmak
durr	inci
durust	dürüst
durust	kusursuz
durû	iki yüzlü
durû	riyakar
durû	riyakâr
durûtî	iki yüzlülük
durûtî	ikiyüzlülük
durûtî	riya
durûtî	riyakarlık
duryan	kavşak
duryan	yol ayırımı
duşaxe	difteri
duşem	pazartesi
duşîze	bakire
duwem	ikinci
duwem	ikincil
duwem	tali
duxaskan	loğusa
duxaskanî	loğusalık
duzîne	düzine
dû	arka
dû	arkası
dû	duman
dû kirin	tütmek
dûajo	yardımcı çoban
dûbrang	avcı kuş
dûçar	maruz
dûçar	maruz kalan
dûçar bûn	maruz kalmak
dûdik	düdük
dûello	düello
dûkan	dükkan
dûkel	buhar
dûkêş	baca
dûmahî	ard
dûmahî	arka
dûmahî	devam
dûmahî	devam arkası
dûmir	dumur
dûmir	körelme
dûmirandin	dumura uğratmak
dûmirandin	köreltmek
dûmirîn	dumura uğramak
dûmirîn	körelmek
dûpatkirin	belirtmek
dûpatkirin	vurgulamak
dûpişk	akrep
dûr	uzak
dûr ketin	uzaklaşmak
dûr û dirêj	enine boyuna
dûr û dirêj	uzun uzadıya
dûrahî	uzaklık
dûrbîn	dürbün
dûrbîn	uzak görüşlü
dûrebîn	basiretli
dûrebîn	uzağı gören
dûredest	erişilmesi güç
dûredest	uzak
dûreperêz	çekince
dûrî	uzaklık
dûrîdest	ulaşılmaz
dûrkirin	tenkil
dûrxistin	uzaklaştırmak
dûş	düzey
dûş	hiza
dûş	seviye
dûşa aborî	geçim düzeyi
dûv	kuyruk
dûv re	sonra
dûv sitêrk	kuyruklu yıldız
dûvedirêj	ayrıntılı
dûvedirêj	uzun erimli
dûvelang	uydu
dûvelenk	uydu
dûveroj	ati
dûveroj	gelecek
dûveroj	istikbal
dûvmesas	bülbül
dûvre	sonra
dûxan	duman
dûyîn	sıvama
dûz	düz
e	evet
e	Kürt alfabesinin altıncı harfi
eba	aba
ebandin	sığdırmaya çalışmak
ebandin	sokuşturmak
ebeboz	ayak takımından kimse
ebeboz	bıçkın
ebenûs	abanoz
ecel	ecel
ecem	acem
ecemitî	acemilik
ecemî	acemi
ecer	acar
ecer	taze
ecêb	garip
ecêb	komik
ecêb	tuhaf
ecêb dîtin	garipsemek
ecêbî	acayiplik
ecêblosik	tanınmayacak kadar değişen kimse
ecêbman	şaşırmak
ecêbman	şok olmak
ecibandin	beğenmek
ecizbûn	bıkmak
ecîn	çiğ köfte
ecîn	çiğköfte
ecûr	acur
edeb	adab
edeb	edep
edilandin	düzeltmek
edilandin	toparlamak
edilîn	düzelmek
edilîn	uygun duruma gelmek
edîtor	editör
efare	meyve veya zirai ürün atığı
efendî	efendi
eflatûn	menekşe rengi
Efrîka	Afrika
efsane	efsane
efsane	söylence
efsanewî	efsanevi
efsûn	afsun
efsûn	büyü
efsûn	sihir
efsûn	tılsım
efsûn kirin	büyülemek
efsûnbaz	büyücü
efsûndar	büyülü
efsûnker	büyüleyici
egal	bir atkı türü
eger	neden
egîd	yiğit
egîdî	yiğitlik
egît	cesur
egît	yiğit
ehliyet	ehliyet
ehliyetname	ehliyet belgesi
Ehremên	şeytan
ehven	ehven
ejdeha	ejderha
ejnû	dirsek
ekonomiye piyaseya	serbest serbest piyasa ekonomisi
ekonomî	ekonomi
ekonomî	geçim
ekonomî	iktisat
ekonomîst	ekonomist
ekonomîst	iktisatçı
ekran	ekran
eksprês	ekspres
elaf	tahıl tüccarı
elal	her şeyin en ufağı
elb	hububat ölçeği
elb	kile
elbik	kova
elektronîk	elektronik
elende	şafak
eletewş	gereksiz ve saçma söz veya hareket
eletewş	hiçbir yararı olmayan iş veya davranış
Elewî	Alevi
elfabet	alfabe
elimandin	alışmak
elimandin	alıştırmak
elimandin	öğrenmek
elimîn	alışmak
elimîn	öğrenmek
elind	şafak
eliqandin	birbirine dolamak
elîl	hasta
elîl	sakat
elok	hindi
em	biz
eman	aman
embar	ambar
embaz	misal
embaz	örnek
embriyon	rüşeym
emûdî	dikey
enayî	enayi
enayîtî	enayilik
encam	akıbet
encam	netice
encam	sonuç
encamdan	gerçekleştirmek
encamdan	yapmak
encamname	sonuç bildirgesi
encax	ancak
encumen	encümen
encumen	komisyon
endam	organ
endam	üye
endam	üye. \"endamê şanaziyê\" onur üyesi
endamiya rûmetî	fahri üyelik
endaze	geometri
endazyar	geometri bilgini
endazyar	mühendis
endezyar	mühendis
enerjî	enerji
enflasyon	enflasyon
engajekirin	engaje etmek
engajeman	engajaman
engiz	tahrik
engizandin	tahrik etmek
enir	kızgınlık
enir	küsme
enirandin	kızdırmak
enirandin	öfkelendirmek
enirîn	kızmak
enirîn	küsmek
enirîn	öfkelenmek
enirînandin	küstürmek
enî	alın
enî	cephe
enîşk	dirsek
enstitû	enstitü
enstitûya hevotinê	eğitim enstitüsü
Entab	Antep
entellektuel	aydın
entellektuel	entellektüel
eqd	çarşı
er	geçim
er	iktisad
eraq	uzman
erbane	tef
erd	arazi
erd	arz
erd	kara
erd	toprak parçası
erd	yer
erdhej	deprem
erdhej	zerzele
erdhejîn	deprem
erdnas	jeolog
erdnasî	jeoloji
erdnîgarî	coğrafya
Ereb	Arap
Erebistana Seûdî	Suudi Arabistan
Erebî	Arapça
Erebîstan	Arabistan
Erê	evet
erêkirin	olumlamak. tasvip etmek
erêkirin	onaylamak
erênî	müspet
erênî	olumlu
erênî	olumluluk
erêyandin	olumlamak. tasvip etmek
erjeng	dehşet verici
erjeng	dehşetli
erjeng	korkunç
erjeng	vahim
erjing	erguvan
erk	erk
erk	görev
erk	işlev
erk	ödev
erk	rol
erk	vazife
erkdar	işlevsel
erkdin	görevlendirmek
Ermen	Ermeni
Ermenkî	Ermenice
errik	aboo! anlamında ünlem
errik	vay be!
erşanî	eşinme
erşêt	mirasta kadının payı
erxewan	şarap rengi
erzan	değersiz
erzan	ucuz
erzanî	ucuzluk
erzaq	erzak
erzêl	direklerin veya dalların üzerine (yatmak için) kurulan kulübe
erzên	çene
Erzingan	Erzincan
Erzirom	Erzurum
esans	esans
esehîkirin	doğrulamak
eskene	keski
esmanê dev	damak
esmer	esmer
esrar	esrar
esrarkêş	esrarkeş
esreq	tavan
estetîk	estetik
eşîr	aşiret
eşîr	oymak
eşkere	açık
eşkere	aleni
eşkere	aşikar
eşkere	bariz
eşkere bûn	açığa çıkma
eşkêl	çap
eşûre	aşure
et	abla
etar	çerçi
etar	gezgin satıcı
etê	ablaya hitap
etlahî	tatil
etn	kireç ocağı
ev	bu
ev carê	bu kez
ev çend	bu kadar
evandin	sevmek
evçend	bu kadar
evdal	gezgin
evdal	yoksul
evdoşekalo	büyük çekirge
eve	işte
evîn	aşk
evîn	sevgi
evîndar	aşık
evîndar	bağımlı
evîndar	sevdalı
evîndar	tutkun
evqas	bu kadar
evraz	rampa
evsing	taşlarla örülen keklik tuzağı
evzel	makbul
ew	o
ew	şu
ewan	bozguncu
ewanî	bozgunculuk
eware	avare
ewiqandin	geciktirmek
ewiqandin	oyalamak
ewiqandin	rötar yaptırmak
ewiqîn	gecikme yapmak
ewiqîn	oyalanmak
ewk	falan anlamında sözcük
ewk	şey
ewlayî	güvence
ewle	emniyet
ewle	emniyetli
ewle	garanti
ewle	güven
ewle	güvence
ewle	güvenilir
ewle	itimat
ewle bûn	güvenmek
ewlebûn	güvenmek
ewledar	emniyetli
ewledar	garantili
ewledar	güvenceli
ewledar	güvenilir
ewledar	güvenli
ewlehiya civakî	sosyal güvenlik
ewlehiya gişkî	kamu güvenliği
ewlehî	emniyet
ewlehî	garanti
ewlehî	güven
ewlehî	güvence
ewlehî	güvenlik
ewlehî	itimat
ewlehî dan	garanti vermek
ewlehî dan	güvence vermek
ewlehî kirin	güvenmek
ewlekarî	güvenlik
ewlemend	güvenilir
ewlemend	yediemin
ewlemendî	güvenirlik
ewlename	itimatname vermek
ewletî	güven
ewqas	o kadar
ewr	bulut
ewrahî	bulutlu
ewran	parçalı bulutlu
ewrawî	bulutlu
ewrî bûn	bulutlanmak
Ewrûpa	Avrupa
Ewrûpî	Avrupalı
ewtîn	havlamak
Ewustralya	Avustralya
Ewustralyayî	Avustralyalı
exlamûr	ıhlamur
exlewik	tava
exte	kısırlaştırılmış at
extirme	ganimet
eyan	açık
eyan	ayan
eyan	belli
eyar	deri
eyar	post
eylo	heybetli
eylo	kartal
eywan	ayvan
eywan	büyük geniş oda
ez	ben
ez bigorî	kurban olayım
ez biwî bawer nakim	ona güvenmiyorum
ez hew dixwînim	bir daha okumayacağım
ezbenî	efendim
ezbenî	efendim anlamında hitap
ezbet	boy
ezbet	kabile
ezbet	sülale
ezezî	kendini öne çıkarmak
ezimandin	ağırlamak
ezimandin	karşılamak
ezimandin	konuk etmek
ezîtî	bencillik
ezman	arş
ezman	gök
ezman	gökyüzü
ezmûn	deney
ezmûn	sınav
ezmûn	tecrübe
ezmûngeh	laboratuvar
eznavendparêzî	benmerkezcilik
ezperest	bencil
ezperest	egoist
ê	Kürt alfabesinin yedinci harfi
ê	yeter
êdî	artık
êdî	gayrı
êk	işteşlik zamiri
êkin	ekin
êl	aşiret
êl	kabile
êl	taife
êm	yem
êm kirin	yemlemek
ên	iyelik sıfatların çoğul hali mesela: \"dîsketên min\" disketlerim
êris	Hıristiyan liderleri için kullanılan bir ünvan
êrîş	hücum
êrîş	saldırı
êrîş kirin	hücum etmek
êrîş kirin	saldırmak
êrîşkar	mütecaviz
êrîşkar	saldırgan
êrîşkirin	saldırmak
êrxat	ırgat
êş	ıstırap
êş	ızdırap
êş	acı
êş	ağrı
êş	sızı
êşa can	can ağrısı
êşa zirav	verem
êşandin	acıtmak
êşandin	ağırtmak
êşandin	ağrıtmak
êşandin	incitmek
êşbir	acı dindirici
êşbir	ağrı kesici
êşdar	acı verici
êşdar	müessif
êşik	illet
êşîn	acımak
êşîn	ağrımak
êşîn	incinmek
êşnasî	teşhis
êşnasîn	teşhis etmek
êtir	artık
êtir	başka
êtir	başkası
êtir	sabır
êtirkirin	sabretmek
êvar	akşam
êvarkî	akşamleyin
êxistin	düşürmek
êzing	odun
êzingvan	oduncu
f	Kürt alfabesinin sekizinci harfi
fafik	kekeme
fafik	tutuk
fal	fal
fal	tek tırnaklı hayvanların cinsel arzularının kabarması
falavêj	falcı
falbêj	falcı
falinc	felç
falincî	felçli
fanêle	kazak
fanos	fanus
fanos	fener
fantazî	fantazi
fantên	iskambil oyunu
Faris	Fars
Farisî	Farsça
fason	kesim
fason	kumaş
fasûlî	fasulye
faş	utanılacak söz veya davranış
faş	yüz kızartıcı
faş	yüz kızartıcı bir şeyden utanç duyma
faşîst	faşist
faşîzm	faşizm
fatereşk	dalak
fatfatik	bir kertenkele türü
fatfatik	kumru
fatik	bir kertenkele türü
fatreşk	dalak
fatûl	yük ipini sıkmak için kullanılan değnek
fayke	kazak
feda	feda
feda kirin	feda etmek
fedakar	fedakâr
fedakar	özverili
fedakarî	fedakarlık
fedakarî	özveri
federal	federal
fedî	utanç
fedîkar	çekingen
fedîkar	utangaç
fedîkirin	utanmak
fedîyok	çekingen
fedîyok	utangaç
fehmkirin	anlamak
fekirin	bakmak
felat	kurtuluş
felek	felek
feleqe	falaka
feliqandin	kavun karpuz vs.yi parçalara bölme fiili
feliqîn	bölünmek
felişandin	dağıtmak
felişandin	feshetmek
felişîn	dağılmak
felişîn	fesh olunmak
felît	dinamik
felît	genç
felq	eşyanın bir parçası
felq	karpuz salatalık vs.nin her bir parçası
felq	kavun
felsefe	felsefe
felsefî	felsefi
felte	kahpe
fen	fen
fena	aynısı
fena	fena
fena	gibi
fena	kötü
fend	hile
fend	tuzak
fenî	fenni
feq	kapan
feq	tuzak
feq danîn	tuzak kurmak
feqe	din öğrenimi gören öğrenci
feqî	din öğrenimi gören öğrenci
fer	biricik
fer	tek
fer	teksayı. \"ferek sol\" bir tek ayakabı
feraset	algı
feraset	algılamak
feraset	anlak
feraset	anlayış
feraset	idrak
feraset	kavrama yeteneği
feraset	sezgi
feraset	zekâ
feraş	değirmen taşı
feraş	fuarcı
feraşî	fuarcılık
Ferat	Fırat
ferd	birey
ferd	fert
ferdî	bireysel
ferdparêz	bireyci
ferdparêzî	bireycilik
fere	gerek
fere	lazım
ferenc	keçe
ferfûr	çini
ferfûr	porselan
ferfûr	porselen
ferfûr	seramik
ferheng	adet
ferheng	kültür
ferheng	lügat
ferheng	örf
ferheng	sözlük
ferhengok	cep sözlüğü
ferhengok	küçük sözlük
fericîn	seyretmek
ferişteh	melek
ferîbot	feribot
ferîşte	melek
ferîşte	peri
ferman	buyruk
ferman	emir
ferman	katliam
ferman	soykırım
ferman	talimat
ferman kirin	buyurmak
ferman kirin	emretmek
fermanbar	buyruğa uyan
fermanber	buyrulan
fermanber	memur
fermandar	amir
fermandar	buyuran
fermandar	komutan
fermanderya	amiral
fermanrakirin	katliam veya tecrit kararı almak
fermî	resmi
fermo	buyrun
fermo	buyurun
fermûar	fermuar
fersend	fırsat
ferş	büyük yassı taş
ferşbûn	mahcup olmak
ferşkirin	mahcup etmek
ferûc	piliç
ferwerde	hakem
ferx	erkek piliç
ferxe	geveze kadın
ferxes	tam kısırlaştırılmamış hayvan
ferxik	yavru
feryad	feryat
ferz	farz
ferzende	âlim
ferzende	bilgin
ferzîn	santraçta vezir taşı
ferzîn	vezir (satrançta)
fesal	biçim
fesal	ölçü
fetilîn	dolanmak
fetilîn	dönmek
fetilînandin	dolamak
fetiq	fıtık
fetisandin	boğmak
fetisîn	boğulmak
fetisok	boğucu
fetisok	bunaltıcı
fetrûm	aşı
fetrûm kirin	aşılamak
fetrûmkirin	aşılamak
fetsînok	bunaltıcı
fewikandin	bir işi elden kaçırmak
fewikandin	bir işi veya şeyi elden kaçırmak
fewikîn	bir işin veya şeyin elden kaçması
fewikîn	bir şeyin elden çıkması
fewikîn	telef olmak
feyîzdar	verimli
feylezof	filozof
fê	sara
fê	sara hastalığı
fêd	suyun çekilmesinden sonra oluşan kumlu arazi
fêdar	saralı
fêhma	anlayışlı
fêhma	çabuk
fêhma	kavrayan
fêhmkirin	anlamak
fêhmkirin	kavramak
fêkî	meyve
fêkî	yemiş
fêl	hile
fêl	niyet
fêlbaz	hilekar
fêlbazî	hilekarlık
fêm	anlak
fêm	anlayış
fêm	kavrayış
fêmbar	anlaşılır
fêmdarî	anlayışlılık
fêmkirin	anlamak
fêmkirin	kavramak
fêmkor	anlayışsız
fêmkor	darkafalı
fênek	dalavereci
fênek	hilecî
fênek	kurnaz
fênek	üç kağıtçı
fênekî	kurnazlık
fêr	ders
fêr	öğretim
fêr bûn	öğrenmek
fêrbûn	alışmak
fêrbûn	öğrenmek
fêrbûnî	öğrenim
fêrbûnî	tahsil
fêre	ibret
fêre girtin	ibret almak
fêrgeh	dershane
fêrgeh	okul
fêrgeh	sınıf
fêris	çalışkan
fêris	zeki
fêrisîn	kavrayış
fêrist	fihrist
fêrkirin	alıştırmak
fêrkirin	öğretmek
fêrmend	öğretici
fêrmend	öğretmen
fêrmendê	bayan öğretmen
fêz	gurur
fêz	mağrur
fihêl	aklanma
fihêl bûn	aklanma
fihêl bûn	hakkını helal etmek
fihêl bûn	temize çıkmak
fihêlkirin	aklamak
fik	burkulma
fik bûn	burkulmak
fikar	endişe
fikar	kaygı
fikare	sakınca
fikaredar	sakıncalı
fikirîn	düşünmek
fikra sabît	saplantı
filan	filan
filaster	plaster
filç	basık burunlu
fileh	fellah
fileh	gayri müslim
fileh	gayrimüslim
fileh	reaya
filitîn	kurtulmak
filitîn	kurtuluş
filînta	filinta
filîte	müstehcen
filîz	filiz
filûqe	filika
fincik	zıplama
find	mum
findank	mum
finfinok	düzmece
finik	yavru katır
fir	uçmak
fir	uçuş
firandin	uçurmak
firaq	bulaşık
firaq	kabkacak
firaq	kap
firaq	kap kacak
firaqşok	bulaşık makinası
firar	firar
firavîn	öğle yemeği
firawan	geniş
firawan	kapsamlı
firawan	şümullü
firçe	fırça
firdik	kırıntı
firdikandin	ufalamak
fireh	bol
fireh	geniş
fireh bûn	bollaşmak
fireh bûn	genişlemek
firehbûn	genişlemek
firehî	bolluk
firehî	genişlik
firehkirin	genişletmek
firengî	alafranga
firêz	ayrık otu
firfat	yırtık pırtık
firfat	yırtık-pırtık elbise
firfaz	zıplama
firfirok	fırıldak
firgeh	uçuş yeri
firijîn	hayvan aksırması
firinde	uçak
firingî	domates
firisandin	tıkamak
firisîn	bastırılarak bir yere sokulmak
firisîn	bir yere zorla tıkılmak
firîn	uçmak
firîn	uçuş
firîşte	melek
firîw	dolandırıcılık
firîw kirin	dolandırmak
firîwandin	dolandırmak
firj	hayvan aksırığı
firk	aralıklı
firk	kasınç
firk	kramp
firk	seyrek
firkandin	çitilemek
firkandin	ovmak
firkbûn	seyrekleşmek
firkkirin	seyreltmek
firmêsk	gözyaşı
firne	fırın
firnik	burun delikleri
firo	anız
firok	uçucu
firoke	helikopter
firoşgeh	dükkan
firoşgeh	mağaza
firoşkar	satıcı
firotin	satış
firotin	satmak
firotingeh	dükkân
firotingeh	mağaza
firş	sabır
firşteng	sabırsız
firûze	firuze
firûzeyî	firuze rengi
fis	sessiz yellemek
fis	sessiz yellenme
fisdeq	fıstık
fisdeqa erdê	yer fıstığı
fisdeqa qajê	çam fıstığı
fisdeqên Dêlûkê/Ruhayê	Antep/Urfa fıstığı
fisegur	bir yabani mantar türü
fisegur	yırtık pırtık
fisek	osurukçu
fisikîn	bükülmek istenen değeğin çatlaması
fisikîn	yürüken ayağın kayması
fisirîn	kaytarmak
fisirîn	sıvışmak
fisirîn	tüymek
fiske	fiske
fismirî	sinsi
fistikandin	burkmak
fistiqîn	burkulmak
fistoqî	başıboş gezen kimse
fistoqî	evde durmayan kimse
fistoqî	evde durmayan köpek
fistoqî	salak
fisû	kokarca
fiş	anlamsız
fiş	boş
fişal	abartma
fişal	abartmalı
fişal	mübalağa
fişal kirin	abartmak
fişal kirin	mübalağa etmek
fişar	baskı
fişar	saçma laf
fişar	saçma veya absürd söz
fişar	zor
fişar kirin	saçmalamak
fişarde	saçma laf
fişîn	fışırdamak
fişîn kirin	sümkürmek
fişkirin	sümkürmek
fitar	iftar
fitar kirin	oruç açmak
fitilok	kavis
fitilok	viraj
fitiq	fıtık
fitîl	fitil
fitlonek	sapak
fitrak	kemend
fitrik	şişe mantarı
fiyoz	elektrik sigortası
fîhilbûn	beraat
fîk	ıslık
fîk	bir cins bezelye
fîkandin	ıslık çalmak
fîl	fil
fîlal	sandalet
fîlik	tiftik
fîlm	film
fîncan	fincan
fînik	köpek yavrusu
Fînland	Finlandiya
Fînlandî	Finlandiyalı
fîntoz	cilveli
fîntoz	süslü bayan
fîqandin	ıslık çalmak
fîqerojk	mantar
fîre dan	fire vermek
fîrket	firkete
fîrma	firma
fîsel	kaytaran kimse
fîsel	sık sık sıvışan
fîskanî	küçük
fîskanî	ufak
fîsqat	dalda kuruyan üzüm salkımı
fîstan	entari
fîstan	fistan
fîstik	fiske
fîşeng	fişek
fît	eşit kalma
fît	kışkırtma
fît bûn	ödeşmek
fît kirin	kışkırtmak
fîtê	sürtük
fîtê	şırfıntı
fîtik	ıslık
fîtiklêxistin	ıslık çalmak
fîtnekar	fitneci
fîtnekar	kışkırtıcı
fîtnekar	provakatör
fîxan	feryat
fîxan	figan
fîz	çalım
fîz avêtin	çalım atmak
fîza	çalımlı
fîza	kibirli
fîzar	sızlanma
fîzar	yardım isteyen kimsenin bağırma sesi
fîzar kirin	sızlanmak
fobî	fobi
fodil	zarif
fok	fok
fol	yasemin
fon	fon
fors	sükse
fort	palavra
fosfor	fosfor
fosil	fosil
fote	çarşaf
fote	ferace
foto	fotoğraf
fotokêş	fotoğrafçı
fotokopî	fotokopi
Frans	Fransa
Fransî	Fransız
Franskî	Fransızca
frengî	alafranka
frên	fren
frêna hawarê	imdat freni
fuhûş	fuhuş
fûr	taşkın
fûrandin	taşırmak
fûrîn	su
fûrîn	süt
fûrîn	süt gibi şeylerin taşması fiili
fûrîn	yemek vb. şeylerin taşması
g	Kürt alfabesinin dokuzuncu harfi
ga	öküz
ga dan	ineği boğaya çekmek
gaboxe	Afrika öküzü
gac	yumak
gaçêrîn	uzun kuyruklu sığır ve tipi hayvanların sırtında parazit toplayan serçe tipi bir kuş
gadan	inek ve boğayı çiftleştirmek
gadane	burçak
gadar	sığır otlak yeri
gadêr	çift öküzlerini otlatan kimse
gadoş	toprak kap
gadoş	topraktan yapılan iri bir çanak
gagolekî çûn	emeklemek
gaj	yumak
gakovî	bufalo
gakovî	yabani öküz
gal	seda
gal	ses
gala	gala
galegal	konuşma
galegal	sohbet
galegalkirin	çene çalmak
galegalkirin	geyik muhabeti
galegalkirin	sohbet etmek
galerî	galeri
galgal	çene çalma
galgal	dedikodu
galgal	laflama
galim	birinin üzerine yürüme
galim	dalaşma
galte	alay
galte	mizah
galte	şaka
galtefis	tembel
galtevan	mizahçı
galtin	mizah yapmak fiili
galûk	mahmuz
galûk kirin	mahmuzlamak
galûm	topuz
gam	döğen
gamêş	erkek manda
gamêş	manda
gamil	omuz başları
gamirok	yeni doğan çocukların yakalandığı bir tür hastalık
gamisk	misk sığırı
gan	can
gan	sağmal hayvan memesi
gandêr	fahişe
gandêr	iffetsiz
gandêr	kahpe
gandêrî	fahişelik
gandêrî	fuhuş
gandîl	iri sağmal hayvan memeleri
ganek	isterik dişi
gangil	kıvırcık
gangilok	gelincik
gangilok	kıvırcık (saç)
ganigan	müshil
ganî	canlı
gar	gar
garaj	garaj
garan	büyük baş hayvan sürüsü
garan	sığır sürüsü
garing	harman sırasında öküzlerin pisliklerini almak için altlarına konulan bir kap
garis	darı
garis	mısır
garisê misrî	mısır
garîte	mertek
garnigan	içinde süt gibi bir sıvı bulunan bir bitki türüdür. Bu sıvı müshildir
garte	kızak
gasik	maşa
gasin	köy meydanı
gasin	saban demiri
gasingeh	büyük meydan
gav	adım
gav	an
gav	an. mesela: \"gavadin\" biraz önce. \"vê gavê\" şimdi
gav	kadem
gav	şu an
gavan	sığırtmaç
gavavêtin	adım atmak
gavavêtin	işe başlamak
gavber	rakip
gavdan	adımlamak
gavedin	biraz önce
gavek	bir adım
gavek	bir an
gavek berê	bir an evvel
gavin	atış mesafesi
gavin	mesafe
gawestî	yerleşik
gawir	gâvur
gawir	kafir
gawirî	gavurluk
gawuk	tahta biti
gawuk	tahta kurusu
Gaxend	Noel
gayin	cinsel ilişkide bulunmak
gayîn	cinsi münasebette bulunmak
gayîn	çiftleşmek
gayz	kerpeten
gaz	arşın (68 cm)
gaz	gaz
gaz	tepenin en üst noktası
gaz	tepenin üst noktası
gazbir	manifaturacılıkta makasçı
gazdan	gazlamak
gazgaz	uğultu
gazin	sitem
gazin	şikayet
gazinc	sızlanma
gazinc	serzeniş
gazinc	sitem
gazinc	yakınma
gazinc kirin	serzenişte bulunmak
gazinc kirin	yakınmak
gazincdoyi	serzenişte bulunan
gazincdoyi	yakınan
gazind	sızlanma
gazind	serzeniş
gazind	sitem
gazind	yakınma
gazindok	çok sitem eden
gazî	celp
gazî	çağrı
gazî	sesleniş
gazî kirin	çağırmak
gazîkirin	çağırmak
gazîkirin	seslenmek
gazîname	celpname
gazîname	çağrı kağıdı
gazîno	gazino
gazîvan	tellal
gazîz	incir kurdu
gazûz	güve
gebirge	büyük davul
geç	alçı
geç	tebeşir
geçkarî	alçı ile çalışma
geda	dilenci
geda	dilenci kız çocuk
geda	sefil
geda	yoksul
gedandin	dilenmek
gedandin	yiyecek dilendirmek
gede	erkek çocuğu
gede	erkek çocuk
gedûg	gedik
gef	tehdit
gefandin	tehdit etmek
gefîn	tehdit edilmek
geflêxwekirin	tehdit etmek
gefok	tehditkar
gefxwarin	tehdit etmek
geh	arasıra
geh	bağlantı
geh	bazen
geh	boğum
geh	eklem
geh	mafsal
geh	zaman
gehînek	bağlantı
gehîştin	kavuşmak
gehîştin	kemale ermak
gehîştin	olgunlaşmak
gehîştin	ulaşmak
gehîştinî	olgunluk
gehîştî	kavuşan
gehîştî	olgun
gehîştî	ulaşan
gejmirandin	öğütmek
gel	cumhur
gel	halk
gelac	fitneci
gelac	münakaşa
gelac	münakaşacı
gelacî	fitnecilik
gelacî	kışkırtıcılık
gelacî	münakaşa
gelacî kirin	münakaşa etmek
gelale	bademcik
gelale	model
gelale	müsvedde
gelale	numune
gelale	taslak
Gelarêzan	Akrep Burcu
Gelawêj	Ağustos
Gelawêj	Ağustos ayı
gelawêj	ağustos ayı bn. \"tebax\"
Gelawêj	Eylül’e tekabül eden ay
Gelawêj	Venüs
gelawêj	venüs gezegeni
gele	küme
gele	zümre
gelek	bir hayli
gelek	çok
gelek	epey
gelek	epey(ce)
gelek	hayli
gelemper	genel
gelemper	kamu
gelemperî	genel
gelemperî	kamusal
gelemperî bûn	genelleşmek
gelemperî kirin	genellemek
gelemşe	arbede
gelemşe	ihtilaf
gelemşe	izdiham
gelemşe	karışıklık
gelemşe	mesele
gelemşe	sorun
gelemşemişandin	karıştırmak
gelemşemişîn	karışma
gelendar	büyük ve iri direk
gelêrî	anonim
gelêrî	folklorik
gelêrî	halka dair
gelêrî	halkla ilgili
gelêrî	otantik
gelêş	humuslu toprak
gelhe	nüfus
gelhename	nüfus kütüğü
gelifandin	toz haline getirmek
gelî	boğaz
gelî	çoğul ünlemi
gelî	dargeçit
gelî	ey hitap ünlemi. \"Gelî zarokno!\". Ey çocuklar!
gelî	ey!
gelî	vadi
gelî hevalan	ey arkadaşlar
gelo	acaba
gelparêz	halkçı
gelparêzî	halkçılık
gelş	fikir ayrılığı
gelş	ihtilaf
gelş	mesele
gelş	sorun
gelşe	fikir ayrılığı
gelşe	problem
gelşe	sorun mesele
gelû	dairenin merkezi
gelviçîn	ayak altında veya bir şeyle ezilmek
gelviçîn	gücenmek
gelwaz	ceviziçi ve incir gibi yemişlerin takılıp dizildiği iplik
gem	gem
gem kirin	gem vurmak
gemar	kir
gemar	kirli
gemar	pasak
gemar	pis
gemar	pislik
gemar kirin	kirletmek
gemarî	kirli
gemarî bûn	kirlenmek
gemaro	abluka
gemaro	ambargo
gembol	erkek köpek
gemerdan	tekel
gemerdêr	tekelci
gemirandin	bir şeyin biçimini bozmak
gemirîn	kan
gemirîn	pislik vs. ye bulanmak
gemor	hafif acıya çalan tat
gemş	güreşmek
gemşandin	güreştirmek
gemşîn	güreşmek
gemşo	güreşçi
gen	gen
genandin	kokutmak
gencîne	define
gencîne	hazine
gendel	hantal
general	general
gengaz	mümkün
gengaz	olanak
gengaz	olanaklı
gengeşî	münakaşa
gengeşî	münazara
gengeşî	tartışma
gengeşî kirin	tartışmak
genijîn	çürümek
genijîn	kokuşmak
genim	buğday
genimî	buğday tenli
genî	kokmuş
genî	kokuşmuş
genî bûn	kokmak
genîbûn	kokuşmak
genjandin	çürütmek
genjandin	kokutmak
genûs	cimri
gep	avurt
gep	lokma
gep	yanak
geprûg	kursak
ger	arama fiili mesela: \"Ez li hevalê xwe gerîyam.\" Ben arkadaşımı aradım
ger	deveran
ger	dolanım
ger	eger
ger	eğer
ger	gezi
ger	gezinti
ger	seyahat
ger	seyehat
ger	şayet
ger	ters akıntı
ger	tur
ger	turizm
geran	dolaşmak
gerandin	dolaştırmak
gerandin	gezdirmek
gerandin	idare etmek
gerandin	yürütmek
gerav	girdap
gerçî	gerçi
gerdan	kovmak
gerden	boğaz
gerden	çene altı
gerden	gerdan
gerdengaz	uzun boylu
gerdenî	gerdanlık
gerdenî	tasma
gerdêle	at arabası
gerdiş	araç
gerdî	dolaşılmış
gerdîş	töre
gerdûm	kağnı
gerdûn	evren
gerdûn	kainat
gerdûne	araba
gerdûnî	evrensel
gerdûnî bûn	evrenselleşmek
gerdûnîtî	evrensellik
gere	elzem
gere	gerek
gere	gerekli
gere	lazım
gerek	elzem
gerek	gerek
gerek	gerekli
gerek	lazım
gerek e	gereklidir
geremol	kalabalık
geremol	karışıklık
gerew	rehin
gerew	rehine
gergef	gergef
gerger	taşlık
gerisandin	çiğnemek
gerisandin	çiğnetmek
gerisandin	ezmek
gerisîn	çiğnenmek
gerisîn	ezilmek
geriyan	dolaşmak
gerîh	çağla
gerîh	yeşil badem
gerîn	dolaşmak
gerîn	genmek
gerîn	gezmek
gerînandin	yönetmek
gerînek	anafor
gerînek	girdap
gerînende	direktör
gerînende	mudur
gerînende	müdür
gerînende	yönetim
gerînendêr	yönetici
gerîngeh	daire (ev)
gerîngeh	yönetim dairesi
germ	sıcak
germ bûn	ısınmak
germ bûn	kızmak
germ kirin	ısıtmak
germahî	sıcaklık
germav	ılıca
germav	kaplıca
germbûn	ısımak
germdar	hararetli
germiçang	eksen
germijandin	ılıtmak
germijank	ısıtıcı
germijîn	ılışmak
germijok	isilik
germijok	sıcaktan dolayı deride sivilce çıkması. ısırgan
germik	kaplıca
germixîn	yemeğin sıcaktan bozulması
germiyan	kışlak
germî	ısı
germî	bulgur pilavı
germî	hararet
germî	sıcaklık
germjimêr	termometre
germjmêr	termometre
germkirin	ısıtmak
gername	seyahatname
gernas	gezmiş
gernas	görmüş
gernas	kahraman
gernas	yiğit
gernasî	yiğitlik
gerok	gezgin
gerok	seyyah
gerok	turist
gerran	varyoz
gers	ılgın otu
gerûşe	afet
gerûşe	gazap
gerwêrk	gezegen
geş	canlı
geş	gür
geş	parlak
geş bûn	gelişme
geş bûn	serpilme
geş bûyî	gelişmiş
geş kirin	gürleştirme (ateş vb. için)
geş kirin	şenlendirme
geşbîn	iyimser
geşdarî	refah
geşedan	gelişme
geşepêdan	geliştirmek
geşt	gezi
geşt	sadaka
geşt	seyahat
geşt	tur
geştiyar	turist
geştiyarî	turizm
gever	sayfa kenarı
gevez	boyada kullanılan kımızı bir ilaç
gevez	gül regi
gevez	kızıl
gevizîn	ağınmak
gevizîn	debelenmek
gevz	ağınmak
gevz	debelenme
gevz	eşinme
gevzol	karmakarışık saç
gewad	kavat
gewad	pezevenk
gewc	ahmak
gewc	budala
gewer bûn	gebermek
gewez	kızıl
geweze	geveze
geweze	zevzek
gewher	cevher
gewher	çakır
gewher	eleman
gewher	element
gewher	ziynet
gewixandin	boğazlamak
gewixandin	boğuşmak
gewixandin	çullanıp boğmak
gewmende	aylak
gewmende	çalgıcı
gewmende	köçek
gewr	ağarık
gewr	beyazımtırak
gewr	boz
gewr	gri
gewr	kır
gewr bûn	ağarmak
gewre	büyük
gewre	iri
gewre	kocaman
gewre	muazzam
gewretirîn	muazzam
gewrî	gırtlak
gewşîn	özellik
gez	ılgın ağacı
gez	ılgın otu
gez	ısırık
gez	ısırma
gez	ısrık
gez	süpürge otu
gez kirin	ısırmak
gezandin	ısırmak
gezek	ısırgan otu. bn. \"gezgezk\"
gezende	ısırıcı
gezgezk	ısırgan otu
gezgezok	ısırgan otu
gezik	ılgın otu
gezik	süpürge otu
gezkirin	ısırmak
gezne	egzama
gezo	kudret helvası
geztin	ısırmak
gêç	alçı
gêç	ibre
gêçkirin	alçılamak
gêduk	geçit
gêj	sersem
gêj bûn	başı dönmek
gêj bûn	sersemlemek
gêjbûn	sersemleşmek
gêjde	sersem
gêjde	yarı deli
gêjkirin	sersemletmek
gêjlok	başparmak otu
gêjlok	kar lapası
gêjlok	kurtpençesi
gêjnok	maydanoz
gêlaz	kiraz
gêle	karınca
gêle girtin	karıncalanmak
gêr kirin	devirmek
gêran	baliğ
gêranî	buluğ
gêrbûn	devrilmek
gêrbûn	yuvarlanmak
gêre	harman dövme işi
gêre	harmanlama
gêre kirin	harman dövmek
gêrevêre	fuzuli şeyler
gêrevêre	hengame
gêrevêre	karman çorman
gêrevêre	öteberi
gêrik	karınca
gêrkirin	devirmek
gêrkirin	yuvarlamak
gêrûse	eldeğirmeni
gêsû	belik
gêsû	saç örgüsü
gêzer	havuç
gêzgêrik	baş dönmesi
gêzik	süpürge
gêzikvan	çöpçü
gêzikvan	süpürgeci
gêzirandin	oyalamak
gêzirîn	oyalanmak
gêzî	süpürge
gêzîvan	çöpçü
gêzîvan	süpürgeci
gibîse	artık yıl
gibîse	dört yılda bir şubat ayının 29 çekmesi
gidî	gidi
gidîno	gidiler
gidîş	sap yığını
gidîyano	gidiler
gihan	can
gihan	kavuşmak
gihan	ruh
gihan	ulaşmak
gihan	varmak
gihan	yetişmek
gihan hev	birbirine kavuşmak
gihandar	canlı
gihandarparêzî	cancılık
gihandin	ulaştırmak
gihandin	yetiştirmek
gihanek	aşama
gihanek	bağlaç
gihanek	merhale
gihanek	safha
gihanî	ulaşım
gihansûz	korkunç
gihar	sığ
gihar	suyun sığ yeri
gihaştin	tekamül etmek
gihaştin	ulaşmak
gihaştin	vuslat
gihaştin	yetişmek
gihaştî	kamil
gihaştî	yetkin
gihêj	atım
gihîner	yetiştirici
gihîştin	olgunlaşmak
gihîştin	ulaşmak
gihîştin	yetişmek
gihîştî	olgun
gihîştî	yetişmiş
gij	dağınık
gij	hayvanların çiftleşmeye teşvik etme ünlemi
gij	şiddetli
gijbûn	hayvanlarda saldırma sırasında tüylerin kabarması veya dikenleşmesi
gijbûn	tüylerin dikenleşmesi veya diken diken olması
gijgêje	hava hortumu
gijgijîn	horozlanmak
gijik	dağınık sak
gijik	taranmamış
gijîn	hayvanların çiftleşmesini sağlama fiili
gijlok	dolu yağışı
gijnîj	kişniş otu
gil	kil
gil	yuvarlak
gil	yuvarlamak gibi kelimelerin kökü
gilahe	ganimet
gilar	çene altından sarkan tombul etler
gilare	çene altında sarkan gerdan
gilare	kütük
gilaxe	palaz
gilaxe bûn	palazlanmak
gilde	yumak
gildêma	ayçiçeği
gilêne	gözde saydam tabaka
gilgil	akdarı
gilik	bızır
gilik	kilitoris
gilik	klitoris
gilî	şikayet
gilî	şikâyet
gilî kirin	şikayet etmek
gilîdar	şikayetçi
gilîker	şikayetçi
gilîkirin	şikayet etmek
gilîkirin	yakınmak
gilîserîn	gliserin
gilîvan	şikayetçi
gilm	budak
gilmik	budak
gilmik	tümör
gilok	çile
gilok	yumak
gilokîn	yuvar
gilokîna sor	alyuvarlar
gilokîna spî	ak yuvarlar
gilolî	yuvarlanan herhangi bir şey
gilor	meşe kozalağı
gilp	ani
gilp	lappadak
gilûr	kalabalık
gilyaz	kiraz
gincir	pırtık kumaş
gincir	yırtık
gincî	hayvanlarda kuyruğa yapışıp topak hale gelen pislikler
gindirandin	yuvarlamak
gindirandin	yuvarlanmak
gindirîn	devrilmek
gindirîn	yuvarlanmak
gindor	kavun
gindor	loğ
gindor	luğ
gindor	silindir
gindor	yuvarlak
ginginok	burnundan konuşan
ginî	beze
ginû	sandal ağacı
gir	büyük ve iri tepe
gir	tepe
gir	tümsek
giram	hürmet
giram	ihtiram
giram	iltifat
giram	saygı
giram girtin	iltifat etmek
giram girtin	itibar etmek
giram girtin	saygı göstermek
giram negirtin	saygısızlık etmek
girambar	saygın
giramgir	değerli
giramgir	saygılı
giramî	hurmet
giramî	itibar
giramî	saygı
giramîgirtin	saygı göstermek
giramnegir	saygısız
giran	ağır
giran	ciddi mesela: \"giranbe!\" ciddi ol!
giran	pahalı
giran	yavaş
giran	zor
giran bihîstin	ağır işitmek
giran bûn	ağırlaşmak
giranbiha	değerli
giranbiha	pahalı
giranî	ağırlık
giranî	pahalılık
girar	bulgur pilavı
girar	pilav
girav	ada
girave	yarımada
girdav	su alaborası
giregir	asil kimse
giregir	büyükler
giregir	elit
giregir	eşraf
giregir	ileri gelen
giregir	kodaman
giregir	önemli kişi
girê	bağ
girê	bent
girê	düğüm
girê	ilmik
girê	yumru
girêba	tümör
girêba	ur
girêcan	kompleks
girêcan	ruhi sıkıntı
girêcan	ruhsal sıkıntı
girêcan	stres
girêçik	eklem
girêçk	eklem
girêçkkirin	eklemleme
girêdan	bağlamak
girêdan	düğümlemek
girêdank	ilinti
girêdar	bağlayıcı
girêdayî	bağımlı
girêdayî	bağlı
girêft	girift
girêhişk	kör düğüm
girêk	bağlaç
girêk	budak
girêk	düğüm
girfan	cep
girgirik	çocuk arabası
girgirok	çocuk arabası
girgirok	el arabası
girgîn	azgın
girgîn	hiddet
girgîn	kırgınlık
girgîn	öfkeli
girhan	delik veya bir gediğin kendiliğinden kapanması hali
giriftar	karışık
girik	hamur yumağı
girik	höyük
girik	tepe
girik	tümsek
giring	ehemmiyetli
giring	mühim
giring	önemli
giring girtin	önemsemek
giringahî	önem
giringî	önem
girî	ağlama
girîn	ağlamak
girîng	gerek(li)
girîng	mühim
girîng	önemli
girîngî	önem
girîngîdan	önem vermek
girîngîdan	önemsemek
girmik	yumruk
girnaz	pürüz
girnazî	pürüzlülük
girnijandin	gülümsetmek
girnijandin	katlamak
girnijîn	gülümsemek
girnijîn	tebessüm etmek
girnoz	kaba öğütülmüş
girnoz	kepekli
girnoz	pürüzlü
giro	nefret
giro	uyuz
girole	yük arabası
girover	küre
girover	toparlak
girover	yuvarlak
girs	büyük
girs	iri
girs	kocaman
girs bûn	irileşmek
girse	kitle
girsegir	muazzam
girsehêz	güçlü kuvvetli
girsehêz	koskoca
girseyî	kitlesel
girsî	irilik
girş	cüsse. Canlıda iri gövde
girş	direk
girş	hatıl. Duvarı berkitlemek için taşların arasına yatırılan direk
girş	kiriş. Üzerinde döşeme tahtalarını mıhlamak üzere kılıçlama yerleştirilen uzun yassıca direk
girte	tutanak
girte	zabıt
girte girtin	zabıt tutmak
girtek	alındı
girtek	makbuz
girtenivîs	zabıt katibi
girtin	alıkoymak
girtin	almak
girtin	kapama
girtin	kapmak
girtin	tutmak
girtin	tutuklamak
girtin	yakalamak
girtin dest	ele almak
girtin naveroka xwe	içermek
girtin naveroka xwe	kapsamak
girtin serxwe	üstlenmek
girtina heyvê	ay tutulması
girtina hîvê	ay tutulması
girtina navaxwe	kapsama
girtina nêveroka xwe	içermek
girtina nêveroka xwe	kapsamak
girtinxwe	kanıksamak
girtiyar	alıcı
girtiyar	almaç
girtî	kapalı
girtî	mahkum
girtî	mahpus
girtî	tutsak
girtî	tutuklu
girtî	yakalanan
girtîgeh	cezaevi
girtîgeh	hapishane
girtole	iriyarı adam
girûz	pürüz
girûz	pürüzlü
girûzî	pürüzlü
giryandin	ağlatmak
giryanok	ağıt
giş	bütün
giş	tamam
giş	tüm
gişk	hepsi
gişk	toplu
gişk	toptan
giştî	genel
git	darboğaz
gitî	dünya
givar	cana yakın
givar	munis
givêr	hazım
givêr	özümleme
givêrîn	hazmetmek
givêrîn	özümlenmek
givir	yabani kedi
givî	içine maya atılmış süt
givîj	akdiken
givîşk	kasıntı
givîşk bûn	kasılmak
givrik	gevrek
givrik	gürbüz
givrikîbûn	palazlanma
giya	bitki
giya	nebat
giya	ot
giyabenîşt	kedi ayağı otu
giyahurç	avize ağacı
giyajûn	şifalı ot
giyan	can
giyan	ruh
giyan	tin
giyandar	canlı
giyandar	ruhlu
giyanewer	canlı
giyanî	canlılık
giyanî	ruhsal
giyanwer	animist
giyanwerîtî	animizm
giyanzanî	ruhbilim
giyaşermîn	mimoza
giyaxwer	otçul
giyayi	bitkisel
gizgizîn	karıncalanmak
gizgizîn	sıtmadan kaynaklanan titreme
gizvanok	bukle
gîhanek	evre
gîhev	ikramiye
gîl	çamur
gîr	kabız
gîrandin	ağlatmak
gîrbûn	kabız olmak
gîre	kabız olan
gîro bûn	tehir olmak
gîro kirin	tehir etmek
gîrobûn	ertelenmek
gîrokirin	ertelemek
gîsin	saban demiri
gîsk	çepiş
gîsk	keçi yavrusu
gît	badire
gît	bela
gît	kışın belirli soğuk günleri
gît	musibet
gît	varta
gîtik	kaval kemiği
gîzan	jilet
gîzan	ustura
gîzme	çizme
gîzre	ne yaş ne kuru ağaç
gobilîna bê	esinti
goçavik	gözlük
goçke	nasır
gog	top
goga lingan	ayaktopu
goga masê	masa tenisi
gogerîn	mayıs böceği
gogîerd	yer küre
gokbaz	futbolcu
gol	gol
gol	göl
golavêtin	gol atmak
gole	öncü hayvan
golik	buzağı
golim	kasık
gom	gölcük
gom	kayıplara karışan. \"zarok gombû\" çocuk kayıplara kaıştı veya çocuk ortalıktan kayboldu
gom	kendisinden haber alınmayan
gom	köm
gom	köm (ilkel ev)
gom	küçük göl
gom	ortalıkta görülmeyen
gom	suskun pek az konuşan
gom	yazlık ev
gomak	golf oyunu
gomik	küçük kulübe
gomik	kuzu
gomik	oğlak ve buzağıların konulduğu havlu
gon	renk
gonarû	beniz
gonc	kurumuş ağaç ya da iri bitki kökü
gonc	kütük
goncal	çukur
gonce	gonca
gonî	boya
gonî	renk
gonî kirin	boyamak
gonî kirin	renklendirmek
gonîker	boyacı
gonîn	boyanmak
gonîxane	boyahane
gopal	asa
gopal	baston
gor	göre
gor	kabir
gor	mezar
gor	nispet
gor	türbe
gor kirin	defnetmek
goran	mera
goranî	göreceli
goranî	izafi
goranî	kürtçenin bir lehçesi
goranî	nispeten
goranî	şarkı
goranî	türkü
gore	çorap
gorevan	mezarcı
gorewilk	vaşak
gorim	görümce
gorim	kadının kocasının kız kardeşi
goristan	mezarlık
gorivan	mezarcı
gorî	fedakarlık
gorî	kurban
gorî	kurban olmak
gorî kirin	gömmek
gorî kirin	kurban etmek
gorî kirin	mezara koymak
gorîbim	kurban olayım! mezara gireyim
gorîçe	mezar taşı
gorîl	goril
gormiz	hardal
gornebaş	vaşak
gornebeşk	vaşak
gornepişk	mezar soyguncusu
gosan	ağustos böceği
gosartme	gülünç duruma düşmüş
gosartme	rezil
goşe	açı
goşe	köşe
goşebend	köşebent
goşepîv	açı ölçer
goşepîv	iletki
goşkar	ayakkabıcı
goşkar	köşker
goşt	et
goştê dewaran	sığır eti
goştê hûrkirî	kıyma
goştfiroş	kasap
goştî	tuzlanıp kış için saklanan et
goştpere	cenin
goştpere	embriyon
goştpere	rüşeym
goştxwer	etobur
gotar	hitabet
gotar	makale
gotar	nutuk
gotar	söylev
gotarbêj	hatip
gotarbêj	spiker
gotarvan	hatip
gotarvan	spiker
gotegot	rivayet
gotegot	söylenti
gotegot	şayia
gotin	demek
gotin	güfte
gotin	kelime
gotin	laf
gotin	söylemek
gotin	söz
gotindar	sözü söyleyen
gotinên pêşiyan	atasözü
gotinî	söylenmiş
gotûbêj	söyleşi
gotûbêj	tartışma
gotyar	anlatıcı
gov	ağıl
govan	şahit
govan	tanık
govanê çavkî	görgü tanığı
govanî	tanıklık
gove	şahit
govend	dans
govend	halay
govendger	halay çeken
govendgêr	halaycı
govendkêş	halay çeken
goya	güya
goya	sözüm ona
goyende	söyleyen kişi
goyin	nöbet sırası
goyinger	nöbetçi
goyîn	nöbet
goyîn	nöbet beklemek
goyîndar	nöbetçi
gram	gram
Grek	Yunan
Grekî	Grek
Grekî	Yunanca
Grekî	Yunanistanlı
Grekîstan	Yunanistan
guftûgo	diyalog
guh	kulak
guh lê kirin	dinlemek
guh lê kirin	kulak vermek
guh nedan	kulak vermemek
guh nedan	savsaklamak
guh vît kirin	kulak dikmek (hayvanlar için)
guhan	meme
guhar	küpe
guhartin	değişim
guhartin	değiştirme
guhartin	değiştirmek
guhartin	dönüştürmek
guhartin	tebdil
guhaztin	nakil
guhaztin	nakletmek
guhaztin	transfer etmek
guhbirin	başının etini yemek
guhdan	dikkate almak
guhdan	dinlemek
guhdar	dinleyici
guher	ağıl
guheran	değişim
guherbar	değişebilir
guherbar	değişken
guherçîle	güherçile
guherîn	değişim
guherîn	değişmek
guherînêr	değiştirici
guherînkar	değiştirci
guherînkar	değiştiren
guherto	versiyon
guhesin	cüruf
guhêrbar	değişken
guhêrbarandin	değiştirmek
guhêrbarî	değişkenlik
guhêzbar	değişken
guhêzbar	mobil
guhêzbar	seyyar
guhêzbar	taşınabilir
guhêztin	aktarmak
guhêztin	gelini baba evinden damat evine götürmek
guhêztin	nakletmek
guhêztin	tayin etmek
guhêztin	ulaştırmak
guhik	kulakçık
guhlêbûn	bakmak
guhlêbûn	dikkat emek. \"Guhê te li mal be.\" Eve dikkat et. veya Eve bak
guhlêbûn	duymak
guhlêbûn	farkına varmak
guhlêbûn	işitmek
guhlêdêrandin	dikkat etmek
guhlêdêrandin	kulak kabartmak
guhnedar	aldırmaz
guhnedar	fütursuz
guhnedar	kayıtsız
guhnedar	umursamaz
guhnedarî	fütursuzluk
guhnedarî	kayıtsızlık
guhrep	kepçe kulak
guhûr	artık
guhûr	çöp
guhûr	süprüntü
gul	gül
gul qedîfe	kadife çiçeği
gulac	güllaç
gulac	tomurcuk
Gulan	Mayıs ayı
gulat	yumru
gulav	gülsuyu
gulberojk	ayçiçeği
gulçan	yumrulu bitkilerin yumrularını çıkarmak için kullanılan ucu demirli alet
gulçîn	gül deren
gulçîn	gül eken
guldank	saksı
guldank	vazo
guldeste	antoloji
gule	kurşun
gule	mermi
gulebarankirin	kurşuna tutmak
gulebarankirin	taramak
guleberbiro	ayçiçeği
gulebûk	gelincik
guleş	güreş
gulfîdan	gül fidanı
gulgîn	gül renkli
gulgîn	gül yüzlü
gulhingivîn	hanımeli
gulik	püskül
gulî	dal
gulî	örük
gulkelem	karnıbahar
gulkelem	karnabahar
gulnesrîn	yabanî gül
gulp	yudum
gulperî	deniz kızı
gulşen	gül bahçesi
gulşen	güllük
gulte	kayıkçı küreği
guman	ihtimal
guman	kuşku
guman	olasılık
guman	şüphe
guman	tahmin
guman bar	sanık
guman bar	şüpheli
guman kirin	sanmak
guman kirin	tahmin etmek
guman kirin	zannetmek
gumanbarbûn	kuşkulanmak
gumanbarbûn	şüphelenmek
gumanberî	kuşkuculuk
gumgumok	kertenkele
gumîn	uğuldamak
gumîn	uğultu
gumîn	zonklamak
gumlat	küme
gumlat	öbek
gumre	kalabalık
gumreş	evhamlı
gumreş	kuruntulu
gumreşî	evham
gumreşî	kuruntu
gumş	lokma
gun	taşak
gun	testis
gunc	yeraltı su borusu
guncan	fels. kapsam
guncan	müsait
guncandin	kapsamak
guncaw	müsait
guncaw	uygun
guncîn	uymak
gund	köy
gundewarî	kırsal
gundî	cahil
gundî	kaba kişi
gundî	köylü
guneh	cürüm
guneh	günah
guneh	suç
guneh	yazık
guneh	zavallı
gunehdaweşandin	günah çıkartmak
gunehkar	günahkar
gunehkar	suçlu
gunehpêhatin	acımak
gungilî	kıvırcık
gungulî	gür
gungulî	sık
gunoyî	taşak fıtığı
gupik	kapı tokmağı
gupik	topuk
gur	canlı
gur	gür
gur	kurt
gurandin	derisini yüzmek
gurçik	böbrek
gurep	kabakulak
gurê manco	masallarda adı geçen ve öcü olarak anılan mitolojik kurt
gurêx	kurt köpeği
gurêx	kurtboğan köpek
gurêz	içtinap
gurêz	sakınma
gurêzandin	sakındırmak
gurêzîn	sakınmak
guriz	kedi kulağı
gurî	flama
gurî	kel
gurî	saçsız
gurî	uyuz
gurîbûn	uyuz olmak
gurîf	yumak
gurîn	gürlemek
gurmij	hücum
gurmij	saldırı
gurmijandin	hücum ettirmek
gurmijandin	saldırtmak
gurmîn	gümbürdemek
gurmîn	gümbürtü
gurmîn	hücum etmek
gurmîn	saldırmak
gurz	gürz
gustîl	yüzük
gustîla nîşanê	nişan yüzüğü
guş	elyaf
guş	kendir bitkisi
guşî	salkım
guvaguva	peyderpey
guvaguva	yavaş yavaş
guvaştek	sıkacak
guvaştin	sıkmak
guvik	fırıldak
guvîn	vınlamak
guwerte	güverte
guzaf	boş laf
guzergah	geçilecek yol
guzergah	güzergah
guzik	kozalak
guzîde	gözde
guzvan	yüksek
guzvan	yüksük
gû	bok
gû	insan dışkısı
gûç	dik açı
gûçik	kulak memesi
gûfik	püskül
gûkirin	sıçmak
gûlik	çiriş otu
gûlî	ağaç dalı
gûlî	saç örgüsü
gûmez	kubbe
gûmez	kubbeli bina
gûmik	parmak uçları
gûmik	parmak uçlarının yumuşak kısmı
gûn	renk
gûsêtrik	ateşböceği
gûstêr	göktaşı
gûstêrk	ateş böceği
gûşî	salkım
gûz	ceviz
gûzan	ustura
gûzek	ayak topuğunun üstündeki ceviz biçimindeki kemikler
gwîzek	baldır kemiği (ayak bileğinin iki yanındaki ceviz şeklindeki kemik)
h	Kürtçe alfabesinin onuncu harfi
ha	ha dayê gibi)
ha	ne var anlamında ünlem
ha	seslenirken seslenilen isim ya da zamirin başına getirilen ünlem(ha elî
hacet	alet
hacet	avadanlık
hacet	cihaz
hacet	hacet
hacî	hacı
hacîreşk	kırlangıç
haf	huzur
haf	nezd
haham	haham
hal	durum
hal	hal
hal	vaziyet
hal ev e ku	oysa(ki)
halan	birbirine cesaret vererek bağırma
halan	nara
halandin	nara atmak
halet	alet
halet	saban
halê destpêkê	başlangıçtaki hali
halter	halter
haltervan	halterci
handan	motive etmek
handan	teşvik etmek
handêr	teşvik edici
hanê	böyle
hanê	öyle
hanê	söz konusu
hanê	şöyle
hanîn	getirmek
har	azılı
har	azgın
har	kuduz
har bûn	azmak
har bûn	kudurmak
har kirin	azdırmak
har kirin	kudurtmak
harbûn	azmak
harbûn	kudurmak
harem	harem
harkirin	azdırmak
harkirin	kudurtmak
harsim	koruk
haş	barışık
haş	sakın
haş	suskun
haş	yatışmış
haşbûn	teskin olmak
haşbûn	yatışmak
haşhaş	afyon
haşhaş	haşhaş
haşî	barışıklık
haşî	suskunluk
haşîtî	barışıklık
haşîtî	suskunluk
haşîtîparêz	barışçı
haşkirin	teskin etmek
haşkirin	yatıştırmak
haşû	yüz ile astarın arasına yayılarak doldurulan pamuk
hata îro	bugüne kadar
hate hetayê	sonsuza kadar
hatin	gelir
hatin	geliş
hatin	gelmek
hatin axaftin	görüşülmek
hatin axaftin	konuşulmak
hatin bingeh kirin	alçaltılmak
hatin bîr kirin	unutulmak
hatin dan	ödenmek
hatin derewîn	yalancı
hatin efsûn kirin	büyülenmek
hatin fal	dalap olmak
hatin gazî kirin	çağrılmak
hatin girtin	almak
hatin girtin	kapanmak
hatin girtin	yakalamak
hatin holê	meydana gelmek
hatin holê	oluşmak
hatin holê	vuku bulmak
hatin mahr kirin	nikahlanmak
hatin pesnandin	övülmek
hatin pesnandin	takdir edilmek
hatin peyiv	konuşulmak
hatin pêçan	sarılmak
hatin pêk	oluşturulmak
hatin pêş	ileri gelmek
hatin pişaftîn	asimile olmak
hatin qat bûn	katlanmak
hatin tawanbar kirin	suçlanmak
hatin xapînandin	aldatılmak
hatin xapînandin	kandırılmak
hatin xapînandin	yanıltılmak
hatina gotinê	söz gelişi
hatinpê	meydana gelmek oluşmak
hator	kireç taşlarını dövmekte kullanılan tahta tokmak
haveyn	maya
haveynbûn	mayalaşmak
haveynkirin	mayalamak
havêyn	maya
havil	çıkar
havil	fayda
havil	istifade
havil	yarar
havil bûn	çıkar sağlamak
havî	sürüsünden ayrılıp başka sürüye katılan hayvan
havîn	yaz
havîngeh	sayfiye
havîngeh	yazlık
havînî	sayfiye
havînî	yazlık
havlêk	süpürge
havoksazî	cümle bilgisi
havoksazî	sentaks
hawan	havan
hawar	imdat
hawar	medet
hawar	yardım çağrısı
hawe	elverişli
hawe	metot
hawe	müsait
hawe	suret
hawe	usûl
hawe	uygun
hawe	yöntem
hawêr	çevre
hawêrdor	etraf yöre
hawêrdor	mücavir
hawêrnasî	çevrebilim
hawir	çevre
hawirde	ithalat
hawirdor	etraf
hawirparêz	çevreci
hawî	çılgın
hawî	sürüden ayrılıp başka sürüye katılan koyun
hawî	yarı deli
hawîd	hörgüç
hawîn hatin	canı sıkılmamak
hawran	pelerin
hay	bilgi
hay	haber
hay jê hebûn	bilgi sahibi olmak
hay jê hebûn	haberdar olmak
haydar	bilgili
haydar	haberdar
haydar	Kürtçe bir erkek ismi
haydar bûn	bilgi sahibi olmak
haydar bûn	haberdar olmak
haydar kirin	bilgilendirmek
haydar kirin	haber vermek
haydarbûn	haberdar olmak
haydarkirin	bilgilendirmek
haydarkirin	haber vermek
haydê	haydi!
hayhay	hayhay!
hayjêhebûn	bilgi sahibi olmak
hayjêhebûn	haberdar olmak
haylêbûn	farkına varmak
haylime	gürültü patırtı
hazeq	esnaf
hazeq	usta
he	efendim? ne dedin?
heb	hab
heb	hap
heb	tablet
heb	tane
heban	tulum
hebe	varol!
hebirman	kış için kurtulup saklanılan nar taneleri
hebişandin	hızlı ve oburca yemek yemek
hebosan	anason
hebreş	çörek otu
hebûn	mevcut olmak
hebûn	sahip olmak
hebûn	var olmak
hebûn	varlık
hebxwer	hapçı
hec	hac
hecam	yakı
hecel	gelir
hecel	irat
hechecik	kırlangıç
hecinandin	yoğurmak
hecinîn	yoğrulmak
heciqandin	ezme
heciqandin	ezmek
heciqîn	ezilmek
hecivandin	uyuşturmak
hecivîn	uyuşmak
heciz	haciz
heciz kirin	haczetmek
heçî	her kim ki
hed	had
hedar	karar kılma
hedar	sabır
hedar	yatışma
hedarî	istikrar
hedid	tehdit
hedidandin	tehdit etmek
hedidîn	tehdit edilmek
hedifandin	bir şeyin üzerini örtmek
hedimandin	bozmak
hedimandin	yıkmak
hedimîn	bozulmak
hedimîn	yıkılmak
hedinandin	sakinleştirmek
hedinandin	teskin etmek
hedirîn	karar kılmak
hedirîn	yatışmak
hedînîn	dinginleşmek
hedînîn	sakinleşmek
hedînîn	teskin olmak
hedûr	avunma işi
hedûr	dişlik
hedûra xwe anîn	avunmak
hedûrandin	avutmak
hedûrandin	teskin etmek
hedûrî	avuntu
hefan	hayvan tırnaklarının taşlara değmesinden dolayı aşınması
hefidîn	bir şeyin üzerinin örtülmesi
hefik	yutak
hefrîd	dev
hefrîd	zebella
hefsar	yular
hefsûdan	çörek otu
hefşî	ağıl
heft	yedi
heft	yedi rakamı
hefte	hafta
heftem	yedinci
hefteyî	haftalık
heftê	yetmiş
heftêyem	yetmişinci
heftok	beş taş oyunu
heftreng	gökkuşağı
heftreng	tayf
heger	eğer
hejale	pasaklı
hejale	pejmürde
hejandin	salamak
hejandin	sallamak
hejandin	sarsmak
hejar	fakir
hejar	sefil
hejar	yoksul
hejarî	fakirlik
hejarî	sefalet
hejarî	yoksulluk
hejesor	iğde
hejik	çırpı
hejik	çalı
hejik	kuru dal
hejîn	salamak
hejîn	sallanmak
hejîn	sallantı
hejîn	sarsılmak sarsıntı
hejîna mejiyê	beyin sarsıntısı
hejîr	incir
hejm	imrenme
hejmandin	imrendirmek
hejmar	nüsha
hejmar	rakam
hejmar	sayı
hejmarên hîmî	asal sayılar
hejmartin	saymak
hejmartina gelhê	nüfus sayımı
hejmdar	hesap uzmanı
hejmdar	sayman
hejmekar	imrenen kişi
hejmîn	imrenmek
hejmker	sayaç
hejmkî	sayısal
hejmtin	hesap etmek
hejmtin	sayım
hejmtin	saymak
hejmtî	sayılı
hek	ağabey
heka	eğer
heka	şayet
hekandin	kazımak
Hekarî	Hakkari
heke	eğer
heke	şayet
hel(h)atîn	kabarma
hel(h)atîn	kabarmak
hel(h)atîn	kükremek
hel(h)atîn	taşmak
hela	hele
helab	dolunay
helal	helâl
helale	lale
helan	kolaylıkla yontulup kazınabilen taş
helandin	eritmek
helandin	sindirmek
helanîn	götürüp bir yere gizlemek
helanîn	kaldırmak
helatin	ay
helatin	doğmak
helatin	olgunlaşmak (güneş
helatin	yıldız için)
helaw	helva
helbest	şiir
helbestî	şiirsel
helbestvan	şair
helbet	elbet(te)
helbijartin	seçim
helbijartin	seçmek
helbijêr	seçmen
helbirîn	yükselterek kaldırmak
helciniqîn	irkilmek
Helebçe	Halepçe
helfirandin	ürkütüp uçurtmak
helfirîn	ürkerek uçmak
helgerandin	yukarı doğru çevirmek
helgergirtin	bir şeyi kaldırıp taşımak
helgerîn	yukarı doğru yönelmek
helikandin	mahvetme
helisandin	ezmek
helisîn	ezilmek
helişandin	bozmak
helişandin	sökmek
helişandin	tahrip etmek
helişandin	yıkmak
helişîn	bozulmak
helişîn	tahrip olmak
helişîn	yıkılmak
heliyan	erimek
helî	öz olmayan
helî	yarım
helî	yarım kan
helîkopter	helikopter
helîl	peksimet
helîl	pestil
helîn	erimek
helîse	ezme
helkehelk	nefes nefese kalmak
helkişandin	çekip çıkarmak
helkişandin	sökmek
helkişandin	tırmandırmak
helkişiyan	sökülmek
helkişiyan	tırmanmak
helkîn	nefes nefese solumak
helm	buğu
helm	islim
helm girtin	buğulanmak
helmeşandin	tırmandırmak
helmeşîn	tırmanmak
helmêjk	sifon
helmijîn	içine çekmek
helmijîn	teneffüs etmek
helmîn	cismin katı durumdan sıvı duruma geçmeden gaz durumuna dönüşmesi fiili
helmîn	süblimleşmek
helpekandin	sektirmek
helpekîn	sekmek
helperist	çıkarcı
helperist	oportünist
helseng	analiz
helseng	tahlil
helsengandin	analiz etmek
helsengandin	değerlendirmek
helsingandin	saptama
Helsînkî	Helsinki (Finlandiya’nın başkenti)
helwest	tavır
helwest	tutum
helwestgirtin	tavır almak
helweşandin	yıkmak
helweşîn	yıkılmak
hem	hem
hema	hemen
hemam	hamam
heman	ayni
hemandin	bir toprak parçasının otlak yapılmaması için etrafını çevirmek
hemayîl	hamayil
hemayîl	kılıç taşımaya yarayan bir tür kayış
hember	karşı
hember	muarız
hember	mukabil
hembêz	bağır
hembêz	kucak
hembêzkirin	kucaklamak
hemd	irade
hemd	istenç
hemdem	çağdaş
hemêz	bağır
hemêz	kucak
hemêz kirin	kucaklamak
hemta	çap
hemû	amme
hemû	bütün
hemû	hepsi
hemû	kamu
hemû	tüm
hemû	umum
hemwate	eşanlamlı
hemzayend	hemcins
hemzik	bir yemek çeşidi
hemzir	ufak ama çalışmada güçlü eşek
henas	nefes
henase	nefes
henasvedan	nefes almak
henav	iç organlar
henavî	dahiliye
henc	tire
hence	kopma noktası
hencirandin	bez vs. yırtmak
hencirandin	deri
hencirandin	parça parça etmek
hencirîn	parça parça olmak
hendef	uçurum
henderan	diaspora
henderan	gurbet
hendese	geometri
hene	kına
henek	latife
henek	şaka
henek kirin	şaka yapmak
henekbaz	şakacı
henekê destan	el şakası
henekkarî	muziplik
henekker	muzip
henekker	şakacı
henekpêkirin	alay etmek
henekpêkirin	dalga geçmek
heng	alay
heng	askeriye de alay
heng	bal arısı
heng	balarısı
hengam	çağ
hengam	devir
hengam	zaman
hengame	gürültü
hengame	hengame
hengame	kargaşa
hengame	velvele
hengav	an
hengkuj	nilüfer
hengur	alaca karanlık
hepik	dokuma sırasında sıklaştırmayı sağlayan alet
heqaret	hakaret
heqaret kirin	hakaret etmek
heqîb	heybe
heqîp	heybe
her	her
her bijî	çok yaşa! bravo!
her car	her defa
her çawa	her nasılsa
her çend	her ne kadar
her çi	her ne
her çi be	ne ise
her çi qas	her ne kadar
her çi sedemê	nedense
her çiqas	her ne kadar
her dem	her zaman
her dem	sürekli
her diçe	gittikçe
her hal	her halde
her ji çi be	her nedense
her kes	her kes
her kes	herkes
her kî	her kim
her kîjan	herhangi
her roj	her gün
her tim	her zaman
her tim	sürekli
her tişt	her şey
her û her	daima
her û her	sürekli
her wekî	nitekim
her wekî din	ve benzeri
her wiha	ayrıca
heran	çöl
heras	gece bekçisi
herbilandin	dolamak
herbilîn	birbirine dolanmak
herbilîn	birbirine karışmak (ip vs.)
hercar	her defa
hercayî	hercai
hercûmerc	hercümerç
herdu	ikisi
here	git
here li ser yomê çê	uğurun açık olsun
hereşe	tehdit
hereşe	tehlike
hereşe derbaz kirin	tehlike atlatmak
hereşelêkirin	tehdit etmek
herêm	bölge
herêm	mıntıka
herêmî	bölgesel
herêmî	lokal
herêmî	yerel
herêmkî	bölgesel
herêna	ikilem
hergav	her an
hergele	hergele
herheyî	süreklilik
heridandin	darıtmak
heridandin	gücendirmek
herifîn	tahrip olmak
herifîn	yıkılmak
herikandin	akıtmak
herikîn	akmak
herimandin	berbat etmek
herimandin	haram etmek
herimîn	berbat olmak
herimîn	boşa gitmek
herimîn	haram olmak
herişandin	ezmek
herişîn	ezilmek
herî	çamur
herî	en
herî baş	en iyi
herî cûda	bambaşka
herî diçe	gittikçe
herî mezin	en büyük
herî rind	en güzel
herî rind	en güzeli
herî rind	en iyisi
herk	akım
herk	akıntı
herk	ark
herk	cereyan
herka kehrebê	elektrik akımı
herkîn	akış
herkîn	akmak
herkîn	cereyan etmek
hermono	dışlama
hermonobûyî	dışlanmış
hertim	her zaman
hertim	ilelebet
hertim	sürekli olarak
herûm	itaatsiz ve söz dinlemeyen hayvan
herweha	böylece
herweha	böylelikle
herweha	nitekim
herwekî	din ve benzeri
heryek	beher
heryek	her biri
herze	herze
herze	saçma
hes	his
hes	ses
hes	sezgi
hesan	bileği taşı
hesan	bileme taşı
hesandin	haberdar etmek
hesandin	hissettirmek
hesankirin	bilemek
Heseke	Hasiçe (Suriye’de bir Kürt kenti)
hesibandin	addetmek
hesibandin	adlandırmak
hesibandin	bir şeye saymak
hesin	demir
hesincaw	demir aletler
hesinkar	demirci
hesinker	demirci
hesiyan	farkına varmak
hesiyan	haberdar olmak
hesiyan	hissetmek
hesîde	pekmez ve undan yapılan bir Kürt yemeği
hesîr	hasır
hesk	kepçe
hesp	at
hespê sêwak	yılkı atı
hespûn	sünger
hest	duygu
hest	ilham
hest	sezi
heste	çakmak
hestem	çakmaktaşı
hestenik	ince duyulu
hestiyar	duygulu
hestiyar	duygusal
hestiyar	hassas
hestî	kemik
hestîf	ateş küreği
hestîf	hamuru tandırdan yada sacın üzerinden almak ya da çevirmek için kullanılan demir
hestîhêr	inatçı
hestîhêr	şiret
hestîn	hissetmek
hestîvk	fırıncı spatülü veya küreği
hestîyê hinarikê	elmacık kemiği
hestpêkirin	hissetmek
hestyar	duyarlı
hesû	vatka
hesûd	kıskanç
hesûdandin	kıskandırmak
hesûdî	çekememezlik
hesûdî	kıskançlık
hesûdîn	kıskanmak
heş	ağız içi ağrılarını iyileştirmeye yarayan mavi bir toz
heş	akıl
heş	us
heş berdan	sapıtmak
heşandin	doldurmak
heşandin	dolgu
heşandin	dolgu yapmak
heşandin	haşlamak
heşandî	haşlama
heşandî	haşlanmış
heşaş	neşeli
heşaş	şen
heşbir	akıl erdiren
heşdar	akıllı
heşerî	haşarı
heşifandin	yazarken mürekebi kağıt üzerinde dağıtmak
heşifandî	silik
heşifî	silik
heşir	Hesap günü
heşir	Kıyamet günü
heşmend	akıllı
heşmend	makul
heşpak	sadık
heşparêz	akılcı
heşparêzî	akılcılık
heşsivik	saf
heşt	sekiz
heştem	sekizinci
heştê	seksen
heştêyem	sekseninci
heştirme	deve kuşu
heştpê	ahtapot
heşyar	akıllı
heşyar	bilinçli
heşyar	uyanık
heşyar kirin	uyarmak
heşyarker	uyarıcı
het	abla
heta	değin
heta	e değin
heta	e kadar
heta	hatta
heta	kadar
heta	sürece
heta hetayê	ilelebet
heta sibê	yarına kadar
hetar	taş işçisi
hetar	taş ocağında çalışan işçi
hetar	taşçı
hetav	güneş ışığı
heter	ısrar
heter kirin	ısrar etmek
heterkirin	ısrar etmek
hetik	rezalet
hetik	skandal
hetikandin	rezil etmek
hetikîn	rezil olmak
hetîk	başkalarının rezil olmalarına neden olmak
hetîketî	rezalet
hetîketî	skandal
hetrek	sert vuruş
hev	beraber
hev	beraber anlamı katar
hev	bir araya getirici kelime
hev	birbirine
hev	birleştirici
hev	sözcüğe birbirine
hev berdan	boşanmak
hev birîn	kesişmek
hev dehifandin	itişmek
hev gewixandin	boğuşmak
hev hatin	barışmak
hev hatin	uzlaşmak
hev hejmartin	sayışmak
hev lebitandin	didişmek
hev sal	akran
hev sal	yaşıt
hev şibîn	benzeşmek
hev ve zeliqîn	birbirine yapışmak
hev ve zeliqîn	kaynaşmak
hev wate	anlamdaş
hevaheng	ahenk içinde
hevaheng	uyumlu
heval	arkadaş
heval	eş
heval	refakatçi
heval	yandaşı
heval	yoldaş
hevalbend	bağlaşık
hevalbend	kafadengi
hevalbend	müttefik
hevalbendî	bağlaşıklık
hevalbendî	ittifak
hevalê jînê	hayat arkadaşı
hevalî	arkadaşlık
hevalok	plasenta
hevaltî	arkadaşlık
hevanî	komplo
hevanîn	uydurmak
hevanîn	yakıştırmak
hevbajar	hemşehir
hevbajar	hemşehri
hevbend	bitişik
hevbend kirin	bitiştirmek
hevberkirin	kıyaslama
hevbeş	ortak
hevbeş	özdeş
hevbeşî	ortaklık
hevbêşe	meslektaş
hevbiha	eş değer
hevbuha	eşdeğer
hevcar	karasaban
hevcins	hemcins
hevcot	eşdeğer
hevcot kirin	eşdeğer kılmak
hevcot kirin	eşleştirmek
hevcure	türdeş
hevcûre	aynı türden
hevcûre	türdeş
hevçax	çağdaş
hevçeng	bacanak
hevçerx	çağdaş
hevçerx	modern
hevdem	çağdaş
hevdem	modern
hevdem	muasır
hevdeng	eş sesli
hevdeng	eşsesli
hevdeng	homonim
hevdeng	kafiye
hevdeng	uyak
hevdil	gönüldaş
hevdil	kalpleri bir olan
hevdil	yoldaş
hevdil	yürekdaş
hevdîtin	buluşmak
hevdîtin	görüşme
hevdîtin	görüşmek
hevedudanî	bileşik
hevedudanî	birleşik
hevenav	cins isim
hevêrk	çember
hevêrk	daire
hevêrka berahî	enlem
hevêrka Ekwadorê	Ekvator dairesi
hevêrka hevrast	paralel
hevgir	birbirine bağlı
hevgir	birbirine destek veren
hevgirtin	birlik
hevij	eğitim
hevij	terbiye
hevirandin	keçi kırkmak
hevirandin	koyun
hevîr	hamur
hevîrtirş	hamur mayası
hevkar	iş arkadaşı
hevkar	meslektaş
hevkar	ortak
hevkarî	işbirliği
hevkarî	meslektaşlık
hevkêşe	denge
hevkêşe	denklem
hevling	bacanak
hevnasîn	tanışma
hevnav	adaş
hevnebor	birbiriyle geçinemeyen
hevnebor	uzlaşamayan
hevnişîn	birlikte oturmak
hevnişt	yurttaş
hevnivîs	dosya
hevok	cümle
hevok	tümce
hevor	geyik veya karaca tekesi
hevotin	eğitim
hevotin	eğitmek
hevotin	terbiye
hevotin	terbiye etmek
hevpar	hisse sahibi
hevpar	müşterek
hevpar	ortak
hevparî	ortaklık
hevpeyman	bağlaşık
hevpeyman	mütefik
hevpeyvîn	mülâkat
hevpeyvîn	röportaj
hevpeyvîn	söyleşi
hevpin	sırdaş
hevpişk	anonim
hevpişt	ardıl
hevpişt	küçük kardeşin büyüğüne göre durumu
hevpîşe	meslektaş
hevqas	bu kadar
hevra	beraber
hevra	birlikte
hevrast	paralel
hevray	oydaş
hevraz	bayır
hevraz	yamaç
hevraz	yokuş
hevrebor	geçimli
hevrebor	uyumlu
hevreng	aynı renkten olan
hevrê	yoldaş
hevrêsîn	örmek
hevrik	muarız
hevring	koyun kırkma makası
hevrist	ardıç
hevrîşim	ibrişim
hevrîşim	ipek
hevrûşî	karışma
hevrûşî	müdahale
hevsal	akran
hevsal	yaşıt
hevsar	yular
hevsaz	uyumlu
hevsî	komşu
hevşehrî	hemşeri
hevşêwe	benzer
hevşibîn	benzeşme
hevşibîn	benzeşmek
hevşibînî	benzeşim
hevşî	ağıl
hevşîre	aynı sütü emmiş
hevşîre	hemşire
hevşîre	kız kardeş
hevta	aynı tarafı tutan
hevta	emsal
hevteşe	îzomorf
hevûdu ramûsan	öpüşmek
hevwate	eş anlamlı
hevwelatî	vatandaşlık
hevyek	özdeş
hew	artık
hew	bu kadar
hew	bundan böyle
hew	hepsi
hew	son
hewa	hava
hewadar	havalı
hewandin	bağrına çuisum
hewandin	barındırmak
hewar	alarm
hewar	imdat
hewarî	havari
hewarî	imdada koşmak
hewce	gerekli
hewce	lazım
hewce	lüzum
hewce	muhtaç
hewcedar	muhtaç
hewcedar bûn	muhtaç olmak
hewceder	muhtaç
hewceyî	ihtiyaç
hewdel	un çorbası
hewedar	iltimaslı
hewedarî	iltimas
hewes	heves
hewes kirin	heveslenmek
hewes kirin	yeltenmek
hewesdar	amatör
hewesdar	hevesli
hewez	latife
hewez	şaka
hewê	hava
hewêc	baklagiller
hewêdar	havadar
hewêr	çevre
hewêr	yöre
hewêrde	çalı kuşu
hewêrnasî	çevrebilim
hewêrparêzî	çevrecilik
hewêrparêzî	yörecilik
hewês	el ayası
hewêvan	havacı
hewêvanî	havacılık
hewing	barınak
hewisandin	alıştırmak
hewisîn	alışmak
hewisîn	bellemek
hewî	kuma
hewîn	dişlik
hewîn	niyaz
hewîn	sabır
hewl	çaba
hewl	gayret
hewl	girişim
hewl dan	çaba göstermek
hewl dan	gayret göstermek
hewldan	çabalamak
hewldana taybetî	özel çaba
hewldar	gayretli
hewldar	müteşebbis
Hewlêr	Erbil
hewn	akıl
hewnas	ekin biçenlerin başı
hewngîr	aklı basan
hewngîr	aklı eren
hewq	basamak
hewq	sebze bahçesi
hewr	kavak
hewr	sünger
hewreban	iç merdiven
hewş	ağıl
hewş	avlu
hewşan	yazları dışarıda veya avluda yatma mevsimi
hewşeng	arena
hewşeng	stadyum
hewz	havuz
heya	dek
heya	e değin
heya	e kader
heya	kadar
heya niha	şimdiye kadar
heyam	çağ
heyam	devir
heyam	dönem
heyas	ayak parmaklarının ucu
heyase	bele takılan süslü kemer
heyber	nesne
heyber	varlık
heye	var
heye ku	belki
heyet	heyet
heyf	acıma
heyf	intikam
heyf	öç
heyf	üzülme
heyf	yazık
heyf e!	intikam
heyf e!	öç
heyf e!	yazık!
heyf gerandin	kan gütmek
heyf hilanîn	intikam almak
heyfa min bi te tê!	sana acıyorum
heyfe	yazıktır
heyidî	alelade
heyidî	sıradan
heyîn	mevcudiyet
heyîn	servet
heyîn	varlık
heyîrandin	şaşırtmak
heyîrî man	hayran kalmak
heyîrî man	şaşırmak
heyîrîn	şaşmak
heykatkirin	anlamak
heylê	heyat (dişli)
heylê	heylo! heyhat!
heylo	heyat (eril)
heyok	nesne
heyran	sevgi ünlemi
heyranman	hayran kalmak
heyte	inzibat
heytehol	telaş
heyv	ay
heyv	gökteki ay
heyveron	ay ışığı
heyveron	dolunay
heyveron	mehtap
heyvik	hilal
heyvok	hilal
heywan	hayvan
heywax	eyvah
hez	haz
hez	sevgi
hez jê kirin	haz duymak
hez jê kirin	sevmek
hezandin	sarsmak
hezar	bin
hezar û yek şev	bin bir gece
hezarem	bininci
hezaz	göçük
hezaz	heyelan
hezaz	yer kaymasi
Hezîran	Haziran ayı
hezkirin	sevgi
hezkirin	sevmek
hezret	hazret
hezrîng	dağlama demiri
hê	daha
hê	henüz
hê jî	daha da
hêcin	çift hörgüçlü deve
hêç	azgın
hêç	denetimden çıkmış olan
hêç	kendini kaybetmiş
hêdî	yavaş
hêdîka	yavaşça
hêj	daha
hêj	henüz
hêja	değerli
hêja	makbul
hêja kirin	değerlendirmek
hêja kirin	kıymetlendirmek
hêjan	değmek
hêjîr	incir
hêjmekarbûn	imrenme
hêjmekarbûn	mrenmek
hêk	yumurta
hêkanî	oval
hêkanî	yumurta şekli
hêkdank	yumurtalık
hêkel	ant. yumurtalık
hêker	örgü ören
hêkerûn	omlet
hêkî	örgü
hêkî	örgü örme işi
hêl	cihet
hêl	civar
hêl	çevre
hêl	güç
hêl	kuvvet
hêl	takat
hêl	taraf
hêl	yan
hêl	yön
hêlan	bırakmak
hêlanek	hamak
hêlanek	salıncak
hêlbirîn	yarışmada yenmek
hêle	keklik ve benzeri kuşların avı
hêle	silahsız keklik avı
hêlekan	salıncak
hêlik	haya
hêlik	salıncak
hêlik	taşak
hêlim	nefes
hêlim	soluk
hêlî	ayna
hêlîn	kuş yuva
hêlîn	yuva
hêma	imge
hêma	sembol
hêman	eleman
hêman	etmen
hêman	faktör
hêman	ilke
hêman	öğe
hêman	unsur
hêmanên bingehîn	temel öğeler
hêmayî	imgesel
hêmin	ağırbaşlı
hêmin	mulayim
hêmin	soğukkanlı
hêmin	vakur
hêmî	çürüyecek duruma gelmiş olan elbise
hênan	getirmek
hêncet	bahane
hênijîn	dalmak
hênijîn	kestirmek
hênijîn	uyaklamak
hênijîn	uyuklamak
hênik	serin
hênik bûn	serinlemek
hênik kirin	serinletmek
hênikahî	serinlik
hênikbûn	serinlemek
hênikkirin	serinletmek
hêrama bûkê	gelinlik
hêran	öğütmek
hêrandin	öğütmek
hêre	selâmlık
hêrgiz	asla
hêrgiz	hiç bir zaman
hêrgiz	katiyen
hêridandin	darıltmak
hêridandin	gücendirmek
hêridîn	darılmak
hêridîn	gücenmek
hêrifandin	darmadağın
hêrifandin	un ufak hale getirmek
hêrifîn	darmadağın olmak
hêrifîn	un ufak hale gelmek
hêrik	kuş midesi
hêrik	taşlık
hêrs	hınç
hêrs	hırs
hêrs	hiddet
hêrs	kızgınlık
hêrs	öfke
hêrs	sinir
hêrs	tutku
hêrs kirin	sinirlendirmek
hêrsbûn	kızmak
hêrsok	alıngan
hêrsok	çabuk kızan
hêrsok	çabuk kızan kişilere denir
hêsa	dinlenmiş
hêsabûn	dinlenmek
hêsan	basit
hêsan	kolay
hêsan kirin	basitleştirmek
hêsan kirin	kolaylaştırmak
hêsanî	kolaylık
hêsantir	daha kolay
hêsin	madde
hêsin	öz
hêsî	rüzgarın etkisiyle bir yer de biriken kar yığını
hêsîr	esir
hêstir	göz yaşı
hêstir	gözyaşı
hêstir	katır
hêstir kirin	gözü yaşarmak
hêşinayî	yeşillik
hêşinayî bûn	yeşermek
hêşî	rüzgarın çukura doldurduğu kar
hêşîn	yeşil
hêşînnahî	sebze
hêşînnahî	yeşillik
hêştir	deve
hêştir	katır
hêştirme	devekuşu
hêt	but
hêtûn	kireç ocağı
hêtûn	volkan
hêvidar im	umarım
hêvidar im	umutluyum
hêvişandin	esirgemek
hêvişandin	kayırmak
hêvişandin	muhafaza etmek
hêvişandin	saklamak
hêvişîn	kayırılmak
hêvî	ümit
hêvî	umut
hêvî dan	ümitlendirmek
hêvîdar	umutlu
hêvîdar kirin	umut etmek
hêvojer	terbiyeci
hêvojkar	terbiyeci
hêvojkarî	eğitim
hêvotin	eğitmek
hêvotin	terbiye
hêwerkar	cüretkâr
hêwerkar	cüretli
hêwi	nem
hêwi	rutubet
hêwirandin	barındırmak
hêwirandin	kondurmak
hêwirandin	konuşlandırmak
hêwirgeh	barınak
hêwirgeh	iniş pisti
hêwirîn	barınmak
hêwirîn	birikmek
hêwirîn	cesaretlenmek
hêwirîn	konaklamak
hêwirîn	konmak
hêwirîn	konuşlanmak
hêwirze	hengame
hêz	güç
hêz	kudret
hêz	kuvvet
hêza bergîrî	beygir gücü
hêza kar	işgücü
hêza mejîyê	beyin gücü
hêza veşartî	gizli güç
hêzar	çarşaf
hêzeran	bambu
hêzezend	bilek gücü
hêzên bejî	kara kuvvetleri
hêzên çekdar	silahlı kuvvetler
hêzên deryayî	deniz kuvvetleri
hêzên ewlekariyê	güvenlik güçleri
hêzên ewlekarî	güvenlik güçleri
hêzên haşîtiyê	barış güçleri
hêzên hewayî	hava kuvvetleri
hêzên hilberînê	üretim güçleri
hêzkar	güçlendirici
hibir	mürekkep
hibr	mürekkep
hicv	hiciv
hiçhar	kırmızı (toz)biber
hijmakarî	gıpta
hijmakarî	özenme
hil	önek
hil	sözcüğe yükseklik
hil	yükselen anlamı yüklar
hilal	kürdan
hilanîn	bir şey birine veya bir amaç için saklamak
hilanîn	kaldırmak
hilanîn	ölü defn etmek
hilanîn	saklamak
hilatin	dogma
hilatin	kalkış
hilatin	kalkmak
hilav	asil maya
hilav	soylu
hilav	temiz
hilavêtîn	atlamak
hilawestin	asmak
hilawistin	asmak
hilawistî	asılı
hilawistok	askı
hilber	semere
hilber	ürün
hilberandin	üretmek
hilberiner	üretici
hilberîn	istihsal
hilberîn	üremek
hilberîn	üretim
hilberîn	üretmek
hilberîner	üretici
hilbestîn	bağlamak
hilbijartin	seçim
hilbijartin	seçmek
hilbijêr	seçmen
hilbun	kalkmak
hilbun	sökülmek
hilceniqandin	irkiltmek
hilceniqandin	ürkütmek
hilceniqîn	irkinmek
hilceniqîn	ürkmek
hilçandin	ayıklamak
hilçandin	seçmek
hilçinîn	makaraya ya da masuraya sarmak
hilçinîn	toplamak
hildan	bir şeyi aşağıdan yukarıya kaldırmak
hildan	kaldirmak
hildan dest	ele almak
hilfirîn	uçmak
hilfirîn	ürkmek
hilfirîn	yerinden veya uykudan fırlamak
hilgerîn	yukarıya doğru yönelmek
hilgirtin	almak
hilgirtin	bir şeyi yerinden kaldırmak
hilgirtin	omuzlamak
hilhatin	gök cisimlerinin doğması
hilhilok	yabani vişne
hilketin	kalkmak
hilketin	yükselmek
hilkêşok	asansör
hilkirin	ağac kabuğu vb. şeyleri kaldırmak
hilkişandin	direk gibi şeyleri kaldırıp çıkarmak
hilkişandin	diş
hilkişandin	kazık
hilkişandin	kökten çekip çıkarmak
hilkişandin	yukarı çıkarmak
hilkişîn	tırmanmak
hilkişîn	yukarı çıkmak
hilkutan	tepinmek
hilkutan	zıplamak
hilm	buhar
hilmaştin	derli toplu olmak (saç için)
hilmaştin	katlayıp bağlamak
hilmaştî	derli-toplu
hilmeşîn	tırmanmak
hilmijîn	sıvıları hortum vb. şeyler ile emmek
hilmijîn	tenefüs etmek
hilo	fırla anlamında emir
hilo	kalk
hilpekandin	sıçratmak
hilpekandin	sektirmek
hilpekîn	sekmek
hilpekîn	tükezlemek
hilperandin	ürpertmek
hilperişîn	aksırmak
hilperîn	ürpermek
hilpesirîn	ayağa kalkıp birini karşısında durmak
hilû	pürüzsüz
hilû	saydam
hilûreşk	kara erik
hilweşandin	bozmak
hilweşandin	yıkmak
hilweşin	yıkılma
hilxepirî	deşilmek
him	hem
himber	eşdeğer
himberî	eşdeğerlik
himbil	hımbıl
himbil	uyuşuk
himbiz	sik
himdanîn	temel atmak
hin	bazı
hinar	nar
hinarde	ihracat
hinare	mesaj
hinarik	yanak
hinartin	göndermek
hinartin	yollamak
hinartî	elçi
hinartî	gönderilen
hinav	iç organlar
hinav	tıpta dahiliye
hinav	vücudun iç kısmı
hinc	hınç
hincet	az
hincet	yetersiz
hincirandin	zedelemek
hincirî	lime lime olmuş
hincirî	yıpranmış
hincirîn	lime lime olmak
hincirîn	yıpranmak
Hind	Hindistan
Hind	nezd
Hind	yan
hind	yanında
hindam	doğrultu
hindam	istikamet
hindav	istikamet
hindav	yön
hindik	az
hindik ma	az kaldı
hindikahî	azınlık
hindikahî	ekaliyet
hindike	azınlık
hindikek	azıcık
hindilk	seksek oyunu
Hindî	Hindistanlı
Hindî	Hintli
hindok	bisküvi
hine	kına
hinek	bir miktar
hinek	biraz
hinek	birtakım
hinek	cüzi
hinekî din	biraz daha
hingafî	saplantı
hingaftin	hırpalamak
hingaftin	nişanı tutturmak
hingaftin	saplamak
hingê	o zaman
hingiv	bal
hingivandin	ballandırmak
hingivîn	ballı
hingofî	saplantı
hingor	günbatımımdan yatıya kadar olan zaman
hingorî	gün batımindan yatma zamanına kadar ki zaman
hingulîsk	yüzük
hinkarî	egzersiz
hinkûf	denk
hipotez	varsayım
hiqûq	hukuk
hiqûqnas	hukukçu
hirç	ayı
hirî	yün
hirmî	armut
histu	boyun
histubend	boyun bağı
hiş	akıl
hiş	bilinç
hiş	hafıza
hiş	us
hiş!	sus anlamında bir emir
hişçûn	baş dönmesi
hişçûn	şuur kaybı
hişdar	bilinçli
hişk	ağaç vb. sert
hişk	katı
hişk	kuru
hişk	kuru meyve
hişk	sert
hişk bûn	katılaşmak
hişk bûn	kurumak
hişk bûn	sertleşmek
hişk kirin	katılaştırmak
hişk kirin	kurutmak
hişkawiz	erken hasat
hişkbun	katılaşmak
hişkbun	kurumak
hişkî	sertlik
hişkkirin	katılaştırmak
hişkkirin	kurutmak
hişmend	bilinçli
hişmendî	bilinç
hişpak	erdemli
hişpak	faziletli
hişsivik	saf
hişsivik	salak
hiştin	alıkoymak
hiştin	bırakmak
hiştin	izin vermek
hişwer	makul
hişyar	akıllı
hişyar	bilinçli
hişyar	uyanık
hişyarkirin	uyandırmak
hiyerarşî	hiyerarşi
hizr	düşünce
hizr	sanı
hizrîn	dalmak
hizrîn	düşünmek
hîç	hiç
hîç	katiyen
hîç kes	hiç kimse
hîç nebe	hiç değilse
hîçî	hiçlik
hîçî	yokluk
hîdrojen	hidrojen
hîkarîker	çarpıcı
hîkmet	hikmet
hîlet	dayanma gücü
hîlet	takat
hîlor	zakkum ağacı
hîm	asıl
hîm	esas
hîm	kaide
hîm	temel
hîm avêtin	temel atmak
hîm danîn	temel atmak
hîmî	asal
hîmî	asli
hîn	bilgi
hîn	öğrenim
hîn	test
hîn bûn	öğrenmek
hîn kirin	öğretmek
hîna	daha
hîna	henüz
hînbûn	alışmak
hînbûn	bellemek
hînbûn	öğrenmek
hînbûnî	öğrenim
hîndarî	alıştırma
hîndekarî	öğretim
hînkirin	alıştırmak
hînkirin	öğrenmek
hîpî	hippi
hîpodrom	hipodrom
hîrîn	kişneme
hîrîn	kişnemek
hîro	hatmi çiçeği
hîs	duygu
hîs	duyu
hîs girtin	duygulanmak
hîs kirin	hissetmek
hîsa durust	sağduyu
hîsî	duygusal
hîsk	hıçkırık
hîskîn	hıçkırmak
hîsnizmî	aşağılık duygusu
hîstenik	ince duygulu
hîsterî	isteri
hîş	renkli toprak
hîş	toprağı kırmızı ya da maviye çalan yer
hît	tav
hît	tiftik keçisi
hîv	ay
hîv	gökteki ay
hîvik	hilal
hîz	ahlaksız
hîz	yağ tulumu
hodar	ökse
hofsayt	ofsayt
hogeç	koç sürüsü
hogir	cana yakın
hogir	dindar
hogir	munis
hogir	yaren
hok	kolay çözülebilen düğüm
hoker	dil bilgisinde zarf
hoker	faktör
hoker	grm. zarf
hol	meydan
hol	ortalık
hol	salon
holan	akis
holan	yankı
holan	yankılamak
holik	baraka
holik	kulübe
holik	tahta kulübe
holî	golf sopası
holk	saha
Hollanda	Hollanda
Hollandî	Hollandalı
honandin	örmek
honandin	yazı veya haber kurgulamak
honawer	ibret verici
honawerî	ibret
honî	kereste
hoqe	hokka
hoqebaz	hokkabaz
hoqebazî	hokkabazlık
horg	divan
horg	meclis
horî	huri
hosî	öğüt
hosî	vasiyet
hosî kirin	öğüt vermek
hosîname	vasiyetname
hostad	usta
hostad	üstat
hostadî	ustalık
hostes	hostes
hov	barbar
hov	ilkel
hov	medeniyetsiz
hov	vahşi
hov	yoz
hovarde	hovarda
hovardeyî	hovardalık
hoveber	ilkel
hoveber	iptidai
hovîti	vahşet
hovîtî	vahşilik
hoy	koşul
hoy	şart
hoyandin	şartlandırmak
hoyên camîdi	nesnel
hoyidar kirin	koşullandırmak
hoyîdar	koşullu
hoyname	şartname
hoz	boy
hoz	kabile
hoz	komün yaşamı
hoz	toplu yaşama
hozan	Allah’ı bilen
hozan	bilge
hozan	kendini bilen
hozan	ozan
hukûmat	hükümet
hulhuli	dönek
hulhuli	kararsız
hulkumîn	sendelemek
hulkumîn	tökezlemek
hundir	iç
hundir	içerde
hundir	içeri
hundirîn	dahili
hundirîn	içsel
hundur	içeri
hundur	içi
hundurîn	dahil
hundurîn	dahili
huner	hüner
huner	marifet
huner	sanat
huner	yetenek
hunerên dîtbarî	görsel sanatlar
hunerî	sanatsal
hunermend	sanatçı
hunerxane	sanat evi
hurehur	kahkaha
hurim	cinsel iktidarı olmayan kimse
hurim	köse
hustûxar	boynu bükük
hûçik	bilekten dirseğe kadar uzanan kol muhafazalığı
hûçik	elbise kolu
hûçik	yen
hûn	siz
hûn bixêr hatin	hoş geldiniz
hûnandin	örülmek
hûnîn	örmek
hûr	işkembe
hûr	küçük
hûr	ufak
hûr bûn	ufalmak
hûr kirin	bozmak (para için)
hûr kirin	doğramak
hûr kirin	kıymak
hûr kirin	ufaltmak
hûr mûr	ufak tefek
hûr û kûr	inceden inceye
hûrandin	tetkik etmek
hûrbijer	titiz
hûrbîn	mikroskop
hûrdem	dakika
hûrgulî	ayrıntı
hûrik	minik
hûrik	mink
hûrik	ufak tefek
hûrik	ufaklık
hûring	kuştüyünden divit
hûrkirin	doğramak
hûrkirin	para bozmak
hûrkirin	ufaltmak
hûrlênêrîn	irdelemek
hût	balina
hût	mitolojik canavar
hwd.	ve benzeri
hwd.	vesaire
i	Kürt alfabesinin on birinci harfi
ilehî	illa
ilehî	ille
inap	hünnap
incan	içinde yemek pişirilen çömlek
incas	erik kurusu
ingirîn	inat etmek
int	kin
intdar	kindar
intîn	kin gütmek
iqên	ıkınmak
İraq	Irak
İraqî	Iraklı
irq	irk
irq	soy
irqên	geğirme
irsî	irsi
iskarta	ıskarta
istan	bir şeyin çok bulunduğunu belirten yer eki(gulistan)
istan	yer
istatîstik	istatistik
istêre	yatak dolabı
istêre	yatak rafı
istifa	istifa
istifa kirin	istifa etmek
î	Kürt alfabesinin on ikinci harfi
îbadet	ibadet
îbadet kirin	ibadet etmek
îca/îcar	bu kez
îca/îcar	bu sefer
îcar	bu kez
îd	bayram
îdeal	ideal
îdealîzm	idealizm
îdman	idman
îflas	iflâs
îflas kirin	iflas etmek
îlam	İran’da bir Kürt kenti
île	adacık
îlon	eylül
Îlon	Eylül ayı
îmalat	imalat
îmalatxane	imalathane
îmam	imam
îmaret	imaret
îmaretxane	imarethane
în	cuma günü
încare	saksı
încas	kara erik
Încil	İncil. (Hz.İsa’ya inen kutsal kitap)
Îngilîz	İngiliz
Îngîlîztan	İngiltere
însaf	insaf
Îran	İran
Îranî	İranlı
îrem	cennet
Îrland	İrlanda
Îrlanda Bakur	Kuzey İrlanda
Îrlandî	İrlandalı
îro	bugün
îro(j)	bugün
îroyîn	bugünlük
Îsa	İsa. (Allah’ın bir peygamberi)
îsal	bu sene
îsal	bu yıl
îsawî	hiristiyan
îsk	hıçkırık
îskenderûn	İskenderun
îskonto	indirim
îslam	islam
Îslam	İslâm
Îslamiyet	İslamiyet
Îsland	İzlanda
Îslandî	İzlandalı
îsot	biber
îsota reş	karabiber
îspirto	ispirto
îsqat	ıskat. ölüler için verilen bir sadaka türü
Îsraîl	İsrail
îstgeh	durak
îstgeh	istasyon
îstgeha benzînê	benzin istasyonu
îstimlak	istimlâk
îstimlak kirin	istimlâk etmek
îstinaden	istinaden
îstismar kirin	istismar etmek
îstîrîdye	istiridye
îşaret	im
îşaret	işaret
îşev	bu gece
îşk	ipi bir çubukla bükerek sıkma
îşk	sıkma
îşk	yükün düşmemesi için üzerine ip atıp
îşkence	eziyet
îşkence	işkence
îşkence	sıkma
îşporte	işporta
îşportevan	işportacı
îtaet	itaat
Îtalyan	İtalya
Îtalyan	İtalyalı
îxanet	ihanet
îyot	iyot
îzafiyî	göreceli
Îzafî	rölativ
îzgeh	radyoevi
îzolasyon	izolasyon
îzole	izole
j	Kürt alfabesinin on ücüncü harfi
jahr	ağı
jahr	zehir
jahrkirin	ağılamak
jaj	peynire lezzet katan bir ot
jajî	bir tür cacık
jajî	lezzetli otlarla yoğurt peynir bulamacı
jajîrûn	bir yemek çeşidi
jakaw	vahşi ve yırtıcı hayvan
jalûzî	jaluzi
jambon	jambon
jan	acı
jan	ağrı
jan	sızı
jan	sancı
jan dan	acımak
jan dan	ağrımak
jan dan	sızlamak
jan dan	sancımak
jana zirav	verem
jandan	acı vermek
jandan	sızlamak
jandan	sancımak
jandar	ağrılı
jandar	sızı veya sancı veren
jandar	sancılı
jangirtin	sancı veya sızıya tutulmak
jangirtin	sancılanmak
janîn	sancımak
jano	sakat
jant	jant
Japoniya	Japonya
Japonî	Japonca
Japonî	Japonyalı
jar	sıska
jar	sefil
jar	yoksul
jar	zavallı
jar	zayıf
jarîn	inlemek
jarîn	sızlamak
jarîn	sızlanmak
jartiyer	jartiyer
jawak	vahşi
jawak	yırtıcı
jehezkirin	birini veya bir şeyi sevmek
jehr	ağı
jehr	zehir
jehrbûn	zehirlenmek
jehrîn	toksin
jehrîn	zehirli
jehrkirin	zehirlenmek
jelatin	jelatin
jenan	kaynakçı
jeng	pas
jeng girtin	pas tutmak
jeng girtin	paslanmak
jengar	paslı
jengarî	paslı
jengdiran	diş kiri
jengdiran	diş pası
jengdiran	pesek
jenîn	ışık titreşmesi
jenîn	ışık veya şisäğm çakması
jenîn	dokumak
jenîn	dokunmak
jenîn	halaçlamak
jenîn	kalbin çarpması
jenîn	kaynak etmek
jenîn	kaynaştırmak
jenîn	nabız veya kalbin atması
jenîn	nabzın atması
jenîn	sızı çakması
jenîn	şimşek çakması
jenîn	taramak
jenîn	titreşmek
jenîn	zonklama
jenîn	zonklamak
jê	ondan
jê bûn	kesilmek
jê bûn	kopmak
jê pêve	ondan başka
jê pêve	ondan itibaren
jê re	ona
jê re helanîn	onun için saklamak
jê xweş bûn	hoşnut
jêbexş	bağışık
jêbexş	muaf
jêbexşî	bağışıklık
jêbexşî	muafiyet
jêbir	silgi
jêbirin	kumarda yenmek
jêbirin	silmek
jêbirîn	kesinti
jêderanîn	intiba
jêderanîn	izlenim
jêderk	kaynak
jêderk	köken
jêderk	mahreç
jêderk	menşe
jêgerîn	vazgeçmek
jêgir	alıntı
jêgirtin	alıntı
jêgirtin	elinden almak
jêgirtî	kopya
jêhatinî	yetenek
jêhatî	başarlı
jêhatî	becerikli
jêhatî	yetenekli
jêhatî	yetkin
jêk	benzer
jêk	birbirinden
jêk	birbirinin aynı
jêkirin	kesmek
jêkirin	koparmak
jêkirin	sökmek
jêlî	alttan
jêlî	aşağıdan
jêma	artık
jêma	kalıntı
jêma	kalıt
jêmayî	artık
jêmayî	kalıtım
jênager	vazgeçilmez
jêneger	vazgeçilmez
jêneqetîn	ayrılmaz
jênerev	kaçınılmaz
jêpar	payda
jêpirsin	sorgu
jêpirsin	sorgulamak
jêqerîn	el çekmek
jêqerîn	karışmamak
jêr	alt
jêr	aşağı
jêrin	alt
jêrin	alt taraf
jêrîn	alt taraf
jêrîn	aşağı
jêrîn	aşağıda
jêstandin	tahsilat
jêza	köken
jêza	mahreç
ji	ce
ji	da anlamlı yükler
ji	dan
ji	de
ji	den
ji	edat. sözcüğe den
ji	le
ji	leyin
ji alî	tarafından
ji ber	dolayı
ji ber	ezber
ji ber	ezbere
ji ber ko	-den dolayı
ji ber ko	ötürü
ji ber ko	yüzünden
ji ber ku	-den dolayı
ji ber ku	çünkü
ji ber ku	ötürü
ji ber ku	yüzünden
ji ber vê yekê	bu yüzden
ji ber vê yekê	bundan dolayı
ji ber vê yekê	mamafih
ji ber xwe	kendiliğinden
ji ber xwe de axaftin	sayıklamak
ji ber xwe gotin	uydurmak
ji berê de	öteden beri
ji besta gotin	sayıklamak
ji bilî	den başka
ji bilî	gayri
ji bilî	maada
ji bilî vê	bundan başka
ji bin	altından
ji bingehîn	esastan
ji bingehîn	temelden
ji binî ve	kökünden
ji binî ve	toptan
ji bo	için
ji bo vê	bundan dolayı
ji bo vê	bunun için
ji bûyinê der	gayri kabul
ji cem	yanından
ji çav ketin	gözden düşmek
ji derveyî vacê	mantık dışı
ji dest hatin	elinden gelmek
ji dest hev revandin	kapışmak
ji dil	cidden
ji dil	gönülden
ji dil û can	canı gönülden
ji dil û can	içten
ji dil û can	samimi
ji dûr ve	uzaktan
ji giramê ketin	itibardan düşmek
ji hev	birbirinden
ji hev cihê bûn	ayrışmak
ji hev deranîn	ayırma
ji hev deranîn	ayırt etme
ji hev deranîn	tefrik etmek
ji hev derxistin	sınıflama
ji hev derxistin	tasnif etmek
ji hev xatir xwastin	vedalaşmak
ji hev xeyidîn	bozuşmak
ji hev xeyidîn	karşılıklı küsmek
ji hêla	tarafından
ji holê rakirin	ortadan kaldırmak
ji hundir	içerden
ji îro pê ve	bugünden itibaren
ji jor	yukarıdan
ji kerema xwe re	lütfen
ji kerema xwe re	zahmet olmasa
ji memik birîn	memeden kesmek
ji mêj ve	eskiden beri
ji niha pê ve	şimdiden sonra
ji nişka ve	aniden
ji nişka ve	ansızın
ji nû ve	yeniden
ji rewacê rakirin	yürürlükten kaldırmak
ji rê derxistin	yoldan çıkarmak
ji rêzê	sıradan
ji rêzikê der	kural dışı
ji serî ve	baştan
ji te re	sana
ji text daxistin	tahttan indirmek
ji vir	buradan
ji vir	burdan
ji vira	buradan
ji wê derê	oradan
ji wê derê	oralı
ji xeynî	den başka
ji xwe	haliyle
ji xwe	zaten
ji xwe çûn	fenalık geçirmek
ji xwe çûn	kendinden geçmek
ji xwe re kirin mebest	amaç edinmek
ji xwe re kirin mebest	amaçlamak
ji xwe ve çûn	esrimek
ji xwe ve çûn	sızmak
ji Xweda	Allah’tan
jiber	ezber
jiber	ezbere
jiber kirin	ezberlemek
jibergirtî	kopya
jiberkirin	ezberlemek
jid	sürat
jih	hayvan bağırsaklarından yapılan ip
jihevcihêkirin	ayırt etmek
jihevderxistin	ayırt etmek
jihevveqetandin	ayırt etmek
jikarketin	emekliye ayrılmak
jikarketin	takatten düşmek
jikarketinî	emeklilik
jikarketî	emekli
jiku	nereden
jiku	nereli
jimar	nüsha
jimar	rakam
jimar	sayı
jimare	numara
jimare	rekam
jimare	sayı
jin	kadın
jin	zevce
jin û mêr	karıkoca
jinane	kadınca
jinane	kadınsı
jinap	amca karısı
jinbav	üvey anne
jinbira	kardeş karısı
jinbira	yenge
jinebî	dul kadın
jinem	amca hanımı ( karısı )
jinmam	amca karısı
jintî	elti
jinxal	dayı karısı
jireh	kökten
jirêderxistin	saptırma
jirêketin	sapma
jivan	buluşma
jivan	düelo
jivan	randevû
jixwe	zaten
jixwebawer	kendine güvenen
jixweber	kendiliğinde
jiyan	yaşam
jiyan	yaşayış
jiyana rojane	günlük yaşam
jiyanbar	yaşanabilir
jiyandin	yaşatmak
jiyanî	yaşamsal
jiyîn	yaşamak
jiyîn	yaşanmak
jî	da
jî	dahi
jî	dahi anlamı veren edat
jî	de
jî	ömür
jî	yay
jîjo	kirpi
jîkele	körpe
jîmnastîk	jimnastik
jîn	hayat
jîn	yaşam
jîn	yaşantı
jîndar	canlı
jîndarî	canlılık
jîndarî	yaşamsal
jînde	canlı
jînde	enerjik
jînde	esen
jînde	sağlıklı
jînde	zinde
jîndewar	yaşıya
jînenîgarî	biyografi
jînenîgarî	özyaşam
jîngiringî	hayati önemde
jîr	akılı
jîr	becerikli
jîr	çalışkan
jîr	mahir
jîr	yetkin
jîr	zeki
jîrane	akıllıca
jîrane	beceriklice
jîrane	zekice
jîrek	becerikli
jîrek	çalışkan
jîrek	mahir
jîrek	zeki
jîrî	zeka
jîrî	zekilik
jîvan	kadınlarda aybaşı hali
jîvan	randevu
jor	yukarı
jor	yüksek
jorîn	yukarda
jorîn	yüksekte
jovan	pişman
jovan	poşman
jubîle	jübile
jurî	jüri
jûdo	judo
jûji	kirpi
jûn	sağlık
jûnî	diz
jûnî	diz kapağı
jûr	oda
jûra mêvanan	misafir odası
k	Kürt alfabesinin on dördüncü harfi
ka	hani
ka	hele
ka	saman
kab	aşık kemiği
kabok	dizkapağı
kabotaj	kabotaj
kabox	su tutan verimli arazi
kabra	adam
kabra	erkek
kad	küre
kade	bir cins börek
kade	çörek
kadiz	saman yolu
kadî	küresel
kadîbûn	küreselleşme
kadîn	samanlık
kadîparêzî	küreselcilik
kadîperest	küreselci
kafeterya	kafeterya
kafyar	mersin balığı
kahîn	kahin
kaho	marul
kahr	oğlak
kahûr	kama
kaj	yılan kefenî
kaj	yumak
kajûle	kakule
kak	ağabey
kak	ağabey. ayrıca sevgi ve saygı hitabıdır
kakêşan	samanyolu
kakil	ceviz
kakil	çerez
kakil	fındık v.s.)
kakil	fıstık vb.nin çekirdeği
kakil	iç (ceviz
kakil	nüve
kakût	iskelet
kal	ham
kal	ihtiyar
kal	kelek
kal	yaşlı
kal bûn	ihtiyarlamak
kal bûn	kocamak
kalan	kın
kalanî	enli büyük bıçak
kalanî	kasap bıçağı
kalbûn	yaşlanmak
kalepîr	çok yaşlı adam
kalepîr	kelepir
kaler	meta
Kalgaxend	Noel Baba
kalik	ata
kalik	büyük baba
kalik	cet
kalik	dede
kalik	dedenin babası
kalitî	yaşlılık
kalî	ihtiyarlık
kalîn	melemek
kalorî	kalori
kalorîfer	kalorifer
kam	mut
kam	mutluluk
kam	nem
kam	rutubet
kamaş	erken kesilip kurutulan tütün
kamav	su birikintisi
kambax	berbad
kambax	berbat
kambax	çok kötü
kamdar	nemli
kamir	saz
kamirî	sazlık
kamran	bahtiyar
kamran	mesut
kamran	mutlu
kamranî	asayiş
kamranî	mutluluk
kamranî	refah
kamûk	üzümü sıkıp şarabını çıkaran kişi
kan	kaynak
kan	maden
kan	maden ocağı
Kanada	Kanada
Kanadaî	Kanadalı
kanc	edepsiz
kanc	küstah
kancî	küstahlık
kandew	gebe kalmayıp süt vermeye devam eden inek
kandew	manda
kanê	hani
kanê	nerde
kanê	nerede
kanik	göz kapağı
kanî	çeşme
kanî	kaynak
kanî	memba
kanî	pınar
kanîn	muktedir olmak
kanîn	yapabilmek
kanker	madenci
kanûn	Aralık ayı
kanûn	ateş ocağı
kaos	kaos
kaos	karabasan
kaos	milozim
kap	aşık kemiği
kapan	dar ve yürümesi zor yol
kapan	sarp dağ yolu
kapavêtin	aşık kemiği oyunu
kapik	kısa ip parçası
kapik	kepek
kapîr	dişlerdeki tartar
kapol	çok ufak saman
kaporta	kaporta
kapox	biçilmiş otları desteyapıp bağlamak üzere ücretle tutulan işçi
kapox	ot toplama işçisi
kapsûl	kapsül
kar	anlamı katan sonek
kar	eden
kar	hizmet
kar	iş
kar	kar
kar	kâr
kar	kazanç
kar	keçi yavrusu
kar	maslahat
kar	mesai
kar	oğlak
kar	sözcüğe yapan
karak	demir madeni
karanîn	kullanmak
karbend	kariyer
karbend	meslek
karbendî	mesleki
karberdan	grev
karberdan	iş bırakımı
karbeşî	iş bölümü
karbidest	işadamı
karbidest	yetkili
karbidestî	yetki
karbîrator	karbüratör
karbon	karbon
karbûran	yakıt
karciv	firma
karçîn	armut
kardank	döl yatağı
kardest	elişi
kardêr	işveren
kare	kare
karekew	toplu helde yapılan keklik av
karesat	faci
karesat	felaket
karesat	musibet
karesat	trajedi
karê hundir	içişleri
karê min heye	işim var
karêz	havası serin olan yer
karêz	pınar
karêz	yayla
karêz	yeraltı kanalı
karferman	iş buyuran
kargeh	işyeri
karger	idareci
karger	yönetici
kargerandin	idare etmek
kargerandin	yönetmek
kargerî	idare
kargerî	yönetim
kargêr	yönetici
karguzar	becerikli
karguzar	iş beceren
karguzar	işgüzar
karguzarî	beceriklilik
karifîn	zıkkımlanmak
karik	gedik
karik	oğlak
karin	edebilmek
karin	iktidar
karin	muktedir olmak
karin	yapabilmek
karistan	fabrika
karîgeh	evren
karîgeh	kainat
karîger	etken
karîger	etkili
karîgerî	etki
karîgerî	tesir
karîkator	karikatür
karîn	edebilmek
karîn	yapabilmek
karîte	mertek
karker	işçi
karkerî	işçilik
karkêş	becerikli
karkêş	bitirim
karkirin	çalışmak
karkirin	kar etmek
karmax	buğday elemekte kullanılan büyük kalbur
karmend	idareci
karmend	memur
karmend	yönetici
karok	mantar
karole	karyola
karparî	iş bölümü
karsaz	işadamı
karsaz	işletmeci
karsazî	işletme
kart	kavt
kart	yirmi beş kuruş
kartêker	etken
kartik	pim
kartî	bayat
kartîk	marangozlukta kullanilan eye
kartol	patates
karton	karton
karton	mukavva
kartvîzît	kartvizit
karûbar	hazırlık
karûbar	hizmet
karûbar	iş güç
karûbar	uğraş
karûbarê gelemperî	genel hizmetler
karûbarê gişkî	kamu hizmeti
karûbarên derve	dışişleri
karûbarên hundirîn	içişleri
karwan	kervan
karwansera	kervansaray
kase	kâse
kasik	topraktan yapılmış yemek kabı
kaskêt	kasket
kasox	orak
kaş	rampa
kaş	yamaç
kaş	yokuş
kaşan	tapan
kaşe	kayak
kaşik	kayak yeri
kaşing	kuşak
kaşî	fayans
kaşker	sürükleyici
kaşkirin	çekmek
kaşkirin	sürüklemek
kaşxane	konak
kaşxane	köşk
kaşxane	villa
kat	az ürün veren arazi
kat	hububatın ilk filizleri
kat	vakit
kat	zaman
katalox	katalog
katdan	filizlenmek
kate	çörek
katjimêr	saat
katjimêr çend e?	saat kaç?
katjmêr	saat
Katolîk	Katolik
kator	ibik
katora dîk	horoz ibiği
kav	fındık türü şeylerin hasat mevsimi
kavanî	ev hanımı
kavil	harabe
kavil	yıkık
kavil	yıkıntı
kavir	iki yaşında koyun
kavir	iki yaşındaki koyun
kavî	kıyı
kavî	kenar
kavnare	antik
kavnare	eskiye ayit
kawdan	koşul
kawdan	şart
kawik	saf kişi
kawik	yarım akıllı
kax	ekili arazideki yabani otlar
kaxez	kağıt
kaxiz	kağıt
kaxîl	çemen otu
kayîn	geviş getirme
kayîn	geviş getirmek
kebanî	ev işinde sorumlu ve yönetici kadın
kebar	fecir
kebar	fecr
kebar	şafak öncesi zaman
kebar	tekbir
keç	kız
keç	kız evlat
keç met	hala kızı
keçanî	kızlık
keçap	amca kızı
keçel	dazlak
keçel	kel
keçelî	kellik
keçelok	akbaba
keçêç	tavukların eşelendikleri yer
keçhêlî	üvey kız
keçhili	üvey kız evlat
keçinî	bekaret
keçitî	kızlık
keçmam	amca kızı
keçmarî	üvey kız
keçmet	hala kızı
keçxal	dayı kızı
keçxaltî	teyze kızı
keçxapînok	kadın avcısı
ked	emek
keda bermayî	artık emek
keda dest	el emeği
kedanî	kümes hayvanları
keder	keder
kedew	hayvan nezlesi
kedik	oğlak ve kuzu derisinden yapılan tulum
kedî	ehli
kedî	evcil
kedîbûn	evcilleştirmek
kedkar	emekçi
kedûn	küçük su testisi
kedxwar	sömürücü
kedyar	emektar
kef	köpük
kef dan	köpürmek
kef ji re hatin	hoşlanmak
kef ji re hatin	sevmek
kefa dest	avuç içi
kefandin	bir şeyin kenarını bir baştan bir başa dikmek
kefandin	köpürtmek
kefaret	kefaret
kefdan	köpürmek
kefen	kefen
kefgîr	kevgir
kefgîr	süzgeç
kefiyan	köpürmek
kefî	erkek başörtüsü
kefîn	köpürmek
kefkirin	köpürtmek
kefşîl	salya
keftar	sırtlan
keftûleft	ağız dalaşı
keftûleft	dalaşma
keftûleft	kendisiyle boğuşma
keftûleft	mücadele
kefxoy	hristiyanların köy yöneticisi
kefxweşî	memnuniyet
kehêl	küheylan
kehreb	elektrik
kehrebar	elektrikli
kehrebar	mıknatıs
kehrebar	manyetik
kej	kumral
kej	sarışın
kejave	sedye
kejê	sempatik sarışın kız çoçuğu
kejê	sevimli
kejok	siyatik
kek	abi
kek	ağabey
kek	ayrıca saygı ve sevgi hitabıdır
kel	iki yaşında sığır
kel	kaynama
kela	kale
kelandin	kaynatmak
kelaş	kadavra
kelax	hayvan leşi
kelbetan	maşa
keledoş	döğülmüş buğday ile yapılan bir yemek
kelef	büyük iplik yumağı
kelejin	başa oynayan kadın
kelejin	erkek ruhlu
kelejin	erkek ruhlu kadın
kelek	kayık
kelek	sal
kelem	budak
kelem	engel
kelem	lahana
kelem	meşe
kelem	meşe ormanı
kelem	rahatsızlık veren
kelemêr	güçlü karakterli adam
kelemîz	sık sık altına işeyen kişi
kelepor	birkim
kelepor	halk ürünleri
kelepor	kelepir
kelepor	miras
kelepor	varlık
kelerim	karnabahar
keleş	alımlı
keleş	efe
keleş	eşkıya
keleş	güzel
keleş	korsan
keleşê hewayê	hava korsanı
kelê	az tuzlu
kelê	tuzsuz
kelh	güzel görkemli
kelh	kale
kelh	nadir
kelhatin	kaynamaya başlamak
kelhoşk	dağ geçidi
kelij	kaynaşma
kelijandin	kaynaştırmak
kelijî	kaynaşmış
kelijîn	kaynaşmak
kelistin	dikizlemek
kelistin	gizli gözetmek
kelî	az tuzlu
kelî	tuzsuz
kelîn	coşmak
kelîn	kaynamak
kelk	fayda
kelk	istifade
kelk	yarar
kelk jê girtin	yararlanmak
kelkel	aşırı sıcak
kelkela havînê	yaz sıcağı
kelkot	eğri büğrü
kelkot	eski püskü
kelkot	yamuk
kelkwergirtin	yararlanmak
kelmêş	sivrisinek
kelmêş	üvez
kelogirî	ağlamaklı
kelogirî	sulu göz
kelogirîbûn	ağlamaklı olmak
kelpezî	bukalemun
kelpik	böğür
kelpik	kepek
keltox	çok yaşlı kimse
keltox	moruk
kelû	dönence
kelûmel	teçhizat
kelwaz	şiddetli soğuk
kelx	moruk
kelxane	dökümhane
kelxîn	moruklaşmak
kem	kulaksız hayvan veya insan
kem	normalden küçük kulaklı
keman	keman
kemançe	kemençe
kemanjen	kemancı
kember	kemer
kemend	kement
kemili	olgunlaşmış kamil
kemitandin	kaynaştırmak
kemitîn	kaynaşmak
kemîn	pusu
kemîn	tuzak
kemîn avêtin	pusuya yatmak
kemîn danîn	pusu kurmak
kemîndanîn	pusu atmak
kemn	örtü
kemole	varil
kemperandin	kıyaslamak
kempirandin	kıyaslama
kemxe	ipek
kemxe	kumaş
ken	gülme
ken	gülüş
kenandin	güldürmek
kenar	kenar
kenarî	kanarya
kend	arğ
kend	hendek
kend	koyak
kend û kosp	engebe
kend û kosp	engel
kendal	derin dere ve yanların iki tarafı
kendal	dik yamaç
kendal	yamaç
kendal	yar
kendav	haliç
kendav	körfez
kendavik	koy
kenewer	komik
kengê	ne zaman
kenhar	güldürücü
kenik	kepek (saç)
kenişte	havra
kenişte	sinegog
kenişte	Yahudi tapınağı
kenîn	gülmek
kenîşte	havra
kenîşte	sinagog
kenloşkî kirin	kırıştırmak
kenok	güleç
kenok	güler
kenok	güler yüzlü
kenok	sempatik
kenze	fanila
kenze	kazak
kep	kep
kepaze	kepaze
kepazetî	kepazelik
kepel	höyük
kepenek	çoban kepeneği
kepeng	kepenk
kepez	fundalık
kepir	kulübe
kepîr	dişlerde biriken kireç
kepîr	tartar
ker	eşek
ker	sağır
keramet	keramet
kerane	balyoz
kerane	zengin
kerate	çekecek
keratî	afiyet olasın anlamında beddua
keravî	pelikan
kerax	sebze işçisi
keraxî	sebze işçiliği
keraxî	sebzecilik
keraxî	söğüş salata
kerb	keder
kerb	tasa
kerb	üzüntü
kerbandin	kederlendirmek
kerbeş	gavurbaşı dikeni
kerbîn	kederlenmek
kerbûn	sağır olmak
kerdik	çeltik evleği
kerdî	sebze bahçesi ve bostan evlekleri
kerefz	kereviz
kerehû	samyeli
kerem	el açıklığı
kerem	gönül yüceliği
kerem (bi)ke	buyurun
kerem bika	buyur
kerem kirin	buyurmak
kereng	kenger
kerenzer	sarışın
kerese	eşya
kerese	malzeme
kerexne	maşa
kerg	tezgah
kergez	akbaba
kerguh	tavşan
kerh	çıkar
kerh	menfaat
kerik	badem
kerik	çağla
kerik	kayısı
kerik	kulak kepçesi
kerik	kurşun geçirmeyen çelik yelek
kerik	olmamış incir
kerik	solungaç
kerika guh	kulak yolu
kerixandin	bıktırmak
kerixandin	teksindirmek
kerixandin	usandırmak
kerixîn	bıkmak
kerixîn	kanıksamak
kerixîn	nefret etmek
kerixîn	teksinmek
kerixîn	usanmak
kerî	dilim
kerî	küçük baş hayvan sürüsü
kerî	parça
kerî	sağırlık
kerî	sürü
kerîkirin	dilimlemek
kerîkirin	parçalara ayırmak
kerkedan	gergedan
kerkere	hergele
kerkere	iriyarı
Kerkûk	Kerkük
kerme	kurumuş tezek
kermêş	eşek arısı
kermêş	sivrisinek
kerpeze	bukalemun
kerpîç	kerpiç
kertek	bol
kertek	çok
kertik	eye
kerxane	genel ev
kerxane	kerhane
kerxerê	keçiyolu
kerxur	akbaba
kes	kimse
kes	kişi
kes	şahıs
kesahî	kişilik
kesandin	şahıslandırmak
kesane	kişisel
kesane	şahsi
kesanî	kişisel
kesas	mutsuz
kesat	kesat
kesaxtin	budamak
kesayetî	kişilik
kesayetî	şahsiyet
keser	hüzün
keser	üzüntü
keser girtin	hüzünlenmek
keser kişandin	iç çekmek
kesê darazî	hükmi şahıs
kesê darazî	tüzel kişi
kesê yekemîn	birinci şahıs
kesên li Hindistanê li derî kastan	beradayı
kesidandin	salamura yapmak
kesidîn	salamura olmak
kesirandin	hüzünlendirmek
kesirandin	üzmek
kesirîn	hüzünlenmek
kesirîn	üzülmek
kesixîn	budanmak
kesîtiya darazî	tüzel kişilik
kesk	yeşil
kesk bûn	yeşillenmek
keskesor	gök kuşağı
keskesor	gökkuşağı
keskesor	renga renk
keslan	tembel
kesp	küspe
kesper	mavi gözlü
kespik	maskot
kespik	nazar boncuğu
keş	karavana atılan mermi
keş	karavana atış
keşe	keşiş
keşe	papaz
keşe	rahip
keşeyan	ruhban
keşîş	papaz
keşk	diz kapağı
keşk	tarhana
keşkana	keşke
keşke	keşke
keşklok	çökelek
keşklok	kete
keşklok	kurutulmuş ekmek
keşkul	keşkül
keşkul	tezek parçası
keştigeh	liman
keştigeh	rıhtım
keştivan	gemici
keştivanî	gemicilik
keştiya balafiran	uçak gemisi
keştiya bixêlî	yelkenli gemi
keştiya rêwiyan	yolcu gemisi
keştî	gemi
keştî	vapur
keştîbar	yük gemisi
keştîgeh	liman
keştîgeh	rıhtım
keştîvan	gemici
ket	yonca
ketandî	yatalak
ketezer	sarı çiçekli yonca
ketin	devrilmek
ketin	düşmek
ketin	geçmek
ketin	girmek
ketin	yıkılmak
ketin avê	suya düşmek
ketin avê	yüzmek
ketin cilan	yatağa düşmek
ketin ciyawaziyê	ihtilafa düşmek
ketin çelemê	lades tutuşmak
ketin hundir	içeri girmek
ketin miçilgê	bahse girmek
ketin miçilgê	iddiaya girmek
ketin navberê	araya girmek
ketin nivînê	yatağa düşmek
ketin paxavê	paniğe kapılmak
ketin pey	peşine düşmek
ketin pêşbazîyê	yarışmaya girmek
ketin silûke	inzivaya çekilmek
ketin silûkê	inzivaya çekilmek
ketin şaşiyê	hataya düşmek
ketin şaşkirin	şaşırmak
ketin teşqelê	telaşa düşmek/telaşlanmak
ketin xelwetê	inzivaya çekilmek
ketincilan	yatağa düşmek
ketinmiçilgê	iddiaya girmek
ketinpêşbirkê	yarışmaya girmek
ketintengasiyê	sıkıntıya düşmek
ketî	düşkün
ketî	düşmüş
ketî	düşük
ketî	mağdur
ketî	müflis
ketîbûn	düşkünlük
ketûber	sıradan
ketxweda	kahya
keval	tablet
keval	tablo
kevalber	taş tablet
kevan	parantez
kevan	yay
kevane	ayraç
kevane	kavis
kevane	köprü kemeri
kevanî	ev kadını
kevçî	kaşık
kevel	koyun v.b. hayvanların derisi
kever	benekli keçi
kever	kırçıl
kever	kayaylardan oluşan dağ
kevil	koyun derisi
kevir	taş
kevir kirin	taşlamak
kevî	baharda doruklarda kalan kar
kevî	kıyı
kevî	kenar
kevî	sahil
kevî	yan
kevîşen	kumsal
kevîşen	plaj
kevjal	yengeç
kevjalê derya	ıstakoz
kevloşk	kırışık
kevn	eski
kevn	eskimiş
kevn bûn	eskimek
kevn kirin	eskitmek
kevnar	antik
kevnare	antika
kevnarefroş	antikacı
kevnarik	ikinci el eşya
kevne	eski
kevne	köhne
kevnefroş	eskici
kevneparêz	muhafazakar
kevneparêz	tutucu
kevneperest	grici
kevneperest	muhafazakar
kevneperest	tutucu
kevneşop	gelenek
kevneşop	kelenek
kevneşopî	geleneksel
kevnik	ıskarta
kevok	güvercin
kevot	akça ağaç
kevot	kumru
kevot	meyve vermeyen ve dalları kaşık yapılan bir ağaç
kevz	yosun
kew	keklik
kewandin	pansuman
kewandin	pansuman yapmak
kewar	ambar
kewar	arı kovanı
kewara mêşan	arı kovanı
kewaşe	çöküntü
Kewçêr	Ekim ayı
kewdank	kılıf
kewdank	muhafazalık
kewden	ahmak
kewden	geri zekalı
kewderî	yabani horoz
kewişîn	bina gibi şeylerin çökmesi
kewşen	güneş görmeyen yamaç
kewtîn	havlamak
key	kral
keya	muhtar
keyanî	krallık
keyanî	muhtarlık
keybanû	kraliçe
keyitî	krallık
keyitî	monarşi
keyîtî	monarşi
keyparêz	monarşist
keys	firsat
keyso	fırsatçı
keyso	oportünüst
keysperest	fırsatçı
keysperest	oportünüst
keysperestî	fırsatçılık
kezaxtin	budamak
kezeb	ciğer
kezebreş	karaciğer
kezî	kakül
kezwan	menengiç
kê	kim
kê	kimin
kêç	pire
kêf	eğlence
kêf	keyf
kêf	keyif
kêf	zevk
kêf jê girtin	zevk almak
kêf kirin	keyfetmek
kêfkarî	keyfi
kêfşing	yengeç
kêfxweş	memnun
kêl	dikili taş
kêlan	toprağı sürmek
kêlandî	tirpan
kêlangeh	sürüme ayrılmış toprak
kêlbik	bir kertenkele türü
kêlek	yan
kêlek	yan taraf
kêlek	yanı başı
kêlik	mezar taşı
kêlî	ikincil
kêlî	kaba dikiş
kêlî	ötürü
kêlî	tali
kêlî	teyel
kêlîk	kısa an
kêlîk	lahza
kêlîka din	biraz önce
kêm	az
kêm	cerahat
kêm	eksik
kêm	irin
kêm	noksan
kêm bûn	azalmak
kêm bûn	eksilmek
kêm bûn	kıtlaşmak
kêm dîtin	az görmek
kêm dîtin	azımsamak
kêm dîtin	hakir görmek
kêm û zêde	aşağı yukarı
kêmagahî	bilgi eksikliği
kêmahî	eksiklik
kêmanî	azaltmak
kêmanî	eksiklik
kêmanî	hata
kêmanî	kısmak
kêmanî	kusur
kêmasî	eksiklik
kêmasî	hata
kêmasî	kusur
kêmasî	özür
kêmber	az ürünlü
kêmber	ensiz
kêmber	verimsiz
kêmbûn	azalmak
kêmbûn	eksilmek
kêmdîtin	ara sıra görmek
kêmdîtin	az görmek
kêmdîtin	hakir görmek
kêmdîtin	hor görmek
kêmheş	geri zekalı
kêmî	azlık
kêmî	yetersizlik
kêmkirin	azaltmak
kêmkirin	eksiltmek
kêmkirin	kısmak
kêmlebat	alil
kêmtirîn	asgari
kêmtirîn	minimum
kêmxwînî	anemi
kêmxwînî	zafiyet
kêmzêde	ortalama
kêmzêde	takriben
kêmzêde	yaklaşık
kêr	bıçak
kêr	fayda
kêr	fonksiyon
kêr	işlev
kêr	yarar
kêr jê dîtin	yararlanmak
kêr kirin	bıçaklamak
kêrakî	pazar günü
kêran	damlara atılan kiriş
kêran	mertek
kêranîn	yararlanmak
kêrdar	yararlı
kêrdarî	yararlılık
kêrguh	tavşan
kêrhatinî	elverişlilik
kêrhatî	elverişli
kêrhatî	kullanışlı
kêrhatî	yararlı
kêrik	çakı
kêrkirin	bıçaklamak
kêrtik	eğe
kêrtik kirin	eğelemek
kêrtik kirin	kertik atmak
kêse	kestirme
kêsim	biçim
kêsim	şekil
kêsimandin	biçimlendirmek
kêsimandin	şekillendirmek
kêsimîn	biçimlenmek
kêş	cazibe
kêş	çeken
kêş	çekici
kêş	tartı
kêş	taşıyan
kêşan	çekmek
kêşan	tartmak
kêşan	taşımak
kêşandî	tartılı
kêşe	dara
kêşe	denge
kêşe	problem
kêşe	sorun
kêşe û vekêş	gel-git
kêşe û vekêş	medcezir
kêşeya kurdî	kürt sorunu
kêşik	yay kirişi
kêşîn	çekilmek
kêşîn	tartılmak
kêşîn	taşınmak
kêşwer	cazibeli
kêvjal	yengeç
kêvroşk	tavşan
kêzik	böcek
kêzîn	büz
kêzîn	döşemek
kêzîn	kanalizasyon
kifêrî	ılgın ağacı
kifik	küf
Kifrî	Irak’ta bir Kürt kenti
kifş	açık
kifş	açıkta
kifş	belli
kifşbûn	belirmek
kifşbûn	belli olmak
kifşkirin	açığa çıkarmak
kifşkirin	belirtmek
kil	rastık
kil	salınım
kil	salıncak vb. şeylerin her bir salınımı
kil	sarkaç
kil	sürme
kil	yayık
kilam	şarkı
kilam	türkü
kilandin	yayıl yalmak
kilaw	başörtüsü
kilb	iri duvar çivisi
kilb	uzun ve kalın çivi
kilçan	el feneri
kilçêv	sürme kalemi
kilêb	çapa
kiling	kuşkonmaz
kilîkilî	ağaç kakan
kilîl	anahtar
kilîlk	anahtar
kilîlk	kilit
kilît	anahtar
kilît	kilit
kilît kirin	kilitlemek
kilîtdank	anahtarlık
kilîtkirî	kilitli
kilk	sütün başlığı
kilkirin	sürme çekmek
kilor	börek
kilor	çörek
kilor	kömme
kilosk	çanak
kilosk	çömlek
kilox	kafatası
kilox	kelle
kils	kireç
kilyar	acur
kimê	şişe kapağı
kimê	tapa
kin	kisa
kin bûn	kısalmak
kin kirin	kısaltmak
kinahî	kisalik
kinare	ud
kinbûn	kısalmak
kinc	çamaşır
kinc	elbise
kinc	giysi
kincik	paçavra
kincjixwekirin	soyunmak
kinclixwekirin	giyinmek
kind	zillet
kindik	cici
kindir	kendir
kindir	kendir halat
kine-mine	derme-çatma
kine-mine	kör-topal
kine-mine	yarım-yamalak
kinêr	abse
kinêr	çıban
kinêzet	silsile
king	but
kinif	kenevir
kinik	bodur
kinik	kısa
kinik	kisa boylu
kinîn	kinin
kinkirin	kisaltmak
kinoş	cimri
kinoş	pinti
kinoşe	süpürge
kinûşk	pembe
kir	kısa kulaklı hayvan
kir û frotin	alım satım
kiramî	bir kılıç çeşidi
kirar	fail
kirar	fiil
kirarî	işlem
kiras	gömlek
kirdan	büyük ve kalın oklava
kirdar	yaptırım uygulayan
kirdarî	yaptırım
kirde	fail
kirde	özne
kirde	özne (grm.)
kiremît	kiremit
kirê	kira
kirêt	çirkin
kirêt	kirli
kirêt	pis
kirêt	yoz
kirh	çirkin
kirin	döktürmek
kirin	etmek
kirin	eylem
kirin	jê önekiyle (jêkirin) fiil
kirin	kesmek
kirin	koparmak
kirin	koymak
kirin	lê önekiyle (lêkirin) üstüne dökmek
kirin	yapmak
kirin der	kovmak
kirin ser	ulamak
kiriyar	abonmen
kiriyar	alıcı
kiriyar	müşteri
kirîger	alıcı
kirîger	müşteri
kirîn	kirîn û firotin
kirîn	müşteri
kirîn	satın almak
kirîn û firotin	alım satım
kirîn û firotin	alışveriş
kirkaş	paldır küldür
kirkaşbirin	paldır küldür götürmek
kirkirik	kıkırdak
kirkirok	yemek borusu
kirman	hisar
kirman	kale
Kirmansah	Kermanşah
kirmişîn	büzülmek
kirosk	ahlat
kirotî	raşitizm
kirp	vurgu
kirpandin	vurgulamak
kirtîn	kütürdemek
kirtûpan	baştan savma
kirtûpan	gelişi
kirtûpan	güzel
kirtûpan	üstün körü
kirtûpan	üstünkörü
kirû	fenomen
kirû	olgu
kirûr	yarım milyon
kiryar	abone
kiryar	alıcı
kiryar	eden
kiryar	icraatçı
kiryar	uygulama
kiryar	yapan
kiryar bûn	abone olmak
kiryarî	abonman
kiryarî	icraat
kisûr	attariye
kisûr	kumaş
kisûr	küsür
kiş	kışkırtma
kiş	teşvik
kiş kirin	kışkırtmak
kişandin	çekiliş
kişandin	çekmek
kişandin	içine çekmek
kişandin	tartmak
kişik	satranç
kişiyan ber	yanaşmak
kişîner	çekici
kişkirin	kışkırtmak
kişmiş	kuş üzümü
kitan	keten
kitekit	ayrıntı
kitik	kedi
kixs	soğan arpacığı
kiz	kısık
kiz	meyus
kiz	sönük
kizik	kıkırdak
kizin	burçak
kizirîn	tütsülenmek
kizirîn	tüyleri yanmak
kizîr	hakem
kizîr	yardımcı
kizmik	posa
kizwet	kiyafet
kî	kim
kîjan	hangi
kîjan	hangisi
kîl	kil
kîlogram	kilo(gram)
kîlometr	kilometre
kîlowat	kilovat
kîmye	kimya
kîmyewî	kimyasal
kîn	garaz
kîn	kin
kîn girêdan	kin bağlamak
kînaye	kinaye
kîndar	kindar
kîp	sık
kîp	sıkı
kîp	sımsıkı
kîp bûn	sıkıca kapanmak
kîp kirin	sıkıca kapatmak
kîper	ince bağırsak
kîpkirin	sıkıştırmak
kîpkirin	sıkmak
kîr	erkek cinsel organı
kîr	penis
kîs	cüzdan
kîs	torba
kîsik	kese
kîso	kaplumbağa
kîso	tosbağa
kîşwer	memleket
kîşwer	ülke
kîte	hece
kîteandin	hecelemek
kîtekît	ayrıntı
kîtekît	detay
kîtkît	ayrıntı
kîtkît	teferruat
Kîwan	Satürn
klamên serhewa	uzun hava
ko	ki
Ko	Ülker yıldızı
koc	asma kilit
koç	göç
koç	hicret
koç kirin	göçmek
koçber	göçmen
koçberî	göç
koçberî	göçmenlik
koçek	köçek
koçer	göçebe
koçer	göçer
koçik	kabul odası
koçik	selamlık
koçkirin	göçetmek
koçrevî	göç
koçrevî	tehcir
kod	ağaçtan kap
kod	saz ve benzeri müzik aletlerinin şişkin kısmı
kod	tekne
kod	ud
koderî	mera veya otlak kirası
koga	büyük mağaza
kojtin	kemirmek
kok	akort
kok	akortlu
kok	kök
kok	süs
kok	süslü
kok	üstü başı düzgün
kok kirin	akort etmek
kok kirin	bezemek
kok kirin	donatmak
kok kirin	süslemek
kok qelandin	kökünü kazımak
koka zer	Hint safranı
kokandin	akort etmek
kokandin	bezemek
kokandin	donatmak
kokandin	süslemek
kokim	çok yaşlı
kokim	çok yaşlı kişi
kokîn	süslenmek
kokos	nargile
kol	boynuzsuz
kol	keçi
kol	küt
kolan	cadde
kolan	eşelemek
kolan	hafriyat
kolan	kazmak
kolan	sokak
kolan kirin	enselemek
kole	esir
kole	köle
koledar	köle sahibi
koledar	sömürgeci
koletî	kölelik
kolik	çardak
kolik	nişangah
kolit	gece kondu
kolîn	eşelemek
kolîn	kazmak
kolîtik	tezeklerden yapılan yığın
kolnyar	arkeolog
kolnyarnasî	arkeoloji
kolonî	koloni
koloz	yün başlık
kom	cumhur
kom	grup
kom	küme
kom	topluluk
kom bûn	temerküz
kom bûn	toplanma
kom kirin	biriktirmek
kom kirin	tahsil etmek
kom kirin	toparlamak
kom kirin	toplamak
kom kirin	yığmak
komar	cumhuriyet
komarvan	cumhuriyetçi
kombers	bilgisayar
kombûn	toplanmak
komcivîn	genel kurul
komcivîn	kongre
komcivîna karûbarên tevayî	genel hizmetler
komcivîna tevayî	genel kurul
komdarî	toplu
komel	cemiyet
komel	dernek
komel	toplum
komele	dernek
komeleyatî	sosyal
komeleyatî	toplumsal
komik	grup
komik	topluluk
komînak	toplam
komîtiya kargeriyê	yönetim kurulu
komîtiya kargerxane	yönetim yeri
komîtiya şêwrê	danışma kurulu
komîtî	komite
komkarî	kolektivizm
komkeştî	filo
komkirin	biriktirmek
komkirin	toplanmak
komkujî	katliam
kompere	meblağ
kompere	toplu para
komploker	entrikacı
komploker	komplocu
kon	çadır
kon kon vegirtin	çadır çadır açmak
kon vegirtin	çadır kurmak
kone	kurnaz
kone	uyanık
konik	örümcek ağı
konî	koni
konser	konser
konsîl	konsey
konsul	konsolos
konsulxane	konsolosluk
kop	eli sakat
kopare	deve hörgücü
kopel	doruk
Kopenhag	Kopenhag (Danimarka’nın başkenti)
kopî	kopya
kopî kirin	kopya etmek
kopî kişandin	kopya çekmek
kor	ama
kor	kör
korbawerî	kör inanç
kordûnde	çocuğu olmayan
korebîn	dargörüşlü
koremar	kör yılan
koremişk	kör fare
koremişk	köstebek
korik	loş ışık
koritî	körlük
korîzan	geri zekalı
kort	çukur
kortal	büyük çukur
kortal	uçurum
kose	köse
kosele	kösele
kosp	engel
kostek	köstek
koş	böğür
koş	etek
koş	eteklik
koşan	çaba
koşan	çekişme
koşan	uğraş
koşebend	köşebent
koşebend	köşeli parantez
koşîn	çekişmek
koşk	köşk
koşk	saray
koştin	kemirmek
kot	kemiklerin yuvarlak ucu
kot	kesici aletlerin körelmesi
kot	küt
kotan	pulluk
kotek	dayak
kotek	patak
kotek kirin	dayak atmak
kotek kirin	pataklamak
kotekî	zorla
koter	kolye
kotin	kemirmek
kotinker	kemirgen
kotî	cüzam
kotî	cüzzam hastalığı
kotîbûyî	cüzamlı
kotûkêş	badire
kov	içbükey
kov	kambur
kov	konkav
kov	obruk
koval	helezonik
koval	sarmal
kovan	hüzün
kovan	keder
kovan	özlem
kovar	degi
kovar	dergi
kovar	mecmua
kovik	argoda kıç
kovik	huni
kovî	vahşi
kovî	yabani
kovî	yabanî
kox	kümes
koxik	kümes
koy	dağ
koye	köy sancak
koyistan	dağlık
kozere	iri saman
kozik	keçi ve kuzu ağılı
kozik	kulübecik
kozik	metris
kozik	mevzi
kozik	pusu
kozikdanîn	pusu kurmak
kozir	köz
kozmetîk	kozmetik
ku	eğer
ku	ise
ku	ki
ku	nerde
ku	nere
ku	nerede
ku	nereden
ku	neresi
ku der	neresi
kubar	kibar
kubarî	kibarlık
kuç	taş
kuçe	sokak
küçik	köpek
kudandin	sürdürmek
kudandin	sürdürüp gitmek
kudandin	sürüncemede bırakmak
kuder	nere
kuder	neresi
kudik	ayı
kudik	domuz yavrusu
kudîn	sürmek
kudîn	sürüncemede kalmak
kudîn	sürüp gitmek
kufik	küf
kufikî	küflü
kufikî bûn	küflenmek
kufîn	homurdanmak
kujar	cinayet
kujar	katliam
kujardar	öldürücü
kujtar	cani
kujtar	katil
kujyar	öldürücü
kukurd	kükürt
kul	çıban
kul	elem
kul	keder
kul	yara
kulab	çengel
kulab	pençe
kulav	keçe
kulb	obur
kulbe	çapa
kulbe	nacak
kulbe kirin	çapalamak
kule	cibinlik
kulek	aksak
kulek	aksayan
kulek	baca
kulek	delik
kulek	topal
kulemar	çaylak
kuleng	ağaç bidon
kulik	bulaşıcı hayvan hastalığı
kulik	kukuleta
kulindir	dolmalık kabak
kulî	çekirge
kulîçe	kurabiye
kulîçe	pasta
kulîçefiroş	pastacı
kulîçexane	pasta(ha)ne
kulîlk	çiçek
kulîlk	kır çiçeği
kulîlk	tomurcuk
kulîmek	oyluk kemiği
kulîn	aksamak
kulîn	silo
kulîn	topallamak
kulîn	yatak dolabı
kulkulîn	güçlük içinde sürüklenip gitmek
kulm	avuç
kulm	yumruk
kulmek	bir avuç
kulxan	külhan
kum	başlık
kum	kep
kum	külah
kum	külâh takke
kum avêtin	kavga istemek
kumbet	kubbe
kumbet	kümbet
kumêt	kırmızı (at rengi)
kumik	mantar
kumişandin	çökertmek (bina
kumişandin	sistem vb.)
kumişîn	çökmek
kumzirx	miğfer
kun	delik
kun bûn	delinmek
kunc	açı
kunc	iç
kunc	köşe
kunc	zaviye
kuncebend	köşebent
kuncenivîs	köşe yazarı
kuncenivîsar	köşe yazısı
kuncik	açı
kuncik	iç
kuncik	köşe
kuncik	zaviye
kuncî	susam
kund	baykuş
kundir	argoda yeteneksiz
kundir	beceriksiz
kundir	kabak
kundirê avî	su kabağı
kundirê girîtî	dolmalık kabak
kundirê zer	bal kabağı
kunk	künk
kunker	delgi
kunker	delici
kunkirin	delmek
kur	erkek oğlan
kur	evlat (erkek için)
kurbeşk	porsuk
Kurd	Kürt
kurdayetî	kürtlük
kurdewarî	kürtlere özgü
Kurdistan	Kürdistan
Kurdistanî	Kürdistanlı
Kurdî	Kürtçe
kurhelî	üvey ev at
kurik	erkek çocuk
kurîşk	büzgü
kurk	kuluçka
kurk	kürk
kurkirin	traş olmak
kurm	kurt
kurm	kurtcuk
kurmam	amca oğlu
Kurmanc	Kürtlerin üç boyundan biri
Kurmancî	kurmancların lehçesi
kurmet	hala oğlu
kurmî	kurtlanmış
kurmî	kurtlu
kurmî bûn	kurtlanmak
kurmîbûn	kurtlanmak
kursî	iskemle
kursî	kürsü
kursî	sandalye
kursî	tabure
kurt	kısa
kurt	kızışmış
kurt bûn	kısalmak
kurt bûn	kızışmak (kuşlar için)
kurtahî	kısalık
kurtan	eşek palanı
kurtan	semer
kurtayî	özet
kurtbîn	dar görüşlü
kurtbîn	miyop
kurtbûn	kısalmak
kurte	özet
kurtebir	özet
kurtebir kirin	özetlemek
kurtêl	ekmek artığı
kurtêl	ekmek artıkları
kurtî	kısalık
kurtkirin	kısaltmak
kurtkirin	tıraş etmek
kurtûpist	dedikodu
kurxal	dayıoğlu
kusk	mavi gözlü
kuşte	alçı
kuştin	öldürmek
kuştinxwazî	suikast
kuştî	makbul
kuştî	ölü
kuştox	katil
kuştox	öldüren
kut kirin	didiklemek (kuşlar için)
kuta	netice
kuta	son
kutabûn	bitmek
kutahî	bitim
kutahî	son
kutahî	sonuç
kutahî bûn	bitmek
kutahî bûn	tükenmek
kutakirin	bitirmek
kutan	dövmek
kutan	hırpalamak
kutan	vurmak
kutek	dayak
kutek	istinat direği
kutek	payanda
kutek	tokmak
kutilk	içli köfte
kutkutok	ağaç kakan
kutlik	içli köfte
kuvark	mantar
kuwar	ambar
Kuweyt	Kuveyt
Kuweytî	Kuveytli
kuxik	öksürük
kuxîn	öksürmek
küz	çömlek
küz	testi
kuzel	roka otu
kûbî	kübik
kûçe	sokak
kûçik	it
kûçik	köpek
kûd	felçli
kûd	kötürüm
kûd	sakat
kûkla	kukla
kûklabaz	kuklacı
kûlan	bellemek
kûlan	kazmak
kûlan	sürmek (toprak)
kûlîs	kulis
kûn	kıç
kûn	makat
kûnek	ibne
kûp	çöküntü
kûpandin	çökertmek
kûpik	kupa
kûpîn	çöküş (metal kaplar için)
kûr	derin
kûr	para kuru
kûr bûn	derinleşmek
kûr kirin	derinleştirmek
kûrahî	derinlik
kûrayî	derinlik
kûrbûn	derinleşmek
kûre	demirci ocağı
kûrebûn	ayrıntıları gören
kûrebûn	derin görüşlü
kûrevan	ocakçı
kûrik	körük
kûrîn	sesli ağlamak
kûrkirin	derinleştirmek
kûrt	çukur
kûrtal	büyük çukur
kûrtal	krater
kûrtik	küçük çukur
kûrtmanik	golf
kûsik	şişe
kûsî	kaplumbağa
kûtal	ticari eşya
kûtî	enik
kûtî	it
kûtî	köpek
kûtîavî	köpek balığı
kûz	testi
kûz	testi çömlek
kûze	sansar
kûzik	çömlek
kûzker	çömlekçi
kûzkerî	çömlekçilik
L	Kürt alfabesinin on beşinci harfi
labikandin	bir işi karıştırmak
labor	bir tür hint kılıcı
labût	zıpkın
lac	erkek çocuk
lacîwerd	bir çeşit kumaş
lacîwerd	bir renk
laçik	kadın baş örtüsü
laçik	kurdele
laf	laf
lafaw	şiddetli sağanak
lafazan	laf bilen
lafazan	lafazan
laflafok	sarmaşık
lahor	bir tür hint kılıcı
laîsîzm	laiklik
lajwerd	maden
lajwerd	metal
lajwerdî	madeni
lajwerdî	metalürji
lak	disk
lak	el büyüklüğünde yassı taş
lak	kepekten yapılan köpek yiyeceği
lake	lake
lakîn	köpek yiyeceğinin kabı
lal	dilsiz
lal	keke
lal	lal
lale	lâle
lalengî	mandalina
lalî	geniş
lalî	yayvan tabak
lalote	kekeme
lam	çene
lambe	lamba
lame	elmacık kemiği ile alt çene arasındaki bölüm
lame	yanak
landik	beşik
lapüşk	pençe
lapûşk	pençe
laq	zayıf et
laqûn	popo
lar	manda barınağı
lar	öksüz
lareş	kangren
lasar	dik kafalı
lasar	inatçı
lasayî	taklit
lasayîkirin	taklit etmek
laser	sel
lask	sap
lastîk	lastik
laş	bünye
laş	cüsse
laş	gövde
laş	vücud
laş	vücut
laşgir	iri vücutlu
laşgiran	hantal
lat	masif kaya
lat	parça
lat	parsel
lat	tarh
lat	yassı kayalar
latajotin	mec. geyik muhabbeti yapmak
latimandin	bulaştırma
Latin	Latin
Latinî	Latince
laûbalî	laubali
lav	lav
lava	dua
lava	yakarış
lava	yalvarış
lava kirin	yalvarmak
lavahî	yalvarma
lavaker	dua eden
lavaker	yalvaran
lavakirin	yakarmak
lavakirin	yalvarmak
lavlavk	sarmaşık bitkisi
lavlavok	çok yakaran kimse
law	körpe
law	oğul
law	velet
lawan	konfor
lawandin	figan etmek
lawaz	cılız
lawaz	sıska
lawij	ağıt
lawij	ilahi
lawij	türkü
lawik	oğlan
lawir	hayvan
lawir	vahşi hayvan
lawîj	ilahi
lawîj	türkü
lawlaw	sarmaşık
lay	taraf
lay	yan
lay	yön
layen	taraf
layen	yan
layen	yön
layergir	taraftar
layergir	yandaş
lazüt	mısır bitkisi
lazût	mısır
lazût	mısır bitkisi
lebat	hareket
lebat	organ
lebat	uzuv
lebatî	ettirgen
lebatî	organik
lebikandin	çıkmaza sokmak
lebikandin	içinden çıkılmaz hale sokmak
lebikandin	uğraştırma
lebikîn	aksamak
lebikîn	çıkmaza sokulmak
lebikîn	uğraşma
lebitandin	harekete geçirmek
lebitandin	kımıldatmak
lebitîn	depreşmek
lebitîn	didinmek
lebitîn	harekete geçmek
lebitîn	kımıldamak
lebk	uğraş
leblebî	leblebi
lebûdî	keçe dokuyan
lec	münakaşa
lec	tartışma
lef	kesir
lefandin	dolamak
lefandin	sarmak
lefên dehane	ondalık kesir
lefîn	dolanılmak
lefîn	sarılmak
legan	leğen
legleg	leylek
leheng	kahraman
leheng	yiğit
lehengî	kahramanlık
lehêm	lehim
lehik	ek
lehik	eklenti
lehikandin	iki şeyi birbirine yaklaştırmak eklemek
lehikandin	ulamak
lehikîn	eklenmek
lehikîn	ulanmak
lehî	sel
lehî	taşkın
lehmacûn	lahmacun
lehn	aslan veya yabani hayvan ini
lehn	ayı
lek	naylon
lekan	kar ayakkabısı
lekaş	topuksuz ve arkası olmayan ayakkabı
leke	leke
leke kirin	lekelemek
lekedar	lekeleyici
lekitandin	otlatmak
lekitîn	otlamak
lele	boyun prangası
lele	lala
lele	sadrazam
lele	vezir
lem	kabak
lem	karpuz gibi bitkilerin teveği
lem	kavun
lem	tevek
lemisîn	korku veya soğuktan vücudun büzüşmesi
lemlate	yığın
lemper	sini
lemper	tepsi
lencîn	hantalca yürümek
lend	aslan ini
lend	aslan veya yabani hayvan ini
lend	ayı
leng	aksak
leng	topal
lenger	astronomide uçan daire
lenger	çopa demiri
lenger	gemi demiri
lenger	geniş tepsi
lenger	uçan daire
lenger berdan	demirlemek
lengergeh	iskele
lengergeh	liman
lengerî	bir çeşit tepsi
leopar	leopar
lep	pençe
lepe	lapa
lepik	eldiven
lepira	ansızın
leq	kıpırtı
leq	oynak
leqandin	kımıldatmak
leqandin	kıpırdatmak
leqayîbûn	karşılaşmak
leqayîbûn	rastlamak
leqîn	kımıldamak
leqîn	kıpırdamak
lerizandin	sarsmak
lerizandin	titretmek
lerizîn	titremek
lerizîn	ürpermek
lerz	sarsılma
lerz	sarsıntı
lerz	titreme
lerza tayê	sıtma nöbeti
lerzek	çok çamurlu yer
lerzeta	malarya
lerzeta	sıtma
lerzok	sarsılan
lerzok	sarsak
lerzok	titrek
lerzok	titreyen
leş	kadavra
leş	leş
leşker	asker
leşkergeh	kışla
leşkergeh	ordugah
leşkerî	askeri
leşkerî	askerlik
leşkerxane	orduevi
letan	uslu uslu durmak
letandin	susturmak
letandin	uslu durmasını sağlamak
letok	asude
letok	uslu
leva	pay
leva kirin	paylaştırmak
levakirin	paylaştırmak
leven	kamış
leven	şeker kamışı
Levkosia	Lefkoşe (Kıbrıs’ın başkenti)
lewante	lavanta
lewaş	müşfik
lewate	homoseksüel
lewçe	boş boğaz
lewçe	geveze
lewçe	ukala
lewe	alüvyon
lewe	bataklık
lewen	kamış
lewen	saz
lewend	başına buyruk
lewend	serbest
lewhe	levha
lewitandin	kirletmek
lewitî	berbat
lewitî	kirli
lewitî	lekeli
lewitîn	berbat olmak
lewitîn	kirlenmek
lewleb	çıkrık
lewleb	kuyu çıkrığı
lewma	bu yüzden
lewma	ondan dolayı
lewma	onun için
lewma	zira
lewma ko	gerçi
lewma ko	zira
lewra	bundan dolayı
lewra	o yüzden
lewre	çünkü
lewre	dolayısıyla
lewre	onun için
lewre	zira
lewrek	levrek
lews	sarkık dudaklı
lexem	lağım
leylan	serap
leylank	zambak
leyz	oyun
lez	acele
lez	çabuk
lez	hız
lez kirin	acele etmek
lez kirin	hızlanmak
lezahî	ivme
lezandin	acele etmek
lezgirtin	hızlanmak
lezgîn	aceleci
lezîn	sürat almak
lezk	acil
lezkirin	acele etmek
lezok	aceleci
lezûbez	apar topar
lê	ama
lê	ancak
lê	bununla beraber
lê	fakat
lê	kadına hitap
lê	ya
lê	yalnız
lê belê	ama
lê belê	fakat
lê borîn	mazur görmek
lê çûn	benzemek
lê çûn	çekmek
lê ew	ya o
lê fîkandin	ıslıklamak
lê nêz bûn	yaklaşım
lê reşandin	serpelemek
lê sor kirin	kızıştırmak
lê sorkirin	kızıştırmak
lê teng kirin	daraltmak
lê teng kirin	kıstırmak
lê vegerandin	iade etmek
lê weran	uydurmak
lê zêde kirin	artırmak
lêanîn	adapte etmek
lêanîn	uyarlamak
lêanîn	uydurma
lêanîn	uydurmak
lêanîn	yakıştırmak
lêayanbûn	içine doğmak
lêbar kirin	isnat etmek
lêbar kirin	yüklemek
lêbarker	isnat eden
lêbarker	yükleyen
lêbarkirî	müsnet
lêbarkirî	yüklenen
lêbelê	ancak
lêbelê	bununla beraber
lêbelê	fakat
lêbezîn	dövmek
lêbok	dalkavuk
lêbok	yaltakçı
lêbokî kirin	yaltaklanmak
lêborîn	affetmek
lêborîn	bağışlamak
lêborîn	geçmek
lêborîn	kusuruna bakmamak
lêborîn	mazur görmek
lêborîn xwestin	özür dilemek
lêç	doğru yoldan ayrılma
lêç	doğru yoldan sapma
lêç	sapma
lêçan	sapık
lêçûn	harcama
lêçûn	masraf
lêdan	dövmek
lêdan	işkence etmek
lêdan	vurmak
lêgemardan	ablukaya almak
lêgemardan	kuşatmak
lêgerîn	aramak
lêgerîn	araştırmak
lêgerîn	irdelemek
lêguncandin	uyarlamak
lêguncîn	müsait olmak
lêguncîn	uymak
lêguncîn	uyuşmak
lêhatin	bağdaşma
lêhatin	uymak
lêhatin	yakışmak
lêhatin	yaramak
lêhûrbûn	konsantre olmak
lêhûrbûn	yoğunlaşmak
lêkanîn	barıştırmak
lêkdan	birbirine vurmak
lêker	dilbilgisinde fiil
lêker	eylem
lêker	fiil
lêker	yüklem
lêketin	değmek
lêketin	isabet etmek
lêketin	yakışmak
lêketin	yaranmak
lêkirin	duvar onarmak
lêkirin	giydirmek
lêkirin	isim koymak
lêkolîn	araştırmak
lêkolîn	inceleme
lêkolîn	incelemek
lêlav	sulu kar
lêlav	yağmurla karışık kar
lênandin	isim veya yemek koymak
lênêr	bakan
lênêr	nazır
lênêrîn	bakım
lênêrîna dinyê	dünya görüşü
lênihêr	bakan
lênihêr	nazır
lênihêrîn	bakmak
lênîştin	araba
lênîştin	hayvan vb. binmek
lênûsk	defter
lênûska nîşeyan	not defteri
lêp	entrika
lêp	hile
lêpêçan	sarılmak
lêpêçan	sarmalamak
lêpirsîn	ahavalini sormak
lêpirsîn	araştırma
lêpirsîn	haber röportaj
lêpirsîn	halini
lêpirsîn	sormak
lêpirsîn	soruşturma
lêpirsîn	soruşturmak
lêpok	gülünç duruma düşen
lêqelibîn	çarpmak
lêqelibîn	dalmak
lêqewimî	mağdur
lêrabûn	kalkışmak
lêrahatin	bağışıklık kazanmak
lêrastanîn	zamanlama
lêrasthatinî	gelişigüzel
lêrasthatinî	karşılaşma
lêrasthatinî	tesadüfi
lêsiwarbûn	bir şeye binmek
lêsorbûn	ısrar etmek
lêsorbûn	yoğunlaşmak
lêsorkirin	kışkırtmak
lêsorkirin	teşvik etmek
lêtemaşekirin	izlemek
lêtemaşekirin	seyretmek
lêtûj kirin	kızıştırmak
lêv	dudak
lêv	kıyı
lêv	kenar
lêve lêv	tıklım tıklım
lêveger	iade
lêvegerandin	cevaplamak
lêvegerandin	iade etmek
lêvegerandin	indirgemek
lêvegerandin	karşı gelmek
lêxebitîn	çabalamak
lêxebitîn	uğraşmak
lêxêrveanîn	şükretmek
lêxistin	dövmek
lêxistin	vurmak
lêzim	akraba
lêzim	hısım
lêzim	yakın
lêzimatî	akrabalık
lêzokî	kapris
li	ı
li	da
li	de
li	e
li	i halini verir
li	içinde anlamı katan edat
li	içte
li	isme a
li aliyê din	diğer taraftan
li ber dil dan	teselli etmek
li cîh	yerine
li cîh de	anında
li cîh de	yerinde
li dar e	uygulamada olan
li dar e	yürürlükte
li darxistin	düzenlemek
li dijî	karşısında
li dijî	karşıt
li dijî derketin	karşı çıkmak
li dorê	etrafında
li gor azînê	usulüne göre
li gora dorê	sırasına göre
li hemberî	karşılık olarak
li hemberî	mukabilinde
li hemberî min rûnişt	karşımda oturdu
li hev nihêr	birbirine bakmak
li hevanîn	barıştırmak
li hevhatin	bağdaşmak
li hevhatin	barışmak
li hevhatin	uyuşmak
li hevkirin	anlaşmak
li hevnêzîk bûn	yakınlaşmak
li hevxistin	karıştırmak
li hevxistin	karmak
li hevxistin	katmak
li hevxistin	müsademe
li hevxistin	vuruşmak
li hevxistî	karışmış
li hevxistî	karıştırılmış
li jêr	aşağda
li jor	yukarıda
li jor	yukarda
li kêmasîye nenihêrin	kusura bakmayınız!
li kû	nerede
li min bibore	beni bağışla
li paş	arkada
li pey	müteakiben
li pey	peşi sıra
li pey bezîn	peşinde koşmak
li pey çûn	izlemek
li pey gerîn	peşinde dolaşmak
li peyhev	arka arkaya
li pêş	iler(i)de
li pêş	önde
li pêş me	önümüzde
li pişta çiyê	dağın ardı
li rêzê	sırada
li ser	dair
li ser	üzerinde
li ser	üzerine
li ser hev	üst üste
li ser hev kom bûn	yığışmak
li ser pîyan	ayakta
li ser ramîn	üzerinde düşünmek
li serkar	iş başında
li vê derê	burada
li vir	burda
li vira	burada
li xwe anin	itiraf etmek
li xwe danenîn	tenezzül etmemek
li xwe danin	tenezzül etmek
li xwe kirin	giyinmek
lib	tane
lib	tek
lib û lib	tane tane
lib û lib	tek tek
libade	pardösü
libat	organ
libendê man	beklemek
libendê sekinîn	beklemek
liberabûn	itiraz
libergerandin	yalvartmak
libergerîn	yakarmak
libergerîn	yalvarmak
liberguhketin	kulağına çalınmak
liberxweketin	mahçup olmak
libê	buyur
libê	buyurun
libê	efendim
libinî	altta
libinî	dipte
Libnan	Lübnan
Libnanî	Lübnanlı
Libya	Libya
Libyayî	Libyalı
lidarxistin	düzenlemek
lidarxistin	organize etmek
lifandin	burmak
lifandin	kıvırmak
ligel	beraber
ligel	birlikte
ligel	buna rağmen
ligel	ile
ligel	nezdinde
ligel vê yekê	buna rağmen
ligel vê yekê	bununla birlikte
ligor xuya dike	görünüşte
lihevbezîn	dövüşmek
lihevcivîn	toplanmak
lihevhatin	barışmak
lihevhatin	uzlaşmak
lihevhêner	uzlaşmacı
lihevkirin	anlaşamak
lihevkirin	uzlaşma
lihevkirî	tutarlı
lihevrasthatin	karşılaşmak
lihevrûniştin	görüşmek
lihevrûniştin	müzakere etmek
lihevxistin	kapışmak
lihevxistin	karıştırmak
lihevxistî	karma
lihêf	yorgan
lihêfe	sarık
lihêffiroş	yorgancı
lihêviyê man/sekinîn	beklemek
lihêviyêmayin	beklemek
lihêviyêsekinîn	beklemek
lijne	komite
lijne	kurul
ling	ayak
lingmelik	düztaban
liq	askeri birlik
liq	bölük
liq	bölüm
liq	seksiyon
liq	şube
liqayî bûn	karşılaşmak
litav	bataklık
liv	devinim
liv	hareket
liv	kımıldama
liv	kıpırtı
livandin	kımıldatmak
livîn	devînmek
livîn	kımıldamak
livîn	kıpıldamak
livîn	kıpırdamak
livîn	seğirmek
livok	gevşek
livok	oynak
lixab	gem
lixab kirin	gem vurmak
lixêz	yapışkan
liyan	kayak
liyan	kayak sporu
lîberal	liberal
lîberal	serbest
lîberalîzm	liberalizm
lîberalîzm	serbestlik
lîf	kese
lîf	lif
lîfik	kese
lîfik	lif
lîfikvan	keseci
lîl	alerji sivilceleri
lîlan	zılgıt
lîlandin	zılgıt çekmek
lîlik	gözbebeği
lîloz	lâle
lîme	lime
lîme lîme	lime lime
lîme lîme bûn	lime lime olmak
lîmon	limon
lîmonete	limonata
lînç	linç
lîrandin	zılgıt çekmek
lîre	lira
lîret	liret
lîs	kümes
lîs	tünek
lîs	yuva
lîsans	lisans
lîsansa bilind	yüksek lisans
Lîsbon	Lizbon (Portekiz’in başkenti)
lîse	lise
lîsîn	konmak
lîsîn	tünemek
lîsp	örgü kenarı
lîste	liste
lîstik	oyun
lîstik xirok	oyun bozan
lîstikvan	oyuncu
lîstin	oynamak
lîstok	oynak
lîstok	oyuncak
lîtav	bataklık
lîtir	litre
lîwa	tugay
lîwan	gem
lîz	oyun
lo	erkeğe hitap
lod	yığın
lod bûn	saman ve ot için
lod bûn	yığılmak
lodkirin	yığmak
lodkirî	yığılı
log	tırıs
lok	erkek deve
lok	kısa tüylü yük devesi
lok	tırıs
lome	serzeniş
lome kirin	serzenişte bulunma
lomekar	serzenişte bulunan
lomekirin	ayıplamak
lomekirin	serzenişte bulunmak
London	Londra (İngiltere’nin başkenti)
lop	kalın elbise
lop	lop
lopik	içli köfte
loq	silindir
loqîn	kırıtmak
loqum	lokum
lorandin	ağıt söylemek
lorandin	ninni söylemek
lorî	ninni
lorîn	ninni söylemek
lostik	bataklık
lostik	vıcık
loş	ince yufka ekmeği
lotik	atlama
lotik	hayvanların çifte atarak kaçmaları
lotik	sıçrama
lotik avêtin	sıçramak
lotikxane	argoda diskotek
lotim	ikramiye
lotke	kayık
lotkevan	kayıkçı
lowî	fasulye
lowîyên ter	taze fasulye
Lubnan	Lübnan
Lubnanî	Lübnanlı
Luksembûrg	Lüksembourg
lûdo	çobanların sürüyü otlarken çaldıkları melodi
lûl	aşı (ağaçlar için)
lûla pîl	kol kemiği
lûla zenda stûr	dirsek kemiği
lûlaq	baldır
lûle	boru
lûle	namlu
lûleper	su zambağı
lûlk	saç lülesi
lûr	alerji sivilceleri
lûsik	pinek
lûtke	dağın tepesi
lûtke	doruk
lûtke	zirve
m	Kürt alfabesinin on altıncı harfi
ma	soru takısı
Macar	Macar
Macarî	Macarca
Macarîstan	Macaristan
macûn	macun
macûna diranan	diş macunu
maç	buse
maç	öpücük
maç kirin	öpmek
Maçîn	Hindi Çini
made	mide
madek	dişi manda
madem	madem
maden	maden
mader	ana
mader	anne
maderşahî	anaerkil
Madrîd	Madrid (İspanya’nın başkenti)
maf	hak
maf kirin	hakketmek
maf xwarin	hak yemek
mafdar	haklı
mafê çaranûsê	kendi kaderini tayin hakkı
mafê çarenûsê	kendi kaderini tayin hakkı
mafê penaberiyê	sığınma hakkı
mafên mirovan	insan hakları
mafên nivîskariyê	telif hakları
mafir	madem
mafir ko	madem ki
mahî	beyaz kemik
mahr	nikah
maht	oyun sırası
maht	set
mahû	dişi domuz
mahû	huysuz kadın
mahzere	üzüm sıkma cenderesi
mak	anaç
mak	dayik
maker	dişi eşek
makew	dişi keklik
makezagon	anayasa
makêş	büyük süzgeç
makîne	makine
Mako	İran’da bir Kürt kenti
Mako	Maku
makûk	mekik
mal	mal
mal	mesken
mal	meta
mal	mülkiyet
mal	servet
Mal ava!	Bravo!
mal dar	mal sahibi
mal dar	zengin
mal darî	mal sahipliği
mal darî	zenginlik
mal xwê	aile reisi
mala bavanî	çeyiz
mala bavê	baba evi
malava	bravo!
malava	yahu!
malaxme	tınaz
malbat	aile
malbat	familya
malbûyîn	mal oluş
maldar	zengin
male	mala
malekêş	sıvacı
malêle	kaldıraç
malêz	bulamaç
malgişkî kirin	kamulaştırmak
malik	beyit
malik	biy. hücre
malik	evcik
malik	göze
malik	mısra
malik	şiirde kıta
malik	tek ev
malik	tenya
maliştin	süpürmek
maliştin (dimale	simek
maliştin (dimale	süpürmek
malîkxane	yurtluk
malîn	süpürmek
malname	fatura
malnişîn	emekli
malnişînbûn	emekli olmak
malnîş	emekli
Malta	Malta
Maltayî	Maltalı
malû	kesek kırma makinesi
malû	tapan
malxo	aile reisi
mam	amca
mam	sevgi ve saygı belirten hitap
maman	ebe
mambiz	geyik
mamhostad	amca
mamhostad	öğretmen
mamhostad	profesör
mamhostade	bayan öğretmen
mamik	bilmece
mamik	tekerleme ve bilmece karşılığı olarak kulanılır
mamosta	öğretmen
mamosta	profesör
mamostade	bayan öğretmen
mamoste	öğretmen
mamoste	üstad
mamzade	amcalık
man	durmak
man	kalış
man	kalmak
mand	gelecek
mand	istikbal
mandarîn	mandalina
mande	kalan
mande	yerleşik
mande	yorgun
mandele	yadsıma
mandelekirin	inkar etmek
mandelekirin	yadsımak
mandelkirin	inkar etmek
mandin	yerleşmek
mandin	yorulmak
mandî	kalan
mandî	yerleşik
mandî	yorgun
mandî nebin	kolay gelsin
mane	mana
manek	soylu at
manend	benzer
manend	emsal
manend	misal
manendî	benzer
manendî	benzerlik
manendî	gibi
manendî	kabil
manêle	manivela
mang ay	oruç tutmak
mang girtin	oruç tutmak
manga	inek
mange	inek
manker	dişi eşek
mantiqiyet	mantıkçılık
mar	yılan
mareşal	mareşal
marez	sergi
marezandin	sergilemek
marezvan	sergici
margîse	bukalemun
margîsk	engerek
maristan	yılanların çok olduğu yer
marî	nikahlı
marîjok	sürüngen
marîpişt	omurga
marîs	ateist
marîs	dinsiz
marlûlk	solucan
marmarok	kertenkele
marmasî	yılan balığı
marmasî	yılanbalığı
marmêlke	kertenkele
maroje	kuşkonmaz
marpêç	helezon
marpêçî	helezonik
marqe	marka
Mars	Mars
marûf	maruf
mase	masa
masiyê torîk	torik balığı
masî	balık
masî girtin	balık tutmak
masîgir	balıkçı
masîmûsa	dilbalığı
masîpank	sazan balığı
masîsitêrk	denizyıldızı
masîşûr	kılıçbalığı
masîwûrk	sardalye
mast	yoğurt
mast firoş	yoğurtçu
mastere	göstermelik
mastêrik	huni
masule	bobin
masule	makara
masûl	fitil
masûlke	adale
masûlke	kas
maş	börülce
maş andin	aşındırmak
maş andin	yıpranmak
maşe	maşa
maşel	balık tuzağı
maşelan	meltem rüzgarı
maşere	yılancık
maşêne	bezelye çorbası
maşêngeh	kuzine
maşik	yeşil mercimek
maşîn	aşınmak
maşîn	eskimek
maşîn	yıpranmak
maşot	tırtıl
mat	mat olmak
mat	mat. satrançta şahın esir alınması
mat man	afallamak
mat man	şaşa kalmak
matbûn	donup kalmak
matbûn	şok olmak
matem	matem
matkirin	şok etmek
mawe	mühlet
mawe	süre
max	evin bölümleri
max	tavana atılan direkler arasındaki her bölüm
maxolan	melankolik
maxolanî	melankoli
mayî	arta kalan
mayî	artan
mayî	bakiye
mayîn	kalış
mayîn	kalmak
mayînde	kalıcı
mayînde	sürekli
maytêker	müdahaleci
maytêkirin	müdahale etmek
mazî	mazı
mazmazk	lumbago
mazûvan	ev sahibi
mazûvan	ev sahibi (misafirlik durumunda.)
mazûvan	konuk ağırlayan
me	biz
me	bize
me	bizim
mebest	amaç
mebest	gaye
mebest	kasıt
mebest	maksat
mebest	niyet
mebest kirin	amaçlamak
mebest kirin	kast etmek
mebred	pirinç tarlası
mecaz	mecaz
mecazî	mecazî
mecerfe	kar küreği
med	menzil
medrebaz	madrabaz
mefer	imkan
mefer	olanak
mefreq	bronz
mefsik	kevgir
meger	meğer
meger ku	meğer ki
meh	ay
meha raborî	geçen ay
Mehabad	Mahabad (Doğu Kürdistan’ın merkez şehrî)
mehan	erozyon
mehandin	aşındırmak
mehandin	mahf etmek
mehandin	yok etmek
mehaniya endaman	üye aidatı
mehanî	aylık
mehder	şefaat
mehder kirin	şefaat etmek
mehdervan	şefaatçi
mehdik	beşik
mehes	kaşağı
mehiyan	aşınma(metaller için)
mehî	aylık
mehîn	aşınma(metaller için)
mehîn	kısrak
mehîr	ayran çorbası
mehkirin	nikahlamak
mehr	nikah
mehteşî	kuraklık
mehteşî	susuzluk
mehu	dişi domuz
mejî	beyin
mejî	ilik
mejî kok	beyincik
mejî şuştin	beyin yıkamak
mejîyê piştê	omurilik
mekat	koyun için otlak vergisi
mekok	mekik
Meksîka	Meksika
Meksîkaî	Meksikalı
melaq	cilveli
melaq	dalkavuk
melaq	riyakar
melaqî	cilve
melaqî	yağcılık
melavî	azim
melavî	gayret
melavî kirin	azmetmek
melbend	menteşe
melbend	nahiye
mele	hoca
mele	imam
mele	molla
melevan	yüzücü
melevanî	yüzme
melevanî kirin	yüzmek
melhem	merhem
melik	mala
meliqandin	meyveleri suni yoldan olgunlaştırmak
meliqîn	meyvelerin dalda çürümesi
melis andin	sindirmek
melisandin	tavuklar için sindirmek
melisîn	sinmek
melivandin	azmettirmek
Melîd	Malatya
melkeb	büyük yuvarlak sepet
melkemot	Azrail
melkemot	ezrail veya cin için söylenir
melkes	süpürge
melşe	üvez
melû	ekin demetleri
melûl	melül
melûl	meyus
melûl	üzgün
memik	meme
memik dan	meme vermek
memikdank	sütyen
men	ölçülerde birim
men giranî	ağırlık birimi
mend	lı
mend	lu anlamı katar
mend	sonek
mend	sözcüğe li
mendebûr	mendebur
Mendêl	Irak’ta bir Kürt kenti
mengene	mengene
menqel	mangal
menzel	oda
menzil	erim
meqerne	makarna
meqes	makas
meqeş	delikli pilav pişirme kepçesi
mer	bel
mer	bel küreği
mer kirin	bellemek
mera	mera
meran	yasemin
merc	koşul
merc	şart
merc girtin	bahse girmek
merc name	şartname
mercan	mercan
mercanok	ateş çiçeği
merd	mert
merdan	tahta tokmak
merdane	merdane
merdane	silindir
merdizme	kaos
merdizme	karabasan
merdî	mertlik
mered	evlerdeki geniş pencere
mered	pencere
mereg	ot ve saman deposu
merek	samanlık
mereqe	soğan çorbası
Mereş	Maraş
merez	bela
merez	dayanılması güç durum
merez	dert
merez	hastalık
merezdarî	hastalıklı
merezî	hastalıklı
merfet	imkan
merfet	olanak
merg	can
merhale	aşama
merhale	evre
meritîn	vücutta sıyrılma veya soyulma
meriv	adam
merix andin	çökertmek
merixîn	büyükbaş hayvanların yatması
merixîn	çökmek (hayvanlar için)
meriyet	yürürlük
Merîwan	İran’da bir Kürt kenti
merkane	bidon
merkane	kavanoz
merkirin	bellemek
mermî	mermi
merş	çul
merş	kilim
merşik	çul
merşik	kilim
mertal	kalkan
merx	ardıç
merx	ardınç
merz	selden korumak için tarla etrafına kazılan ark
merzekew	fesleğen
mesaxtin	telef etmek
mesaxtin	yok etmek
meselok	fıkra
mesihandin	kuru temizlik yapmak
mesihîn	kuru temizleme
Mesîh	İsa Peygamber
Mesîh	masaj
Mesîh	okşamak
Mesîh	sıvazlamak
Mesîhî	Hıristiyan
Mesîhparêz	Hıristiyan
Mesîhparêzî	Hıristiyanlık
mesîl	kurumuş dere
mesîlk	derecik
mesqelkirin	cilalamak
mest	esrik
mest	mest
mest bûn	mayışmak
mest bûn	mest olmak
mestan	mest olmuş kişi
mestekî	reçine
meş	yürüyüş
meşandin	yürütmek
meşfen	teneşir
meşîn	yürümek
meşînî	ela
meşk	hayvan derisinden yapılan yayık
meşk	yayık
meşkale	küçük deri çanta
meşkar	yürüyüşçü
meşlûl	badem içinden yapılan sucuk
meşlûl	ceviz
meştel	fidelik
met	hala
metal hiştin	hayrette bırakmak
metal man	acayip kalmak
metal man	hayret etmek
metelhişt	şaşırtıcı
meteor	meteor
meteorolojî	meteoroloji
meterîs	korunak
meterîs	mevzi
methelok	vecize
metik	evlenmemiş hala
metirsî	endişe
metirsî	kaygı
metran	metropolit
metran	piskopos
metran	zıpkın
mevred	eğe
mevred	törpü
mevred kirin	eğelemek
mevzuat	mevzuat
mewc	dalga
mewîj	kuru üzüm
mewranî	hamile kadınların yiyecek arzusu
mexel	hayvanların dinlenmesi
mexer	nispeten yüksek düz arazi
mexmûr	mahmur
mey	içki
mey	şarap
meya	dişi katır
meyandin	durulamak
meyandin	mayalamak
meyandin	mecazi olarak politik vb. alanda dondurma
meyav	durgun su
meydan	alan
meydan	meydan
meyger	saki
meyizandin	baktırmak
meyizandin	seyrettirmek
meyizîn	bakmak
meyizîn	seyretmek
meyîn	mayalanmak
meymûn	maymun
meyrok	tırtıl
meyt	cenaze
meyt	ölü
meyter	seyis
meyxur	ayyaş
meyxwer	içkici
meyxwer	şarapçı
meyzandin	bakmak
meyzandin	seyretmek
mezad	açık artırma
mezad	ihale
mezad	mezat
mezaxtin	harcamak
mezaxtin	sarf etmek
meze	meze
mezer	mezar
mezin	büyük
mezin bûn	büyümek
mezin kirin	büyütmek
mezinahî	büyüklük
mezinbûn	büyümek
mezintirîn	azamet
mezintirîn	muazzam
mezixîn	telef olmak
mezixtin	telef etmek
mezran	kurma
mezran	vücuda getirme
mezran	yaratma
mezrandî	kurulu
mezrandîn	kurmak
mezrandîn	tesis etmek
mezre	mezra
mezrek	kuruluş
mezrek	kurum
mezrek	tesis
mezringeh	kuruluş
mezringeh	kurum
mezringeh	tesis
mezrîb	yağmur oluğu
mezrîn damezrîn	kurulmak
mezüre	mezura
mê	dişi
mê	dişil
mêbaz	kadın avcısı
mêbaz	zampara
mêhîn	dişil
Mêhran	İran’da bir Kürt kenti
mêj	eski
mêj	ezel
mêj	geçmiş
mêjandin	emdirmek
mêjî	beyin
mêjî	ilik
mêjîn	ezeli
mêjo	tarih
mêjok	emici
mêjok	sömürücü
mêjû	tarih
mêjûnas	tarihçi
mêkut	çekiç
mêl	eğilim
mêl	temayül
mêlede	meşale
mêlede	Nevroz’da yakılan meşale
mêr	adam
mêr	cesur
mêr	erkek
mêr kirin	evlenmek (kadın için)
mêrandin	göstermek
mêranî	erkeklik
mêranî	koca
mêranî	yiğitlik
Mêrdîn	Mardin
mêrêavî	balık adam
mêrg	çayır
mêrg	çimen
mêrik	adamcağız
mêrî	yiğitlik
mêrkuj	cani
mêrkuj	katil
mêrûn	vaftiz
mêrûnker	vaftizci
mêrxas	bahadır
mêrxas	cesur
mêrxas	yiğit
mêş	arı
mêş	sinek
mêşa hingiv	bal arısı
mêşa hingiv	balarısı
mêşan	arı kovanı
mêşin	koyungiller
mêşlok	böcek
mêşlok	böcekgiller
mêşvanî	arıcılık
mêşxwer	sinekçil
mêtin	emmek
mêtin	sömürmek
mêtingeh	sömürge
mêtingehbûn	sömürgeleşme
mêtingehkar	sömürgeci
mêtingehkarî	sömürgecilik
mêtinger	sömürgeci
mêvan	konuk
mêvan	misafir
mêvan dar	mihmandar
mêvan darî	mihmandarlık
mêvan perwer	konuksever
mêvan perwer	misafirperver
mêvan perwerî	konukseverlik
mêvandarî	misafirlik
mêvanperwer	konuksever
mêvanxane	konukevi
mêvanxane	misafirhane
mêw	asma
mêw	bağ kütüğü
mêwî	meyve
mêwî	yemiş
mêwî froş	manav
mêxik	karanfil
mêzakirin	bakış
mêze kirin	bakmak
mêzer	türban
mêzên	denge
mêzên	terazi
miayene	muayene
miayene kirin	muayene etmek
miayene xane	muayenehane
micik	işte gösterilen ciddeyt
micilge	girilen bahis
micwer	lacivert
miçewr	dini yerlerin hizmetkarı
miçêj	gıpta
miçêj	iştah
miçilge	bahis
miçilge	iddia
miçiqandin	suyunu çekmek
miçiqandin	suyunu kurutmak
miçirandin	tokalaşmak
miçkirin	gözlerini kapamak
miçkirin	yummak
miço	küçük erkek çocuk
midas	ayakkabı
mifriz	kadın tellalı
mift	bedava
mift	beleş
mift xwer	bedavacı
mift xwer	beleşçi
mifte	kilit
miftî	müftü
miftîtî	müftülük
mih	koyun
mihês	kaşağı
mij	sis
mij bûn	sislenmek
mij û moran	sisli ve dumanlı
mijane	mil (makine aksamı)
mijang	kirpik
mijar	konu
mijar	mevzu
mijara çêlê	söz konusu
mijara qalê	bahis konusu
mijara qalkirinê	mevz(u)bahis
mijare	mevzuat
mijok	asalak
mijok	somurucu
mijokatî	sömürü
mijûl	meşgul
mijûl bûn	meşgul olmak
mijûl în	meşgul olmak
mijûl kirin	meşgul etmek
mijûlahî	meşgale
mijûlgeh	büro
mijûlî	meşguliyet
mikar	ağaç oyma keskisi
mikur	bilinen
mikur	itiraf
mikur	maruf
mikur	tanınan
mikur hatin	itiraf etmek
mikurhatin	itiraf etmek
mil	kol
mil	omuz
milkirin	omuzlamak
min	ben
min	benim
mincele	benek
mincele	çil
mincele	leke
mindal	çocuk
minet	minnet
minet dar	minnettar
minêkar	arzulu
minêkar	istekli
minêkarî	gönüllülük
minho	rivayet
minminîk	kelebek
minyatûr	minyatür
miqate	bahane
miqate	mukayyet
miqate bûn	mukayyet olmak
miqatebûn	gözetmek
miqilk	kulplu tava
mirar	kesilmeden ölen hayvan yenmesi veya dokunması necis olan hayvan
mirar	murdar
mirarî	inci boncuk
miravke	sütleğen
mirbaxî	çulluk
mircan	mercan
mirç	şapırdatma
mirç andin	şapırdatmak
mirç în	şapırdamak
mirdiyaq	mertek
miremir	mırıltı
mirêba	ekin yarıcısı
mirêk	ayna
mirês	görkem
mirês	gösteriş
mirês	haşmet
mirin	ölmek
mirin	ölüm
mirin	vefat
mirisî	görkemsiz
mirisî	gösterişsiz
mirisîn	bir şeyin
mirisîn	kişinin görkeminin bozulması
mirî	ölü
mirîşk	tavuk
mirîşo	ölü yıkayıcısı
mirmirîn	mırıldanmak
mirok	fani
mirok	ölümlü
mirov	adam
mirov	akraba
mirov	insan
mirovahî	insanlık
mirovane	insanca
mirovatî	insanlık
mirovê dewletê	devlet adamı
mirovê jînê	hayat adamı
mirovê olê	din adamı
mirovhez	insancıl
mirovhezî	insancıllık
mirovnas	antropolog
mirovnasî	antropoloji
mirovperwer	hümanist
mirovperwer	insancıl
mirovxwer	yamyam
mirûç	figür
mirûz	asık yüz
mirûz	moral
mirûz kirin	surat asmak
mis	bakır
misab	ayakkabı çekeceği
misab	kerata
misas	övendire
misêwa	devamlı
misêwa	mütemadiyen
misêwa	sürekli
misger	bakırcı
misgerî	bakırcılık
misilman	müsülman
Misir	Mısır
Misirî	Mısırlı
misîn	ibrik
miskan	maden suyu kaynağı
misoger	kaçınılmaz
misoger	muhakkak
mist	avuç
mist	avuç içi ve miktarı
mist dan	masaj
mist dan	okşamak
mist dan	ovmak
mist dan	sıvazlamak
mist dan	ufalamak
mişag	ofis boy
mişag	ücretli
mişar	bıçkı
mişar	büyük testere
mişar	evlek
mişar	hızar
mişar	tarla bölümleri
mişar	testere
mişe	bol
mişe	ücret
mişefil	uçurum
mişepere	faiz
mişext	firar
mişext	kaçak
mişext	mülteci
mişext	sürgün
mişextî	sürgünlük
mişextkirin	sürgün etmek
mişextkirin	tehcir etmek
mişexur	parazit
mişexur	sömürücü
mişeya kêmtirîn	asgari ücret
mişeya têketinê	giriş ücreti
mişk	fare
mişk	sıçan
mişkane	rehin
mişkatê hemel	Mart-
mişkatê hemel	Nisan koç burcu
mişmiş	kayısı
mişmiş	zerdali
mişmişî	portakal rengi
mişraq	mihrak
mişraq	odak
mişt	ağzına kadar dolu
mişt kirin	ağzına kadar doldurmak
mişt tijî	ağzına kadar dolu
miştax	aynı hizada olan şey
miştaxan	kuru üzüm elde etme mevsimi
mişte	muşta
miştelî	fidanlık
miştin	süpürmek
miştkirin	ağzına kadar doldurmak
mişûr	zahmet
mişûr xwarin	zahmet çekmek
mit	budak
mitêl	döşek
mix	çivi
mix kirin	çivilemek
mixabin	maalesef
mixabin	üzgünüm
mixabin	yazık
mixenit	fırsatçı
mixenit	fesatçı
mixmaz	mahmuz
mixrik	çatışık
mixrik	düşman kişi
mixrik	muarız
mixrik	rakip
mixrikî	çatışkı
mixrikî	ihtilaf
mixrikî	tezat
Miyandûwab	İran’da bir Kürt kenti
miyaw kirin	miyavlamak
miz	bol
miz	mayhoş
miz	ücret
mizd	hayvan ürünleri için alınan vergi
mizgeft	cami
mizgeft	mescit
mizgeft	tapınak
mizgîn	müjde
mizgîn	muştu
mizgîn dan	müjdelemek
mizgîndan	müjde vermek
mizûr	gümrük memuru
mizûr	gümrükçü
mî	koyun
mîbzer	tohum ekme makinesi
mîdye	midye
mîheng	ayar
mîheng	mihenk
mîheng bûn	ayarlanmak
mîheng dan	ayarlamak
mîhrab	mihrap
mîhrîban	bağışlayan
mîhrîban	esirgeyen
mîhrîban	konuksever
mîhrîban	şefkatli
mîhrîcan	altı gün devam eder
mîhrîcan	Kürtlerin Mazda dininden kalma Nevroz’dan sonra gelen iki büyük bayramından biri. Bir adı da "Îdî/a Kurd"dür. Yedinci güneş ayının 16. gününe rastlar. Ayın
mîhrîcan	sonbahar
mîhrîgan	altı gün devam eder
mîhrîgan	Kürtlerin Mazda dininden kalma Nevroz’dan sonra gelen iki büyük bayramından biri. Bir adı da "Îdî/a Kurd"dür. Yedinci güneş ayının 16. gününe rastlar. Ayın
mîhrîgan	sonbahar
mîhrîvan	bağışlayan
mîhrîvan	esirgeyen
mîhrîvan	konuksever
mîhrîvan	şefkatli
mîhrîvanî	dostluk
mîhrîvanî	sevgi
mîhrîvanî	şefkat
mîl	mil (ölçü birimi)
mîlince	kum
mîlyar	milyar
mîlyarder	milyarder
mîlyon	milyon
mîmar	mimar
mîmarî	mimarlık
mîna	aynısı
mîna	benzer
mîna	gibi
mîna hev	benzer
mînak	misal
mînak	örnek
mînakî	meselâ
mînakî	örneğin
mînandin	benzemek
mînandin	benzetmek
mînber	mimber
mînder	minder
mînîbus	minibüs
mîntan	gömlek
mînûs	eksi
mîqa	mika
mîqrob	mikrop
mîr	bey
mîr	emir
mîr	prens
mîralayî	albay
Mîran	Terazi Burcu
mîrat	kalıt
mîrat	miras
mîrat xwer	miras yiyen
mîrate	miras
Mîregan	Ekim gül festivali
mîrêmîran	beylerbeyi
mîrî	demirbaş
mîrî	resmi
mîrkut	balyoz
mîrkut	tahta tokmak
mîrkut	tokmak
mîrlîwa	tuğgeneral
mîrnişîn	emirlik
mîrnişîn	prenslik
mîrza	beyefendi
mîrza	prens
mîskîn	miskin
mîsoger	kesin
mîstanik	bir deri hastalığı
mîstanik	mantar
mîtro	metre
mîvan	konuk
mîvan	misafir
Mîweganan	Aslan Burcu
mîz	çiş
mîz	idrar
mîz	sidik
mîz dank	idrar torbası
mîz kêş	idrar yolu
mîz kirin	işemek
mîz tin	işemek
mîzandin	işetmek
mîzkirin	işemek
mîzok	sık sık altına işeyen kişi
moçe	dişi katır
modine	çap (silah namlusu için)
mohr	damga
mohr	mühür
mohr kirin	damgalamak
mohr kirin	mühürlemek
mole	sıva
mole kirin	sıvamak
mon	asık suratlı
mor	mor
mor bûn	morarmak
moran	koyu duman
moran	sis
morî	boncuk
morî	karınca
morîstan	karınca yuvası
Moskova	Moskova (Rusya’nın başkenti)
mostik	biberon
moşek	füze
moşen	makine
moşena dûkêlê	buhar makinesi
moşena hesaban	hesap makinesi
moşena nivîsê	yazı makinesi
moşene	döğen
moşengêr	makinist
motik	fol
movik	eklem
movik	mafsal
movik	omur
mox	ilik
moxil	un eleği
moz	büvelek
moz	eşek arısı
mozik	iki yaşında dana
mozkirin	hayvanların büvelek sokunca kaçışmaları
mozrîk	ateş veya bacadan çıkan kıvılcımlar
mudil	insanı yanlışlığa yönelten kimse
muflan	yabani koyun
mujikî	kirli
mujikî	paspal
Murdad	Temmuz -Ağustos ayları
murîd	mürit
mux	Zerdüşti ruhani lideri
muxbêd	Zerdüşti ruhani lideri
muxtar	muhtar
muxtar	özerk
muxtariyet	muhtarlık
muxtariyet	özerklik
muxur	ökse
muzîkjen	müzisyen
muzîknas	müzik bilimcisi
mû	kıl
mûç	hayvanların kulak dikmesi
mûçe	maaş
mûçe	ücret
mûçeya kêmtirîn	asgari ücret
mûçeya kiryariyê	abonman ücreti
mûçik	kepçe
mûçik	litre
mûçing	cımbız
mûçing	pens
mûçirk	tik
mûd	kin
mûd girêdan	kin bağlamak
mûdî	eziyet eden
mûdî	kinci
mûdî	kindar
mûjang	kirpik
mûle	çamur
mûm	mum
mûmar	bağırsak şeridi
mûmar	barsak şeridi
mûmar	tenya
mûmî	mumya
mûmî kirin	mumyalamak
mûnandin	kıl
mûnandin	kendir vb. bükerek örülmesi
mûnandin	saç
mûniştin	örgü örmek
mûnîs	munis
mûr	asık suratlı ve sessiz kişi
mûrî	karınca
mûrîya firok	atlı karınca
mûsikî	musiki
mûsikî	müzik
mûsikînas	müzisyen
mûsikîya gelêrî	halk müziği
Mûsil	Musul. Irak’ta bir Kürt kenti
Mûş	Muş
mûşek	davetsiz misafir
mûşembe	muşamba
mûştaq	türev
mûtav	kıl halat
mûtik	mersin ağacı
n	Kürt alfabesinin on yedinci harfi
na	hayır
na	olumsuzluk eki
na	olumsuzluk öneki
nabe	olmaz
nacîn	orta
naçar	çaresiz
naçar	fakir
nadan	cimri
nadan	hasis
nadir	nadir
nag	dişi deve
Nahid	Venüs
nak	riskli
nak	sahiplik anlamını katan sonek. Mesela: \" tirsnak \" korkunç
nakok	çelişik
nakok bûn	çelişme
nakokî	çelişki
nal	nal
nalan	iniltili
nalan	inlemeli
nalandin	inletmek
nalbend	nalbant
nalbir	nalbur
nalbirxane	nalburiye
naldor	genelge
naldor	tamim
nalebar	aykırı
nalebar	uyuşmaz
nalenal	inim inim
nalenal	inleme
nalet	lanet
nalet lê anîn	lanet okumak
nalet lê kirin	lanetlemek
nalik	nalın
nalik	takunya
nalîn	inilti
nalîn	inlemek
nalîn	sızlamak
nalkirin	nallamak
name	kağıt anlamını veren sonek
name	mektup
name	sözcüğe belge
namerd	namert
namilke	broşür
namilke	risale
namûs	ırz
namûs	iffet
namûs	namus
nan	ekmek
nan	yemek
nandan	yemek vermek
nane	nane
nanê xilt	düşük kalitedeki ekmek
nanfroş	ekmekçi
nanfroş	fırıncı
nangermî	başkasına yaranma
nangir	iyi ürün veren toprak
nanik	çörek
nanik	kurabiye
nankor	nankör
nano	yiyip içmekten başka bir işi yaramayan
nanpêj	aşçı
nanpêj	ekmekçi
nanpêj	fırıncı
naparêz	nihilist
naparêzî	nihilizm
napesin	günahkar
naqos	çan
naqos	zil
narinc	narenciye
narinc	turunçgiller
narincok	el bombası
narîn	narin
narkotik	narkotik
nas	aşina
nas	bildik
nas	tanıdık
nasandin	tanıtmak
nasîn	bilmek
nasîn	tanımak
nasîn	teşhis etmek
naskirin	tanımak
naskirin	teşhis etmek
nasname	kimlik
nasname	kimlik kartı
nasnav	ünvan
nasyar	dost
nasyar	tanıdık
nasyarî	dostluk
naşî	tecrübesiz genç
naşor	yün iplik
naştin	defnetmek
naştin	gömmek
nator	bağ bekçisi
nator	bağ bostan bekçisi
nator	korucu
nav	ad
nav	ara
nav	aralık
nav	iç
nav	isim
nav	nam
nav	san
nav	vasat
nav ê hevedudanî	bileşik isim
nav gotin	adını söyleme
nav gotin	zikretmek
nav lê hildan	ad koymak
nav lê hildan	lakap takmak
nav lê kirin	ad koymak
nav û deng	anlı şanlı
nav xêrê de bî	hoş bulduk
navandin	adlandırmak
navbend	ara
navbend	aralık
navbend	fasıl
navbend	mesafe
navbendî	aracılık
navbendî	tavassut
navber	ara
navber	aralık
navber	arasında
navber	fasıl
navber	mesafe
navber dayîn	ara vermek
navberî	aracılık
navberî	tavassut
navberkar	arabulucu
navbernav	ara başlık
navbeynkar	aracı
navbir	ara bölme
navçe	bölge
navçe	eyalet
navçe	ilçe
navçe	kaza
navçe	merkez
navçeng	koltukaltı
navçeyî	bölgesel
navdank	künye
navdar	meşhur
navdar	namlı
navdar	popüler
navdar	ünlü
navdarî	şöhret
navdarî	ün
navdest	ayak takımından olan kimse
navdest	sıradan
navdêr	ad
navdêr	dilbilgisinde isim
navdêr	isim
navend	merkez
navende nûçeyan	haber merkezi
navendî	merkezi
navendî	vasati
navendparêzi	merkeziyetçilik
naverast	orta
naverok	içerik
naverok	için dekiler
naverok	içkin
naverok	kapsam
naverok	mahiyet
navê mê	dişil isim
navê nêr	eril isim
navêş	karın veya mide ağrısı
navgîn	araç
navgîn	gereç
navgîn	vasıta
navgîn	vesile
navgînên hilberînê	üretim araçları
navgînên ragihandinê	iletişim araçları
navgînên ragihandinê	kitle iletişim araçları
navhildan	adını anmak
navhildan	zikretmek
navik	göbek
navikirî	adlandırılmış
navîn	ortanca
navîn	vasat
navkêl	koltuk (ant.)
navkêşî	adçekme
navko	evin ortası
navlêk	lakap
navlêk	terim
navlêkirin	isimkoymak
navmal	evin içi
navmalî	ev işlerine yardımcı olan kadın
navname	nüfus cüzdanı
navneteweyî	uluslararası
navnîşan	adres
navno	ismi çıkan
navno	kötü şöhretli
navpişt	bel
navran	apış arası
navran	giyilerin bacak arası kısmı
navrast	düzlük
navrast	ortalık
navroj	öğle
navroj	öğle yemeği
navser	orta yaşlı
navser	zirve
navsere	orta yaşlı
navteng	kolan
navteng	palan kemeri
navtêdan	kışkırtma
navtêdan	meydan okumak
navxweyî	içsel
navzed	aday
navzediya xwe danîn	adaylığını koymak
navzedî	adaylık
navzik	göbek
naxêr	hayır
naxêr	hayır olmaz
naxir	sığır sürüsü
nayê kêşîn	çekilmez
naz	cilve
naz	eda
naz	işve
naz	naz
nazdar	cilveli
nazdar	işveli
nazenîn	alımlı
nazenîn	cilveli
nazik	nazik
nazikane	nazikçe
nazikî	nezaket
nazîn	nazlanmak
ne	değil
ne	kötü
ne	ne
ne	olumsuzluk takısı. Mesela: \" nebaş \" iyi olmayan
ne hewe ye	gerekli değil
ne kûr	sığ
ne li rê	yolunda olmayan
ne li tu derê	hiçbir yerde
ne ma	bitti
ne ma	kalmadı
ne rewa	uygunsuz
ne tam	eksik
ne temam	eksik
ne têw	geçersiz
ne wêr ek	korkak
ne xalî	tekin olmayan
ne zanistî	bilimsel olmayan
neasayî	anormal
neban	alışmamış
neban	bozuk karakterli
neban	eğitilmemiş
neban	haşin
neban	yoz
nebanok	alışkanlık kazanmayan
nebanok	uyuşmaz
nebaş	iyi olmayan
nebaş	kötü
nebat	bitki
nebe	sakın
neberbiçav	soyut
nebes	yetersiz
nebez	boyun eğmez
nebez	yılmaz
nebez	yenilmez
nebihîstî	duyulmadık
nebihîstî	işitilmedik
nebinavkirî	adlandırılmamış
nebinavkirî	belgisiz
nebûn	olmamak
nebûnyî	gayrı kabil
nebûnyî	görülmemiş
nebûnyî	olmadık
nebûnyî	olmamış
necar	dülger (alet yapan kimse)
necar	marangoz
necarî	marangozluk
necirandin	oymak (taş
necirandin	tahta)
necirandin	taş yada tahtayı oymak
necirandin	yontmak
necirandinîn	oyulmak
necis	murdar
necis	pis
neçak	kötü
neçê	çirkin
neçê	fena
neçê	kötü
neçê	uğursuz
nedadmend	adaletsiz
nedadmend	gayrimeşru
nedar	fakir
neder	çıkmaz
nediyar	belirsiz
nediyar	muğlak
nedîtbar	görünmez
nedîtbar	soyut
nefel	yonca
nefer	er
nefer	nefer
nefergel	milis
neferma	sivil
nefêmbar	anlaşılmaz
nefilandin	atmak
nefilandin	kafadan atmak
nefir	trampet
nefî	sürgün
nefî bûn	sürgün olmak
nefî kirin	sürgün etmek
nefîbûn	sürgün olmak
nefrîn	nefret
nefs	nefis
nefs	öz
nefsbiçûk	alçak gönüllü
nefsbiçûk	alçakgönüllü
nefsbiçûk	mütevazi
nefspiçûk	mütevazi
neft	petrol
negerandî	geçişsiz
negirîng	ehemmiyetsiz
negirîng	önemsiz
negîhêj	ulaşılmaz
neguhêzbar	yalıtkan
neguneh	günah olmayan
neguneh	mubah
neh	dokuz
nehberk	dokuz taş
nehebandin	yadsımak
nehek	kurban bayramından önceki dokuz gün
nehem	dokuzuncu
neheng	balina
neheq	haksız
neheqî	haksızlık
neheqîlêkirin	haksızlık etmek
nehêja	değersiz
nehên	gizli
nehên	illegal
nehênî	giz
nehênî	gizli
nehênî	sır
nehik	Kurban bayramı öncesi 9 gün
nehisguh	laf anlamaz
nehiye (ji bo cîh)	kuşak
nehs	entrikacı
nehs	kurnaz
nehs	yaramaz
nehwirandin	mırıldanmak
nehwirîn	mırıldanmak
nekes	fırsatçı
nekes	kişiliksiz
nekes	nekes
nekişandin	çekmemek
nelê	geçersiz puan
nelê	sayılmayan
nelicîh	abes
nelicîh	yersiz
nema	artık
nema	artık. Mesela: \" Nema! \" Kalmadı!
nema	bundan böyle
nema	hiç
nema tê	artık gelmez
neman	neslin tükenmesi
neman	yokuş
nemanend	emsalsiz
nemaze	bilhassa
nemaze	özellikle
nemerd	namert
nemêr	erkekte cinsel iktidarsızlık
nemêr	iktidarsız erkek
nemir	ebedi
nemir	ölmez
nemir	ölümsüz
nemirî	ölümsüzlük
nemîş	figür
nemrût	çirkin
nemrût	korkunç
nemrût	nemrut dağı. Nuh peygamberin gemisinin fırtına dindikten sonra konduğu dağ
nenas	bilinmeyen
nenas	meçhul
nenas	tanıdık olmayan
nenîşankirî	belirsiz
nepak	dürüst olmayan
nepax	körük
nepayîdar	sürekli olmayan
nepen	giz
nepen	sır
nepenî	gizli
nepenî	gizlilik
nepêt	dayanıksız
nepêwist	gereksiz
nepixandin	abartmak
nepixandin	şişirmek
nepixandî	kabartılmış
nepixandî	şişirilmiş
nepixî	şişkin
nepixîn	şişmek
nepox	balon
Neptun	Neptün
neqandin	ayıklamak
neqandin	seçmek
neqandî	ayıklanmış
neqandî	seçilmiş
neqane	seçkin
neqaş	desinatör
neqaş	ressam
neqayîm	dayanıksız
neqeb	ara
neqeb	aralık
neqeb	geçit
neqeb	gedik
neqş	desen
neqş	işleme
neqş	motif
neqş	nakış
neqş	resim
neqşandin	nakşetmek
neran	tespih ağacı
nerast	doğru olmayan
nerd	tavla oyunu
nerde	korkuluk
nerde	parmaklık
nerdigan	merdiven
nerênandin	olumsuzlamak
nerênî	olumsuz
nerît	pratik
nerît	tatbik
nerît	uygulama
nerît kirin	pratiğe koymak
nerît kirin	tatbik etmek
nerît kirin	uygulamak
nerîtandin	pratiğe koymak
nerîtandin	tatbik etmek
nerîtandin	uygulamak
nerîtî	pratiksel
nerîtî	tatbiki
nerîtî	uygulamalı
nerm	ılımlı
nerm	mutedil
nerm	yumuşak
nermahî	yumuşaklık
nermandin	yumuşatmak
nermayî	ılıman
nermbûn	yumuşamak
nermijandin	limon
nermijandin	portakal gibi meyveleri elle yumuşatmak
nermik	yumuşacık
nermî	yumuşaklık
nermo	elinden iş gelmeyen
nermofis	pısırık
nerx	değer
nerx	fiyat
nerxandin	değerlendirmek
nesrîn	yaban gülü
nestêle	önemli kişi
neşmî	titiz
neşmîtî	titizlik
neşuştî	lanetli
neşuştî	yıkanmamış
net	net
net	safi
net bûn	saf hale gelmek
net bûn	saflaşmak
netew	ulus
netewe	millet
netewe	ulus
neteweparêzî	ulusçuluk
neteweperest	milliyetçi
neteweperest	şöven
neteweperwer	milliyetçi
neteweperwer	ulusalcı
neteweperwerî	milliyetçilik
neteweyî	ulusal
neteweyî	ulusallık
netewî	ulusal
netêw	batıl
netêw	butlan
netêw	geçersiz
netêw	hükümsüz
netrik	kadınların alınlarına bağladıkları gümüş süs eşyası
netû	iyi olmayan
netû	kalitesiz
nevaze	fevkalade
nevaze	harikulade
nevisî	üvey çocuk
nevî	torun
nevîçirk	torunun torunu
newa	ezgi
newa	melodi
newa	müz. ton
newal	dere
newal	vadi
newêrek	cesaretsiz
newêrek	korkak
newêrîn	cesaret edememek
newêrîn	cesaretsizlik
newêrîn	çekinmek
newêrînek	cesaretsiz
newîn	vaat
newq	sağrı
newriyanî	hamile kadınların yiyecek arzusu
Newroj	Nevroz
Newroj	Nevruz
nex	iplik
nexifîn	mide bozulması
nexş	nakış
nexşandin	nakışlamak
nexşandin	süslemek
nexşe	harita
next	başlık (parası)
nexuya	belirsiz
nexwe	demek ki
nexwe	öyleyse
nexweş	hasta
nexweş	hoş olmayan
nexweş	kötü
nexweş	nahoş
nexweş	sağlıksız
nexweş	sayrı
nexweşbûn	hastalanmak
nexweşiya zirav	tüberküloz
nexweşî	hastalık
nexweşîn	illet
nexweşnêr	hastabakıcı
nexweşxane	hastahane
ney	ney
neyar	düşman
neyar	rakip
neyeksan	muhtelif
neyekser	dolaylı
neyekser	zımnen
neyî	düşmanlık
neyînî	menfi
neyînî	negatif
neyînî	olumsuz
neyjen	neyzen
neynik	ayna
neynok	tırnak
neynokên bûkê	bir tırnak makası
neynokên bûkê	enginar
neynûk	tırnak
neynûkbir	tırnak makası
nezan	bilgisiz
nezan	cahil
nezan	toy
nezanî	cehalet
nezd	yan
nezir	adak
nezirkirin	adamak
nêçîr	av
nêçîr kirin	avlanmak
nêçîrvan	avcı
nêk	tığ
nêm	cerahat
nêm	iltihap
nêm	irin
nêmgirtin	iltihaplanmak
nêr	eril
nêr	erkek
nêrek	bitkilerin erkek tohumluk organı
nêremok	biseksüel
nêremok	hünsa
nêreng	büyücü
nêreng	sihirbaz
nêrevan	gözcü
nêrgiz	nergis
nêrî	teke
nêrîn	bakış
nêrîn	bakmak
nêrîn	eril
nêrûmê	biseksüel
nêtar	nötr
nêtar	tarafsız
nêtarî	nötrlük
nêverok	içerik
nêverok	kapsam
nêverok	mahiyet
nêz	bitişik
nêz	yakın
nêz kirin	yaklaştırmak
nêz kirin	yanaştırmak
nêza	açlık
nêzahî	yakınlık
nêzbûn	yaklaşma
nêzik	yakın
nêzî	açlık
nêzî	yakınlık
nêzîk	akraba
nêzîk	bitişik
nêzîk	yakın
nêzîkbûn	yakınlaşmak
nêzîkîtêdayîn	yaklaşım
nêztêdayîn	yaklaşım
ngî	luk
ngî	yolcu
nicimîn	hafiften aksamak
nicimîn	yürürken hafif topallamak
niçik	çıkıntı
niçik	uç
niçik	uzantı
niçilandin	aşılamak
nifir	beddua
nifir kirin	beddua etmek
nifsî	gömlek
nifsî	kaliteli bezden iç gömleği
nifsî	patiska gömlek
nifş	kuşak
nifş	nesil
nift	petrol
niftik	kibrit
nig	ayak
nig	tetik
nigare	portre
nige	kapris
niha	şimdi
niha jî	halen
nihên	gizli
nihên	saklı
nihên	sapa
nihêrandin	baktırmak
nihêrîn	bakış
nihêrîn	bakmak
nihêrvan	bakıcı
nihêrvanî	bakıcılık
nihiçk	dürtü
nijad	ırk
nijad	soy
nijadkujî	soykırım
nijadparêzî	ırkçılık
nijandin	istif etmek
nijde	baskın
nijde	gasp
nijdevan	akıncı
nijdevan	baskıncı
nijdevan	çete
nijdevan	eşkıya
nijdevan	gaspçı
nijdevan	talancı
nijîn	istif
nijîn	stok
nijîn	yığma
nijtin	savuşmak
nijvan	istifçi
nijvan	stokçu
nik	nezd
nik	yan
nik	yanında
nika	şimdi
nikil	gaga
nikil kirin	gagalamak
nikilandin	gagalamak
nimandin	belirtmek
nimandin	göstermek
nimandin	örneklemek
nimandin	sertliğini gidermek
nimandin	temsil etmek
nimandin	yumuşak hale getirmek
nimandin	yumuşatmak
nimêj	namaz
nimêj	namaz.(Müslümanların bir ibadeti)
nimêj kirin	namaz kılmak
nimêjgeh	mescit
nimêjgeh	namazgâh
nimêjkirin	namaz kılmak
nimînandin	temsil etmek
nimînêr	temsilci
nimre	numara
nimûne	misal
nimûne	mostra
nimûne	örnek
nimûnek	model
nipînû	yepyeni
niqêm	pırlanta
niqik	derece
niqik	kademe
niqir	çentik
niqir	derece
niqir	kertik
niqir	yiv
niqira pirole	aşırı derecede
niqirandin	çentik açmak
niqirandin	kertik atmak
niqre	fazla derin olmayan büyük kazan
niquçandin	çimdik atmak
niquçandin	dürtmek
niqut	damla
niqutandin	damlatmak
niqutîn	damlamak
nirx	değer
nirx	değer. \" nirxên netewî \" ulusal değerler
nirx	eder
nirxandin	değerlendirmek
nirxdarazî	değer yargısı
nirxê zêdek	artı değer
nişadir	nışadır
nişan	alamet
nişan	belirti
nişdar	cerrah
nişdar	neşter
nişdarî	ameliyat
nişdarî	cerrahlık
nişirîn	sökülme
nişîn	yerleşmek ikamet etmek
nişîv	aşağı
nişkok	ünlem işareti
nişmî	titiz
niştecih	sakin
niştecih	yerli
niştecîh	tebaa
niştecîh	uyruk
niştecîh	yerli
niştiman	ülke
niştiman	vatan
niştiman	yurt
niştimanevan	vatandaş
niştimanevan	yurttaş
niştimanevanî	vatandaşlık
niştimanevanî	yurttaşlık
niştimanparêz	yurtsever
niştimanperwer	vatansever
niştimanperwer	yurtsever
niştin	celse
niştin	ikamet
niştin	ikamet etmek
niştin	iskân
niştin	iskan etmek
niştin	oturma
niştin	oturmak
niştin	oturum
niştin	yerleşmek
niştin	yerleştirmek
niştin	yurtlandıemak
niştingeh	adres
niştingeh	duruşma salonu
niştingeh	ikametgah
nişûv	iniş
nitirandin	gözettirmek
nitirandin	kollatmak
nivandin	uyutmak
nivistin	uyumak
nivişt	muska
nivîn	yatak
nivîn	yatak yorgan
nivîn	yatmak
nivîngeh	koğuş
nivîs	yazı
nivîsandin	yazmak
nivîsandî	yazılı
nivîsar	metin
nivîsar	tekst
nivîsgeh	büro
nivîsgeh	ofis
nivîsîn	yazmak
nivîsk	kitabe
nivîsk	yazıt
nivîskar	müellif
nivîskar	yazar
nivîskî	yazılı
nivîstek	kitabe
nivîsvan	katip
nivîsvan	sekreter
nivîsvan	yazman
nivîşk	tereyağı
nivîşt	muska
nixumandin	kapatmak
nixumandin	örtmek
nixumandî	örtülü
nixumîn	örtünmek
nixûmandin	bürünmek
nixûmandin	örtmek
nixwê	tuzsuz
niyandin	cinsel ilişki
niyandin	sikmek
niyaz	niyaz
nizar	cılız
nizilandin	imbikten geçirmek
nizilandin	süzmek
nizilîn	süzülmek
nizilok	imbik
nizimbûn	alçalmak
nizm	alçak
nizm bûn	alçalmak
nizmahî	alçaklık
nizmandin	alçaltmak
nizmî	alçaklık
nîgar	figür
nîgar	resim
nîgare	desen
nîgarkirin	çizmek veya tasvir etmek
nîgaş	hayal
nîgaş	imge
nîgaşî	hayali
nîgaşî	sanal
nîjad	ırk
nîjad	soy
nîjadperest	ırkçı
nîk	olta
nîkbîn	iyimser
nîkotîn	nikotin
nîn	sıfır
nîne	yok
nîr	asır
nîr	boyunduruk
nîr	çağ
nîr	dönem
nîrengî	nirengi
nîrkutik	kızıl hastalığı
Nîsan	Nisan ayı
nîsk	mercimek
nîske	göz merceği
nîskok	fiz. odak
nîskok	odak
nîşan	işaret
nîşan	madalya
nîşan	nişan
nîşan	simge
nîşan kirin	belirleme
nîşan kirin	evlenme sözleşmesi
nîşan kirin	işaret etmek
nîşan kirin	işaretlemek
nîşan kirin	simgelemek
nîşandan	göstermek
nîşangâh	gez
nîşangir	nişancı
nîşangirtin	nişan almak
nîşanî	simgesel
nîşank	arma
nîşankarî	simgecilik
nîşaste	nişasta
nîşe	dipnot
nîşe	not
nîşe girtin	not tutmak
nîşe standin	not almak
nîşebin	dipnot
nîşgeh	iniş pisti
nîştewan	tebaa
nîştewan	uyruk
nîv	buçuk
nîv	yarı
nîv	yarım
nîv	yarısı
nîv vekirin	aralamak
nîvend	odak
nîvenîv	yarı yarıya
nîvê şevê	gece yarısı
nîvîbûn	yarılamak
nîvkad	yarım küre
nîvro	öğle
nîvro	öğle vakti
nîvroşinda	öğleden sonra
no	afacan
no	hayır
no	yaman
nod	doksan
nodem	doksanıncı
nogin	üç yaşını doldurmuş dişi sığır
nohkîn	nohut yahnisi
nok	leblebi
nok	nohut
noker	işbirlikçi
noker	uşak
nola	aynısı
nola	gibi
nolî	aynısı
nolî	gibi
noq	batış
noq	batma
noq	dalış
noqandin	daldırmak
noqandin	gark etmek
noqav	dalgıç
noqav	deniz altı
noqbûyî	batık
noqbûyî	batmış
noqîkirin	batırmak
noqîn	batmak
noqîn	dalmak
noqîn	gark olmak
norm	norm
normal	normal
nortirvan	bekçi
Norwêç	Norveç
Norwêçî	Norveçli
noş	Şerefe!
noşdarî	sağlık
noşî can be	afiyet olsun!
noşî can be	afyet olsun
noşîcan	afiyet
noşîn	içmek
notêr	noter
notêrî	noterlik
notirvan	bekçi
notirvan	korucu
novik	göbek
novik	göbek bağı
nuqurçandin	çimdik atmak
nuqurçandin	dürtmek
Nuroj	Nevroz
Nuroj	Nevruz
nuwaze	harika
nuwaze	harikulade
nuwaze	mükemmel
nû	yeni
nû bûn	yenilenmek
nû kirin	yenilemek
nûber	turfanda
nûbûn	yenilenmek
nûçe	haber
nûçe kirin	modernleştirmek
nûçe standin	haber almak
nûçegihan	muhabir
nûçevan	haberci
nûçevan	muhabir
nûgihiştî	yeni yetme
nûh	yeni
nûhok	şimdiki zaman hali
nûjen	çağdaş
nûjen	modern
nûjenî	yenilik
nûn	molekül
nûner	temsilci
nûnêr	elçi
nûnêr	temsilci
nûnêrî	temsilcilik
nûrandin	katlamak
nûrkirin	katlamak
nûrojîn	bahar çiçeği
nûsaf	rapor
nûsandin	nüshalamak
nûsazî	reform
nûsazîparêz	reformcu
nûser	yazar
nûtî	yenilik
nûvedan	buluş
nûvedan	icat
nûwaze	harika
nûwêl	vinç
nûxrî	ilk çocuk
nûz	mayhoş tat
o	Kürt alfabesinin on sekizinci harfi
ober	büyük örtü
Ocaxên Mengî	Ülkü Ocakları
ode	oda
odeya bazirganiyê	ticaret odası
odeya nivînê	yatak odası
of	of!
of kişandin	oflamak
ol	din
olam	angarya
olandan	yankılanmak
olçim	geveze
oldar	dindar
olî	dini
olperest	bağmaz
omed	ümmet
omid	ümit
omidî	acur
onc	kalça
onî	kereste
ordî	ordu
orên	sığır böğürmesi
organîze	organize
organîzekirin	düzenlemek
organîzekirin	organize etmek
orik	tavan
orispî	orospu
Oslo	Oslo (Norveç’in başkenti)
Osmanî	Osmanlı
Osmanîkî	Osmanlıca
Otawa	Ottowa (Kanada’nın başkenti)
Otrîş	Avusturya
ox	oh!
oxir	uğur
oxir be	uğurlar olsun
Oxir be!	Uğurlar olsun!
p	Kürt alfabesinin on dokuzuncu harfi
pabend	hareketi kısıtlı
pace	baca
pace	binadan dışarıya açılan her türlü delik
pacerê	pencere
paç	bez parçası
paç	çaput
paç	öpücük
paç	paçavra
paçe	paça
paçik	bez parçası
paçik	çaput
paçinî	pasaklı
paçinî	paspal
paçkirin	öpmek
paçvan	paçavracı
pafte	pafta
pag	arsa
pageh	zemin kat
pager	devriye
pahn	geniş
pahn	yassı
pahn kirin	genişletmek
pahn kirin	yassılaştırmak
pahnî	ökçe
pahnî	topuk
pahnî	yassılık
pahtin	pişirmek
pahtî	pişkin
pahtî	pişmiş
paj	bölüm
paj	kısım
pajne	ökçe
pak	iyi
pak	pak
pak	saf
pak	temiz
Pakistan	Pakistan
Pakistanî	Pakistanlı
pakî	temizlik
pakkirin	temizlemek
paknivîs	okunaklı
pakrewan	şehit
pal	dağ eteği
pal	dağ ve tepe eteği
pal	yamaç
pal dan	yaslanmak
palafis	hantal
palamar	palamar
palan	semer
palas	çul
palavk	filtre
palavk kirin	filtrelemek
palavk kirin	süzmek
paldan	uzanmak
paldan	yaslanmak
paldan	yatmak
paldank	dayanak
paldank	koltuk
pale	ırgat
pale	tarım işçisi
palem	yere değen uzun etek
palewan	güreşçi
palewanî	güreş
palgeh	koltuk
palgeh	yastık
palir	duvarla çevrilmiş arazi
palisqe	palaska
palpişt	arkaya konulan destek
palpişt	dayanak
palpiştî	dayanışma
palpiştî	destek
palûte	imece
pan	beklemek
pan	düz
pan	yansı
panaz	sahte mücevherler
pancik	paça
pancik helçinîn	paçaları sıvamak
pançilokî	büzük
pançilokî	sarkık
pançilokî	sünük
pançilokî bûn	büzülmek
pançilokî bûn	sarkmak
pançilokî bûn	sünmek
panêr	bekçi
pangeh	ahır
panik	sevici
panî	ökçe
panî	topuk
panjûr	panjur
pankirin	düm düz etmek
pankirin	yassılaştırmak
papûr	cadde
papûr	gazocağı
papûr	şose
paqij	safî
paqij	temiz
paqij bûn	saflaşmak
paqij bûn	temizlenmek
paqij kirin	silmek
paqij kirin	temizlemek
paqijî	temizlik
paqijker	silici
paqijker	temizleyici
paqijkirin	temizlemek
par	arka
par	geçen sene
par	geçen yıl
par	geri
par	hisse
par	pay
par	taksit
parak	börek
parastin	esirgemek
parastin	himaye etmek
parastin	ibadet
parastin	korumak
parastin	muhafaza etmek
parastin	saklamak
parastin	savunmak
parastin	tapınma
parastî	mahfuz
parazît	tufeyli
parçe	parça
parçe kirin	paramparça etmek
parçe kirin	parçalamak
parçin	hisse alma
pardar	hissedar
pardarî	ortaklık
pardarî	şirket
pardarîya hevbeş	kollektif ortaklık
pardarîya hevpişk	anonim ortaklık
pardem	parttaym
parêz	diyet
parêz	perhiz
parêz	rejim
parêz girtin	perhiz tutmak
parêzer	avukat
parêzername	yazılı savunma
parêzgar	vali
parêzgeh	vilayet
parêzger	hami
parêzger	koruyucu
parêzger	muhafız
parêzger	savunucu
parêzger	Vali
parêzger	veli
parêzgerî	himaye
parêzkar	koruyucu
parêzkar	muhafazakar
parêzkar	sofu
parêzkar	tutucu
parêzkarî	muhafazakarlık
parêzkarî	tutuculuk
parêzname	savunma
parêzvan	koruyucu
parêzvan	savunan
pargîdanî	şirket
parî	lokma
Parîs	Paris (Fransa’nın başkenti)
parjimar	kesir
parjinandin	bir cümleyi
parjinandin	gramatik açıdan incelemek
parkirin	bölmek
parkirin	paylaştırmak
parkirin	taksim etmek
parlamento	parlamento
parleşker	kolordu
parmend	ortak
parmend	pay sahibi
parmend bûn	katılmak
parmend bûn	ortak olmak
parmend bûn	yararlanmak
parmendî	katılım
parmendî	ortaklık
parone	bir yılını doldurmuş buzağı
parsek	dilenci
parseng	konuşurken yerli yersiz tekrarlanan söz
parseng	terazinin gözlerini eşit ağırlıklı yapmak için konan taş vs
parsêl	parsel
parskirin	dilenmek
parsû	kaburga
parşomen	parşömen
part	yığın
partî	parti
partîgir	partili
partîzan	partizan
parve	bölü
parve kirin	bölme
parve kirin	bölmek
parve kirin	bölüşmek
parve kirin	paylaşmak
parxan	kaburga
parxêl	kağnı
parya	beradayı
parza	aşı (canlılar için)
parza	koruyucu
parzandin	aşılamak
parzemîn	büyük toprak parçası
parzemîn	kıta
parzinandin	süzmek
parzinîn	süzülmek
parzîn	ıhlamur
parzûn	bez
parzûn	filtre
parzûn	sırt çantası
parzûn	süzgeç
pas	açık
pas	örtüsüz
pasar	saçak
pasevan	bekçi
pasevan	gardiyan
pasevan	koruyucu
pasik	açık yer
pasik	alan
pasîf	edilgen
pastîn	yaka
paş	arka
paş	geri
paş de man	arkada kalmak
paşa	paşa
paşber	artçı
paşbêj	dedikodu
paşbêj	dedikoducu
paşbêjî	dedikodu
paşçav	göz ardı
paşdanî	ard ek
paşdanî	sonek
paşdank	ard ek
paşdank	sonek
paşde	gıyaben
paşde avêtin	ertelemek
paşde avêtin	tecil
paşde hiştin	geride bırakmak
paşdeavêtin	erteleme
paşdemanî	geri kalmışlık
paşdoşek	perde arkasındaki kişi
paşdoşek	vezir
paşeroj	ati
paşeroj	geçmiş
paşeroj	gürlev
paşê	bilahare
paşê	sonra
paşgo	ek
paşgo	ilave
paşgotin	dedikodu
paşgotinî	dedikodu
paşgotinî	gıyabında konuşma
paşil	koyun
paşilbûn	hamile olmak
paşing	artçı kuvvet
paşî	art
paşî	hitam
paşî	son
paşî hatin	hitam bulmak
paşîv	gece yemeği
paşîv	gece yenilen yemek
paşîv	sahur
paşketin	gerileme
paşketin	gerilemek
paşling	çelme
paşling avêtin	çelmelemek
paşmîr	vezir
paşnav	soyadı
paşpenî	gıyabında
paşpenî	gıyap
paşpê	ters
paşpêkî	tersine
paşpêkî çûn	ters gitmek
paşpêkî hatin	ters gelmek
paşrojî	tasarruf
paşteng	semerin arka kayışı
paşve	gıyaben
paşve çûn	gerilemek
paşverû	gerici
paşverû	mürteci
paşverûtî	gericilik
paşverûtî	irtica
paşwer	halef
patat	patates
pate	selam
pate dan	selam vermek
pate lê kirin	selam vermek
patelêxistin	selamlamak
patik	ard kafa
patik	ense
patik	patik
patile	pide
patox	çürük meyve
patoz	patos
pavan	oyun arkadaşı
pawan	gardiyan
Pawe	İran’da bir Kürt kenti
pax	fobî
paxav	panik
paxav	telaş
paye	aşama
paye	derece
paye	mertebe
paye	paye
paye	rutbe
paye	rütbe
paye bilind bûn	terfi etmek
payebilind	rütbeli
payebilind	üst düzey
payerî	nöbet
payîdar	kalıcı
payîdar	sürekli
payîmal	ayak altına düşme
payîn	beklemek
payîn	gözetlemek
payîz	güz
payîz	sonbahar
paytext	başkent
pazen	pamuklu bez
pazne	dolunay
pedagog	eğitimci
pedagog	pedagog
pedagojî	pedagoji
pederşahî	ataerkil
pegr	çökelti
pegr	posa
pegr	tortu
pegrandin	çökeltmek
pehîn	tekme
pehînavêtin	tekme atmak
pehînavêtin	tekmelemek
pehînavêtin	tepmek
pejilandin	yıkmak
pejilîn	yıkılmak
pejinandin	budamak
pejindar	duyarlı
pejirandin	benimsemek
pejirandin	kabul
pejirandin	kabul etmek
pejirandin	onay
pejirandin	onaylamakl
pejirandin	tasdik etmek
pejirandî	benimsenmiş
pejirandî	kabul edilmiş
pejirîn	kabul edilmek
pejirîn	onaylanmak
pejk	çamur damlaları
pejk	sıçrayan sıvı
pejmûrde	pejmürde
pekandin	fırlatmak
pekandin	sıçratmak
pekandin	uçurmak
Pekîn	fırlamak
Pekîn	Pekin (Çin’in başkenti.)
pekîn	sıçramak
Pekîn	sekmek
pel	yaprak
pel girtin	yapraklanmak
pelandin	dokunmak
pelandin	okşamak
pelandin	yoklamak
pelax	kurumuş otlar
pelaxtin	hırpalamak
pelçim	yaprak
pelendar	cop
pelepoş	sünepe
pelezêsk	zambak
pelije	kısmet
pelik	belge
pelik	evrak
pelik	vesika
pelik	yaprak
pelisandin	ufalamak
pelişandin	yıkmak
pelişîn	karışmak
pelişîn	kurcalamak
pelişîn	yıkılmak
pelixandin	ezmek
pelixîn	ezilmek
pelîse	kısmet
pelîse	nasip
pelîse bûn	nasip olmak
pelît	alçak
peljen	hassas
peljen	titrek
peljenî	hassasiyet
pelos	iğrenç
pelûl	pekmezle yapılan lapa
pembû	pamuk
penaber	ilticacı
penaber	mülteci
penaber	sığınmacı
penabergeh	korunak
penabergeh	sığınak
penaberi	mültecilik
penaberi	sığınmacılık
penah	iltica
penah	sığınma
penahgeh	mülteci kampı
penav	plato
penbe	pembe
pencik	pençe
pençeşêr	kanser
pençik	kıskaç
pend	nasihat
pend	öğüt
pend	salık
pend	tavsiye
pend	vaaz
pend	yumak
pend dan	tavsiye etmek
peng	akmayan
peng	durgun
pengav	su birikintisi
pengir	kor
pengivî	dingin
pengivîn	dinmek (su için)
pengizandin	fırlatmak
pengizandin	sıçratmak
pengizîn	fırlamak
pengizîn	sıçramak
pengizîn	sekmek
pengî	durgunluk
penîr	peynir
pepûk	beceriksiz
pepûk	guguk
pepûk	guguk kuşu
pepûk	zavallı
peqandin	patlatmak
peqik	kabarcık
peqîjok	balon
peqîn	patlamak
peqyayî	patlak
per	kanat
per	kanat tüyü
per	telek
per	yaprak
perakende	perakende
perakendefiroş	perakendeci
perandin	kanatlandırmak
perasî	omurga
perav	kıyı
perav	sahil
percan	çit
Percîs	Jüpiter
perç	ödem
perç	şiş
perçe	parça
perçe kirin	parçalamak
perçiqandin	ezmek
perçiqîn	ezilmek
perçiqîner	ezici
perçivî	ödem yapmış
perçivîn	ödem yapma fiili
perçîn	perçin
perçîn kirin	perçinlemek
perda çav	katarakt
perda sipî	beyazperde
perdax	parlaklık verme
perdax	parlatma
perdax	tıraştan sonra tersine yapılan ikinci tıraş
perde	perde
pere	akçe
pere	para
pere hûr kirin	para bozmak
pere kirin	para etmek
pereandin	paraya çevirmek
perende	perende
perende avêtin	perende atmak
pereng	köz
peresanparêz	evrimci
peresend	evrimleşmiş
peresend	gelişmiş
peresendin	gelişmek evrimleşmek
peresendî	evrim
peresendî	gelişim
peresendî	tekamül
peresêlke	kırlangıç
peresgeh	tapınak
peresîn	evrim
perest	soven gibi anlamlar katar
perest	sözcüğe aşırı seven
perest	tapan
perestîş	ibadet
perestxane	ibadethane
pereye tirxan kirî	tahsis edilmiş para
pereye tirxan kirî	tahsisat
pereyê hûr	ufak para
pereyî	parasal
perêstin	tapmak
perêstingeh	tapınak
perg	ayakkabı bağı
pergal	alet
pergal	araç
pergal	aygıt
pergal	durum
pergal	düzen
pergal	intizam
pergal	nizam
pergal	organ
pergal	sistem
pergal	statü
pergar	bir inşaatın planı
pergar	kroki
perger	pergel
pergî	zar
perik	kanat
perik	kanat tüyü
perik	telek
perik	yaprak
perisandin	geliştirmek
perisîn	gelişmek
perisîn	tekamül etmek
perişt	teftiş
periştin	teftiş etmek
peritandin	lime lime etmek
peritandin	paralamak
peritandin	parça parça etmek
peritandin	yırtık pırtık hale getirmek
peritandin	yolmak
peritîn	paralanmak
peritîn	yolunmak
perizîn	kült
perî	gözde
perî	peri
perîşan	perişan
perîşan bûn	perişan olmak
perîşan kirin	perişan etmek
perîşanî	perişanlık
perjîn	ağaçtan bölme duvar
perk	fragment
perk	parça
perkaz	pencere
perkaz	pervaz
permalî	kümes hayvanları
perok	bulaşıcı
peroki	bulaşıcı bir hastalığa yakalanmak
peroş	heves
peroş	heyecan
peroş	sanat aşkı
peroş	sanatta ilham
peroş	şevk
peroş	telaş
peroşdar	heyecanlı
peroşîner	heyecan verici
perperok	kelebek
perpitandin	çırpındırmak
perpitandin	debelendirmek
perpitîn	çırpınmak
perpitîn	debelenmek
perpût	bitkin
perpût	yıpranmış
persang	persen
personel	personel
pert	yaygın
pertal	döküntü eşya
pertav	ışın
pertav	şua
pertûk	kitap
pertûka destan	el kitabı
pertûkfiroş	kitapçı
pertûkok	cep kitabı
pertûkok	kitapçık
pertûkşînas	kitap uzmanı
pertûkxane	kitaplık
pertûkxane	kütüphane
perû	avize
perû	mükafat
perû	ödül
perû kirin	mükafatlandırmak
perwa	çekinme
perwa	duygusu
perwane	pervane
perwaz	pervaz
perwer	koruyan
perwer	seven
perwerde	eğitilmiş
perwerde	talim görmüş
perwerde kirin	eğitmek
perwerde kirin	talim etmek
perwerde kirin	yetiştirmek
perwerdehî	eğitim
perwerdekar	eğitimci
perwerdekar	mürebbiye
perwerdekar	terbiyeci
perwerdekirin	eğitmek
perwerdename	talimatname
perwerdenas	eğitim bilimcisi
perwerdeyî	eğitim
perwerdeyî	eğitim ve öğretim sistemi
perwerdeyî	maarif
Perwîn	Ülker yıldızı
pes paye	alçak
pes paye	kişiliksiz
pesar	yamaç
pesartin	dayamak
pesend	onay
pesendkirin	onaylamak
pesibîn	yıkılmaya yüz tutmak
pesindan	övmek
pesn	iftihar
pesn	kıvanç
pesn	övgü
pesn	takdir
pesn dan	övmek
pesn dan	takdir etmek
pesnandin	övmek
pesnandin	takdir etmek
pesnîn	iftihar etmek
pesnîn	övünmek
pesnoyî	kendini öven
pesnoyî	övgücü
pest	alçak
pest	aşağı
pest	basınç
pest	baskı
pest	zulüm
pestandin	basınç yapmak
pestek	cepken
pestek	gömlek
peşar	politika
peşar	siyaset
peşarî	politik
peşarvan	politikacı
peşk	damla
peşkilîn	düğün vs. nin dağılması
peşkilîn	toplantı
peşm	yapağı
peşm	yün
peşniyar	önerge
peşniyar	öneri
peşniyar	teklif
peşniyariya zagonê	yasa önerisi
peşniyazî	istirham
peşniyazî	rica
peşniyazî	temenni
peşniyazî kirin	önermek
peşniyazîname	önerge
peştemal	önlük
peşûş	kof
peşve birin	ilerletmek
peşve çûn	ilerlemek
peşve çûnî	ilerleyiş
petêx	kavun
petixîn	batmak
petixîn	iflas etmek
petîx	kavun
pevçûn	çatışmak
pevçûn	dövüşmek
pevçûn	kavga
pevçûn	kavga etmek
pevdeng	diftong
pevhatin	bağdaşma
pevratî	ittifak
pevxistin	iliklemek
pevxistin	kurgu
pevxistin	montaj
pevxistî	ilikli
pevxistî	kurgulanmış
pevxistî	monte edilmiş
pexşan	düz yazı
pexşan	düzyazı
pexşan	nesir
pey	arka
pey	depozito
pey	kaparo
pey	peş
pey çûn	takip etmek
pey dan	kaparo vermek
peya	adam
peya	uşak
peya	yaya
peyabûn	arabab hayvan vb. den inmek
peyager	kaldırım
peyager	yaya yolu
peyak	piyade
peyak	satrançta piyon
peyam	ileti
peyam	mesaj
peyan	girişim
peyandin	girişim
peyandin	girişimde bulunmak
peyandin	teşebbüs
peyandin	teşebbüste bulunmak
peyaner	girişimci
peyarê	kaldırım
peyarê	yaya yolu
peyatî	yayan
peyatî çûn	yaya gitmek
peyda bûn	bulunmak
peyda bûn	temin olmak
peyda kirin	bulmak
peyda kirin	sağlamak
peyda kirin	temin etmek
peydakirin	temin etmek
peyhatî	ardıl
peyik	kurye
peyik	postacı
peyik	ulak
peyik	uydu
peyirk	kütük
peyirk	sicil
peyivandin	konuşturmak
peyivîn	konuşmak
peyîtandin	saptama
peyker	heykel
peykersaz	heykeltıraş
peykertraş	heykeltıraş
peyketin	izleme
peyketin	kovuşturmak
peyketin	takibat
peyman	akit
peyman	anlaşma
peyman	antlaşma
peyman	kontrat
peyman	mukavele
peyman	mutabakat
peyman	pakt
peyman	sözleşme
peymana daneberiziyê	saldırmazlık anlaşması
peymana giştî	toplu sözleşme
peymançêkirin	anlaşmak
peymandanîn	anlaşmak
peymandar	mutabık
peymangirêdan	anlaşma imzalamak
peymanname	mukavelename
peyre	sonra
peyre	sonradan
peyrev	peşi sıra giden
peyrev	uyan
peyrewî	taklid
peyrewîkirin	taklid etmek
peyt	ispat
peytandin	ispatlamak
peytandin	kanıtlamak
peytandin	saptamak
peytandin	tespit etmek
peyv	kelime
peyv	söz
peyv	sözcük
peyvavêtin	söz atmak
peyvdan hev	sözleşmek
peyvdar	konuşmacı
peyvname	yazılı sözleşme
peyvnasî	etimoloji
peyvnasî	terminoloji
peywir	görev
peywir	vazife
peywirdar	görevli
peywirdarkirin	görevlendirme
peywirdarkirin	görevlendirmek
peyxam	mesaj
peyxam	vahiy
peyxam girtin	mesaj almak
peyxamber	elçi
peyxamber	peygamber
peyxamber	yalvaç
peyzaj	peyzaj
pez	küçük baş hayvan
pez	küçük baş hayvanların genel adı
pezê reş	keçigiller
pezîzank	kursak
pezkûvî	geyik
pê	ayak
pê	bacak
pê	birlikte
pê	la
pê	le gibi anlamlar yükleyen bağlaç. Mesela: \" pê re\" ile
pê	sözcüğe ile
pê dan erdê	ayak diremek
pê dan vexwarin	içirtmek
pê de	gayrı
pê ewlebûn	güvenmek
pê hesiyan	haberdar olmak
pê hesiyan	sezmek
pê lê kirin	basmak
pê şa bûn	sevmek
pê ve kirin	tutturmak
pêbawerî	güvence
pêbaz	yaya köprüsü
pêbilîn	uğraşmak
pêbûn	değmek
pêcame	pijama
pêç	sargı
pêçan	katlamak
pêçan	sarılamak
pêçan	sarımak
pêçan	sarmak
pêçandin	katlatmak
pêçandin	sardırmak
pêçek	çocuk kundağı
pêçek	sargı
pêçik	kese kâğıdı
pêçî	ayak parmağı
pêçî	ayak parmakları
pêçk	rulo
pêçke	tekerlek
pêçoke	helezon
pêçoke	sarmal
pêçû	ardıl
pêçû	takipçi
pêdaketin	ilgilenmek
pêdaketin	uğraşmak
pêdan	karşılık olarak vermek
pêdandin	sabitleştirmek
pêdandin	tespit etmek
pêdandî	sabit
pêdanî	iane
pêdanî	para yardımı
pêde pêde	giderek
pêde pêde	peyderpey
pêderk	tanı
pêderk	teşhis
pêdivî	gerekli
pêdivî	gereksinim
pêdivî	ihtiyaç
pêewlebûn	güvenmek
pêgeh	alan
pêgeh	kapsam
pêgeh	kürsü
pêgeh	makam
pêgeh	saha
pêger	dolaşılan mıntıka
pêger	dolaşılan şey
pêgera nêçîrvanan	av bölgesi
pêgermok	volta
pêgermok gerandin	volta atmak
pêgiran	hantal
pêgirt	kopya
pêgirt	tutanak
pêgirt	zabıt
pêhesî	sezgi
pêhesîn	fark etmek
pêhesîn	hissetmek
pêj	pişirim(lik)
pêjan	pişirmek
pêjinkar	duyarlı
pêjinker	duyarlı
pêjn	duyu
pêjn	duyum
pêjn	gaipten gelen ses
pêjn	his
pêjn	seda
pêjn	ses
pêjna te nayê	senden haber yok
pêjna te nayê	sesin solgun çıkmıyor
pêjna tiştekî kirin	hissetmek
pêjna tiştekî kirin	sezmek
pêk hatin	gerçekleşme
pêk hatin	olma
pêk hatin	oluşma
pêkan	mümkün
pêkanîn	gerçekleştirmek
pêkanîn	oluşturmak
pêkanîn	sağlamak
pêkarîn	alt etmek
pêkarîn	güç getirmek
pêkenî	fıkra
pêkenî	mizah
pêkenok	alay konusu olan şey veya kimse
pêkenok	fıkra
pêkenok	gülünç
pêker	etken
pêker	etmen
pêker	faktör
pêketin	tutuşmak
pêketî	uygun
pêkhatin	gerçekleşmek
pêkhatin	oluşmak
pêkhatin	oluşum
pêkhatî	oluşmuş
pêkhatî	yatkın
pêkolîn	eşelemek
pêkutî	baskı
pêkutî	zulüm
pêkvedayî	alaşım
pêkveyî	toplu
pêl	dalga
pêl	elektrik dalgası
pêl	frekans
pêlav	ayakkabı
pêlawer	çarkçı
pêlawer	çarkçı başı (gemiler için)
pêldan	dalgalanmak
pêldar	dalgalı
pêlek	basamak
pêlekan	merdiven
pêlepaş	gerisin geri
pêlepaş çûn	gerisin geri gitmek
pêlêkirin	basmak
pêling	basamak
pêling	kademe
pêlî	dalgalı
pêlîstik	kukla
pêlîstik	oyuncak
pêlkirin	basmak
pêlşikên	dalgakıran
pêlû	göz kapağı
pêlweş	elektro manyetik dalga yayıcı
pêlweş	manga
pêma	mahsül
pêma	tereke
pêma	ürün
pêman	yoksun kalmak
pêmen	yoksun
pênas	unvan
pênc	beş
pênc seh	beş duyu
pêncber	beşiz
pêncem	beşinci
pêncî	elli
pêncîyem	ellinci
pênckenar	beşgen
pêncsed	beş yüz
Pêncşem	Perşembe
pêngav	atılım
pêngav	girişim
pêngav	teşebbüs
pêngav avêtin	teşebbüs etmek
pêngav avêtin	teşebbüse geçmek
pênivîs	kalem
pênivîs hibrê	dolma kalem
pênivîs zirêç	kurşun kalem
pênivîsdank	kalemlik
pênivîstraş	kalem tıraş
pênûs	kalem
pênûsdank	kalemlik
pêpan	düztaban
pêr	iki gün önceki gün
pêr	önceki gün
pêrar	iki yıl önce
pêrar	iki yıl önceki yıl
pêrayîbûn	beğenmek
pêrgî hev	hatin karşılaşma
pêrgîn	kabul
pêrgîn	kabul töreni
pêrgîn	karşılama
pêrgîn	karşılaşma
pêrgîn	resepsiyon
pêrgînê hev bûn	karşılaşmak
pêrgîngeh	bekleme salonu
pêrkit	önek
pêsîr	göğüs
pêsîrbend	sutyen
pêsniyar	öneri
pêş	ileri
pêş	ön
pêş	önce
pêş	önde
pêş merge	fedai
pêş ve çûn	ilerlemek
pêş ve çûn	kalkınmak
pêşan	teşhir
pêşandan	sergilemek
pêşande	gösteri
pêşander	gösterici
pêşandin	miting
pêşandin	sergilemek
pêşandin	teşhir etmek
pêşane	öncelik
pêşangeh	sergi
pêşanî	gösteri
pêşanî	öncelik
pêşanî dan	miting
pêşanî dan	sergilemek
pêşanî dan	teşhir etmek
pêşbaziya bedewiyê	güzellik yarışması
pêşbazî	müsabaka
pêşbazî	rekabet
pêşbazî	yarış
pêşbazî	yarışma
pêşber	huzur
pêşber	karşı
pêşber	ön
pêşber kirin	huzura getirmek
pêşber kirin	öne sürmek
pêşberî	karşısına
pêşberî	önünde
pêşbirk	karşılaşma
pêşbirk	maç
pêşbirk	müsabaka
pêşbirk	yarışma
pêşbîn	öngörülü
pêşbînî	öngörü
pêşbînî	tahmin
pêşcênîk	alın çıkıntısı
pêşçav	göz önünde
pêşçav kirin	göz önüne getirmek
pêşdanî	önek
pêşdank	önek
pêşdaraz	ön yargı
pêşdaraz	önyargılı
pêşdarazî	önyargı
pêşdarî	gösterme
pêşdatir	öncelikli
pêşdaw	entarinin ön kısmı
pêşder	önder
pêşdestî	inisiyatif
pêşdîtin	öngörmek
pêşdîtin	öngörü
pêşend	istikbal
pêşeng	lider
pêşeng	oncu
pêşeng	öncü
pêşeng	önder
pêşenimûne	prototip
pêşewa	lider
pêşewa	önder
pêşewar	selef
pêşêwir	danışman
pêşêwir	müşavir
pêşgeh	ön taraf
pêşgir	engel
pêşgir	önlem
pêşgirî	tedbir
pêşgîr	havlu
pêşgîr	peşkir
pêşgotin	önsöz
pêşi	evvel
pêşib	mecaz
pêşibî	mecazî
pêşikî	öncelik
pêşî	ata
pêşî	hayalet
pêşî	öncül
pêşî	sivrisinek
pêşî girtin	önüne geçmek
pêşî girtin	önünü almak
pêşîn	birinci
pêşîn	evvel
pêşîne	peşin ödenen para
pêşîne	peşinat
pêşînî	peşin ödenen para
pêşînî	peşinat
pêşkar	gösterici
pêşkarîkirin	körükleme
pêşker	gramerde işaret
pêşketin	gelişme
pêşkêş	arz
pêşkêş	peşkeş
pêşkêş	sunma
pêşkêş kirin	arz etmek
pêşkêş kirin	sunmak
pêşkêşkar	sunucu
pêşkêşkirin	sunmak
pêşmal	sundurma
pêşmalk	önlük
pêşmalk	peştemal
pêşmalkve birin	kalkındırmak
pêşmerge	fedai
pêşmerge	savaşçı
pêşniyar	öneri
pêşniyar	teklif
pêşniyarkirin	önermek
pêşniyarname	önerge
pêşniyaz	öneri
pêşniyaz	teklif
pêşniyazname	önerge
pêşnûma	proje
pêşnûma	şema
pêşnûma	tasarı
pêşnûma kirin	tasarlamak
pêşnûmakirin	tasarlamak
pêşok	deterjan
pêşok	sabun
pêşokdank	sabunluk
pêşovik	sabun artığı
pêşqertef	önek
pêşrev	başlangıç
pêşrev	ilk
pêşrev	lider öncü
pêşrew	müzikte
pêşrew	oyunda giriş
pêşû	hayalet
pêşû	sivrisinek
pêşûle	tatarcık
pêşveçûn	ilerleme
pêşverû	ilerici
pêşverûtî	ilericilik
pêşwazî	karşılama
pêşwazî	protokol
pêşwazî kirin	karşılama
pêşwazîkirin	karşılamak
pêşxistin	ileri götürmek
pêt	alaz
pêt	alev
pêtag	kovan
pêtag	petek
pêtal	meşale
pêtik	kıvılcım
pêtivî	caiz
pêtîk	kibrit
pêvajo	süreç
pêve kirin	tutturmak
pêveberdan	taviz
pêvedan	sokmak
pêvek	ek
pêvek	ilave
pêvek	ilişik
pêvekirî	eklenmiş
pêvekirî	katılmış
pêvekirî	munzam
pêvekirî	ulanmış
pêvenişt	koşuntu
pêvenişt	tayfa
pêvenişt	yardakçı
pêwend	bağlantılı
pêwend	ilgili
pêwend	ilişkili
pêwendar	mensup
pêwendî	bağ
pêwendî	bağıntı
pêwendî	ilgi
pêwendî	ilişki
pêwendî danîn	ilişki kurmak
pêwendî sazkirin	ilişki kurmak
Pêwendîdarbûn	ilgi duymak
pêwir	ses kısıklığı hastalığı
pêwir	Venüs gezegeni
pêwist	gerek
pêwist	lazım
pêwist	mecbur
pêwist	zorunlu
pêwistî	gereklilik
pêwistî	zorunluluk
pêwîst	gerekli
pêwîst	lazım
pêwîstî	gereksinim
pêwîstî	ihtiyaç
pêxember	peygamber
pêximandin	vazgeçirmek
pêximîn	vazgeçmek
pêxistin	tutuşturmak
pêxwarin	katık
pêxwas	lumpen
pêxwas	mec. ayaktakımı
pêxwas	sefil
pêxwas	serseri
pêxwas	yalınayak
pêxweş hatin	hoşuna gitmek
pêzan	bilgi sahibi vâkıf
pêzan	ehil
pêzan	haberdar
pêze	madde
pêze	özdek
pêzewar	maddeci
pêzewar	materyalist
pêzewar	özdekçi
pêzeyî	maddi
pêzeyî	özdek
piç	az miktar
piç	küçük bir miktar
piçek	azıcık
piçek	birazcık
piçûk	küçük
piçûk	mini
piçûk	ufak
piçûk bûn	küçülmek
piçûk dîtin	küçük görmek
piçûk dîtin	küçümsemek
piçûk êxistin	küçük düşürmek
piçûk kirin	küçültmek
piçûker	küçültücü
piçûkir	Grm. küçülten
pidî	dişeti
pidû	damak
pidû	diş eti
pif	üfürük
pif kirin	körüklemek
pif kirin	üfürmek
pifdanik	balon
pifik	körük
pifker	üfürükçü
pifkirin	üflemek
pihêt	dayanıklı
pihêt	sıkı
pihêt	sağlam
pijandin	pişirmek
pijên	fıskiye
pijên	püskürteç
pijiqandin	püskürtmek
pijiqandin	sıçratmak
pijiqîn	çamur
pijiqîn	püskürtmek
pijiqîn	su vs.nin sıçraması fiili
pijîn	pişmek
pijme	aksırık
pijme	aksırmak
piling	cemre
piling	kaplan
pilî û pirtî	eski eşya
pilûç	aksi
pilûç	sapık
pilûr	sincap
pilûsk	oluk
pimpar	semizotu
pin	kişinin kendine sakladığı sır
pinc	çanak
pincar	pancar
pindam	suyun akışını önleyen çer-çöp
pindandin	aforoz etmek
pinde	aforoz
pindepîr	örümcek
pingandin	biriktirmek
pingandin	sulama için suyu gölleştirmek
pingav	su birikintisi
pingil	kor
pinî	sinsi
pinî	sinsilik
pintî	cimri
pintî	pinti
pir	çok
pir	fazla
pir	köprü
pir bûn	çoğalmak
pir bûn	fazlalaşmak
pir hindik	az çok
pir kirin	çoğaltmak
pir kirin	çok olmak
pir mezin	azametli
pira hilawistî	asma köprü
pirane	çoğul
piranî	çoğunluk
piranîparêz	çoğulcu
pirase	pırasa
pirbaş	pekâlâ
pirbêj	farfara
pirbêj	geveze
pirbêj	zevzek
pirbêjî	gevezelik
pirç	kıl
pirç	saç
pirç	tüy
pirçikî bûn	kıllanmak
pirçikî bûn	tüylenmek
pireh	melez
pirejimar	çoğul
pirejmarî	çoğul
piritî	çokluk
pirî caran	çoğu zaman
pirîm	prim
pirîsk	uçkun
pirîsk	zerre
pirkam	histerik
pirkîte	çok heceli
pirmane	çok anlamlı
pirole	aşırı
pirole	mübalağa
pirpar	semizotu
pirparêz	plüralist
pirparêzî	plüralizm
pirpirîk	kelebek
pirpirok	uçurtma
pirpizêk	çiğdem
pirs	soru
pirs	sorun
pirs	sözcük
pirs	sual
pirs arastekirin	soru yöneltmek
pirs kirin	sormak
pirsandin	sordurmak
pirsgirêk	mesele
pirsgirêk	problem
pirsgirêk	sorun
pirsiyar	soru
pirsiyar	soruşturma
pirsiyariyê	sorguya çekmek
pirsiyarî	sorgu
pirsiyarkirin	sormak
pirsiyarkirin	soruşturmak
pirsîn	sormak
pirsjêkirin	sormak
pirsnîşan	soru işareti
pirsyarî	sorgu
pirsyarîkirin	sorgulama
pirsyarkar	sorguç
pirşeng	kıvılcım
pirşên	enstantane
pirtik	koyun tüyü
pirtikandin	tüylerini yolmak
pirtir	artı
pirtir	daha fazla
pirtirîn	maksimum
pirtî	kumaş
pirtî	mensucat
pirtî	tekstil
pirtû	tekstil
pirtûk	kitap
pirtûkfiroş	kitapçı
pirtûkxane	kütüphane
pirûsk	bel kemiği
pirûsk	omurga
pirxebt	çok işlevli
pirxîn	horlamak
pis	oğul
pisap	amca oğlu
pisîk	kedi
pisîng	kedi
pismam	amca oğlu
pismam	amcaoğlu
pismîr	beyzade
pismîr	mir oğlu
pispis	fısıltı
pispisandin	fısıldaşmak
pispisîn	fısıldamak
pispor	bilirkişi
pispor	ehil
pispor	eksper
pispor	uzman
pispor	yetkin
pisporî	uzmanlık
pist	cilt (insan)
pistepist	fısıltı
pistok	yaka
pisxal	dayı oğlu
pisxatî	teyze oğlu
piş bûn	böbürlenmek
piş bûn	kabarmak
pişaftin	asimile etmek
pişaftîn	asimile etmek
pişaftîn	özümlemek
pişartin	doğramak
pişemasî	denizanası
pişêw	müstehcen
pişik	akciğer
pişika reş	karaciğer
pişk	bölüm
pişk	kısım
pişk	kura
pişk kirin	ayırmak
pişk kirin	bölmek
pişkî	kısmen
pişkî	tikel
pişkîn	aksırık
pişkîn	aksırmak
pişkîn	hapşırmak
pişkîn	tıksırmak
pişko	cemre
pişkul	hayvan pisliği
pişkul	küçükbaş hayvan dışkısı
pişo	pisi
pişrok	gevrek
pişrûk	bulgur unu
pişt	ard
pişt	arka
pişt	arka. geri
pişt	art
pişt	bel kuşağı
pişt	kuşak
pişt	sırt
pişt bend	korse
pişt kirin	sırtlamak
pişt lê vegeran	sırt çevirmek
pişt paldan	sırtını vermek
pişt re	bilahare
pişt re	sonra
pişta xwe dan	sırtını vermek
piştepiştî	birlik ve beraberlik
piştevan	destekçi
piştevan	yandaş
piştevanî	dayanışma
piştevanî	destek
piştên	kuşak
piştgir	destekçi
piştgir	yandaş
piştgirî	dayanışma
piştgirî	destek
piştgirîkirin	desteklemek
piştgirîkirin	katkıda bulunmak
piştgirtin	arka çıkmak
piştgirtin	desteklemek
piştî	arkalık
piştî	den sonra
piştî	sırt yükü
piştî	sırtlanan yük
piştî nîvro	öğleden sonra
piştîvan	hamal
piştîzayînê	milâttan sonra
piştmêr	insanın arkasını dayadığı kişi
piştrastbûn	güvenmek
piştrastkirin	güven vermek
piştrastkirin	temin etmek
piştre	sonra
piştre	sonradan
piştvan	taraftar
piştvan	yandaş
pitik	bebek
pitikê	kız bebek
pitiko	erkek bebek
pitir	daha çok
pitirpêr	üç gün önceki gün
pitirpêrar	üç yıl önceki yıl
pitî	küçük
pitî	minyon
pitpit	pıtırtı
pitpitok	mıymıntı
pitpitok	mızmız
pixêrî	baca
pixêrî	şömine
pixtî	pıhtı
pixtî bûn	pıhtılaşmak
pixtok	gevrek (taş için)
piyale	bardak
piyale	kadeh
piyan	su tası
piyan	tepsi
piyar	rahim
piyar	rahmet eden
piyarî	rahmet
piyes	piyes
pizdan	etene
pizdan	plasenta
pizî	göğüste giysi arası
pizî	koyun
pizrik	sivilce
pî	ayak
pî	kol
pî	omuz
pîber	koruyucu
pîj	sivri
pîj	tıraş bıçağı
pîj kirin	sivriltmek
pîkap	pikab
pîkol	at
pîkol	eşek
pîkol	katırın ön ayakları ile tekme atması
pîkol	şaha kalkma
pîkol	şahlanış
pîl	fil
pîl	hayvanlarda ön bacaklar
pîl	kalay
pîlaw	pilav
pîle	derece
pîle kirin	kalaylamak
pîlewer	kalaycı
pîltan	iri
pîltan	kocaman
pîn	folluk
pîn	kümes
pîn	tekme
pînc	ağaçların kökünden çıkan istenmeyen sürgünler
pînc	piç
pîne	yama
pîne kirin	yamalamak
pînik	folluk
pînik	kümes
pîp	fıçı
pîr	eren
pîr	evliya
pîr	ihtiyar
pîr	pir
pîr	veli
pîr	yaşlı
pîramîd	piramit
pîraye	süs
pîrbûn	yaşlanmak
pîrejin	kocakarı
pîrek	evli kadın
pîrek	kadın
pîrelk	cin
pîrê fanî	ermiş
pîrhevî	cin
pîrhevok	acuze
pîrhevok	cadı
pîrhevok	umacı
pîrik	ebe
pîrik	nine
pîrî	ihtiyarlık
pîrmend	bilge
pîrmend	senatör
pîrmend	yaşlı
pîrot	çömlekçi
pîroz	kusal
pîroz	kutlu
pîroz	kutsal
pîroz	mübarek
pîroz	mukaddes
pîroz kirin	kutlamak
pîrozandin	kutsamak
pîrozandin	takdis
pîrozbahî	kutlama
pîrozbahî	tebrik
pîrozbahî lê kirin	tebrik etmek
pîroze	firuze
pîrozgeh	kutsal yer
pîrozgeh	tapınak
pîrozî	kutsallık
pîrozkirin	kutlamak
pîrozname	tebrikname
pîrûbend	veciz
pîrûbend	vecize
pîrûpak	tertemiz
pîs	pis
pîs bûn	pislenmek
pîs kirin	pislemek
pîsî	pislik
pîspaye	pespaye
pîst	cilt
pîst	deri
pîst	yaka
pîşat	tesadüf
pîşe	meslek
pîşesazî	endüstri
pîşesazî	sanayi
pîşesazî	senayi
pîşkar	özne
pîşkar	öznel
pîşo	kav
pît	gemi babası
pît	rıhtımda halat atılan kazık
pîtol	filozof
pîtros	saklambaç oyunu
pîv	doz
pîv	kıstas
pîv	kıyas
pîv	ölçek
pîv	ölçü
pîvan	kıyaslama
pîvan	kriter
pîvan	ölçme
pîvan	ölçüt
pîvan	sağlama
pîvaz	piyaz
pîvaz	soğan
pîvaza hişk	kuru soğan
pîvaza ter	yeşil soğan
pîvazoka mejî	soğancık kemiği
pîvîn	ölçmek
pîvok	çiğdem
pîza	pizza
pîzang	eşek arısı
pîzpîzik	düdük
plûr	sincap
podyum	podyum
pok	diş eti
pol	çelik
pol	köz
pol	omuz
pol	sınıf
pola	çelik
polan	Şubat-19 Mart Kova burcu
polandin	omuzlamak
polat	çelik
polik	bezelye
polik	sikke
polîs	polis
polke	çıkıntı
polke	damak
polke	şişlik oluşma fiili
polke	ur
ponijîn	dalmak
ponijîn	derin derin düşünmek
ponijîn	kara kara düşünmek
por	saç
porçe	peruk
porg	kese
porpare	kılcal
porşikên	saçkıran
porteqal	portakal
portetîf	portatif
Portûgal	Portekiz
Portûgalî	Portekizce
porxan	kürk
posat	gereç
post	post
postager	postacı
postal	postal
posteki	pösteki
postnişîn	postta oturan
postnişîn	tekke şeyhi
poş	boynuz vuruşu
poşe	kavgacı kadın
poşî	erkek başörtüsü
poşîn	giyinmek
poşîn	giymek
poşman	pişman
poşman bûn	pişman olmak
poşmanî	nedamet
poşmanî	pişmanlık
pot	pot
pot şikandin	pot kırmak
potik	paçavra
potir	potur
potîn	potin
poxaçe	poğaça
poxîn	un helvası
poylane	evlilik veya doğum için erkeğin verdiği hediye
poz	burun
poz	sivrilik
poz	uc
pozber	muarız
pozberî	çatışma
pozberî	çekişme
pozberî	rekabet
pozbilind	kibirli
pozheçî	karga burunlu
pozheçî	kargaburun
pozik	çıkıntı
pozmik	burunsak
pozxîn	keyifsiz
pozxîn	üzgün
pozxîn bûn	üzülmek
pozxîn kirin	üzmek
pozxînî	keyifsizlik
pronav	zamir
pu	tu!
puwaz	diş dolgusu
puxte	fezleke
puxte	hulâsa
puxte	muhtasar
puxte	öz
puxte	özet
puxte	üstün
puxtedar	özlü
pûç	bozuk
pûç	çürük
pûç	kof
pûçbûyî	koflaşmış
pûçkirin	çürütmek
pûçkirin	geçersiz kılmak
pûçkirin	ilga etmek
pûg	kar tipisi
pûjan	nane
pûk	tipi
pûk	toz şeklinde kar yağışı
pûl	pul
pûlvan	pulcu
pûn	folluk
pûnc	bitkiler için gür
pûnc	kakül
pûng	yarpuz
pûngal	folluk
pûnik	folluk
pûrkirin	meyve
pûrkirin	sebze vb. soymak
pûrt	kuş tüyü
pûrt	tüy
pûsan	nane
pûş	kurumuş ot
pûşil	edeb
pûşil	haya
pûşil	terbiye
pûşî	sivrisinek
Pûşper	Haziran
pûşt	puşt
pûte	dikkat
pûte	ihtimam
pûte	itina
pûte	özen
pûte lê kirin	ihtimam göstermek
pûte pê dan	özen gösterme
pûte pêdan	ihtimam göstermek
pûtepêdan	dikkat
pûtepêdan	özen veya itina göstermek
pûtperestî	fetişizm
pûxte	nüve
q	Kürt alfabesinin yirminci harfi
qabqab	takunya
qabûr	çanak çömlek kırıkları
qaçanî	porselen tabak
qad	alan
qad	meydan
qad	saha
qad	yer
qada dahatinê	iniş pisti
qada şer	savaş alanı
qada werzişte	spor alanı
qaf	kafatası
qafik	kiremit
qafilqeda	görünmez kaza
qafok	moloz
qafok	selin getirdiği çalı çırpı
qafqiloz	toprak kaplar
Qahîre	Kahire (Mısır’ın başkenti)
qaîl	razı
qaîl kirin	razı etmek
qaj	çam
qajik	sakız ağacından elde edilen sakız
qajîn	çığlık atmak
qal	bahis
qal	oyunda puan
qal kirin	bahsetmek
qal kirin	söz konusu etmek
qalik	kabuk
qalind	kalın
qalkirin	bahsetmek
qalkirin	gümüşü yabancı maddelerden arındırmak
qalkirin	sözetmek
qalo	üzerinde ekmek pişirilen yassıtaş ya da kiremit
qalonçe	buğday biti
qaltax	kaltak
qam	boy
qambost	cüce
qamçî	kırbaç
qamçûr	hayvan vergisi
qame	kama
qamîş	kamış
Qamîşlok	Kamışlı. Suriye’de bir Kürt kenti
qamk	başparmak
qamkinik	kısa boylu
qamyon	kamyon
qamyonet	kamyonet
qang	buharla dezenfekte etme
qanik	sapan
qanî	ikna
qanî kirin	ikna etmek
qantir	katır
qantîn	kantin
qapan	fiyaka
qapan	kantar
qapût	kaput
qapût	palto
qaqê	yumurta
qaqibokirin	meydan okuma
qaqircik	bronş
qaqlîbaz	martı
qaqreş	rengi siyaha çalan kabak türü
qarç	mantar ağacı
qarçik	kuyruk sokumu kemiği
qarix	sebze tarhları
qarîn	feryat etmek
qarot	bitki sapı
qars	yeniden canlanma
qars	yeniden filizlenme
qartik	ağaç pim
qarûşe	çalı süpürgesi
qas	kadar
qas	miktar
qasid	aracı
qasid	elçi
qasidî	aracılık
qasî ku xuya ye	göründüğü kadarıyla
qaş	yüzük taşı
qaşil	kabuk (karpuz
qaşil	kavun vs.)
qaşo	güya
qaşo	sözde
qat	kat
qat	katman
qat	tabaka
qat kirin	katlamak
qawêr	kasnak
qawin	kavun
qawit	kumanya
qax	armut kurusu
qayîl	razı
qayîl bûn	razı olmak
qayîl kirin	razı etmek
qayîm	dayanıklı
qayîm	sağlam
qayîş	kayış
qayîşok	esnek
qayt kirin	bakmak
qayt kirin	göz kulak olmak
qaz	kaz
qazan	kazan
qazim	deve tüyünden yapılan iplik
qazî	kadı
qe	asla
qe	hiç
qeb	güreş
qebale	götürü iş
qebalek	duvar içinde ufak dolap
qebalok	duvarın içine yapılan
qebalok	kapaklı küçük dolap
qebare	hacim
qebarîn	genleşme
qebarîn	hacmin artması
qebrax	kavat
qebrax	pezevenk
qebû	güreş
qebû	güreşe
qebû	meydan okuma
qebû	oyuna
qebû	yarışa çağrı
qebû xwestin	güreşe davet
qebû xwestin	meydan okumak
qebûl	kabul
qebzmal	kabzımal
qeda	bela
qeda	felaket
qeda	kaza
qeda	musibet
qedan	bitmek
qedan	tükenmek
qedandin	bitirmek
qedandin	idare etmek
qedandin	sonuçlandırmak
qedandin	tüketmek
qedandin	yetinmek
qedaxe	memnu
qedaxe	yasak
qedaxe kirin	yasaklamak
qedemgeh	tuvalet
qedexe	yasak
qedexekirin	yasaklamak
qedir	değer
qedir	kıymet
qedîfe	kadife
qedîn	bitmek
qedyayî	bitik
qef	bir kaya ya da ırmak kenarındaki oyuk
qef	mat. çevre
qefçil	çirkin
qefel	köprücük kemiği
qefes	kafes
qefilîn	çok üşümek
qefilîn	yorulmak
qefle	kafile
qefsîng	göğüs kemiği
qefsîng	iman tahtası
qefş	bir tutam ot ya da saç
qeftan	kaftan
qehirandin	kızdırmak
qehirandin	öfkelendirmek
qehirandin	sinirlendirmek
qehirandin	üzmek
qehirîn	içerlenmek
qehirîn	kızmak
qehirîn	öfkelenmek
qehirîn	sinirlenmek
qehitîn	bazı şeylerin kıt olması yada hiç bulunmaması
qehwe	kahve
qehwevan	kahveci
qehwexane	kahvehane
qehweyî	kahverengi
qelaç	tepelerin ot bitmeyen yamacı
qelafet	tip
qelandin	kızartmak
qelandin	kavurmak
qelandin	soyunu kurutmak
qelanik	kalay
qelareşk	kuzgun
qelaş	kalleş
qelaştin	yarmak
qelax	istifi
qelax	tezek
qelebalix	kalabalık
qelebask	saksağan
qelemon	hindi horozu
qelen	başlık parası
qelender	babacan
qelender	kalender
qelew	semiz
qelew	şişman
qelewî	şişmanlık
qelibîn	devrilmek
qelibîn	içine dalmak
qelibîn	yarıp geçmek
qelihîn	imha
qelihîn	imha olmak
qeliqandin	kararsızlığa düşmek
qeliqandin	tahrik etmek
qeliqîn	kararsızlığa düşmek
qeliqîn	tahrik olmak
qelişandin	yarmak
qelişî	çatlak
qelişî	yarık
qelişîn	yarılmak
qelizîn	fırsatını kollamak
qelî	kavurma
qelîn	kavrulmak
qelîsêl	sac kavurma
qelîsêl	sacda kızartılmış et üzerine
qelîsêl	sarmısaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek
qelîştek	yarık
qelp	sahte
qelpezan	kalpazan
qelpezan	sahteci
qelpezan	sahtekâr
qelq	hareket
qelq	oynak
qels	güçsüz
qels	zayıf
qelsî	zayıflık
qelş	yarık
qelûn	pipo
qelye	potas
qemalax	karda silahsız keklik avı
qeman	bronzlaşmak
qemandin	hafifçe yakmak
qematik	kundak (bebekler için)
qemb	badem vs
qemb	birbirine yapışık ikizler
qemb	yapışık ceviz
qemç	kuyruk
qemçûr	kamçı
qemer	yağız
qemer genimî	açık esmer
qemerdîn	kaysı pestili
qemerê vekirî	esmer
qemirandin	bronzlaştırma
qemirîn	bronzlaşma
qemirîn	bronzlaşmak
qemirîn	kızarmak
qemîn	hafifçe yanmak
qemsî	dedikoducu
qemtik	küçük ipek mendil
qena	bari
qena	hiç olmazsa
qenc	iyi
qenc	iyi güzel
qencî	iyilik
qencîxwaz	iyiliksever
qend	nebati şeker
qendav	kant
qender	bile
qender	kadar
qenderî	nicelik
qendîl	kandil
qene	bari
qene	hiç olmazsa
qenebe	en azından
qenebe	hiç değilse
qenebe	hiç olmazsa
qenter	kantar
qenter	tartı
qentere	oluk şeklinde uzun bir direk
qentûr	kanun
qepsûn	kapsül
qepsûn	mermi kovanı
qepûşk	salyangoz
qer	parlak siyah
qerac	kıraç
qeram	kapak
qeram	takat
qeramê ketin	takatten düşmek
qeramûşk	çimdik
qerandin	ıstırabını dindirmek
qerandin	sukünete kavuşturmak
qerase	iriyarı kimse
qerase	kaldıraç
qerase	manivela
qerase	mec. azman
qerase	zebella
qeraş	değirmenci
qerax	kıyı
qerax	kenar
qerax	sahil
qerd	borç
qerd	istikraz
qerd	ödünç
qerebalix	kalabalık
qereçi	çingene
Qereçî	Çingene
qeresî	kiraz
qerf	espri
qerf	nükte
qerf	şaka
qerf kirin	espri yapmak
qerfî	mizahi
qerfok	nüktedan
qerimîn	yorulmak
qerisandin	dondurmak
qerisandin	zorlayarak yerleştirmek
qerîn	vazgeçmek
qermiçandin	buruşturmak
qermiçandin	büzmek
qermiçî	buruşuk
qermiçîn	buruşmak
qermiçîn	büzülmek
qermiçîn	büzüşmek
qermîçok	buruşukluk
qermît	kiremit
qern	dönem
qern	yüzyıl
qernebît	yeşil lahana
qerpal	lime lime
qerpal	yırtık pırtık
qerqef	sürahi
qerqîtk	kurutulmuş kavun
Qers	Kars
qersîl	yeşil arpa
qersûn	geniş ağızlı çömlek
qert	kart
qert bûn	kartlaşmak
qertaf	arının en taze peteği
qertaf	dilbilgisinde ek
qertaf	kovandan bal almak için kullanılan araç
qertel	kartal
qerwaş	cariye
qerwaş	kadın hizmetçi
qerz	borç
qerzdar	borçlu
qesab	kasap
qesd	kasıt
qesel	ekin sapları
qesem	and
qesem	yemin
qesifandin	eti doğramak
qesifandin	parçalamak
qesifîn	doğranmak
qesifîn	parçalanmak
qesirbendî	mimarlık
qesîl	evin önündeki bostan
qesp	hurma
qesr	saray
Qesraşêrîn	Kasr-ı şirin
qeşa	buz
qeşadank	buzluk
qeşagirtin	buz tutmak
qeşagirtin	buzlanmak
qeşardin	bir şeyin kabuğunu soymak
qeşartin	kabuğunu soymak
qeşaşkên	buzkıran
qeşeng	yakışıklı
qeşitandin	kovmak
qeşitîn	savuşmak
qeşmer	kişiliksiz
qeşmer	palyaço
qeşmer	soytarı
qet	asla
qet	hiç
qet	kesim
qet	parça
qet kirin	parçalara ayırmak
qet nebe	bari hiç olmazsa
qetab	ek
qetab	ilave
qetandin	kesmek
qetandin	koparmak
qetandin	yırtmak
qetandin	yarmak
qetik	yük vs. bağlamak için kısa kalın ip
qetîn	kesilmek
qetîn	kopmak
qetîn	yırtılmak
qetmer	katmer
qetran	katran
qetûf	üzüm sepeti
qevaztin	atlamak
qevd	buket
qevd	deste
qevd	kabza
qevd	tutam
qevd	tutamak
qevz	atlama
qevz	sıçrama
qevz	uzun adım
qevz dan	uzun adım atmak
qewad	kavat
qewaf	çömlekçi
qewal	yezidi dini liderine verilen san
qewan	müzik plağı
qeware	form
qeware	hacim
qeware	kalıp
qeware	ölçü
qewarok	parsel
qewartin	oymak
qewas	kavas
qewimîn	meydana gelmek
qewimîn	olamk
qewimîn	olmak
qewimîn	oluşmak
qewirandin	def etmek
qewirandin	kovmak
qewitandin	başından savmak
qewitandin	defetmek
qewitandin	kovmak
qewitandin	terslemek
qewitî	tembih
qewitîn	defolmak
qewîn	dayanıklı
qewîn	sağlam
qewîtlêkirin	tembihlemek
qewl	demek
qewl	süz etmek
qewlik	cüzdan
qewlik	kitap vs. için muhafazalık
qewnik	su kabağı
qey	cümleye sanmak
qey	sanki
qey	sanki anlamını katar ve ayrıca her halde anlamına gelir
qeyar	toprak kapları yapıştırmak için kullanılan zamk
qeyd	kayıt
qeyd	pranga
qeyd kirin	kaydetmek
qeydik	pranga
qeydik	tasma
qeyran	bunalım
qeyran	karmaşık
qeyran	kriz
qeyre	orta yaşlı
qeyserî	kapalı çarşı
qeysik	koltuk değneği
qeysik	loğ çekmeye yarayan ağaç alet
qeysî	kaysı
qeytan	kaytan
qez	ipek
qezaz	elbise diken
qezaz	ipek satan
qezaz	terzi
qezazade	kazazede
qezenc	kazanç
qezenc kirin	kazanmak
qezî	ipek
qezî	laf
qezî	sohbet
qezî avêtin	laf atmak
qezî kirin	sohbet etmek
qezîxweş	hoş sohbet
qêrîn	bağırmak
qêrîn	çığlık
qêrîn	çığlık atmak
qêrîn	feryat etmek
qêrîn	haykırmak
qêrqaş	yatay
qêxane	omlet
Qibris	Kıbrıs
Qibrisî	Kıbrıslı
qicik	az
qicik	küçük
qicî	su teresi
qiç	az
qiç	küçük
qidî kirin	gıdıklamak
qidûm	biçim
qidûm	derman
qidûm	güç
qidûm	şekil
qidûm	takat
qidûm şkestin	gücü kırılmak
qijik	karga
qijilandin	cızırdatmak
qijilandin	kızartmak
qijilandin	kızgın yağda kızartmak
qijilîn	cızırdamak
qijilîn	kızarmak
qijîn	cızırdamak
qijnik	kene
qila	kalay
qilêr	kir
qilêr	kirli
qilêr	pasak
qilêrî	kirli
qilêrî	pasaklı
qilêwî	bulaşık
qilik	ağaçtan yapılan kapı kilidi
qilîbûn	gıdıklanmak
qilîç	serçe parmağı
qiloç	boynuz
qilozan	takla
qilqal	telaş
qilqilik	ağaçtan yapılan uzunca kilit
qilûmik	dalları kesilmiş ağaç
qilûmik	felç yada romatizmadan organları eğrilmiş kimse
qim	içim
qim	yudum
qimil	kımıl
qinare	mezbaha
qinc	dikey
qinc	düşey
qinc	şakuli
qincok	boylam
qinik	kümes
qinik	tekerleme
qinût	cimri
qinût	pinti
qinyat	inan
qinyat	kanaat
qinyatanîn	kanaat getirmek
qinyatkar	kanaatkar
qir	imha
qir	kırım
qir kirin	imha etmek
qir kirin	kırmak
qiraç	mat. açı
qirase	kaldıraç
qirçandin	çatırdatmak
qirçandin	gıcırdatmak
qirçîn	çatırdamak
qirçîn	gıcırdamak
qird	maymun
qirdik	adı çıkmış kadın
qirdik	gülünç
qirdik	kişiliksiz
qirdik	zenne
qirêj	kir
qirêj	kirli
qirêj	pasaklı
qirêj bûn	kirlenmek
qirêj kirin	kirletmek
qirêjbûn	kirlenmek
qirêjî	pasak
qirêjkirin	kirletmek
qirên	dövüş
qirên	kavga
qirik	gırtlak
qirim	tırpan
qirîn	çığlık
Qirjal	Akrep burcu
qirkirin	katliam
qirkirin	yok etmek
qirnî	kene
qirpik	geğirti
qirpik helatin	geğirmek
qirpikhilatin	geğirmek
qirpîn	çıtlatma
qirş	çırpı
qirş	çalı
qirş	çöp
qirş û qal	çer çöp
qirtik	gırtlak
qisawet	endişe
qisekirin	konuşmak
qisûr	kabahat
qit	kıt
qitî	acur
qitût	tutumlu
qiyame	dik
qiyame	yokuş
Qizilbaş	Kızılbaş
qîç	göz kırpma
qîç	kısık
qîç	küçük (göz)
qîç bûn	kısılmak
qîç kirin	kırpmak
qîçik	açık sarı
qîçik	saman sarısı
qîjên	çığlık atmak
qîl	dayanak
qîl	ipucu mec
qîl	köpek dişi
qîm	kanaat getirme
qîm	kifayet
qîm	yetinme
qîm	yetme
qîm kirin	yetinmek
qîma xwe anîn	yetinmek
qîma xwe pê anîn	yetinmek
qîq	ince uzun boylu kimse
qîq	iskelet
qîq	zayıf
qîqbûn	iskelet gibi olmak
qîr	asfalt
qîr	katran
qîr	zift
qîrandin	bağırmak
qîrandin	feryad ettirmek
qît	budak
qîtik	baldır kemiği
qîtik	budak
qîz	kız
qîzap	amca kızı
qloç	boynuz
qoç	boynuz
qoç	vahşi hayvan avında kullanılan kapan
qoç kirin	toslamak
qoç lêdan	toslamak
qol	kesik
qolinc	kulunç
qolinc	omuz kürek kemikleri ve buraya gelen sancı
qom	kavim
qompîr	patates
qonax	aşama
qonax	evre
qonax	konak
qonax	menzil
qonax	merhale
qondre	kundura
qonser	konser
qopan	fiyaka
qopanik	delişmen
qopanik	fiyakalı
qopçe	kopça
qopçe kirin	kopçalamak
qopix	delişmen
qor	dizi
qor	sıra
qorede	çok zayıflamış hayvan
qorik	kalça
qorî	demlik
qornî	dış köşe
qornî	kurna
qorsî	ağırlık
qorzî	köşe
qorzî	köşebent
qose	ağızlık
qose	sigara ağızlığı
qotik	boğmaca
qram	takat
Quds	Kudüs.(Kutsal bir şehir.)
qudûmşkestin	şekli bozulmak
qudûmşkestin	takatten düşmek
qufe	küfe
qufil	kilit
qufil kirin	kilitlemek
qufilandin	kilitlemek
qufilîn	kilitlenmek
qufulîn	donup kalmak
qufulîn	kilitlenmek
qufulîn	soğuktan donmak
qul	delik
qul	in
qulab	ters dönme
qulabtin	devirmek
qulac	kulaç
qulbik	çapa
qulf	çengel
qulf	kanca
qulibandin	devirmek
qulibîn	devrilmek
quling	turna
qulipandin	çevirmek
qulipandin	devirmek
qulipîn	çevrilmek
qulipîn	devrilmek
qulkirin	delmek
qulozan	takla
qulp	kulp
qulqule	menteşe
qulqulî	delik deşik
qulqulî	mağara
qumaş	kumaş
qumrî	kumru
qunc	köşe
quncik	köşe
quncirandin	çimdiklemek
quncîrk	çimdik
quncnivîs	köşe yazısı
quncnivîsar	köşe yazarı
qundax	dipçik
qundax	kundak
qunêr	apse
quntar	dağ eteği
qup	kuluçka
quraftin	bükerek kırmak
qure	kendini beğenmiş
qure	kibirli
qure	mağrur
quretî	kibirlilik
qurf	büyük korku
qurf	korku
qurf	panik
qurfandin	bir şeyi bükerek koparmak
qurfandin	korkutmak
qurfandin	paniğe uğratmak
qurifîn	paniklemek
qurix	ayaz
qurix	çiv
qurix	kutup yıldızı
qurî	koruk şerbeti
qurî	üzüm şerbeti
qurîn	guruldamak
qurîş	kuruş
qurm	ağaç gövdesi
qurs	kurs
qurt	içim
qurt	yudum
qurtandin	yudumlamak
qurufandin	panik yaratmak
qurufîn	paniğe kapılmak
qusan	el ya da ayakta içinde su biriken kabarcıkların meydana gelmesi
qusandin	kırpmak
qusandin	kısaltmak (saç vs.)
qusandin	kesmek
qusandin	pıhtılaştırmak
qusîn	kısalmak
qusîn	kanın ya da sütün pıhtılaşması
qut	kısa boylu
qut	kesik
qut	kopuk
qut bûn	kesilmek
qut bûn	kopmak
qut kirin	kırpmak
qut kirin	kesmek
qut kirin	koparmak
qutbûn	kesilmek
qutebir	kesin
qutifîn	çok korkmak
qutik	gömlek
qutim	ağaçlar kesildikten sonra yerde kalan kökü
qutî	kutu
qutî	tabaka
qutkirin	kesmek
quz	am
quz	vajina
qû	guguk kuşu
qû	kuğu
qûç	taş yığını
qûl	kul
qûn	göt
qûn	kıç
qûn	makat
qûnde	argo da ibne
qûnde	homoseksuel
qûnek	argo da ibne
qûnek	homoseksuel
qûnek	homoseksüel
qûnek	ibne
qûrç	taş yığını
qûrçik	küçük taş yığını
qûrçik	kulübe
qûşxane	kulpuz tencere
qûşxane	tencere
qût	azık
qût	gıda
qût	kışlık erzak
qût	tavuk yemeği
qûtifîn	donma derecesinde üşümek
qûtifîn	mec. korkmak
r	Kürt alfabesinin yirmi birinci harfi
ra	kök
raberkirin	açıklamak
raberkirin	öngörme
raberkirin	sunmak
rabezandin	çatmak
rabezandin	üstüne yürümek
rabezîn	çatışmak
rabezîn	saldırıya geçmek
rabezîn	saldırmak
rabêj	eda
rabirdû	geçmiş
rabirdû	mazi
rabiwardin	biriyle iyi geçinmek
raborandin	geçirmek
raboriya çîrokî	mişli geçmiş
raboriya diyar	dili geçmiş
raborî	geçen
raborî	geçmiş
raborîn	geçmek
rabûn	kalkış
rabûn	kalkmak
rabûn	sökülmek
rabûn	yükselmek
raçandin	dokuma
raçandin	dokumak
raçandin	dokunmak (bez vs.)
raçandin	kurmak
raçav	dikiz
raçav	gözetim
raçav kirin	gözetlemek
raçavkirin	gözetlemek
radan	davranmak
radan	sokmak
radan	zuhur etmek
rade	derece
rade	düzey
rade	esna
rade	seviye
rader	mastar
radest	teslim
radest bûn	teslim olmak
radest kirin	teslim etmek
radestbûn	teslim olmak
radestkirin	teslim etmek
raêx	mefruşat
rageş	hırçın
rageş bûn	hırçınlaşmak
ragihan	iletişim
ragihandin	bildirmek
ragihandin	eriştirmek
ragihandin	ilan etmek
ragihandin	iletişim
ragihandin	iletmek
ragihandin	muhabere
ragihiştin	ulaşmak
ragihiştin	yetişmek
ragihîn	iletişim
ragirtin	dayanmak
ragirtin	elde tutmak
ragirtin	hakim olmak
ragirtin	tahammül etmek
raguhêzbar	iletken
rahêl	üst taraf veya bölge
rahêlandin	kapmak
rahiştin	kapmak
rahiştin	uzanıp almak
rahiştin	yerden alıp kaldırmak
rahşan	gösterişli
rahşan	yol gösteren
rajandin	beşik
rajandin	dal vs. sallamak
rajen	damarları çalıştıran
rajenîn	nabız
rajerîn	alicenap
rajêr	alt taraf
rajêr	aşağısı
rajêr	en alt
rajêr	en aşağı
rajêrî	tebaa
rajor	en üst
rajor	en yukarı
rajor	üst taraf
rajor	yukarı taraf
rajor	yukarısı
rakendî	irsi
rakendî	kalıtsal
raketin	uyumak
raketin	yatmak
rakêşandî	çekik
rakêşandî	örtük
rakêşayî	çekik
rakêşayî	örtük
rakêşer	çekici
rakirin	kaldırmak
rakirin	sökmek
rakişandin	çekmek
rakişandin	kökten kaldırıp çekmek
rakişandin	sökmek
raman	düşünce
raman	fikir
raman	görüş
raman	mütalaa
raman standin	fikir almak
ramana pêdand	sabit fikir
ramandin	düşünmek
ramedan	uzanmak yatmak
ramedan	yatırım
ramedin	yatırım
ramedîn	uzanmak
ramedîn	yatmak
ramîn	düşünmek
ramûsan	öpmek
ramûsan	öpücük
ramûsan	öpüşmek
ramûsandin	öptürmek
ramûsîn	öpmek
ramyar	siyasetçi
ramyarî	siyasal
ramyarî	siyasi
ran	but
ranavîş kirin	telkin
rantperest	rantçı
raperandin	ayaklandırmak
raperandin	uyandırmak
raperişandin	yontmak
raperişîn	yontulmak
raperîn	atılım
raperîn	ayaklanma
raperîn	ayaklanmak
rapêç	tipi
rapêçan	sarmak
rapêçan	sarmalamak
rapêlk	tırmık
rapêş kirin	göstermek. önüne koymak
rapiçikîn	doluşmak
raq	kola
rareş	kangren
raselitîn	musallat
rast	doğru
rast	düz
rast	düzgün
rast	gerçek
rast	sağ
rast	sahi
rast	selim
rast hatin	rastlamak
rast hatinî	rastlantı
rastandin	doğrulamak
rastandin	düzeltmek
rastandin	tashih etmek
rastandin	teyit etmek
rastbêj	açık sözlü
rastbêj	doğru söyleyen
rastbîn	doğruyu gören
rastbîn	gerçekçi
rastbîn	realist
raste	düzlük
raste rast	doğrudan
raste rast	doğruya
rastek	cetvel
rasteqîn	gerçek
rasteqîn	hakikat
rasteqîn	realite
rasterast	direk
rasterast	doğrudan
rastgir	sağcı
rastgo	doğrucu
rasthatî	rasgele
rastî	gerçek
rastî	gerçeklik
rastî	hakikat
rastî	öz
rastî	realite
rastî hev hatin	karşılaşmak
rastîbîn	gerçekçi
rastîxwaz	gerçekçi
rastker	düzeltmen
rastkêş	cetvel
rastnivîs	imla
rasyonalîzm	akilcilik
rave	izah
rave kirin	açıklama
rave kirin	yorum
ravekar	yorumcu
ravekirin	izah etmek
ravepirs	gensoru
rawe	kip
rawest	ara
rawest	fasıla
rawestan	beklemek
rawestan	durma
rawestan	durmak
rawestan	duruş
rawestan	fasıla vermek
rawestandin	durdurmak
rawestek	fren
rawestgeh	durak
rawestin	beklemek
rawestin	durmak
rawestina giramiyê	saygı duruşu
rawestî	dur
rawestîn	durmak
rawestîna rêzgirtinê	saygı duruşu
raweşandin	sallamak
rawêj	farz
rawêj	tahmin
rawêj	varsayım
rawêj	zan
rawêjî	farazi
rawêjî	sanal
rawêjî	tahmini
rawirtin	geçmek
rawirtin	ileri geçmek (yarış
rawirtin	yürüyüşte vs.)
rawirtî	geçkin
rawî	rivayet eden
raxêr	döşeme
raxistin	döşemek
raxistin	sermek
raxistin	sörmek
raxistin	yaymak
ray	düşünce
ray	fikir
ray	görüş
ray	kanaat
ray	mütalaa
ray	oy
ray	rey
raya gel	halkoyu
raya gel	kamuoyu
raya gişkî	kamuoyu
raya giştî	kamuoyu
raya xwe peşkeş kirin	kanaatini belirtmek
raya xwe peşkeş kirin	mütalaada bulunmak
rayandin	oylamak
rayda	çarpıcı
rayda	etkileyici
raydan	etkilemek
raydan	görüş bildirmek
raye	otorite
raye	salâhiyet
raye	velayet
raye	yetki
rayedan	etkilemek
rayedan	tesir etmek
rayedar	etkili
rayedar	otoriter
rayedar	salahiyetli
rayedar	tesirli
rayedar	yetkili
rayedariya zagonsaziyê	yasama yetkisi
rayêl	hat
rayêl	tel
rayîc	rayiç
rayîc	tedavül
raz	giz
raz	sır
razan	uyumak
razan	yatmak
razandin	uyutmak
razandin	yatırmak
razber	abstre
razber	mücerret
razber	soyut
razber kirin	soyutlama
razdarî	mistisizm
razdarî	tasavvuf
razî	razı
reben	bahtsız
reben	fakir
reben	zavallı
reçete	reçete
red	ret
red kirin	reddetmek
redaktor	redaktör
ref	dizi
ref	kuş sürüsü
ref	raf
ref	sıra
refandin	çorap
refandin	kilim vs.nin söküklerini örerek tamir etmek
reftar	davranış
reftar	gidiş
reftar	hareket
reftar	tutum
regez	ırk
regez	eleman
regez	nesep
regez	öğe
regez	soy
regez	unsur
regezperest	ırkçı
reh	damar
reh	kök
reh	köken
rehek	bitki
reheknasî	botanik
rehidandin	incitmek
rehidîn	incinmek
rehilandin	titretmek
rehilîn	titremek
rehjen	nabız
rehjenîn	nabzını ölçmek/tutmak
rehwan	atın rahvan yürüyüşü
rejî	kömür
rejî	odun kömürü
rektor	rektör
remil	fal
remil	remil
remildar	falcı
remildar	remilci
renc	acı
renc	emek
renc	eziyet etmek
renc	sıkıntı
renc	zahmet
rencandin	acı vermek zahmet vermek
rencandin	rencide etmek
rencber	emekçi
rencîde	gücendirilmiş
rencîde	incinmiş
rencîde	incitilmiş
rencîde	kalbi kırılmış
rencîn	rencide olmak
rencûr	acılı
rendeş	rende
rendeş kirin	rendelemek
rendol	bostan korkuluğu
reng	renk
reng dar	renkli
reng korî	renk körlüğü
rengandin	renklendirmek
rengavêtin	renk atmak
rengavêtî	solgun
rengavêtî	soluk
rengdêr	dilbilgisinde sıfat
rengdêr	sıfat
rengdêra çawahîn	niteleme sıfatı
rengdêra jimarîn	sayı sıfatı
rengdêra nîşandanê	işaret sıfatı
rengdêra pirsiyarkî	soru sıfatı
rengîn	renkli
rengpîşe	belirteç
rengrês	boyacı
rengrês	kumaş boyası
rengûreng	rengârenk
rep	dik
rep	ereksiyon
rep	kalkık
rep bûn	kalkmak
rep kirin	kaldırmak
repandin	kabaca dövmek
repandin	vurmak
repbûn	dikleşmek (erkeğin ereksiyonu)
repisîn	tıka basa dolmak (katı şeylerle)
repîn	şahlanmak
req	ereksiyon
req	kalkık
req	kas katı
req	sert
req	su kaplumbağası
reqço	çelik çomak
reqele	sıska
reqem	rakam
reqisandin	müzikle oynatmak
reqisîn	oynamak
reqîn	şıkırdamak
reqîn	şıkırtı tıkırtı
reqîn	tıkırdamak
reqs	dans
reqs	halay
resen	asil
resen	orijinal
resen	otantik
resen	özgün
reş	kara
reş	siyah
reş kirin	karalamak
reşahî	kara silüet
reşahî	karartı
reşandin	saçmak
reşandin	serpiştirmek
reşandin	serpmek
reşaş	otomatik silah
reşaş	serpinti
reşbelek	name
reşbîn	karamsar
reşbînî	karamsarlık
reşe	korkuluk
reşeba	güneydoğu rüzgarı
reşeba	romatizma
reşedar	dişbudak
reşedar	ormanın kışın yapraksız hali
Reşemî	Şubat ayı
reşêle	sığırcık kuşu
reşgiranî	tifo
reşgirêdan	matem
reşgirêdan	yas tutmak
reşik	göz bebeği
reşik	siluet
reşik	siyah olan
reşik	siyahi
reşik	zenci
reşî	karartı
reşîme	takı zincir
reşkandin	kıskandırmak
reşke	kimyon
reşker	karartıcı
reşkîn	kıskanç
reşkîn	kıskanmak
reşnivîs	karalama
reşnivîs	müsvedde
reşnivîs	müsvete
reşreşik	çörek otu
retandin	bir belayı vb. atlatmak
retandin	birini
rev	firar
rev	kaçış
rev	kaçma
revandin	kaçırmak
revde	güruh
revde	köpek sürüsü
revêtin	tahta işlemeciliği yapmak
revêtin	tahtayı yontup işlemek
revîn	kaçmak
revo	at veya katır sürüsü
revok	firar
revok	kaçak
revrevik	serap
rewa	çiy
rewa	meşru
rewa	nem
rewa	uygun
rewa	yakışır
rewa	yerinde
rewa dîtin	uygun bulmak uygun görmek
rewac	geçerli ve değerde olma. muteber
rewac	rağbet
rewac	revaç
rewac	sürüm
rewac	yürürlük
rewacdar	geçerli
rewacdar	yürürlükte
rewagirtin	nemlenmek
rewal	toy
rewal	tüysüz delikanlı
rewalî	toyluk
Rewandiz	Revanduz
rewanî	revani
rewayetî	meşruluk
rewd	toplam
rewendî	göçebe
rewêl	vahşi hayvan
rewêrtin	yontmak
rewiqandin	at koşturmak
rewisîn	kıl ve benzerlerin hafiften yanması
rewisîn	saç
rewisîn	tüy
rewişt	ahlak
rewişt	karakter
rewişt	karekter
rewiştî	ahlaki
rewitandin	ağaçların ve bitkilerin yapraklarını dökmek
rewnaq	ışık
rewnaq	görkem
rewnaq	göz alıcı
rewnaq	ihtişam
rewnaq	parlak
rewnaqdar	muhteşem
rewneq	görkem
rewneq	ihtişam
rewneq	zarafet
rewneqdar	görkemli
rewneqdar	ihtişamlı
rewq	zincirin halkası
rewrewk	sanrı
rewrewk	serap
rewş	durum
rewş	gidişat
rewş	hal
rewş	vaziyet
rewşa aborî	ekonomik durum
rewşa awarte	olağanüstü durum
rewşa awarte	olağanüstü hal
rewşedar	muhteşem
rewşen	açık
rewşen	aydın
rewşenbîr	aydın
rewşenbîr	entelektüel
rewşenbîr	entellektüel
rewşeparêz	statükocu
rewt	sırık
rewt	uzun sırık
rewtik	ince sırık
rex	kıyı
rex	taraf
rex	yan
rex	yön
rexne	eleştiri
rexne	tenkit
rexne kirin	eleştirmek
rexnegir	eleştirmen
rexnegirtin	eleştirmek
rexnekar	eleştirmen
rexnelêkirin	eleştirmek
rexneyî	eleştirel
rext	fişeklik
rext	koşum
rextdar	tekel memuru
rextdar	tütün tüccarı
reyîn	havlamak
rez	bağ
rezber	eylül ayı
rezberdan	bağ bozumu
rezvan	bağcı
rezvanî	bağcılık
rê	yol
rê	yordam
rê çûn	yol almak
rê çûn	yol kat etmek
rê dan	yol vermek
rê kirin	göndermek
rê kirin	yolcu etmek
rê kirin	yollamak
rê pêşandêr	yol gösteren
rê pêşkirin	yol göstermek
rê ve çûn	yürümek
rê vekirin	yol açmak
rêav	mecra
rêba	iklim
rêbar	akım
rêbar	tradisyon
rêbar	yol
rêbar	yordam
rêbarî	sefer
rêbarî	yolculuk
rêbaz	ekol
rêbaz	metot
rêbaz	üslup
rêbaz	yöntem
rêbej	karayolu
rêbendan	ocak ayı
rêber	kılavuz
rêber	rehber
rêber kirin	yol göstermek
rêberî	kılavuzluk
rêbir	haydut
rêbir	şakî
rêbir	yol kesen
rêbiwar	gelip geçen
rêbiwar	seyyar
rêbiwar	yolcu
rêç	çığır
rêç	iz
rêç	yol
rêç tilî	parmak izi
rêçgerandin	iz sürmek
rêçvan	izci
rêdan	izin vermek
rêder	çıkış
rêder	çıkış yolu
rêgeh	ekol
rêgeh	güzergah
rêgeh	rota
rêgeh	uğrak
rêgeh	yörünge
rêgez	ilke
rêgez	prensip
rêhesin	demiryolu
rêhesin	ray
rêje	nispet
rêje	oran
rêjgeh	çağlayan
rêjgeh	şelale
rêjgehî	çağlayış
rêjing	oluk
rêjk	döküntü
rêjne	sağanak
rêjtin	dökmek
rêkeftin	anlaşma
rêkupêk	derli toplu
rêkupêk	düzenli
rêkupêk	intizamlı
rêkupêk	muntazam
rêkupêk kirin	düzenlemek
rêkupêk kirin	tanzim etmek
rêkûpêk	düzenli
rêl	orman
rêlvan	ormancı
rêpîvan	adımlama
rêpîvan	kaide
rêpîvan	kural
rêpîvan	yürüryüş
rêsî	balya (ot için)
rêsî	burma
rêsîn	eğirmek
rêstin	eğirmek
rêş kirin	kazımak
rêş kirin	sürmek
rêşaş	sapık
rêşaş	sapkın
rêşaş bûn	sapıtmak
rêşaşî	sapkınlık
rêşî	püskül
rêşî	saçak
rêşkirin	demir gibi şeyleri kazımak
rêşkirin	tahta
rêşkirin	tencere
rêşte	nesil
rêûdirb	yöntem
rêvaz	ışkın otu
rêvaz	okçun otu
rêvaz	ravent
rêveber	yönetici
rêveberî	yönetim
rêvebir	direktör
rêvebir	idareci
rêvebir	müdür
rêvebirin	sevk ve idare etmek
rêvebirin	yürütme
rêvebirîya malê	ev idaresi
rêwerz	talimat
rêwî	luk
rêwî	yolcu
rêwî bûn	sefere çıkmak
rêwîngî	yolculuk
rêwîtî	sefer
rêwîtî	yolculuk
rêx	hayvan dışkısı
rêx	hayvan pisliği
rêx	mayıs
rêxistin	örgüt
rêxistin	yola koymak
rêz	dize
rêz	dizi
rêz	hürmet
rêz	sıra
rêz	satır
rêz	saygı
rêz kirin	dizmek
rêz kirin	sıralamak
rêzan	öncü
rêzan	politikacı
rêzan	yol bilen
rêzan	yol gösteren
rêzan	yolu gösteren
Rêzanan	Eylül ayı
rêzanî	politika
rêzanî	siyaset
rêzbûn	dizilmek
rêzbûn	sıraya geçmek
rêzdar	değerli
rêzdar	sayın
rêzdar	saygıdeğer
rêzdar	saygın
rêzdarî	saygı
rêzdarî	saygınlık
rêze	dizi
rêze	paradigma
rêze	saf
rêze	seri
rêze	tefrika
rêzenivîs	dizi yazı
rêzfîlm	dizi film
rêzgir	saygılı
rêzgirtin	saygı gösterme
rêzik	kural
rêzik	norm
rêzik	satır
rêzikî	normal
rêzikî	normlara uygun
rêzikparêz	kuralcı
rêzikperest	kuralcı
rêziman	dilbilgisi
rêziman	gramer
rêzîkên rastnîvîsnê	imla kuralları
rêzkarî	disiplin
rêzker	mürettip
rêzkirin	dizmek
rêzkirin	sıralamak
rêzname	tüzük
rêzname	yönetmelik
rêzname	yönetmenlik
rêznameya hundirîn	iç tüzük
riba	faiz
ricifandin	titretmek
ricifîn	titremek
ricricandin	morartmak
ricricî	morluk
ricricîn	morarmak
rifse	sulak arazi
rih	sakal
rih berdan	sakal bırakmak
Riha	Kurtuluş
Riha	ŞanlıUrfa (şehr-ûn nebî)
rihabûn	kurtulmak
rihakirin	kurtarmak
rihan	reyhan
rihberdan	sakal bırakmak
rijandin	dökmek
rijî	kömür
rijî	yağız hayvan
rijî	yağsız
rijîn	dökülmek
rik	inat
rik	kin
rik girêdan	kin bağlamak
rik kirin	inat etmek
rikdar	inatçı
rikdar	kindar
rikeberî	inatlaşma
rikeh	keklik kafesi
rikêb	üzengi
rikîn	inat etmek
riko	ısrarcı
riko	inatçı
rikrikîn	titremek
rim	mızrak
rimbaz	mızrakçı
rind	güzel
rind	iyi
rind bûn	güzelleşmek
rind bûn	iyileşmek
rind kirin	güzelleştirmek
rind kirin	iyileştirmek
rindik	cici
rindî	güzellik
rindî	iyilik
rindîxwaz	iyiliksever
rinek	fırça
ringandin	şıngırdatmak
ringîn	şıngırdamak
ripûreş	simsiyah
ripûronî	apaydın
risas	kurşun
risil	gömme dolap
rist	düzen
rist	kural
rist	nizam
rist	rol
rist	satır
rist kirin	düzene sokmak
rist kirin	kurallı hale getirmek
riste	beyit
riste	cümle
riste	dizge
riste	mısra
riste	manzume
ristik	kolye
ristin	dokumak
ristin	eğirmek
ristname	nizamname
riswa	rüsva
riswa kirin	rüsva etmek
rişe	kökçük
rişên	çiselemek
rişk	bit yumurtası
rişte	erişte
rişte	şehriye
ritam	balçık (su ve selle gelen çamur)
ritam	mil
ritil	8 kg.lık sıvı ölçü birimi
ritil	batman
ritimandin	tıkamak
ritimîn	tıkanmak
rivîn	alev
riwange	bakış açısı
riwîn	akıcı
riwînî	akıcılık
rixandin	tahrif etmek
rixîn	tahrif olmak
riya	riya
Riyad	Riyad (Suudi Arabistan’ın başkenti)
riyakar	riyakar
rizandin	çürütmek
rizbe	kayış tokası
rizde	menteşe
rizgar	kurtulmuş
rizgar	serbest
rizgarbûn	kurtukmak
rizgarî	kurtuluş
rizgarkirin	kurtarmak
rizinde	menteşe
rizî	çürük
rizîn	çürümek
rîçal	bitkilerin yeraltındaki kökleri
rîçal	reçel
rîs	yün
rîs	yünden olan şey
rîş	şark çıbanı
rîş	şart çıbanı
rîşî	püskül
rîşî	saçak
rîtim	ritim
rîtin	sıçmak
rîtol	paçavra
rîvele	çok ince zar
rîvele	zar
rîwek	bitki
rîxole	kalın bağırsak
ro	gün
ro	gündüz
robar	akarsu
rogirtî	elde tutulan
rogirtî	hakim olunan
roj	gün
roj	gündüz
roj	güneş
roj bi roj	günden güne
roj hilat	güneş doğdu
roj hilatin	güneş doğdu
roja bûnê	doğum günü
roja din	öbür gün
roja kar	işgünü
roja temenê	yaş günü
rojane	aktüel
rojane	güncel
rojane	gündelik
rojane	günlük
rojaneyîtî	güncellik
rojanî	aktüel
rojava	batı
rojavayî	batılı
rojbaş	günaydın! iyi günler!
rojbaş	iyi günler
rojber	arife
rojda	gün verdi
rojekê	günün birinde
rojev	gündem
rojgeran	gezegen
rojgîn	eyyamcı
rojgîn	gününü gün eden
rojhelat	doğu
rojhelatî	doğulu
rojhelatnasî	doğubilim
rojhelatnasî	oryantalizm
rojhilat	doğu
rojhilata navîn	ortadoğu
rojhilate navîn	ortadoğu
rojhilatî	doğulu
rojik	mercek
rojing	baca
rojing	damda açılan havalandırma ve güneş ışınlarının içeri girmesi için delik
rojî	oruç
rojî girtin	oruç tutmak
rojîgirtin	oruç tutmak
rojîn	aktüel
rojîn	güncel
rojîn	gündelik
rojîn	günlük
rojmêr	takvim
rojnama fermî	resmi gazete
rojname	gazete
rojnameger	gazeteci
rojnamevan	gazeteci
rojnamevanî	gazetecilik
rojnivîsk	günce
rojnivîsk	günlük
rojveger	gündönümü
rolativ	izafi
Rom	Bizans
Rom	Roma
Roman	roman
Roman	Romen
Romaniya	Romanya
romanvan	romancı
Romî	Romalı
Romî	Rum
ron	açık
ron	berrak
ron	cıvık
ron	sıvı
ron	saydam
ron	sulu
ron bûn	sıvılaşmak
ron kirin	sıvılaştırmak
ronahî	aydınlık
ronahî bûn	aydınlanmak
ronahî kirin	aydınlatmak
ronak	aydınlık
ronak	berrak
ronak	parlak
ronakbîr	aydın
ronakbîr	entellektüel
rondik	gözyaı
rondik	gözyaşı
ronî	ışıklı
ronî	aydınlık
ronyas	boya otu
rot	sırık
rovî	bağırsak
rovî	tilki
rowanş	rövanş
ruh	ruh
Ruha	kurtuluş
Ruha	Urfa
Ruhstên	Azrail
ruhstîn	ezrail
runiştgeh	duruşma salonu
runiştgeh	ikametgah
runiştgeh	mesken
ruyê hundir	iç yüz
rû	çehre
rû	satıh
rû	yüz
rû	yüzey
rû jê badan	yüz çevirmek
rû kirin	dökmek
rû kirin	kaplamak
rû kirin	yemek servisi yapmak
rû reşî	yüz kızartıcı
rûbadan	yüz çevirmek
rûbar	ırmak
rûbar	akarsu
rûber	yüz yüze
rûberî hev bûn	yüzleşmek
rûbirtin	düzeltmek
rûbirtin	rendelemek
rûçikandin	tüylerini yolmak
rûçikandin	yolmak
rûdan	gelişme
rûdan	olay
rûdan	şımartmak
rûdan	yüz vermek
rûdanger	şımarık
rûfiroş	alımlı
rûgan	rugan
rûgeş	güleç
rûgêr	şımarık
rûj	ruj
rûkar	düzey
rûken	güler yüzlü
rûken	güleryüzlü
rûken	sempatik
rûken	sevimli
rûkî	yüzeysel
rûl	zakkum ağacı
rûmase	masa örtüsü
rûmet	fahri
rûmet	haysiyet
rûmet	onur
rûmet	şeref
rûmet	yüz akı
rûmetbilind	saygıdeğer
rûmetdar	onurlu
rûmetdar	şerefli
rûmetgiran	saygıdeğer
rûn	yağ
rûn kirin	yağlamak
rûndank	yağdan(lık)
rûnerm	yumuşak
rûnerm	yumuşak yüzlü
rûnê giyê	margarin
rûniştek	oturak
rûniştin	celse
rûniştin	duruşma
rûniştin	ikamet etmek
rûniştin	oturmak
rûniştin	oturum
rûniştin	yerleşmek
rûnkirin	yağlamak
rûpehn	ablak yüzlü
rûpel	sayfa
rûpel raxêr	sayfa düzenleyicisi
rûpel raxistin	sayfa düzenlemek
rûpişt	astar
rûpişt	örtü
rûpişt kirin	astarlamak
rûpoş	atılım
rûpûş	maske
rûpûşk	maske
rûreş	ikiyüzlü
rûreş	sahtekar
rûreş	utanmaz
Rûs	Rus
rûsar	antipatik
rûsar	asık suratlı
rûsar	soğuk yüzlü
rûsikîn	yeşermek
rûspî	aklanmış
rûspî	beraat etmiş
rûspî	bilge
rûspî	ibra olmuş
rûspî	ileri gelen
rûspî bûn	aklanmak
rûspî bûn	beraat etmek
rûspî bûn	ibra olmak
rûspîbûn	aklanmak
rûspîbûn	berat etmek
rûstandin	yüz almak
Rûsya	Rusya
rûşen	güler yüzlü
rûşen	neşeli
rût	bomboş arazi
rût	çıplak
rûtbel	çırılçıplak
rûv	apış
rûv	apış arası
rûv	edep yerî
rûv	kasık
rûvik	edep yeri kılları
rûvî	bağırsak
rûvîkore	kör barsak
rûvîyê barik	ince barsak
rûvîyê duwanzdehgirê	on iki parmak barsakları
rûvîyê stûr	kalın barsak
rûvîyê zêde	apandis
rûxalî	yüzeysel
rûxan	yıkıntı
rûxandin	çökertmek
rûxandin	tahrip etmek
rûxandin	yıkmak
rûxar	satıh
rûxar	yüzey
rûxên	yıkıcı
rûxîn	tahrip olmak
rûxîn	yıkılmak
rûxîner	yıkıcı
rûyê erdê	yeryüzü
s	Kürt alfabesinin yirmi ikinci harfi
sa	köpek
sac	sac
sade	sade
sade	yalın
sade kirin	sadeleştirmek
sadeyî	sadelik
sadir	sebze fidesi
saf	halis
saf	has
saf	saf
saf kirin	arıtmak
saf kirin	tasfiye etmek
safî	arınmış
safî	net
safî bûn	arınmak
sak	malak
sakarîn	sakarin
sako	ceket
sako	palto
sakol	çalı süpürgesi
sakol	çelimsiz
sakol	züğürt
sal	sene
sal	yıl
sala teze	yeni yıl
salam	salam
salane	yıllık
salar	gerilla
salar	komando
salawext	yılboyunca
salep	salep
salinî	senelik
salix	tanım
salix dan	izah etmek
salix dan	tarif etmek
salîs	kutup
salname	almanak
salname	takvim
salos	yaltak
salox	istihbarat
salox	salık
saloxdan	haber vermek
saloxdan	salık
saloxgeh	istihbarat bürosu
saloxger	istihbaratçı
saloxgerî	istihbarat
saloxî	istihbarat
salroj	yıldönümü
saltgir	basit
saltgir	katışıksız
saltgir	sade
salveger	yıldönümü
salyan	yıllık vergi
saman	mülk
saman	servet
saman	varidat
samanî	mülkiye
samîr	darı
sancı	sancı
sap	kuru bitki gövdesi
sape	sapa
sapok	çizme
saq	baldır
saqo	yünden yapılan baldırlık
sar	soğuk
sargerm	ılık
sarinc	buzdolabı
sarinc	sarnıç
sarincok	buzdolabı
sarker	soğutucu
sarox	füze
sarsim	yankı
sarûgerm	ılılık
satandin	pirinci dövüp kabuğundan ayırmak
satar	fundalık
satên	saten
satil	bakraç
satil	kova
sator	satır
satore	aylak
satore	berduş
satore	işsiz güçsüz dolaşan
savar	bulgur
savar	bulgur pilavı
saw	dehşet
saw	faraziye
saw	korku
saw	korkunç
saw	varsayım
saw bike	farz et
saw bike	varsay
saw kirin	farz etmek
sawar	bulgur
sawar	bulgur pilavı
sawêr	hayalet
sawêr	hortlak
sawger	varsayımda bulunan
sawîn	yanılsama
sawûn	sabun
sax	diri
sax	kontrol
sax	sağ
sax	sağlık
sax	sağlama
sax be	sağ ol
sax be	teşekkürler
sax bî	sağ ol
sax bî	teşekkürler
sax kirin	kontrol etme
sax kirin	sağlama
saxî	sağlık
saxîtî	sağlık
say	himmet
say	lütuf
say	saye
sayî	ayaz
sayî	bulutsuz hava
saz	akort
saz	düzen
saz	saz
saz kirin	akort etmek
saz kirin	düzenlemek
saz kirin	kurmak
sazamur	enstrüman
sazandin	enstrüman
sazbend	çalgıcı
sazdêran	konser
saziyên fermî	resmi kuruluşlar
saziyên mîrî	kamu kuruluşları
sazî	kuruluş
sazî	kurum
sazî	müessese
sazî	yapı
sazî bûn	düzenlenmek
sazî bûn	kurulmak
sazî bûn	yapılanmak
sazîbûn	kurumlaşma
sazîdar	düzenli
sazîgêr	mekanizma
sazîûman	düzen
sazîûman	kuruluş
sazîûman	nizam
sazîûman	organizasyon
sazîûman	rejim
sazîûman	sistem
sazk	kurgu
sazkirin	düzenlemek
sazkirin	kurmak
sazkirin	organize etmek
sazûman	kuruluş
sazûman	kurum
sazûman	sistem
sazûmana tûreyê	sinir sistemi
se	it
se	köpek
sebil	at tavlası
sebûn	samyeli
sed	yüz
sede	yüzyıl
sedef	sedef
sedem	neden
sedem	sebeb
sedem	sebep
sedem	yüzüncü
sedemî	nedensel
sedrenc	satranç
sedsal	yüzyıl
sefandin	damıtmak
sefandin	süzmek
sefar	bakırcı
sefar	kalaycı
sefik	sofa
sefîn	süzülmek
sefînok	süzgeç
segavî	köpek balığı
segavî	kunduz
seglawî	asil at
seglawî	soylu
seglawî	soylu at
segvan	erat
seh	duyu
seh	gölge
seh	sezgi
seh kirin	duymak
seh kirin	fark etmek
seh kirin	muayene etmek
seh kirin	sezmek
seha	saha
sehan	sahan
sehandin	muayene etmek
sehbûn	sezilmek
sehek	duyu
sehend	dik kafalı
sehêtî	kontrol
sehî	anlayış
sehî	bütünsel
sehî	idrak
sehî	sahi
sehî kirin	anlamak
sehî kirin	farkına varmak
sehî kirin	idrak etmek
sehîtî kirin	yoklamak
sehkirin	duyum
sehkirin	fark etme
sehkirin	sezme
sehkirin	sezmek
sehm	korkunç
sehm	müthiş
sehol	buz
sehol	don
seholbendan	oğlak burcu
sehra	sahra
sekerat	can çekişme
sekerat	cereme
sekihîn	diş.kamaşmak
sekinandin	dindirmek
sekinandin	durdurmak
sekinîn	dinmek
sekinîn	durmak
sekitîn	hayvanlar için ölmek. gebermek
sekre	ayran tası
sekû	bank
sekû	kerevet
sekû	sıra
sekû	seki
sekûyê benderê	rıhtım
selete	salata
selexane	başıboş
selexane	kesimevi
selexane	mezbaha
selexane	serseri
selih	ıslah
selih	reform
selihandin	ıslah etmek
selihandin	onarmak
selihandin	restore etmek
selihî	ıslah edilmiş
selik	küfe
selik	sepet
selikvan	sepetçi
selixandin	yüzmek (derisini) 
selk	yumru
selmandin	ispat etmek
selmandin	saptamak
selwî	selvi
sema	sema
semanek	sülün
semasî	köpek balığı
semawer	semaver
semax	demire verilen tav
semax	tahammül
semen	çemen otu
semer	semer
Semsûr	Adıyaman
semşîre	üzüm posası
semt	ihtiyat
semûr	samur
semyan	görkemli
semyan	haşmetli
semyan	lider
semyan	majeste
semyan	malik
semyan	muhteşem
semyan	öncü
sendelî	sandalye
seng	ağırlık
seng	değer
seng	kıymet
sengandin	tartmak
senger	mevzi
senger	siper
senger	tabya
senger	tahkim
sengesar	eziyet
sengîn	ağır
sengîn	taş
senît	balmumu
sepan	uygulama
sepandin	birine bir şeyi zorla veya hile ile kabul ettirmek
sepandin	dayatmak
sepandin	uygulamak
sepandin	yaptırım
sepanî	uygulamalı
sepet	sepet
sepîn	uygulama
sepîtk	tavan
seqa	atmosfer
seqa	bileme
seqakirin	bilemek
seqandin	bilemek
seqem	keskin ve soğuk ayaz
seqem	şiddetli ve kuru soğuk
Seqiz	İran’da bir Kürt kenti
ser	baş
ser	kelle
ser	üst
ser	üst taraf
ser jê kirin	başını kesmek
ser jê kirin	kesmek
ser lê gerandin	uğraştırmak
ser lêdan	başvurmak
ser lêdan	müracaat etmek
ser lêdan	ziyaret etmek
ser re avêtin	taşmak
ser re çûn	taşmak
ser û bin	altüst
ser û bin bûn	alt üst olmak
ser û bin kirin	alt üst etmek
sera	saray
sera	sera
serac	saraç
serad	iri delikli kalbur
seranser	baştan başa
serast	düzgün
serast	sağlıklı
serast bûn	düzelmek
serast kirin	düzene sokmak
serast kirin	iyileştirmek
serast kirin	sıhata kavuşturmak
serast kirin	yoluna koymak
serata	ilke
serata	öğe
serata	önce
serata	prensip
seratayî	ilk
seraza	asude
seraza	fevkalade
seraza	mükemmel
seraza	özgür
serbajar	başkent
serbajar	metropol
serban	çatı
serbar	ek yük
serbaz	asker
serbaz	subay
serbaz	zabit
serben	ipucu
serberedayî	başıboş
serberz	dik başlı
serberz	mağrur
serberz	onurlu
serbest	bağımsız
serbest	liberal
serbest	özgür
serbest	serbest
serbest berdan	tahliye etmek
serbest berdana bimerc	şartlı tahliye
serbestberdan	serbest bırakmak
serbestberdan	tahliye etmek
serbestî	liberalizm
serbestî	özgürlük
serbestî	serbestlik
serbeş	ana bölüm
serbêjing	kalburüstü
serbijîjk	baştabip
serbijîşk	başhekim
serbilind	başı dik
serbilind	mağrur
serbilind	müşerref
serbilind	onurlu
serbixwe	bağımsız
serbixwe	başına buyruk
serbixwe	müstakil
serbixwe	özerk
serbixweyî	bağımsızlık
serborî	hatıra
serborî	macera
serborî	serüven
sercem	bütün
sercem	hepsi
sercem	tüm
serçawîş	usta çavuş
serçeng	dizkapağı
serdab	alt geçit
serdab	altgeçit
serdab	tünel
serdan	görüşme
serdan	ziyaret
serdanpê	baştan aşağı
serdar	binbaşı
serdar	komutan
serdem	dönem
serdest	egemen
serdest	etkin
serdest	muktedir
serdeste	onbaşı
serdestî	başarı
serdestî	egemenlik
serdestî	galibiyet
serdestî	üstünlük
Serdeşt	İran’da bir Kürt kenti
serdilk	aziz
serdilk	sevgili
sere	fidye
serefiraz	başarılı
serefiraz	galip
serefiraz	muzaffer
serefirazî	galibiyet
serek	lider
serek	öncü
serek	önder
serek	şef
serek serkanê gişkî	genelkurmay başkanı
serekatî	önderlik
sereke	başat
sereke	başlıca
sereke	belli başlı
sereke	dominant
serekhevşire	baş hemşire
serekîn	ana
serekîn	baş
serekîn	esas
serekomar	cumhurbaşkanı
serenav	özel isim
serenc	macera
serencam	başa gelen olay
serencam	macera
serencam	serüven
serencperest	maceracı
sererast	düzenli
sererast	düzgün
sererast	olması gereken gibi
sererastbûn	düzelmek
sererastkirin	düzeltmek
seresazî	üstyapı
sereta	başta gelen
sereta	seçkin
seretayî	ilk
serê mehê	aybaşı
serêş	baş ağrısı
serêş	başağrısı
serfermandar	başkomutan
serfermandar	genel kurmay başkanı
serfiraz	başarılı
serfiraz	onurlu
serfirazî	başarı
serfirazî	galibiyet
serfirazî	zafer
serfraz	başarılı
serfraz	galip
serfrazî	başarı
serfrazî	galibiyet
serfrazî	zafer
sergerde	elebaşı
sergerm	çakırkeyf
sergerm	heyecanlı
sergevez	mağrur
sergewre	asilzade
sergewre	soylu
sergewre	üstün
sergêj	sersem
sergêr	öncü
sergêr	rehber
sergîn	gübre
sergîn	tezek
sergovend	halay başı
sergovend	halay başını çeken
serguhêrî	boşvericilik
serhad	hudut
serhaham	hahambaşı
serheng	albay
serheng	yarbay
serhest	şirret
serhev	derli toplu
serhewa	uzunhava makamı
serhildêr	isyana
serhingaftin	eli başa götürerek reveransta bulunmak
serhişk	dik kafalı
serhişk	inatçı
serhişk	kalın kafalı
serinc	dikkat
serinc	mülahaza
serinc	not
serincrakêş	dikkat çekici
serincrakêş	ilginç
serişte	ipucu
serî	baş
serî	uç
serî hildan	baş kaldırmak
serî hildan	isyan
serîbandî	başı eğik
serîdan	baş vermek
serîdan	bitkiler için başaklanmak
serîdanîn	baş eğme
serîdanîn	riayet
serîhildan	başkaldırı
serîhildan	başkaldırmak
serîhildan	isyan
serîhildan	isyan etmek
serîlêdan	başvuru
serîlêdan	ziyaret
serîlêgerandin	mec. zor duruma düşürmek
serîlêgerandin	uğraştırmak
serîpê	kelle paça
serjêkirin	başını kesmek
serjimar	nüfus
serjimêr	istatistik
serjinik	kılıbık
serkan	kurmay
serkar	müdür
serkar	şef
serkar	taşeron
serkarî	müdürlük
serkeftin	başarı
serkeftin	zafer
serkeftî	başarılı
serkeftî	üstün
serketin	başarı
serketin	başarılı olmak
serketin	başarmak
serketî	başarılı
serketî	galip
serkêş	elebaşı
serkişandin	başını çekmek
serkî	sığ
serkûpî	reverans
serlêdan	başvuru
serliq	bölük komutanı
serlîq	bölük komutanı
serma	soğuk
serma	soğuk hava
serma girtin	soğuk almak
sermagirtin	soğuk algınlığı
Sermawez	Kasım ayı
sermed	ebedi
sermed	sonsuz
sermedî	ebedi
sermedî	sonsuz
sermedî	sonsuzluk
sermest	sarhoş
sermest	sermest
sermetran	başpiskopos
sermirov	insan üstü
sermiyan	sermaye
sermiyandar	kapitalist
sermiyandarî	kapitalizm
sernav	başlık
sernerm	mülayim
sernerm	uysal
sernerm	yumuşak başlı
sernişîv	baş aşağı
sernivîs	alın yazısı
sernivîs	başyazı
sernivîs	kader
sernivîsar	başyazı
sernivîskar	başyazar
sernivîş	aşağıya doğru
sernûçe	manşet
serok	önder
serok	şef
serokatî	önderlik
seroke	başat
seroke	başlıca
seroke	belli başlı
seroke	dominant
serokê giştî	genel başkan
serokkomar	cumhurbaşkanı
serokwezîr	başbakan
serpel	teğmen
serpel	üsteğmen
serpel	yüzbaşı
serperişt	müfettiş
serperişt	öncü
serperişt	yönetici
serperiştî	müfettişlik
serperî	deniz kızı
serpeyî	muvakkat
serpêhatî	hatıra
serpêhatî	macera
serpêhatî	serüven
serpî	omuz
serpîrek	kılıbık
serpûş	baş örtüsü
serqot	başı açık
serqunc	köşe başı
serrast bûn	düzelmek
serrast kirin	düzeltmek
serrast kirin	tashih etmek
sersal	yılbaşı
sersar	duyarsız
sersarî	duyarsızlık
sersaxî	baş sağlığı
sersem	dangalak
sersem	sersem
sersem bûn	sersemlemek/sersemleşmek
sersem kirin	sersemletmek
sersemî	sersemlik
serserî	serseri
serşok	banyo
serşok	duş
serşûr	başı eğik
serşûr	günahkar
serşûştin	banyo yapmak
sertap	doruk
sertîr	meme ucu
sertît	albay
serûpê	kelle paça
serveyî	yüzeysel
serwer	büyük önder
serwer	egemen
serwer	hükümran
serwer bûn	egemen olmak
serwer bûn	hükümran olmak
serwerî	egemenlik
serwerî	hükümdarlık
serwerî	hükümranlık
serwerti	hüküm
serwet	servet
serwext	aşina olma
serwext	bilgili
serwext	bilinçli
serwext	ikna olma
serwext kirin	bilgi sahibi etmek
serwextbûn	uyanık olmak
serwextkirin	bilgilendirmek
serwextkirin	ikna etmek
serwî	servi
serxwe	dik
serxwe	dinç
serxwe bûn	bağımsızlık
serxwe re çûn	haddini aşmak
serxwe re çûn	kibirlenmek
serxwebûn	bağımsızlık
serxweş	sarhoş
serxweşî	başsağlığı
serxweşî	taziye
serzelût	dazlak
serzêde kirin	üstüne eklemek
setrenc	satranç
sewal	hayvan
sewgirandin	temin etmek
sewl	kayıkçı küreği
sews	fobi
sewzî	sebze
sewzîvan	sebzeci
sexbêrî	tutum
sext	çetin
sext	haşin
sext	sert
sexte	sahte
sextiyan	saya
seya	sıva
seyandin	sıvamak
seyandî	sıvalı
seyd	av
seyda	bilge
seyda	din alimi
seyda	din bilgini
seyda	hoca
seyda	üstat
seydvan	avcı
seylav	sel
seynik	kadran
seyr	düşündürücü
seyr	ilginç
seyr	tuhaf
seyr	ucube
seyran	gezi
seyran	piknik
seyrangeh	piknik veya gezi yeri
seywan	büyük çadır
seza	ceza
seza	uygun bir şeye değer
seza	yaraşır
sezakirin	cezalandırmak
sê	üç
sê deng	üç ünlü
sê kenar	üçgen
sêbare	uçlu
sêbare	üçlü
sêber	üçüz
sêdîmenî	üç boyutlu
sêgav	üç adım
sêgoşe	üç köşeli
sêgoşe	üçgen
sêguh	dirgen
sêhr	bakma
sêhr	seyir
sêhr	sihir
sêhrbaz	sihirbaz
sêkik	üçlü
sêl	ekmek pişirme sacı
sêl	sac
sêlak	kumluk
sêlibî	uçlu
sêlik	plak
sêlik	plaka
sêlik	plaket
sêlim	merdiven
sêlûbêl	anarşi
sêlûbêl	kargaşa
sêlxan	kumsal
sênc	çalı
sênc	diken
sênc	iğde
sênî	sini
sênî	tepsi
sêpê	darağacı
sêpê	sehpa
sêpê	üçayaklı şeyler
sêr	bakma
sêr	seyir
sêr kirin	seyretmek
sêrebend	buyucu
sêrkirin	izlemek
sêrkirin	seyretmek
Sêrt	Siirt
sêsbe	öbür günden sonraki gün
sêşem	salı
sêv	elma
sêvaxîn	yerelması
sêwak	başıboş
sêwak	serseri
Sêwaz	Sivas
sêwiran	tasarım
sêwiran	tasavvur
sêwirandin	tasarlamak
sêwî	babasız
sêwî	öksüz
sêwî	yetim
sêyem	üçüncü
sêzdeh	on üç
sêzdeh	onüç
Sibat	Şubat
sibe	sabah
sibe	yarın
sifik	sofa
sifir	bakır
sifir	sıfır
sifre	sofra
sifre danîn	sofrayı kurmak
sift	kıvam
sift	kesif
sift	koyu
sift	yoğun
sih	gölge
sih	otuz sayısı
sihêm	çarpıcı
sihêm	müthiş
sihik	üzüm sirkesi
sihin	telaş
sihir	büyü
sihûd	şans
sik	menfur
sikil	köz
sikir	su bendi
sikûm	çehre
sikûm	haysiyet
sikûm	yüz
sil	dışkı ve çamur birikintisi
sil	dargın
sil bûn	küsmek
silak	münzevi
silav	selam
silav	selâm
silav dan	selam vermek
silav lê kirin	selamlamak
silav li hev kirin	selamlaşmak
silav şandin	selam göndermek
silavdayin	selam vermek
silavkirin	selamlamak
silavlêkirin	birini selamlamak
sildank	kursak
silim	merdiven
silîng	vinç
silk	şeker pancarı
silop	dışkı ve çamur birikintisi
siltan	sultan
silûk	halvet
silûk	inziva
sim	toynak
simandin	delmek
simaq	sumak
simarte	zımpara
simbêl	bıyık
simbêlbeloq	palabıyık
simbêlboq	palabıyık
simbil	başak
simbil	sümbül
sime	namlu içini temizleme aleti
simîn	delinmek
simkot	maşrapa
simok	delgi
simolek	sincap
simsik	nefissiz
simsik	sümsük
simt	zirve
sinarîn	eleştiri
sinarîn	eleştirmek
sinarîn	kritik etmek
sinarîn	krîtik
sinc	ahlak
sinc	karakter
sincak	broş
sincirandin	ekmek pişirmek için tandırı ısıtmak
sincî	iğde
sinç	ahlak
sind	örs
sindan	örs
sindandin	örselemek
sindif	hayvan kilidi
sindî	greyfurt
sindoq	sandık
Sine	İran’da bir Kürt kenti
sinêde	eğreti
sinêde	kabataslak
sinêde	sığ
sinêde	üstünkörü
sing	kazık
sing kirin	kazıklamak
singo	süngü
sinif	sınıf
sinif andin	sınıflandırmak
sinifa şerkar	savaşçı sınıf
sipahî	güzel
sipahî	yeni
Sipanî	İspanyol
Sipanî	İspanyolca
Sipanîya	İspanya
sipariş	sipariş
siparte	emanet
siparte	havale
siparte kirin	emanet etmek
siparte kirin	havale etmek
sipartedar	vekil
sipartedarî	vekalet
sipartedarname	vekaletname
sipartegir	emanet etmek
sipartegir	emanetçi
sipartek	dayanak
sipartekar	mudi
sipas	şükür
sipas	teşekkür
sipas kirin	teşekkür etmek
sipasdar	müteşekkir
sipasiyên xwe pêşkêş kirin	teşekkürlerini sunmak
sipehî	güzel
sipehî	hoş
sipêde	fecir
sipêde	sabahın alacakaranlığı
sipêde	tan
sipêle	hayalet
sipêle	sütbeyaz
sipêle	tayf
sipih	bit
sipih lê ketin	bitlenmek
sipil	dalak
sipindî	çoban köpeği
sipî	ak
sipî	beyaz
sipî kirin	aklamak
sipî kirin	beyazlatmak
sipîçk	yumurta akı
sipîçka çav	göz akı
sipîdar	kavak ağacı
sipîndar	kavak ağacı
sipîsor	kıpkırmızı
sipîtî	beyazlık
siqal	balkon
sir	esinti
sir	giz
sir	gizem
sir	sır
sirb	kurşun madeni
sirêş	tutkal
sirêş	zamk
sirf	sırf
sirf	salt
sirişk	gözyaşı
sirişt	iklim
sirnî	dingil
sirsirk	karafatma
siruşt	doğa
siruştî	doğal
sirûd	marş
sirûda neteweyî	ulusal marş
sirûda serxwebûne	bağımsızlık marşı
sirûş	ilham
sist	gevşek
sist bûn	gevşemek
sist kirin	gevşetmek
sistî	gevşeklik
sistkirin	gevşetmek
sitar bûn	barınmak
sitar bûn	korunmak
sitar kirin	barındırmak
sitar kirin	korumak
sitare	barınak
sitare	sığınak
sitargeh	barınak
sitargeh	korunak
sitargeh	sığınak
sitem	baskı
sitem	zulum
sitem	zulüm
sitem kirin	zulüm etmek
sitembar	ezilen
sitembar	haksızlığa uğrayan
sitembar	mazlum
sitemkar	otoriter
sitemkar	zalim
sitemkar	zulüm eden
sitemkarî	tahakküm
sitemkarî	zalimlik
sitemkeş	zulüm çeken
sitewandin	olgunlaştırmak
sitewil	at tavlası
sitewîn	olgunlaşmak
sitewr	ikinci kez doğurmamış hayvan
sitêl	dikaçı
sitêr	yıldız
sitêrerij	akanyıldız
sitêrnas	müneccim
sitêrzan	astrolog
sitî	bayan
sitran	şarkı
sitrandin	esirgemek
sitrandin	yoğurmak
sitvan	yüzbaşı
sitvanyar	baş çavuş
sivak	pencere
sivik	hafif
sivik bûn	hafiflemek
sivik kirin	hafifleştirmek
sivik kirin	hafifletmek
sivikahî	hafiflik
sivikbûn	hafiflemek
sivikî	hafiflik
sivikkirin	hafifletmek
siving	dam saçağı
sivîng	dam saçakları
sivnik	süpürge
sivorî	sincap
siwar	atlı
siwar	binici
siwarbûn	binmek
sixêf	küfür
sixlet	kalabalık
sixletî	sıkışıklık
sixletî	sıklık
sixre	kurak
siyasî	siyasal
siyasî	siyasi
siyele	ıspanak
siyer	yatak dolabı
sizadan	cezalandırmak
sî	gölge
sî	otuz sayısı
sî	saye
sî kirin	gölgelendirmek
sîdar	gölge veren
sîgeh	gölgelik
sîh	gölge
sîh	otuz
sîh	saye
sîhem	otuzuncu
sîkard	kısa saplı balta
sîkard	satır
sîkene	mekanik tertibat
sîl	tüberküloz
sîle	sille
sîle	şamar
sîle	tokat
sîm	gümüş
sîm	sırma
sîma	çehre
sîma	yüz
sîmerx	kızıl akbaba
sîmir	samur
sîmsar	simsar
sîndir	dibek
sîndor	hudut
sîndor	sınır
sîndor	tahdit
sîng	bağır
sîng	göğüs
sîng	sine
sînor	hudut
sînor	sınır
sînor	tahdit
sîpan	buzul
sîpe	sıpa
sîpe	toy
sîpel	şelale
sîpel	şelâle
sîper	siper
sîqal	cila
sîqal	cilâ
sîqal	parlak
sîqal	pürüzsüz
sîqalk	akbaba
sîqalkirî	cilalı
sîqilandin	kışkırtma
sîqilandin	tahrik
sîr	sarımsak
sîr	sarmısak
sîrace	ruam hastalığı
sîrdim	yabani sarımsak
sîrik	otlu peynir
sîrim	yabani sarımsak
sîrkut	içinde sarmısak dövülen araç
sîs	ak
sîs	beyaz
sîsark	akbaba
sîsele	cılız
sîsele	zayıf
sîsik	güzel
sîsik	meyve çekirdeği
sîsik	sempatik kız
sîsirk	cırcır böceği
sîtem	zulüm
sîtil	kazan
sîwan	güneşlik
sîwan	şemsiye
sîwanok	şemsiye çiçeği
sîx	iri ağaç dikeni
sîx	örgü şişi
sîxur	ajan
sîxur	casus
sîxur	kirpi
sîxurî	casusluk
Skandinavya	İskandinavya
Skot	İskoç
sobe	soba
sober	yüzücü
soberî	yüzme
soberî kirin	yüzmek
soberîkirin	yüzmek
sobevan	sobacı
sofik	iplik çilesi
sofî	sofu
Sofya	Sofya (Bulgaristan’ın başkenti)
sol	ayakkabı
sol zicêf kirin	ayakkabı pençelemek
solbend	ayakkabıcı
soldank	ayakkabılık
soleh	darı sapları
solîn	çiçek tarlası
solîne	çiçek tarlası
sond	ant
sond	yemin
sondvexwarin	ahdetmek
sondvexwarin	and içmek
sondvexwarin	yemin etmek
sondxwarin	yemin etmek
sone	ördek
sor	al
sor	kırmızı
sor	kızıl
sor	kızışmış
sor	kızarmış
sor bûn	kızışmak
sor bûn	kızarmak
sor bûn	kızmak
sor kirin	kızartmak
soravk	ruj
sorax	teftiş
soraxvan	müfettiş
sorboz	yağız
sore	kırmızımsı
sore	kırmızımtırak
sore	kızıl
sore gewez	kızıl hastalığı
sorewilk	flamingo kuşu
sorik	kızamık
soring	kırmızı renkli bir bitki boyası
sorîçk	yemek borusu
sorkî	domates-istan
sorsorik	yemek borusu
sosik	uğur böceği
sosin	bir kır çiçeği
sosin	süsen
sosîs	sosis
sosret	acayip
sosret	düşündürücü
sosret	gülünç
sosret	tuhaf
sosret	ucube
sotin	yakmak
sotinî	yanık
soyxe	meret
soyxe	ölü elbisesi
soz	söz
soz	vaad
soz dan	vaad etmek
sozan	dansöz
sozdan	sözvermek
sozdar	söz veren
sozdar	sözlü
sparte	emanet
sparte	ödev
spartek	istinat
spartin	emanet etmek
spartin	havale etmek
spartin	istinat
spartin	teslim etmek
spas	teşekkür
spasdar	müteşekkür
spaskirin	teşekkür etmek
spehî	güzel
spehî	loş
spekulatîf	kurgusal
spêde	sabahın alaca karanlığı
spêde	tan
spêle	gece görünen hayalet şeklindeki görüntüler
spêle	hayalet
spî	ak
spî	beyaz
spîçolkî	solgun
spîkirin	beyazlamak
spîndar	kavak ağacı
staj	staj
standin	almak
star	barınak
star	korunak
stargeh	barınak
stargeh	sığınak
statû	statü
stem	baskı
stem	zulüm
stembar	ezilen
stemkar	ezen
stemkar	zalim
stempe	ıstampa
stewîn	olgunlaşmak
stewr	kısır hayvan
stêl	dik açı
stêr	yıldız
stêr rijîn	yıldız kayması
stêr xuricîn	yıldız kayması
stêrnasî	astroloji
stireh	boynuz
stirî	boynuz
stirî	diken
stirîdar	dikenli
stî	bayan
stî	hanım
stîl	stil
stîl	uslup
Stockholm	Stockholm (İsveç’in başkenti)
stol	filo
stran	türkü
stranbêj	şarkıcı
strandin	esirgemek
strandin	hamur vb. yoğurmak
strandin	korumak
stranê serhewa	uzun hava
strîzerk	ebegümeci
stukur	ense
stû	boyun
stûbar	mükellef
stûbar	yükümlü
stûbarî	mükellefiyet
stûbarî	yükümlülük
stûker	ense
stûker	yaka
stûn	direk
stûn	sütun
stûr	kalın
stûr bûn	hayvanlar için tavlı olmak
stûr bûn	kalınlaşmak
stûxwar	boynu bükük
stûxwar	ezik
stûxwar	zavallı
suhbet	sohbet
suhn	heybet
sujin	büyük yorgan ignesi
sukre	küçük baraj
sulav	çağlayan
sulav	musluk
Sureya	Ülker yıldızı
surme	sırma
surperî	denizkızı
suruşt	doğa
suruştî	doğal
suxre	angarya
suxre	hizmet
suxrevan	hizmetçi
suxte	dini öğrenci
sû	küs
sû ketin	küsmek
sûçe	dış köşe
sûçeber	köşe taşı
sûd	fayda
sûd	yarar
sûd girtin	yararlanmak
sûdeperest	faydacı
sûdmend	yararlı
sûdmendbûn	yararlanma
sûdparêz	pragmatist
sûdparêz	yararcı
sûdwergirtin	yararlanmak
sûk	çarşı
sûketî	dargın
sûketî	küskün
sûlav	şelale
sûn	bilemek
sûn	perdahlamak
sûr	sur
sûrandin	el ovuşturmak
sûrandin	elle okşamak
sûrandin	ovmak
sûrandin	ovuşturmak
sûret	suret
Sûrya	Suriye
Sûryaî	Suriyeli
sûs	meyan kökü
sûsik	bıldırcın
sûtal	iskarta
sûtal	lümpen
sûtal	moloz
sûtar	bir şeyden çekinmeyen
sûtar	çılgın
sûtar	korkusuz
sûtar	suç işlemekten çekinmeyen kimse
sûtin	bilemek
sûxar	pirinç sapları
sûyîn	bilemek
sûyîn	perdahlamak
sûzenek	bel soğukluğu hastalığı
Swêd	İsveç
Swêdî	İsveçli
Swîs	İsviçre
Swîsî	İsviçreli
ş	Kürt alfabesinin yirmi üçüncü harfi
şa	neşeli
şa	şen
şa bûn	eğlenmek
şa bûn	kıvanç duymak
şa bûn	neşelenmek
şa kirin	sevindirmek
şaban	duvak
şabaş	armağan
şabaş	bahşiş ve bağış
şabaş	gelin üzerine veya çalgıcılar üzerine saçılan para
şabaşî	ikram
şablon	şablon
şabûn	eğlenmek
şabûn	sevinmek
şad	memnun
şad	mesut
şadî	mutluluk
şadî	sevinç
şadrûwan	şadırvan
şafir	bozkır
şafir	step
şag	dere
şagirt	çırak
şagirt	öğrenci
şagirt	yamak
şah	kral
şah	şah
şah yar	bakan
şah yar	şahın yardımcısı
şah yar	vezir
şahane	olağan üstü
şahane	şaha yaraşır
şahaser	şaheser
şahbanû	kraliçe
şahdemar	aort
şahdemar	şahdamarı
şaheng	arıbeyi
şahî	eğlence
şahî	etkinlik
şahî	neşe
şahî	sevinç
şahîk	düz
şahîk	kaygan
şahîk	parlak
şahîk	pürüzsüz
şahîn	şahin
şahîtî	şahlık
şahmerdan	şahmerdan
şahmerdan	yiğitlerin yiğidi
şahparêz	monarşist
şahreg	atardamar
şahrê	anayol
şahrê	otoban
şaht	elleri ya da ayakları felçli
şaht	topal
şahzade	şehzade
şakûl	çekül
şal	pantolon
şalgerdan	atkı
şalgerdan	kaşkol
şalter	şalter
şalûfe	gözleme ekmek
şalûl	arı kuşu
şalûz	yaltak
şalûzçi	yaltakçılık
şalûzî	yaltakçılık
şalwar	şalvar
şalyar	bakan
şalyar	vezir
Şam	Şam (Suriye’nin başkenti)
şambelîlk	buzdan sarkıt
şambelot	kestane
şamik	hindi
şampiyon	şampiyon
şamû	kıl tarağı
şan	belirti
şan	şan
şanaz	gururlu
şanaz	iftihar edilen şey
şanaz	onurlu
şanazî	iftihar
şanazî	onur
şanazî kirin	iftihar etmek
şanazî kirin	onur duymak
şancûl	tasma
şande	heyet
şandin	göndermek
şandin	yollamak
şandî	elçi
şandî	elçî
şandî	gönderilen yollanan şey
şane	bekçi kulübesi
şane	hücre
şane	inşallah
şanenav	imza
şanepirs	soru işareti
şanese	bekçi köpeği
şaneşîn	balkon
şanik	belirti
şanik	ben
şanî	gösterme
şanî	ibraz
şanî dan	göstermek
şanî kirin	ibraz etmek
şanîdan	göstermek
şanîder	gösterge
şanîker	gösterge
şano	gösteri
şano	oyun
şano	tiyatro
şanogeh	gösteri yeri
şanogeh	sahne
şanoger	tiyatrocu
şanok	müsamere
şape	çığ
şapik	cepken
şar	kadın başörtüsü
şar	kent
şar	şehir
şaran	dağ (aşırı ısınma)
şarandin	dağlamak
şarandin	kızıştırmak
şarax	acur
şaredar	belediye başkanı
şaredarî	belediye
şaresazî	şehircilik
şarevan	belediye başkanı
şarevanî	belediye
şareza	becerikli
şareza	medeni
şareza	uygar
şareza	uzman
şareza	yetkin
şareza bûn	ilerlemek
şareza bûn	yetkinleşmek
şarezayî	beceri
şarêz	diş etleri hastalığı
şaristan	medeniyet
şaristan	şehir yeri
şaristan	uygar yer
şaristan	uygarlık
şaristanî	uygarlık
şarmend	medeni
şarmend	uygar
şarwer	sivil
şaş	hatalı
şaş	şaşı
şaş	yanlış
şaş	yanlışlık
şaş bûn	şaşmak
şaş û metel man	şaşa kalmak
şaşbûn	şaşırmak
şaşik	sarık
şaşiyên verêsî	imlâ hataları
şaşî	hata
şaşî	yanılgı
şaşker	şaşırtıcı
şaşkirin	şaşmak
şaşkirin	yanılmak
şaşman	şaşırıp kalmak
şaşmî bûn	şaşırıp kalmak
şaşwaz	şaşkın
şatik	ense kökü
şavêrî	hazımsızlık
şax	ağacın iri dalları
şax	ağaç dalı
şax	bölüm
şax	boynuz
şax	dağ ucu
şax	dal
şax	şube
şaxur	kaya
şayan	değer
şayan	şayan
şayesandin	betimlemek
şayeser	betimleme
şayeser	tasvir
şayiş	hüzün
şayiş	kaygı
şayiş	tasa
şayişkişandin	kaygılanmak
şayişkişandin	üzülmek
şe	ibibik
şe	tarak
şe kirin	taramak
şeb	şap
şebikîn	eli ayağı tutulmak
şeftûl	çarpık
şeftûl	eğri
şeh	ibibik
şeh	tarak
şehetîn	yanılmak
şehitandin	felç etmek
şehitandin	yanıltmak
şehitîn	birbirine dolanmak
şehitîn	felç olmak
şehitîn	gaf
şehitîn	yanılgı
şehîd	şehit
şehîn	terazi
şehînşah	imparator
şehmar	kırkayak
şehriyar	belediye başkanı
şehriyarî	belediye
şehriye	şehriye
Şehrîwar	Başak burcu
şehtbûn	felç olmak
şehte	kırağı
şehtkirin	felç etmek
şek	hafif darbe
şek lêdan	darbe vurmak
şekal	ayakkabı
şekal	eski ayakkabı
şekerok	kavalye
şekir	şeker
şekir pare	şekerpare
şekirdank	şekerlik
şekirê behîvê	badem şekeri
şekirê kabik	kesme şeker
şekirê tihtavikê	nane şekeri
şekirê toz	toz şeker
şekirin	taramak
şekirmiz	şeker hastalığı
şekok	ahlat
şekok	argoda daşak
şekok	yabani armut
şelaf	dalkavuk
şelaf	yağcı
şelafîkirin	yağcılık ve yardakçılık yapmak
şelaq	yağcı
şeleg	gerekli gereksiz şeylerden oluşan sırt yükü
şelhandin	gasp etmek
şelhandin	soymak
şelifandin	tökezletmek
şelifîn	takılmak
şelifîn	tökezlemek
şelik	filtre
şelik	süt sağarken kabın ağzına geçirilen süzgeç
şelipandin	yanıltma
şelipîn	dil veya ayak sürçmesi
şelipîn	dilin ya da ayağın sürçmesi
şelipîn	gaf
şelipîn	gaf yapmak
şelipîn	sürçme
şelipîn	yanılma
şeliqîn	bacak arasında pişik oluşması
şelîn	yılan gibi süzülüp gitmek
şelûf	yavru horoz
şelwar	şalvar
şemal	parlak
şemal	şemal
şemate	gürültü
şemate	şamata
şemate	yaygara
şembelot	kestane
şemitandin	kaydırmak
şemitîn	kaymak
şemitok	kaygan
şemitok	kaypak
şemixîn	pişmiş yemeğin kokuşması
şemî	cumartesi
Şemî	Cumartesi günü
şemîtok	kaygan
şemkur	dağ keçisi
şeml	görkem
şeml	muazzam
şemo	palyaço
şemûk	eşik
şemûz	hırçın ve huysuz (yük hayvanları için)
şeng	canlı
şeng	coşkulu
şeng	keyifli
şeng	neşeli
şeng	şen şakrak
şeng	şuh
şeng	yosma
şengebî	salkım söğüt
şengist	öğe
şengist	unsur
şep	şap
şepal	dişi aslan
şepal	güzel
şepal	şuh
şepal	yakışıklı
şepêl	dalga
şepêl	peş peşe gelen dalgalardan her biri
şepilandin	ağızdan kaçırma
şepilandin	ağzından kaçırmak
şepirze	dağınık
şepirze	kötü
şepirze	sefil
şeplor	kırmızı etin yenmesinden oluşan alerji
şeq	bacak
şeqam	sille
şeqe	dokuma tarağı
şeqil	damga
şeqil	mühür
şeqitîn	deri
şeqitîn	elbise
şeqitîn	elbise vb. yırtılması
şeqitîn	vs. nin yırtılması
şeqizî	aciz
şeqizî	çaresiz
şeqizî	şaşkın
şeqizîn	acze düşmek
şeqizîn	şaşırmak
şer	harp
şer	kavga
şer	savaş
şer kirin	kavga etmek
şerbet	şerbet
şerbik	küçük su testisi
şerde	adab
şerde	terbiye
şerê qirêj	kirli savaş
şerê taybet	özel savaş
şeridîn	dizilmek
şerîh	kemiksiz et
şerîn	savaşan
şerîn	savaşla ilgili
şerkar	savaşçı
şerkeştî	harp gemisi
şerm	ar
şerm	ayıp
şerm	hicap
şerm	utanç
şerm kirin	arlanmak
şerm kirin	utanmak
şermandin	ayıplamak
şermandin	kınamak
şermendî	mahcubiyet
şermendî	utanma
şermezar	utanç verici
şermezarî	utanç verici durum
şermezarkirin	kınamak
şermkirin	utanmak
şermok	sıkılgan
şermok	utangaç
şermoke	çekingen
şermoke	içine kapanık
şermoke	utangaç
şerpeze	beceriksiz
şerpeze	dağınık
şerpeze	kötü
şerpeze	perişan
şerpeze	sefil
şerpilîn	iş vs. için aksamak
şerpîn	sağnak yağmur
şerûd	kavgacı
şervan	savaşçı
şeş	altı
şeş bi şeş	altışar
şeşem	altıncı
şeşkenar	altıgen
şev	gece
şevbêhn	şebboy
şevborin	yatı
şevbuhêrk	gece sohbeti
şevbuhêrk	gece sohbetleri
şeveq	şafak
şevezengî	kapkaranlık
şevger	gece kılavuzu
şevger	uyur gezer
şevger	uyurgezer
şevgeş	gece sefası çiçeği
şevgêr	gece sohbetlerinin düzenleyicisi
şevgêr	şenlendiricisi
şevîn	gece ile ilgili
şevîn	gece otlaması
şevîn	gece vardiyası
şevîn	gecelik
şevkorî	gece körlüğü
şevnimêj	kandil gecesi
şevreşk	hayalet
şevşevok	yarasa
şevûroj	gece gündüz
şewane	nazım
şewat	yanma
şewat	yara acısı
şewate	yakıt
şewate	yakacak
şewate	yangın
şewatek	yakıt
şewatek	yakacak
şewateka riwîn	akar yakıt
şewatok	yakıcı
şewb	şap hastalığı
şewibîn	büzüşmek
şewibîn	susuzluktan kurumak
şewişandin	dengesizleştirmek
şewişandin	sendeletmek
şewişî	dengesiz
şewişîn	dengesizleşmek
şewişîn	sendelemek
şewişîn	yalpalamak
şewişîn	yalpalanmak
şewitandin	yakmak
şewitî	yanık
şewitîn	yanmak
şewk	olta
şewl	ışık
şewl dan	ışıldamak
şewl lê girtin	ışık tutmak
şewlandin	ışıklandırmak
şewlok	ışıldak
şewlpîv	ışık ölçer
şewq	şavk
şewqe	şapka
şewqvedan	ışığın aksetmesi
şewqvedan	yansıması
şewşandin	çarpıtma
şeyda	büyükelçi
şeyda	büyüleyici
şeyda	çılgın
şeyda	çılgınca aşık
şeyda	kara sevdalı
şeyîn	kişnemek
şeyt	tekerlek
şeytan	şeytan
şeytanok	salyangoz
şêlandin	gasp etmek
şêlandin	soygun
şêlandin	soymak
şêlav	coşku
şêlav	sel
şêlavk	badana
şêlavk	bulanık su
şêlim	şalgam
şêmûg	eşik
şên	şen
şên kirin	şenlendirmek
şênahî	şenlik
şênahî	yeşillik
şênber	somut
şêndar	civelek
şênî	ahali
şênî	kalabalık
şênî	sakin
şêr	aslan
şêranî	tatlı
şêrîn	sempatik
şêrîn	sevimli
şêrîn	şirin
şêrîn	tatlı sempatik
şêrt	dilim
şêst	altmış
şêstem	altmışıncı
şêt	çılgın
şêt	deli
şêt bûn	çıldırmak
şêt kirin	çıldırtmak
şêwakarî	güzel sanatlar
şêwandin	şekillendirme
şêwaz	metot usul
şêwaz	stil
şêwaz	uslup
şêwaz	üslup
şêwe	biçim
şêwe	şekil
şêwedarbûn	formasyon
şêwegirtin	şekillenme
şêwekarî	güzel sanatlar
şêweparêz	şekilci
şêwirgeh	danışma
şêwirîn	danışmak
şêwirkarî	danışmanlık
şêwirmend	danışman
şêwirmendî	danışmanlık
şêwit	dere otu
şêwî	şaşkın
şêwîn	şaşırmak
şêwr	danışma
şêwr	istişare
şêx	şeyh
şêxê îslamê	şeyhülislâm
şêyîn	kişnemek
şêz	at sineği
şib	benzeme
şib	benzeyiş
şibak	pencere
şibake	pencere
şibandin	benzetmek
şibî	andırımcılık
şibî	benzemek
şibîn	andırmak
şibîn	benzemek
şidandin	ambalajlamak
şidandin	sıkmak
şidandin	sarmak
şidîn	sıkılmak
şiftî	karpuz
Şiî	Şii
Şiîtî	Şiilik
şij	kumdan iri çakıl taneleri
şik	ikircik
şik	kuşku
şik	şüphe
şik birin	şüphelenmek
şikarte	çifti olmayan birine veya rençbere ekilen ekin
şikber	şüpheci
şikberî	şüphecilik
şikbirin	akıl etmek
şikdar	ikircikli
şikdar	şüpheci
şikdarî	şüphecilik
şikef	tekne
şikeft	in
şikeft	mağara
şikelik	toprak kaplar
şikîn	kırılmak
şikîn	uymak
şikîn	yakışmak
şikû	majeste
şil	ıslak
şil	yaş
şil bûn	ıslanmak
şil bûn	yaşarmak
şil kirin	ıslatmak
şilak	ıslak
şilak	sulu
şile	lale
şilemenî	sıvı şeyler
şilêl	ipek yumağı
şilêr	lale
şilfik	çıplak
şilfik	kesici aletlerin demir kısmı
şilfik	nü
şilfûtazî	çırılçıplak
şilî	ıslaklık
şilî	yağmur
şilope	karla karışık yağmur
şilove	eriyen kar
şiltax	iftiracı
şiltaxî	iftira
şilûr	koruk üzüm
şilwe	kasvetli
şima	bal mumu
şima	mum
şimadank	mumlanmış çocuk bezi
şimadank	şamdan
şimaşe	Hıristiyan din adamı
şimik	terlik
şimşal	filüt
şimşal	flüt
şimşal	kaval
şimşat	biçim
şimşat	şekil
şimşîr	şimşir
şimşîre	üzüm posası
şip	şıp
şipîşid	sımsıkı
şipîşîn	masmavi
şirb	karaçam
şirên	şırıldamak
şirênik	oluk
şirik	oluk
şirinqe	şırınga
şirîn	sempatik
şirîn	tatlı
şirînmeh	balayı
şirît	şerit
şirjaw	lâyık
şirjaw	yaraşan
şirjaw bûn	layık olmak
şirjaw dîtin	layık görmek
şirove	yorum
şirove kirin	yorumlamak
şirp	aniden
şirp	derhal
şirp	hemen
şirp	o anda
şirşirên	şırıltı
şitil	fide
şitilandin	fide dikmek
şiv	çubuk
şiv	sopa
şivan	çoban
şiverê	keçi yolu
şiverê	patika
şivir	geyik
şivira kedî	rengeyiği
şiwîn	eser
şiwît	tere otu
şixab	matkap
şixir	meyve vermeyen ağaç
şixir	tahta semer
şixre	sap yükü
şixul	çalışma
şixul	iş
şixulandin	çalıştırmak
şixulîn	çalışmak
şiyan	güç
şiyan	iktidar
şiyan	kudret
şiyan	muktedir olmak
şiyan	yapabilmek
şiyan dar	muktedir
şiyandar	kadir
şiyar	ayık
şiyar	uyanık
şiyar kirin	uyandırmak
şiyar kirin	uyarmak
şiyarker	uyarıcı
şîfa	şifa
şîfa dîtin	şifa bulma
şîfon	kadife
şîfre	şifre
şîfre vekirin	şifresini açmak
şîke	şike
şîlan	kuş burnu
şîlan	kuşburnu
şîlan	yabani gül
şîlaq	gözde çapak
Şîlî	Şili
Şîlîyî	Şilili
şîlte	şilte
şîmaq	şamar
şîn	matem
şîn	mavi
şîn	yas
şîn girêdan	yas tutmak
şînboz	kula rengi ve bu renkte at
şîndar	matemli
şîndar	yaslı
şîne	mavimtırak
şîngirêdan	yas tutmak
şînok	menengüç
şîp	akıntı
şîr	süt
şîranî	tatlı
şîranî	yiyecek olarak tatlı
şîrbirinc	sütlaç
şîrdan	emzirmek
şîrdan	süt vermek
şîre	şıra
şîre	şerbet
şîregerm	ılık
şîret	nasihat
şîret	öğüt
şîret kirin	öğütlemek
şîret lêdan	öğütlemek
şîretkirin	nasihat etmek
şîretkirin	öğüt vermek
şîretlêkirin	öğütlemek
şîrêz	çiriş
şîrêz	tutkal
şîrêz	zamk
şîrêz kirin	zamklamak
şîrfiroş	sütçü
şîrgerm	ılık
şîrî	sütbeyaz
şîrovekar	yorumcu
şîrovekirin	yorumlamak
şîrşêrk	muhallebi
şîş	şiş
şîv	akşam yemeği
şîvan	feryat
şîvan	figan
şîvan	matem
şîvan	şivan
şîvan	yas
şkandin	kırmak
şkeft	mağara
şkeste	döküntü
şkeste	kırıntı
şkestin	kırılmak
şkestî	kırık
şkestî	kırılmış
şkeva	ince
şkeva	mayasız ekmek
şkeva	mayasız etmek
şkeva	yufka
şkevik	kefe
şkêr	iri kayalar
şkêr	taş yağını
şkêr	uçurum
şobe	grip
şofar	ajan
şofar	casus
şofar	fitneci
şofarî	ajanlık
şofarî	casusluk
şofarî	fitne
şok	şok
şom	uğursuz
şonik	tokaç
şop	iz
şop gerandin	izlemek
şop vekirin	çığır açmak
şopger	izci
şopik	tahta kapı sürgüsü
şopîner	takipçi
şor	kelam
şor	söz
şor	tuzlu
şoravk	salamura
şoravk	tuzlu su
şorax	çorak
şorbe	çorba
şorbehûr	işkembe çorbası
şorebî	salkım söğüt
şoreş	devrim
şoreş	ihtilâl
şoreşger	devrimci
şoreşvan	devrimci
şorêberê	atasözleri
şorind	vaaz
şort	şort
şoşban	sağdıç
şov	şov
şoven	şoven
şovenî	şovenlik
şowm	uğursuz
şowmî	uğursuzluk
şox	işveli
şox	kıvrak
şox	şuh
şox	yosma
şox û şeng	neşeli coşku
şoxûşeng	albenili
şoxûşeng	cilveli
şoxûşeng	şuh
şoxûşeng	yosma
şukir ji Xweda re	Allah’a şükür
şuxulîn	işlemek
şû	erkek
şû	eş
şû	koca
şûbira	kadının kocasının erkek kardeşi
şûkirin	kocaya varmak
şûl	karaca
şûl	teyel
şûl kirin	teyellemek
şûm	şımarık
şûn	yer
şûn de çûn	geri gitmek
şûn ve kişîn	geri çekilmek
şûnde xistin	tehir etmek
şûnewar	mekan
şûnewar	yurt
şûnwar	mekan
şûnwar	yurtluk
şûnwarnas	arkeolog
şûnwarnasî	arkeoloji
şûr	kılıç
şûrbaz	eskrimci
şûre	barut
şûrengîv	iyi kılıç kullanan
şûrî	eskrim
şûrker	kılıç imalatçısı
şûrkêş	bir şeyi ölümüne savunan
şûş	kıvrak
şûşe	şişe
şûştin	yıkamak
şût	kaypak
şût	koni
şût	kurnaz
şût	namussuz
şût	şut
şûtik	bel kemeri
şûtik	konik
şûtik	kuşak
şûtî	kaypaklık
şûv	nadas
şûvhiştin	nadasa bırakmak
t	Kürt alfabesinin yirmi dördüncü harfi
ta	büklüm
ta	dal
ta	değin
ta	dek
ta	denk
ta	humma
ta	ip (ip
ta	kadar
ta	kat
ta	misli
ta	sıtma
ta	saç vs. için) tel
ta ku	ta ki
ta lêrabûn	ateşi çıkmak
tabir	sıtmalı hastların sıtmasını kesen
tac	taç
tade	eziyet
tadekar	eziyet eden
tafil	derhal
tafil	hemencecik
tagîr	sempatizan
tagîr	taraftar
tagîr	yandaş
tahde	eziyet
tahde	zülüm
tahl	buruk acı
tajî	tazı
takekes	birey
takekes	ferd
takekesî	bireyser
takekesîtî	bireysellik
takekesparêzî	bireycilik
tal	boş
tal	top
tal kirin	aktarmak
tal kirin	boşaltmak
talan	çapul
talan	talan
talanê	futbol
talanê	top oyunu
talanganimet	vurgun
talanganimet	yağma
talanî	yağmacılık
talanker	çapulcu
talde	kuytu
talde	sapa
talî	son
talî	sonunda
talîşk	hindiba
talkirin	boşaltmak
talsêv	elma kurusu
tam	tam
tam	tat
tam sar	tatsız tuzsuz
taman	aşı (bitkiler için)
tamandin (ji bo daran)	aşılamak (ağaçlar için)
tamara xewê	uyku mahmurluğu
tamhejmar	tamsayı
tamijîn	cezb olmak
tamijîn	dadanmak
tamijîn	tadına varmak
tamik	tuzağa konan yiyecek
tamîr	tamir
tamîr kirin	onarmak
tamîr kirin	tamir etmek
tamîrat	onarım
tamîrat	tamirat
tamîrxane	tamirhane
tamkirin	tatmak
tamsar	tatsız
tamsar	tuzsız
tamtîtik	lezetli
tamûsk	dudaklarda meydana gelen kabarcık
tamûsk	yara
tamzêr	yaldızlı
tan	paravan
tanî	kamış veya sazdan duvar
tansiyon	tansiyon
tanût	alay
tanût	dalga geçme
tapik	dağ veya tepelerin en üst noktası
tapik	tuzak
tapik	zirve
tapir	av tüfeği
taq	tak
taqet	takat
taqî	test
taqoz	takoz
tar	kasnak
tar û mar	tarumar
Taran	Tahran (İran’ın başkenti)
tarawgeh	sürgün yeri
tarî	karanlık
tarî	karanlk
tarî	koyu
tarî bûn	kararmak
tarî keteerdê	havanın karaması
tarîbûn	havanın kararması
tarîgan	çavdar
tarîgewrk	alacakaranlık
tarkirin	paylaşmak
tarmilandin	pörsütmek
tarmilîn	pörsümek
tart	parça
tart	uzunlamasına dilim
tartale	yağma
tartale kirin	yağmalamak
tarxûn	tarhun
tas	tas
tasa serî	kafatası
taştê	kahvaltı
tat	aşirete mensup olmayan
tat	reaya
tav	enerji
tav	güç
tav	güneş
tav	güneş ışığı
tavdar	ışıklı
tavehîv	mehtap
tavil	hemen
tavilê	anında
tavilê	derhal
tavilê	hemen
tavî	sağanak
tavî az	yağmur
tawan	kabahat
tawan	suç
tawanbar	suçlanan
tawanbar kirin	suçlamak
tawanbarkirin	suçlamak
tawandin	suçlamak
tawankar	suçlu
tawanker	suçlayan
tawannasî	kriminoloji
tawe	tava
tawî	sıtmalı
tawûg	kızak
tawûs	tavus
tax	mahale
tax	mahalle
tax	semt
taxim	takım
taxpaşkirin	erteleme
taxurk	el arabası
taxûk	kızak
taybet	özel
taybetî	hususi
taybetî	özel
taybetî	özellik
taybetmendî	özellik
taybetmendî	özgü
taye	tekerlek
tayîn	bir cins helva
tayîn	öğün
tayîn	tayın
tayîn kirin	tayin etmek
taze	alımlı
taze	taze
tazî	çıplak
tazûg	kızak
te	sana
te	seni
tebat	sabır
tebat	sebat
tebat kirin	sabretmek
tebat kirin	sebat göstermek
tebatî	dilbilgisinde pasif
tebatî	edilgen
tebatkirin	sabretmek
tebatkirin	sebat göstermek
Tebax	Ağustos
tebax	ağustos ayı
tebeqe	katman
tebeqe	tabaka
tebitandin	dindirmek
tebitandin	sakin durmasını sağlamak
tebitandin	sakinleştirmek
tebitandin	sessiz
tebitî	dingin (canlılar için)
tebitîn	dinmek
tebitîn	dinmek (canlılar içn)
tebitîn	sakin durmak
tebitîn	sakinleşmek
tebitîn	susmak
tebûr	yaba
tecrît	tecrit
tedawî	tedavi
tef-tal	takım-taklavat
tefandin	söndürmek
tefîn	sönmek
tefş	bir kesimlik parça
tefşik	kesici
tefşo	keser
teftî	buğday çorbası
tegere	engel
tegere	mania
teher	tarz
tehev	toplam
tehfil	vaftiz
tehfilker	vaftizci
tehîn	tahin
tehl	acı
tehlî	kantaron otu
tehn	azar
tehn	iğneleyici söz
tehn	ineleyici söz
tehn lêdan	iğnelemek
tehnlêdan	iğnelemek
tehnlêdan	taşlamak
tej	kilim
tejane	havza
tek	tek
tek tûk	tek tük
tek û bertek	etki-tepki
tekane	biricik
tekane	tekil
tekbîr	tekbir
tekbîranin	tekbir getirmek
teke tek	bire bir
teknîk	teknik
tekujî	katliam
tekujî	soykırım
tekûz	mükemmel
tekûz	yetkin
Tel Avîv	Tel Aviv (İsrail’in başkenti)
telafî	telafi
telan	arazi
telan	arazi parçası
telef bûn	telef olmak
telefon	telefon
televizyon	televizyon
televîsyon	televizyon
telew	dalap
telew	kızışmış
telew bûn	dalap olmak
telew bûn	kızışmak
telêkirin	eklemek
telêkirin	katmak
telêz	meymenet
telifin	telef olmak
teliqîn	domuz
teliqîn	domuz gibi hayvanların doğurması
teliqîn	köpek
teliqîn	vb. doğumu
telîs	çuval
telîs	telis
telp	toplu halde duran bulut
telp	toplu halde kuş sürüsü
telwe	telve
tem	bulutumsu yıldız
tem	nebula
tem	sis
temam	tamam
temar	damar
temar	derin uyku
temartin	toprağa gömmek
temaşe	izleme
temaşe	seyir
temaşe	temaşa
temaşe kirin	seyretmek
temaşekar	izleyici
temaşekar	seyirci
temaşevan	izleyici
temaşevan	seyirci
temberî	erkeğin kakülü
tembûr	saz
tembûr	tambur
temd	dokuma
teme	tembih
teme kirin	tembihlemek
temeh	tembih
temel	mal
temel	varlık
temen	ömür
temen	yaş
temendirêj	uzun ömürlü
temerî	saçın alına dökülen kısmı
temezî	renkli baş örtüsü
temezî	renkli bir baş örtüsü
temirandin	söndürmek
temirîn	gebermek
temirîn	sönmek
temizandin	kaynaştırma
temîz	temiz
temz	lehim
temzandin	lehimlemek
ten	ten
tena	ıssız
tena	tenha
tena bûn	ıssızlaşmak
tenaf	halat
tenayî	ıssızlık
tenbû	kene
tencik	tencere
tendurist	sağlıklı
tenduristî	sağlık
tendurust	sıhhatli
tendurustî	esenlik
tendurustî	sıhhat
tendurustî	sıhhiye
tendurustî	sağlık
tendûr	tandır
tene	hububat
tene	tahıl
tene	tane
tene kirin	tahılı harmanlama işi
teneke	teneke
tenê	tek başına
tenê	yalnız
tenê	yanlız
tenêtî	yalnızlık
teng	dar
teng	sıkı
teng bûn	daralmak
teng kirin	daraltmak
tengal	kaburga altı bölümler
tengal	kaburga altı her iki yan
tengasî	bunalım
tengasî	darlık
tengasî	sıkıntı
tengav	coğ. boğaz
tengav	daralmış
tengav	sıkkın
tengavbûn	rahatsız olmak
tengavbûn	sıkılmak
tengavkirin	rahatsız etmek
tengavkirin	sıkmak
tengayî	darlık
tengbûn	daralmak
tengbûyî	sıkışık
tengezar	bunalımlı
tengezar	sıkıntılı
tengezar	stresli
tengezar	tedirgin
tengezar bûn	bunalım geçirmek
tengezar bûn	sıkılmak
tengezarbûn	bunalmak
tengezarbûn	sıkılmak
tengezarî	bunalım
tengezarî	sıkıntı
tengezarî	stres
tengezarkirin	bunaltmak
tengijîn	bunalmak
tengijîn	çok kızmak
tengijîn	öfkelenmek
tengijîn	sıkışmak
tengkirin	daraltmak
tenik	ince
tenik	zarif
tenişder	kapı pervazı
tenişt	yan
tenî	is
tenî	iş
tenî	kurum
tenî bûn	islenmek
tenîper	karbon kağıdı
tenturdiyot	tentürdiyot
tenûr	tandır
teori	teori
teoriya agahiyê	bilgi teorisi
teorî	nazariye
teorî	teori
tep	havale geçirmek
tep	hile
tep	kabahat
teparik	tıkaç
tepe	tepe
tepeserî	baskı
tepeserî	zulüm
tepeserkirin	bastırmak
tepeserkirin	tepelemek
tepil	darbuka
tepink	mayın
tepisandin	bastırmak
tepisandin	tepelemek
tepiş	kabiliyet
tepîn	tepinmek
tepkirin	darbeden kurtulmak için eğilmek
teplû	baygınlığa yol açan bir hastalığ
tepres	hilekar
teqal	yassı şey
teqal	yuvarlak
teqandin	patlatmak
teqawîd	emekli
teqel	tire işareti
teqemenî	patlayıcı
teqereq	hengame
teqez	acil
teqez	kesin
teqez	mutlak
teqez	mutlaka
teqil	ağırlığı olan şey
teqil	özgül ağırlık
teqilandin	bir nesnenin ağırlığını elle kontrol edip tahmin etmek
teqilandin	tartmak
teqin	bataklık
teqin	çamur balcık
teqinîn	çamura batmak
teqizandin	hızla kaçıp gitmesine neden olmak
teqizîn	hızla geçip gitmek
teqîn	patlama
teqîn	patlamak
teqîn	patlatmak
teqle	takla
ter	taze
ter	yaş
ter	yaş ağaç ve odun
terabûn	yüksekten düşmek
terad	müsabaka
terafkirin	yolmak
teral	hımbıl
teral	tembel
teralî	tembellik
terandin	uzaklaştırmak
terane	ahenk
terane	eğlence
terane	mizah
terane	nağme
terane	oyun
terane	terane
teraş	tıraş
teraş	yontma
teraş kirin	tıraş etmek
teraş kirin	yontmak
teraşger	tıraşçı
teraz	denge
terazdar	dengeli
terazîker	dengeleyici
terazîn	yamaç
terazû	terazi
terazûn	bütçe
tereng	koyu renk
teres	teres
terez	dolu
terifandin	budamak
terifandin	gözü acıtmak
terik	iri sopa
terik	mec. erkek cinsel organı
terik	yaş odun
terikandin	terk etmek
terikandin	terketmek ayrılmak
teriqet	tarikat
terî	kuyruk
terîj	uzunlamasına bez parçası
terîjk	sargı bezi
terk	çatlak
terk	terk
terkandin	çatlatmak
terke	zayıf dal
terkeser	başıboş
terkeser	yerini yurdunu terk etmiş
terkî	eyerin arka kısmı
terkî	terki
terkîn	çatlamak
terlan	delikanlı
terlan	yakışıklı
terlan	yakışıklı delikanlı
term	büyük ayı
term	ceset
term	kadavra
term	leş
term	ölü
term	takım yıldızı
termisandin	sindirme
teror	terör
terorparêz	terörist
terorparêzî	terörizm
terpilandin	sendeletmek
terpilîn	sendelemek
terpilîn	takılmak
terpilîn	tökezlemek
terre tûrre	saçma sapan
ters	aksi
ters	hayvan dışkısı
tersane	aksine
tersî	aksilik
terş	tüm evcil hayvanlar
tertepêl	tantana
tertûbelav	darmadağın
terwende	ender
terwende	nadir
terxane	tarhana
terxankirin	ayırmak
terxankirin	tahsis etmek
terxîs	terhis
teselî	teselli
tesewûf	tasavvuf
teskere	teskere
test	test
teşe	biçim
teşe	form
teşe	suret
teşe	şekil
teşe girtin	biçim almak
teşe girtin	biçimlenmek
teşebus	girişim
teşegirtin	biçim almak
teşegirtin	biçimlenmek
teşekarî	biçimcilik
teşeparêz	formalîst
teşeyî	biçimsel
teşim	lağım
teşî	iğ
teşk	bacağın aşık kemiği ile kalça arasındaki bölüm
teşk	baldır
teşq	etki (soğukluk için)
teşqele	telâş
teşt	hamur teknesi
teşt	leyen
teşt	teşt
teşvîq kirin	teşvik etmek
tev	bütün
tev	hepsi
tev	herkes
tev	tüm
tev li hev bûn	karışmak
tevahî	bütünlüklü
tevahî	genel
tevahî	tümü
tevdan	deşmek
tevdan	eşelemek
tevdan	karıştırmak
tevde	toptan
tevdeyî	bütünsel
tevdeyîtî	bütünsellik
tevdêr	karıştırıcı
tevdêr	mikser
tevger	birlikte davranış
tevger	davranış
tevger	devinim
tevger	hareket
tevgerîn	birlikte davranmak
tevgerîn	davranmak
tevgerîn	hareket etmek
tevin	biyo. doku
tevin	dokuma
tevir	çapa
tevir	kazma
tevirkirin	çapalamak
teviz dan xwe	gerinmek
tevizandin	uyuşturmak
teviziya xwe anîn	gerinmek
tevizî	uyuşuk
tevizîn	uyuşmak
tevizîn	vücudun uyuşması
tevî	karşın
tevî	rağmen
tevî vê yekê	bununla beraber
tevînek	doku
tevkarî	işbirliği
tevkujî	jenosid
tevkujî	katliam
tevlê kirin	katmak
tevlihev	karışık
tevlihev	karmaşık
tevlîhev	çetrefil
tevlîhev	karışık
tevlîhev	karma
tevlîhev	karmaşık
tevlîhev kirin	karıştırmak
tevn	dokuma tezgahı
tevnepîr	örümcek ağı
tevrevîn	kaçışmak
tevş	el büyüklüğünde yassı taş
tevşo	keser
tevtal	bagaj
tevtal	ufak-tefek eşya
tevtefîk	kemençe
tevz	alay
tevz	şaka
tevz	uyuşma
tevza zivistanê	kış uykusu
tew	haydi sende
tew	hiç
tew tew	peh peh
tew tew	peh peh anlamındaki önlem
tewa bûn	bitmek
tewa bûn	tükenmek
tewan	edebilmek
tewan	güç
tewan	kudret
tewan	yapabilimek
tewandin	bükmek
tewandin	çekmek
tewandin	eğmek
tewandin	grm. çekim
tewandin	kıvırmak
tewandî	eğik
tewandî	grm. çekilmiş
tewang	büküm
tewang	dil bilgisinde çekim
tewang	grm. çekim
tewaş	yağ
tewaş	yağlı bitkiler
tewb	kumaş topu
teweg	şap hastalığı
teweg	tevek
tewekor	bakar kör
tewere	eksen
tewere	mihver
tewirandin	uykusunu ya da keyfini kaçırmak
tewîn	bükülmek
tewl	hayvanların otlakta kaçmaması için uzun bir iple bir kazığa bağlanması
tewlis	kıvam
tewlis	tav
tewq	kelepçe (boru vs. için)
Tewrat	Tevrat
tews	denge
tews	hız
tews	sürat
tews standin	hız almak
tewsandin	hızlandırmak
tewsîn	hızlanmak
tewş	abes
tewş	denge
tewş	nafile
tewş	saçma
tewş	ters
tewş	zırva
tewşikî	saçmalık
tewtew	züppe
tewz	alay
tewzkirin	alay etmek
texil lêxistin	sekteye uğramak
texilandin	sekteye uğramak
texilîn	caymak
texmîn kirin	tahmin etmek
texpaşkirin	erteleme
text	taht
texte	tahta
textebend	kanepe
texterewan	tahtırevan
textirme	erken hasat
teyar	ayarlanmış
teyar	düzenlenmiş
teyar	pilot
teyfik	tabak
teyisandin	parlatmak
teyisîn	parlamak
teyizandin	küstürüp uzaklaştırmak
teyizîn	küsüp gitmek
teyizîn	küsüp uzaklaşmak
teysok	ateş böceği
teze	körpe
teze	taze
teze	yeni
teze bûn	tazeleşmek
teze kirin	tazelemek
tezeg	tezek
tezetî	tazelik
tezî	kısa süreli sancı
tezkere	harç teknesi
tê	ip
tê çikandin	saplamak
tê da cîh kirin	sığdırmak
tê da cîh kirin	yerleştirmek
tê de cîh bûn	sığmak
tê de cîh bûn	yerleşmek
tê de man	içinde kalmak
tê de man	takılıp kalmak
tê de man	tereddüt etmek
tê heldan	banmak
tê re kirin	batırmak
tê re kirin	daldırmak
tê re kirin	geçirmek (iğne vb.)
têbar	kasa
têbinî	dipnot
têbinî	not
têbînî	görüş
têbînî	yorum
têborîn	vazgeçme
têbûn	bulaşmak
têbûndan	bulaştırmak
têdan	boya vb. sürmek
têdan	boya ve sıva gibi şeyleri sürmek
têdan	bulaştırmak
têdeman	içinde çıkmamak
têdeman	takılıp kalmak
têderxistin	sezme
têge	kavram
têge kirin	kavramlaştırmak
têger	bulaşıcı
têgerandin	bulaştırma
têgerîn	bulaşmak
têgih	anlayış
têgih	kavram
têgih	kavrayış
têgih	terim
têgihandin	kavratmak
têgihanî	anlayışlılık
têgihiştin	anlamak
têgihiştin	idrak
têgihiştin	kavramak
têgihiştin	kavrayış
têgihiştî	anlayışlı
têgihiştî	olgun görüşlü
têgihîn	anlama
têgihîn	anlayış
têgihîn	idrak
têgihîn	kavrama
têgihîştin	anlamak
têgîn	kavram
têgîn	terim
têhildan	çubuk
têhildan	şiş vs.yi batırıp yukarı çekmek
têjik	yırtıcı hayvan eniği
têk dan	kışkırtmak
têk dan	karıştırmak
têkar	iş ortağı
têkar	katkıda bulunan
têkarî	katkı
têkber	eşya
têkbirin	etkisiz kılmak
têkbirin	yenme
têkbirin	yenmek
têkçûn	bozgun
têkçûn	çökmek
têkçûn	dağılmak
têkçûn	iflas etmek
têkçûn	yıkılmak
têkçûn	yenilme
têkçûn	yenilmek
têkdan	çökertme
têkdan	kışkırtmak
têkdan	provaka etmek
têkdar	kışkırtıcı
têkde	tümden
têkel	bileşik
têkel	dahil olmuş
têkel	karışık
têkel	karışım
têkel	karışmış
têkel	karma
têkel	kozmopolit
têkelîn	karışmak
têketin	giriş
têketin	girmek
têkildar	alakadar
têkildar	ilgili
têkilî	alaka
têkilî	ilişki
têkilî danîn	ilişki kurmak
têkoşer	direnişçi
têkoşer	militan
têkoşer	mücadeleci
têkoşer	savaşçı
têkoşîn	mücadele
têkoşîn	mücadele etmek
têkoşîn	mücadelemücadele etmek
têkoşîn	uğraşmak
têkûz	eksiksiz
têkûz	komple
têkûz	sağlam
têkûz	tamam
têl	tel
têl kirin	tellemek
têlmaş	ana kuzusu
têlmaş	çıtkırıldım
têm	tema
tênegihînî	anlayışsızlık
tênegihîştin	anlamamak
têneper	grm. geçişsiz
tênivîsîn	kaydetmek
têper	geçişli
têperî	geçiş
têperîn	trafik
têr	büyük çuval
têr	doymuş
têr	tok
têr	tok doymuş
têr	yetme
têrawis	geç hasat
têrbûn	doymak
têrekirin	batırmak
têrekirin	geçirmek (iğne vb.)
têrêkirin	yeterli olmak
têrêkirin	yetmek
têrker	doyurucu
têrker	tatmin edici
têrker	yeterli
têrkirin	doyurmak
têrnexwer	doymaz
têşikdin	hezimete uğratmak
têşikîn	hezimet
têşikîn	hezimete uğramak
têvel	çeşitli
têvel	muhtelif
têverdan	çalkalamak
têw	geçerli
têwerdan	bulaşık bir şeyi suyla çalkalamak
têwerdan	çalkalamak
têxistin	koymak
têxistin	sokmak
têz	barut
tibab	kemiyet
tibab	miktar
tif	tükürük
tif kirin	tükürmek
tifik	ocak
tifing	tüfek
tifkirin	tükürmek
tiftik	tiftik
tihok	dağdağan
tihtavik	nane
tijî	dolu
tijî bûn	dolmak
tijî kirin	doldurmak
tijîbûn	dolmak
tijîkirin	doldurmak
tik	dikiş yeri
tika	istirham
tika	rica
tika kirin	rica etmek
tikakirin	rica etmek
til	göbek
tilik	höyük
tilik	öbet (taş vb.)
tilî	el parmağı
tilî	parmak
tilîper	eğreltiotu
tilîya beraneke	başparmak
tilîya navçe	orta parmak
tilîya nîşankê	şahadet parmağı
tilm	kg)
tilm	tahıl ölçü birimi (
tilor	but
tilp	tortu
tilpekî bûn	tökezlemek
tilyak	haşhaş
tilyak	uyuşturucu
tilyakêş	uyuşturucu kulanan
tilyakfîroş	uyuşturucu satıcısı
tim	daima
tim	hep
tim	sürekli
tima	çıkarcı
tima	hasis
timakar	hasis
timakar	tamahkar
timayî	hasislik
timen	on bin
timîdom	daimi
timîdom	sürekli
timtêl	kıyafet
tinaz	alay
tinaz pê kirin	alay etmek
tinazpêkirin	alay etmek
tinazpêkirin	dalga geçmek
tinazwer	ironik
tingî	tını
tingîn	tınlamak
tip û tal	bomboş
tip û tazî	çırıl çıplak
tipî tarî	kap karanlık
tipî tarî	zifiri karanlık
tir	daha (çoğaltma eki)
tirad	maç
tirad	müsabaka
tirad	yarışma
tiraf	köz
tiraf	sıcak kül
tiral	tembel
tirampe	değiş tokuş
tiran	bakır su tası
tirat	karşılaşma
tirat	müsabaka
tirb	türbe
tirek	osurukçu
tirê	başka
tirêj	güneş ışını
tirêj	ziya
tirêja keskesor	ebekuşağı
tirh	filiz
tirh	sürgün
tirh	üzüm
tirhêw	safsata
tirhêw	şaşma
tirimbêl	otomobil
tirimpêl	otomobil
tirî	üzüm
tirîn	daha (çoğaltma eki)
tirîş	gerekçe
Tirk	Türk
Tirkiye	Türkiye
Tirkî	Türkçe
Tirkman	Türk’e benzeyen
Tirkman	Türkmen
tirp	turp
tirpan	tırpan
tirpan kirin	tırpanlamak
tirs	korku
tirsandin	korkutmak
tirsdêr	korkutucu
tirsenak	tehlike
tirshêz	korkulu
tirshêz	korkunç
tirsîn	korkmak
tirsîn	korktular
tirsnak	korkunç
tirsnak	vahim
tirsok	korkak
tirsonak	korkak
tirsonek	korkak
tirş	ekşi
tirş	salça
tirş bûn	ekşimek
tirşik	güveç
tirşik	türlü yemeği
tirşî	ekşilik
tirşî	turşr
tirşî	turşu
tirşîn	asit
tirşîn	ekşimsi
tirtire	kocaman ve hantal şey
tirûş	direnç
tirûşdar	dayanıklı
tirxan	tahsis
tirxan	tayin
tiryak	keyif verici maddeler
tiryakî	tiryaki
tisî	katıksız
tisî	yavan
tisnak	korkunç
tisnak	tehlikeli
tişt	eşya
tişt	obje
tişt	şey
tiştek	bir şey
tiştîr	bir yaşını dolduran dişi keçi
tiştonek	bilmece
tivanc	sızı
tivane kişandin	kasılmak
tiving	tüfek
tivingendazî	atıcılık
tivir	turp
tivîlk	kumru
tivîlk	üveyik
tiwanî	kudret
tiwanîn	muktedir olmak
tixis	dolgun
tixis	tıknaz
tixub	sınır
tixûb	had
tixûb	hudut
tixûb	sınır
tixûbê xwe zanîn	haddini bilmek
tixûbkirî	mahdut
tiyan	fırın tepsisi
tiyatro	tiyatro
tiyen	hacim
tiz	dürtü
tiz kirin	dürtmek
tiz kirin	fitlemek
tiz kirin	tahrik etmek
tizbî	tespih
tizbî kişandin	tespih çekmek
tizbîh	tezbi
tizik	makat
tizrûg	sülük
tî	kadının erkek kardeşi
tî	kadının kocasının erkek kardeşi
tî	susamış
tî	susuz
tî bûn	susamak
tîfo	tifo
tîfûs	tifüs
tîjmar	solucan
tîk	dik
tîk	dikili
tîk kirin	dikmek
tîkane	dikey
tîke	kuş başı et parçası
tîke	kuşbaşı eti
tîla	beze
tîlayên çav	göz bezleri
tîlik	küçük yassı taş
tîlik	sınır taşı
tîlolik	muhallebi
tîmanc	yama
tîmar	tımar
tîmar	tedavi
tîmarxane	hastahane
tîmarxane	tedavi yeri
tîmên taybet	özel tim
tîn	ısı
tîn	hararet
tîn dan	ısı vermek
tîn dan	tesir etmek
tîndan	ısı verme
tîndan	tesir
tînpîv	ısı ölçer
tîp	grub
tîp	harf
tîp	tim
tîp	tugay
tîp bi tîp	harfi harfine
tîpandin	harfi harfine yazmak
tîpên bêdeng	sessiz harfler
tîpên dengdêr	sesli harfler
tîprêz	dizgici
tîprêzî	dizgi
Tîr	koyu
Tîr	Merkür
tîr	ok
Tîr	yoğun
tîr bûn	koyulaşmak
tîr kirin	koyulaştırmak
tîraj	tiraj
tîrakî	asabi
tîrakî	sinirli
tîrawî	kangren
tîre	kabile
tîre	tayfa
tîremar	ok yılanı
tîrendaz	okçu
tîrêj	ışın
tîrêj	şua
tîrêj	ziya
tîrêjke	ani ışık
tîrêjke	flaş ışığı
tîrêjpîv	fotometre
tîrêjvedan	reflektör
tîrik	oklava
tîrî	koyuluk
tîrk	akrep
tîrk	ibre
tîrk	saatin ibresi
tîrk	yelkovan
tîrkevan	ok-yay
tîrkirin	koyulaşmak
tîrmar	ok yılanı
Tîrmeh	Temmuz
tîsîn	tıslamak
tîzker	kışkırtıcı
tîzker kirin	kışkırtmak
to	kaymak
to	krema
tobe	tövbe
tobekar	tövbeli
tof	grup
tof	kategori
tof	küme
tof	lig
tofan	tufan
tog	edepsiz kişi
tog	yüzkarası
tohmet	itham
tol	arsız
tol	arsız oruspu
tol	intikam
tol	öc
tol	öç
tol	orospu
tol hilanîn	intikam almak
tol hildan	intikam almak
tola	peynir ve kudret helvasından yapılan bir tatlı
tolaz	avare
tolaz	çapkın
tolaz	çpkın
tolaz	hovarda
tolaz	toy
tolaz	zampara
tolazî	avarelik
tolazî	çapkınlık
toleke	hatmi çiçeği
tolgir	intikamcı
tolgirî	intikamcılık
tolgîn	sardunya
tolhildan	intikam
tolhildan	intikam akmak
tolhildêr	intikam alan
tolik	ebegümeci
toloz	moloz
tomar	fiş
tomar	kayıt
tomar	tescil
tomar kirin	kaydetmek
tomar kirî	fişlenmiş
tomar kirî	kayıtlı
tomar kirî	müseccel
tomargeh	stüdyo
tomarkirin	kaydetmek
tomarnekirî	kayıtsız
tomarxane	kayıt evi
tomerî	toplu
top	top
topa hawanê	havan topu
topandin	gebermek
topîn	gebermek
toq	boyun prangası
toqandin	dehşet salmak
toqe	toka
toqî	dehşet
toqîn	dehşete kapılmak
tor	ağ
tor	file
tor avêtin	ağ atmak
tora agahiyan	bilgi ağı
tora masîyan	balık ağı
torandin	darıltmak
torandin	gücendirmek
toranî	boş gezmeyi seven
toranî	çalışmaktan hoşlanmayan kimse
toraq	ayran çökeleği
toraq	çökelek
tore	görenek
tore	töre
torevan	edebiyatçı
torim	deve yavrsu
torin	asil
torin	soylu
torin	yakışıklı
torinî	asalet
torîk	çakal
torîn	darılmak
torîn	gücenmek
torm	deve yavrusu
tortore	kendini beğenmiş işsiz güçsüz kimse
torvan	balıkçı
toşbî	gudde
toşbî	salgı bezi
totemtî	totemcilik
totik	akıl
totikvala	akılsız
totikvala	eksik
totikvala	tahtasız
totirne	iriyarı adam
tov	döl
tov	tohum
tov çandin	tohum ekmek
tovav	atmık
tovav	meni
tovav	sperma
tovî	damızlık
tovî	tohumluk
toxim	tohum
toyik	kaymak
toyîn	ıtır
toz	toz
toz	zerre
toza teniyê	kurum
tozek	birazcık
tozik	sıpa
tozî	dilim
tozîkirin	dilimlemek
trajedî	trajedi
traktor	traktör
transît	transit
tu	asla
tu	hiç
tu	sen
tu car	asla
tu kes	hiç kimse
tulemar	kobra yılanı
tund	hoyrat
tund	kaba
tund	kalın
tund	kesif
tund	sert
tund	sertlik
tund	şiddetli
tundî	baskı
tundî	kabalık
tundî	sertlik
tundî	şertlik
tundî	şiddet
tundraw	aşırı
tundraw	radikal
tune	sıfır
tune	yok
tune bûn	yok olmak
tune kirin	yok etmek
turindî	cin
turt	katı
turt	sert
tut	oyun dışı kalan oyuncu
tuvandin	absorbe ettirmek
tuvanîn	absorbe etmek
tuwanc	ima
tuwanc kirin	ima etmek
tuxt	gr.)
tuxt	okkanın 1/
tuxt	ü (
tû	dut
tû	tükürük
tû kirin	tükürmek
tûfrengî	çilek
tûj	acı keskin
tûj	biber acısı
tûj	keskin
tûj	sivri
tûjî	sivrilik
tûjkirin	bilemek
tûjkirin	sivriltmek
tûl	şeffaf
tûl	tül
tûldan	sıçrama
tûldan bûn	sıçramak
tûle	cılız köpek
tûlemar	kobra yılanı
tûlevî	muhabbet kuşu
tûm	höyük
tûm	tepe
tûman	komik
tûman	şalvar
tûmanî	komiklik
tûmen	tümen
tûn	bütün
tûn	tüm
tûnandin	bütünlemek
tûnc	tunç
tûng	künk
tûqesp	kara dut
tûr	poşet
tûr	torba
tûre	asap
tûre	sinir
tûrebûyîn	galeyana gelmek
tûrebûyîn	sinirlenmek
tûrenasî	sinir bilimi
tûreşk	böğürtlen
tûrik	torba
tûrîst	turist
tûrîzm	turizm
tûş bûn	çarpmak
tûşî hev bûn	çarpışmak
tûşî hev bûn	karşı karşıya gelmek
tûşîhevbûn	çarpışmak
tûşîhevbûn	karşılaşmak:
tûteber	bülbül
tûtevîn	muhabbet kuşu
tûtevîn	muhabet koşu
tûtik	civciv
tûtik	düdük
tûtin	tütün
tûtî	papağan
tûtya	bulunmaz şey
tûtya	çinko
tûx	odun talaşı
tûzik	tere otu
tûzîkirin	elma
tûzîkirin	karpuz
tûzîkirin	vb. dilimlere ayırmak
twanasî	kriminoloji
twankar	suç işleyen
u	Kürt alfabesinin yirmi beşinci harfi
ufe	ruam
ufe	sakağı
ukela	çok bilmiş
ukela	ukala
umıd	ümit
umbur	alet
umbur	cihaz
umet	ümmet
umêd	ümit
unvan	adres
unvan	unvan
Urdu	pakistanın resmi dili
urfe	bir kürt müziği
urfe	oda
urûsi	çerçeveli pencere
urz	sedir ağacı
uskere	bakır su içme tası
utopia	ütopya
utopîst	ütopyacı
û	Kürt alfabesinin yirmi altıncı harfi
û	ve
ûd	ud
ûlis	bir dine mensup olanlar
ûlis	ortak bir inanç sistemine
ûlî	köşk
ûr	ur
Ûrdin	Ürdün
ûşt	gerekçe
ûşt	neden
ûşt	sebep
ûtî	ütü
ûyy	uyy!
v	Kürt alfabesinin yirmi yedinci harfi
va	bu
vac	mantık
vajî	makus
vajî	ters
vajî	ters yüz
vajî	tersyüz
vajîkirin	mec. çarpıtmak
vajîkirin	tersyüz etmek
vala	boş
vala	nafile
vala avêtin	ıskalamak
vala bûn	boşalmak
vala kirin	boşaltmak
vala kirin	tahliye etmek
valabûn	boşalmak
valahî	boşluk
valahî	boşuk
valahî	uzay
valahî	vakum
valakirin	boşaltmak
van	bunlar
van	bunları
vanan	bunlar
vanan	bunları
vanîl	vanilya
varik	dişi piliç
varyoz	balyoz
vatinandin	görevlendirmek
vatinî	fonksiyon
vatinî	görev
vatinî	işlev
vatinî	vazife
vatinîn	görevlendirilmek
vawêr	ayrı
vawêr	tasnif edilmiş
vawêr kirin	tasnif etmek
veanîn	eğmek
veavabûn	yapılanma
vebanîn	yadırgamak
veberdêr	yatırımcı
veberhênan	ekonomi
veberhênan	yatırım
vebijark	seçenek
vebijartin	ayıklamak
vebijartin	karışık olan şeyleri birbirinden ayırmak
vebijîn	buzdan çözülmek
vebijîn	erimek
vebir	ayırmak
vebir	hat çekmek
vebir	kesin
vebirandin	kesinleştirmek
vebirî	kategorîk
vebirî	kesin
vebirî	kesinleşmiş
vebirîn	kesinleşmek
vebirîn	kesinleştirmek
vebistin	tekrar bağlamak
vebizav	tepki
vebuhandin	tayin
vebuhandin	tayin etmek
vebuhtin	tayin
vebuhtin	tayin etmek
vebûn	açılış
vebûn	açılmak
vebûn	çözülmek
veciniqandin	irkiltmek
veciniqandin	ürkütmek
veciniqin	irkilmek
veciniqin	ürkmek
veciniqîn	irkilmek
veciniqîn	ürkmek
vecinoq	ürkek
vecinoqî	ürkeklik
veçırandin	yün ve pamuk türü şeyleri birbirinde ayırmak
veçinandin	çorap
veçinandin	dokuma
veçinandin	örgü vs.’yi örerek tamir etmek
veçinîn	çorap vb. şeyleri tamir etmek
veçinîn	örmek
veçinîn	sakınmak
veçirandin	çorap
veçirandin	örgü vs. sökmek
veçirîn	çorap
veçirîn	örgü vs.nin kendiliğinden sökülmesi
vedan	ısırmak
vedan	deşelemek
vedan	deşmek
vedan	eşmek
vedan	kurmak
veder	dışlanmış
veder	tecrit
veder	tecrit edilmiş
veder kirin	dışlamak
veder kirin	ihraç etmek
veder kirin	tecrit etmek
vederkirin	dışlamak
vederkirin	tecih etmek
vedizîn	gizlenmek
vedizîn	sıvışmak
vedizîn	saklanmak
vedîtin	keşf etmek
vedor	devre
vedor	mevkute
vedor	periyot
vefirîn	çarpıp geri fırlama
vefirîn	çarpıp geri fırlama sekme
vefirîn	köpeğin ani saldırısı
vefirîn	sekme
veger	dönme
veger	dönüş
vegerandin	döndürmek
vegerandin	dönüştürmek
vegerandin	geri döndürmek
vegerîn	dönmek
vegerîn	geri dönmek
vegir	kapsam
vegirî	istila
vegirtin	bez ya da benzeri şeyleri gergin tutmak
vegirtin	feth etmek
vegirtin	fethetmek
vegirtin	geri almak
vegirtin	istila etmek
vegirtin	işgal etmek
vegirtin	kapsamak
vegirtin	torba gibi şeylerin ağzını açmak
vegirtin	yaymak
vegirtin	zaptetmek
vegotin	anlatım
vegotin	anlatmak
vegotin	ifade
vegotin	ifade etmek
vegotin	söylem
veguhastin	aktarma
veguherandin	değiştirmek
veguherandin	dönüştürmek
veguherîn	donüşmek
veguherîn	donuşum
veguhesîn	intikal
veguhestin	aktarmak
veguhestin	intikal etmek
veguhestin	intikal ettirmek
veguhestin	nakletmek
veguhêrîn	başkalaşmak
veguhêrîn	değişim
veguhêrîn	değişmek
veguhêrîn	dönüşüm
veguhêzîn	aktarılma
veguhêzkar	aktarmacı
veguhêztin	aktarmak
veguhêztin	nakletmek
veguhêztin	tayin etmek
vehanîn	eğmek bükmek
vehanîn	geri getirmek
vehatin	geri gelmek
vehatin	nüksetmek
vehewandin	barındırmak
vehewandin	içermek
vehewandin	ihtiva etmek
vehewîn	barınmak
vehisîn	dinlenmek
vehisîn	mola vermek
vehiştin	geri bırakmak
vehûn	doku
vejandin	canlandırmak
vejandin	diriltmek
vejartin	ayırt etmek
vejen	enerji
vejen	pırıltı
vejen	titreşim
vejîn	diriliş
vejîn	dirilmek
vejîn	yeniden can bulma
veketin	uzanmak
veketin	yatmak
vekêş	cezir
vekêşan	gerilim
vekêşan	tansiyon
vekêşandin	geriltmek
vekêşandî	gergin
vekêşandî	gerili
vekêşdinî	gerginlik
vekêşîn	çekilmek
vekêşîn	geri çekilme
vekêşîn	geri çekilmek
vekêşîn	gerilmek
vekêşîn	ricat
vekirin	açmak
vekirin	çözmek
vekirî	açık
vekît	heceleme
vekît	imla
vekîtandin	hecelemek
vekolan	analiz
vekolan	araştırmak
vekolan	inceleme
vekolan	soruşturmak
vekolan	tahkik etmek
vekolan	tahkikat yapmak
vekolîn	araştırma
vekolîn	inceleme
vekolîn	incelemek
vekolîn	soruşturma
vekolîn	tahkikat
vekuştin	söndürmek
velerzîn	titremek
velerzîn	titreşmek
velisî	baygın
velisîn	baygınlık
velistin	bayılmak
velistin	şok olmak
velîsk	şok
velîstin	burkulamak
velîstin	irkilmek
velîstin	şok olmak
velîstin	yerinde oynamak
velokirin	devirip
velokirin	dökmek
vemaliştin	koları sıvamak
vemaliştin	temizlemek
vemayin	geç kalmak
vemayîn	geç kalmak
vemirandin	dindirmek
vemirandin	kısmak
vemirandin	söndürmek
vemirî	sönük
vemirîn	dinmek
vemirîn	kısılmak
vemirîn	sönmek
venan	konmak
venandin	dikmek
venandin	saat
venandin	tuzak vs. için kurmak
venasîn	itiraf etmek
venasîn	tanınmak
venêr	denetimci
venêran	denetim
venêrin	aramak
venêrin	bakınmak
venêrin	konmak
venêrîn	denetleme
venihêrtin	denetleme
veniştin	inmek
veniştin	konmak
veniştin	tünemek
venîn	çizmek
Venûs	Zühre
veperitîn	didinmek
vepirsandin	soruşturmak
vepirsîn	soruşturmak
vepirsîn	soruşturulmak
veqetandek	dilbilisinde isim takısı
veqetandin	ayırmak
veqetandin	birbirinden ayırmak
veqetandin	tefrik
veqetîn	ayrılış
veqetîn	ayrılmak
veqetîn	birbirinden ayrılmak
vereşandin	kusturmak
vereşîn	kusmak
vereşîn	sökülmek
verêj	kusmuk
verêjandin	boşaltmak
verêjandin	kusturmak
verêkirin	geri yollamak
verês	imlâ
verês	yazım
verêstin	grm.çekim yapmak
verij	rekolte
verijandin	boşaltmak
verijandin	kusturmak
verik	kıldan örülmüş ayakkabı
verişandin	kazak vs.) sökmek
verişandin	sökmek
verişî	sökük
vernîk	vernik
verotin	demir gibi şeyler kazımak
verotin	tencere
veser	ek
veserbûn	eklenme
veserkirin	eklemek
veşargeh	eşyanın saklandığı yer veya bölüm
veşarî	gizli
veşarî	mahrem
veşarî	mehrem
veşarî	saklı
veşartin	gizlemek
veşartin	saklamak
veşartok	saklambaç
veşelandin	soyunmak
veşewitîn	deterjan
veşewitîn	kar
veşewitîn	vb. şeylerden dolayı insan vücudunun yanması
veşûştin	durulamak
veşûştin	kurulamak
vetewşandin	sersemletmek
vetewşîn	sersemlemek
vetûrî	basmakalıp
vewestan	ara vermek
vewestan	dinlenme
vewestan	durmak
vewestan	mola
vewestan	mola vermek
vewestîn	dinlenmek
vewestîn	mola vermek
vexistin	düşürmek
vexuyan	alamet
vexuyan	belirti
vexuyan	iz
vexwarin	içmek
vexwarin	meşrubat
vexwarîn	içecek
vexwarîn	içmek
vexwende	davet eden..
vexwendin	davet
vexwendin	davet etmek
vexwendî	çağrılı
vexwendî	davetli
vexwendî	ziyaretçi
vexwendname	davetiye
vexwer	içecek
vexwînî hev bûn	kaynaşmak
vezandin	sündürmek
vezel	kazak
vezelîn	yere yayılarak oturmak
vezen	elastik
vezgir	esnek
vezinîn	iplik yumağını geri sarmak
vezî	esneklik
vezîn	esnemek
vezîn	sünmek
vê	bu
vê	buna
vê	bunu
vê carê	bu defa
vê carê	bu kez
vê gavê	bu an
vê gavê	bu anda
vê ketin	tutuşmak
vê ketin	yanmak
vêce	bu
vêce	bu sefer
vêce	kez
vêga	bu anda
vêga	şimdi
vêgavê	şimdi
vêgavê	şu an
vêketin	lamba vb. nin yanması tutuşmak
vêl	çarpık
vêl	yayvan
vên	irade
vên	istenç
vêrik	çarık dikmede kulanılan iplik
vês	dinlenme
vês	istirahat
vêsa xwe dan	dinlenmek
vêsa xwe dan	istirahat etmek
vêsa xwe dan	mola vermek
vêsandin	istirahat ettirmek
vêsandin	mola verdirmek
vêsandin	söndürmek
vêxistin	lamba
vêxistin	tutuşturmak
vêxistin	vb. yakmak
vijag	kur’a
vijag kişandin	kura çekmek
vik û vala	bomboş
vikî vekir	apaçık
vikûvala	bomboş
vin	burnunda konuşan
vingîn	vınlamak
vir	bura
vir	burası
vir	palavra
vir	yalan
vir kirin	yalan söylemek
vira	bura
vira	buraya
virek	palavracı
virek	yalancı
virekî	yalancılık
virik	amel
virik	ishal
virikî bûn	ishal olmak
viritandin	mürur etme
viritandin	sona erdirme
viritîn	geçip gitme
viritîn	mürur
viritîn	sona erme
virîk	amele
virîk	ishal
virîkîbun	ishal olmak
virkirin	palavra atmak
virkirin	yalan atmak
virnî	normal dönemden sonra doğan hayvan yavrusu
virtoqî	davranışları kötü
virûvî	pişirilmiş yağlı et
viyan	irade
viyan	istek
viyan	istenç
vizbun	kaytarmak
vizbun	yan çizmek
vizek	kaytaran
vizek	yan çizen
vizik	sinek
vizîn	vızıldamak
vî	bu
vî	buna
vî	bunu
vîn	irade
vîn	istenç
vît	dik (kulak için)
vît	dikili (kulaklar için)
vît bûn	dikilmek
vît kirin	dikmek
vîte vît kirin	cıvıldamak
vîtkirin	dikmek
vîzar	feryat
vîzarkirin	feryat etmek
vîzîk	topaç
w	Kürt alfabesinin yirmi sekizinci harfi
wad	vaat
wajav	distribütör
wajav	su dağılım merkezi
Wan	onlar
Wan	onlara
Wan	Van
wane	ders
wanegeh	derslik
wanegeh	sınıf
wanek	nesne
wanek	şey
waqif	vakıf
war	alan
war	kamp
war	mekan
war	yerleşim yeri
war danîn	konaklamak
wargeh	kamp
wargeha	kamp
wargeha civandinê	toplama kampı
warnişîn	ikametgah
warnişîn	mesken
warxan	apartman
warxan	apartman dairesi
wase	atmaca
Washîngton	Washington (ABD’nin başkenti)
waşok	atmaca
wate	anlam
wate	mana
watedar	anlamlı
watenasî	anlambilim
watenasî	semantik
wawik	çakal
waz	vaaz
waz hênan	caymak
wazdin	caydırmak
wazdin	vazgeçirmek
we	siz
we	sizin
weç	ihtiyaç
weç	ince dal
weç	sürgün
weg	çağ
weha	böyle
wehş	vahşi
wehş	yaban domuzu
wek	aynı
wek	gibi
wek	kabil
wekat	açık
wekat	belirli
wekat	sarih
wekat kirin	belirtmek
wekat kirin	tasrih etmek
wekhev	denk
wekhev	eşit
wekhev	özdeş
wekhevî	benzerlik
wekhevî	eşitlik
wekhevîperestî	eşitlikçilik
wekhevîxwaz	eşitlikçi
wekî	aynen
wekî	gibi
wekî	tıpkı
wekî din	ayrıca
wekî din	başka
wekî mînak	mesela
wekî mînak	örneğin
weko	faraza
wekok	örnek
welaq	asil olmayan at
welat	memleket
welat	ülke
welat	vatan
welat	yurt
welatê mader	anayurt
welatê xeribîyê	gurbet
welatî	vatandaş
welatî	yurtaş
welatparêz	yurtsever
welê	böyle
welê	şöyle
welî	veli
welînîmet	velinimet
wen	sakız ağacı
wenaq	difteri hastalığı
wend	atak
wend	cesur
weqî	kg.lık bir ağırlık ölçüsü
weran	dökülmek
weranandin	getirtmek
werandin	döktürmek
weranîn	getirmek
werar	evrim
werar	tekamül
werbûn	tepe taklak yuvarlanmak
werbûn	tepetaklak yuvarlanmak
werçerx	donum
werdan	sallamak
werdek	ördek
werê	öyle
werger	çeviri
werger	çevirmen
werger	tercüman
werger	tercüme
wergerandin	çevirmek
wergerandin	tercüme etmek
wergerîn	çevrilmek
wergêr	çevirmen
wergêr	tercüman
wergirî	kapsam
wergirtin	almak
wergirtin	giyinmek
wergirtin	giymek
werimandin	şişirmek
werimî	şişik
werimîn	şişmek
weritandin	yanıltmak
weritîn	yanılmak
werîna	getirmek
werîs	urgan
werîs	varis
werm	şiş
werqilîn	takılmak
werqilîn	tökezlemek
werşek	vaşak
wert	gelecek nesil
wert	zürriyet
werz	bostan
werz	mevsim
werze	matematik
werze	ziraat
werzeba	kuzeydoğu rüzgarı
werzek	matematikçi
werzeyî	zirai
werzêr	matematikçi
werzêr	tarım işçisi
werziş	spor
werzişe	sporcu
werzişe	sportmen
werzî	mevsimlik
werzîşikar	sporcu
wesandin	ısmarlamak
wesandin	haber salmak
wesem	makyaj
wesf	mahiyet
wesf	nitelik
wesf	vasıf
wesfandin	nitelemek
wesfandin	övmek
wesfîn	nitelenmek
wesp	kalite
west	yorgunluk
west girtin	dinlenmek
westandin	yormak
westanî	dinlenme yeri
westanî	park
westanî	yorgunluk
westar	durağan
westiyayî	yorgun
westîn	yorulmak
weş	bir şeyin veya kimsenin düşmesi için yapılan sarsma eylemi
weşan	dökmek
weşan	neşir
weşan	neşretmek
weşan	yayım
weşan	yayın
weşana guhaztinî	naklen yayın
weşana yekser	canlı yayın
weşandin	yayınlamak
weşandin	yaymak
weşanger	yayıncı
weşanxane	yayınevi
weşîn	dökülmek
weşîn	yayınlanmak
weşk	döküntü
wexêr	hayırlı
wexêr	uğurlu
wexêr be	hayırlı olsun
wexm	bunalım öncesi durum
wey	vay!
weyn	oyun
weyn	rol
weynê	aktris
weyno	aktör
wezandin	estirmek
wezaret	bakanlık
wezareta aboriyê	ekonomi bakanlığı
wezareta berevaniyê	savunma bakanlığı
wezareta çandîne	tarım bakanlığı
wezareta hevotina neteweî	milli eğitim bakanlığı
wezareta karên civatakî	sosyal işler bakanlığı
wezareta karûbarên hundirîn	içişleri bakanlığı
wezareta tendurustiye	sağlık bakanlığı
wezareta tûrîzmê	turizm bakanlığı
wezareta werzeyê	tarım bakanlığı
wezareta werziştê	spor bakanlığı
wezareta xebatê	çalışma bakanlığı
wezarete aborîyê	ekonomi bakanlığı
wezî	bakan
wezîr	bakan
wezîr	vezir
wezîrî	bakanlık
wezîrxane	bakanlık
wezn	tartı
wezn	tartmak
wezne	vezne
weznedar	veznedar
wê	o
wê	onu
wê demê	o zaman
wêje	edebiyat
wêje	literatür
wêje	yazın
wêjemend	edebiyatçı
wêjenas	edebiyat
wêjenas	uzmanı
wêjeya devkî	sözlü edebiyat
wêjeyî	edebi
wêl	avare
wêl	başıboş kimse
wêl	sürüden ayrılmış hayvan
wên	görünüş
wên	görüş
wên	hayal
wên	vizyon
wêne	fotoğraf
wêne	imaj
wêne	imge
wêne	portre
wêne	resim
wêne girtin	görüntülemek
wênekirina fîlm	film çekmek
wênî	hayali
wêr	cesaret
wêr	cüret
wêran	harabe
wêran	viran
wêrandin	cesaretlendirmek
wêrane	virane
wêrankirin	yıkmak
wêre	azim (azm)
wêre kirin	azmetmek
wêrek	cesaretli
wêrek	cesur
wêrek	cüretkar
wêrekî	cesaret
wêrîn	cesaret
wêrîn	cesaret etmek
wêrîn	cüret göstermek
wêrîn	göze almak
wêsîn	sönmek
wiha	böyle
wijdan	vicdan
wilo	böyle
wilo	öyle
winda	kayıp
winda	zayi
winda bûn	kaybolmak
winda bûn	yitirmek
winda kirina hîsê	duyu yitimi
windabun	kaybolmak
windakirin	kaybetmek
wir	ora
wira	orası
wird	dua
wirêne kirin	sayıklamak
wirênekirin	sayıklamak
wisa	öyle
wiş	vay!
wizar	feryat
wizar kirin	feryat etmek
wize	enerji
wî	o
wî	onu
wî	onu (eril)
wî	vay!
wî alî	öte taraf
wîç	alternatif
wîre	azim
wîskî	viski
wîşne	vişne
wuha	şöyle
wurmê	bozma
wurmê	para için ufaltma
wurşe	şaşaa
wurşe	şatafat
wurz	sedir
wusa	öyle
wuşe	kelime
wuşe	sözcük
wûçan	poz
wûçan dan	poz vermek
wûçanî	konum
wûrya	atak
wûrya	uyanık
wûşe	kelime
wûşe	terim
wûze	enerji
x	Kürt alfabesinin yirmi dokuzuncu harfi
xaç	haç
xaç	istavroz
xaç derxistin	haç çıkarmak
xaçepirs	bulmaca
xaçerê	dört yol
xaçerê	kavşak
xaçerêz	bulmaca
xaçirgan	saç ayağı
xaçparêz	Hıristiyan
xaçparêzî	Hıristiyanlık
xaçperest	haçlı
xaftila	ani
xaftila	aniden
xaftila	ansızın
xag	ham
xahr	eğik
xahr	eğri
xahr	yamuk
xahr bûn	eğilmek
xahr bûn	eğrilmek
xahr û xûdûr	eğri büğrü
xak	toprak
xak	ülke
xakî	haki
xakî	haki reng
xal	dayı
xal	nokta
xala werçerxê	donum noktası
xalbendî	noktalama
xalbîhnok	noktalı virgül
xaldanîn	noktalamak
xale	yakamoz
xalet	teyze
xalî	ıssız
xalî	ıssız yer
xalî	tehna
xalî	tekin
xalîbûn	boşalmak
xalîbûn	tehnalaşmak
xalîçe	halı
xalîçefroş	halı satıcısı
xalîçevan	halıcı
xalîçrês	halı dokuyucusu
xaloj	dayı karısı
xalojin	dayı eşi
xaltî	teyze
xalxalok	uğur böceği
xam	bâkir
xam	ham
xam	işlenmemiş
xam bûn	hamlaşmak
xama	bakire
xama	genç ve yetişkin kız
xame	kalem
xamek	leylak rengi
xamkêsan	yulaf
xamoş	kimse
xamoş	konuşkan olmayan içine kapanık
xamoşan	münzevi
xan	han
xandar	hancı
xane	hane
xanedan	hanedan
Xaneqîn	Irak’ta bir Kürt kenti
xangar	hangar
xanik	hamur açma tahtası
xanik	masası
xanim	bayan
xanim	hanım
xanî	bina
xanî	ev
xanî	konut
xanî	mesken
xanîgirtin	ev tutmak
xanûman	hanım hanımcık
xanût	dokuma tezgahı
xanxanik	çizelge
xapan	aldanmak
xapandin	aldatmak
xapandin	ayartmak
xapandin	iğfal etmek
xapandin	kandırmak
xapandin	yanıltmak
xapîn	aldanmak
xapîn	kanmak
xapînok	aldatıcı
xapon	harap
xapon	viran
xapûr	harap
xapûr	metruk
xapûr	viran
xapxapik	takunyaı
xar	aşağı
xar	at koşusu
xar	bilye
xar	misket
xara	at koşusu
xaraw	gün görmüş
xaraw	tecrübeli
xarik	köy meydanı
xarik	semt meydan
xarim	ot balyası
xarîz	unun yağda pişirilmesiyle yapılan yiyecek
Xarpêt	Elazığ. Harput
xarûf	çanak
xarûk	çarık
xarûz	ipe dizilen ceviz içi vb
xas	çıplak ayak
xas	yalın ayak
xasma	bilhassa
xasma	özellikle
xasûk	kurnaz
xaşe	bazı organların üzerindeki ince zar
xaşî	büyük çuval
xatir	hatır
xatir şikandin	hatırını kırmak
xatir xwestin	veda etmek
xatirnas	hatırşinas
xatirxwestin	veda etmek
xatûn	bayan
xatûn	hatun
xav	çiğ
xav	ham
xavik	kaymak
xavik	krema
xavik	tülbend
xavik	tülbent
xavî	çiğlik
xawên	erdem
xawên	gurur
xawên	onur
xawên	şeref
xawêndan	onurlandırmak
xawêndan	şereflendirmek
xawêndan	teşrif etmek
xawênî	onursal
xawênşikû	ekselans
xawênşikû	majeste
xawêr	doğu
xax	rezil
xaxî	rezillik
xayîz	baygın
xayîz bûn	bayılmak
xayîz bûn	içi gitmek
xayîzbûn	bayılmak
xayîzbûn	içi deçmek
xazî	gazi
xebat	çabalama
xebat	çalışma
xebatbarî	işlerlik
xebatkar	çalışan
xebatkar	çalışkan
xebatkirin	çalışmak
xeberoşk	masal
xebitandin	çalıştırmak
xebitandin	kullanmak
xebitîn	çalışmak
xebroşk	masal
xebxeb	çene altı
xedar	acımasız
xedar	gaddar
xedarane	acımasızca
xedarî	acımasızlık
xedeme	hademe
xef	giz
xef kirin	gizlemek
xef kirin	göz önünden alıp gizlemek
xefe	bunaltıcı yer
xefe	dar
xefe	havasız
xefibûn	gizlenmek
xefibûn	göz önünden yitip gitmek
xefik	tuzak
xefirandin	esirgemek
xefî	gizli
xel	bulantı
xel	ileri karakol
xela	kıtlık
xela rabû	kıtlık geldi
xelac	hallaç
xelan	burkulmak
xelan	burulma
xelandin	burma
xelat	armağan
xelat	hediye
xelat	madalya
xelat	mükafat
xelat	ödül
xelat kirin	ödüllendirmek
xelat kirin	taltif etmek
xelatgir	ödülü alan
xelatkirin	ödüllendirmek
xelek	halka
xeleng	süpürge otu
xelet	hata
xelet	yanlış
xeletî	hata
xeletî	yanlışlık
xelitandin	şaşırtmak
xelitandin	yanıltmak
xelitîn	şaşırmak
xelitîn	yanılmak
xelitîn	yanlışlık yapmak
xelî	çok
xelî	duvak
xelî	yelken
xelî	yüz perçemi
xelîn	kıpırtı
xelîn	mide bulanması
xelîn	mide bulantısı
xelk	ahali
xelk	el alem
xelk	halk
xelüz	kömür
xelûz	mangal kömürü
xelwet	inziva
xelwetxane	manastır
xem	dem
xem	efkâr
xem	endişe
xem	gaile
xem	gam
xem	hüzün
xem	kaygı
xem	keder
xem	tasa
xem kişandin	gam çekmek
xem revandin	teselli etmek
xemgîn	endişeli
xemgîn	hüzünlü
xemgîn	üzgün
xemgîn	üzüntülü
xemilandin	donatım
xemilandin	süslemek
xemilandin	süslenmek
xemilîn	donanmak
xemilîn	süslenmek
xemirîn	meyvelerin olgunlaşmak üzere renk değiştirmesi fiili
xemirîn	olgunlaşmak
xemkişandin	kaygılanmak
xemkişandin	üzülmek
xeml	süs
xemlandin	bezemek
xemlandin	donatmak
xemlandin	süslemek
xemlandî	süslü
xemlîn	bezenmek
xemlîn	süslenmek
xemnak	müteessir
xemnak	üzgün
xemr	şarap
xemrevandin	teseli etmek
xemrevîn	gönül rahatlatan
xemrevîn	teseli eden
xemrî	mor
xemrî	şarap rengi
xemsar	ihmalkar
xemsar	vurdumduymaz
xemsarî	ihmal
xemsarî	ihmalkarlik
xemsarî	vurdumduymazlık
xemze	gamze
xenaz	gammaz
xenazî	gammazlık
xencer	hançer
xengel	mantı
xengel	yemeği
xeniqandin	boğmak
xeniqîn	boğulmak
xeniqok	boğmaca
xeniqok	boğucu
xenî	ganî
xenîmî bûn	yüzüne gözüne durmak
xenozî	garaz
xenûqe	gerdanlık
xenzik	kiler
xenzirandin	fazla tüyleri ateşle yakarak yok etmek
xepar	çapa
xepartin	çapalamak
xepirandin	deşme
xepirî	deşilmek
xera	bozuk
xera	kötü
xera bûn	bozulmak
xerab	ihlal
xerab	kötü
xerab kirin	bozmak
xerab kirin	ihlal etmek
xerabî	kötülük
xerabûn	bozulmak
xerac	haraç
xeraf	balık ağı
xeraj	garaj
xerakirin	bozmak
xerat	doğramacı
xerat	dülger
xerat	marangoz
xerat	marangöz
xeratî	marangozluk
xerbende	bozuk
xerc	harç
xerc kirin	harcamak
xerc kirin	sarf etmek
xercê rê	harcırah
xercê rê	yolluk
xerciya berîkê	cep harçlığı
xercî	harçlık
xerçeng	yengeç burcu
xerdel	hardal
xeriqandin	bayıltmak
xeriqandin	gark etmek
xeriqîn	bayılmak
xeriqîn	bozulmak
xeriqîn	gark olmak
xeriqîn	solmak
xeritandin	sıyırmak
xeritîn	sıyrılmak
xerîb	ecnebi
xerîb	yabancı
xerîbî	gurbet
xerîbî	yabancılık
xerîdar	alıcı
xerîdar	tüketici
xerîdarî	tüketim
xerîtok	yonga
xerîzek	türev
xerpanî	hırpani
xerpişt	payanda
xerte	nadasa bırakılmadan ekilen ekin
xerxere	gargara
xerxere kirin	gargara yapmak
xerz	fidanlık dönemini aşmış ağaç
xerzekar	tüketici
xes	marul
xesandin	burmak
xesandin	hadım etmek
xesar	hasar
xesar dan	zarar vermek
xesar dîtin	hasara uğramak
xesifîn	ekinlerin yabancı otlara istila edilmesi fiili
xesifîn	içinde bulunulan durumdan daha kötü bir duruma düşme
xesifîn	zenginlikten fakirliğe düşmek
xesî	kayın valide
xesî	kaynana
xeste	hasta
xestexane	hastahane
xesu	kaynana
xesû	kayın valide
xesû	kaynana
xeşîl	sütleğen otu
xeşîme	dehliz
xeşîme	gizli yol
xeşûm	dünyadan habersiz
xeşûm	toy
xeta hundirîn	içhat
xetad	hattat
xeter	tehlike
xetera mirinê	ölüm tehlikesi
xeterdar	kritik
xeterdar	tehlikeli
xetere	kuruntu
xetere	risk
xetere	tehlike
xetere	vesvese
xeterî derbas kirin	tehlike atlatmak
xeternak	riskli
xeternak	tehlikeli
xetimandin	tıkamak
xetimî	tıkalı
xetimîn	tıkanmak
xetme kirin	onamak
xetme kirin	onay
xetme kirin	tasdik etmek
xetmename	tasdikname
xew	uyku
xew de çûn	uykuya dalmak
xewar	uykucu
xewar	uyuşuk
xewas	ileri gelenler
xewgerok	uyurgezer
xewirîn	alttan alta yanmak
xewirîn	çamur veya bataklıkta batmak
xewle	ıssız
xewle	gizli
xewle	inziva
xewle	kulis
xewle	tenha
xewle kirin	halvete çekilmek
xewlexane	manastır
xewn	düş
xewn	rüya
xewn dîtin	rüya görmek
xeyal	hayal
xeyal	muhayyile
xeydok	alıngan
xeydok	çıtkırıldım
xeydok.	alıngan
xeydok.	darılgan
xeyidîn	darılmak
xeyidîn	küsmek
xeyîdî	dargın
xeyîdîn	darılmak
xeylaz	haylaz
xeylazî	haylazlık
xeynî	başka
xeynî	gayrı
xezal	ceylan
xezeb	gazap
xezibîn	gazaba gelmek
xeznok	kasa
xeznok	kumbara
xezûr	kayın baba
xezûr	kayınbaba
xezûr	kaynata
xezûran	kayınbabagiller
xêl	halay
xêle	hale
xêlek	bir hayli
xêlî	duvak
xêlî	gelin alayı
xêlî	gelin getirme işi
xêlî	grup
xêlî	örtü
xêlîvan	düğün alayı
xêr	hayır
Xêra Xwadê Li Te Be	Allahın Hayrı Üzerinize Olsun
xêrat	sadaka
xêratxane	darülaceze
xêratxane	imaret
xêrdar	hayırlı
xêrkirin	pazarlık etmek
xêrnexwaz	kötü niyetli
xêrxwaz	hayırsever
xêrxwaz	iyiliksever
xêv	bellek
xêv	bilinç
xêv	hafıza
xêv	zihin
xêve	turfanda
xêvet	çadır
xêvik	aptal
xêvik	budala
xêvik	unutkan
xêvîk	budala
xêvîk	unutkan
xêz	çizgi
xêz	hat
xêz kişandin	çizgi çizmek
xêzan	aile akrabaları
xêze film	çizgi film
xêzefîlm	çizgi filim
xêzik	çizik
xêzkar	çizer
xêzkirin	çizmek
xêzvenîn	çizgi çekmek
xicilkirin	rahatsız etmek
xiçviçandin	baştan savma yapmak. derme-çatma yapmak
xifş	ceylan yavrusu
xiftan	kaftan
xij	sürç
xij bûn	sürçmek
xijok	kaypak
xilmaş	uykulu
xilmaş	uyuşuk
xilmaşî	uykulu
xilmaşî bûn	uyuklamak
xilmet	ikinci el
xilmet	kullanılmış
xilorik	kar öncesi yağan küçük kar benzeri tanecikler
xilq	kilit
xilqandin	kilitlemek
xilqandinîn	kilitlenmek
xilt	düşük kaliteli
xilt	köstebek
xilte	çökelti
xilte	posa
xilte	telve
xilte	tortu
xilûxe	içi geçmiş
xilûxe	kof
xilxal	halhal
ximav	mörekkeb
ximbil	kukla
xinamî	dünür
xinamî	evlilik bağıyla kurulan akrabalık
xinamîtî	akrabalık
xinc	hınç
xingilîn	kırık yada çıkık bir organın sakması sakatlar gibi yürümek
xiniz	hain
xiniz	kalleş
xiniz	sinsi
xiniz bûn	hainleşmek
xinizî	hainlik
xinizkirin	ihanet etmek
xir	argo. penis
xirab	arızalı
xirab	bozuk
xirab bûn	arızalanmak
xirab bûn	bozulmak
xirabbûyî	arızalı
xirabbûyî	bozuk
xirabe	enkaz
xiran	aldanmak
xirandin	aldatmak
xirandin	doğruluk ve iyilikten saptırmak
xirar	büyük saman çuvalı
xirb	herhangi bir aşirete mensup olmayan kişi
xirbe	harabe
xirecir	gürültü
xirecir	karmaşa
xirecir	şamata
xirek	laçka
xirexir kirin	hırıldamak
xirêf	bal
xirêf	pekmez gibi şeylerin tortusu
xirikîn	ayağı kaymak
xirindol	ağız
xirindol	yeni doğurmuş memelerin ilk sütü
xiring	alımlı zarif kadın
xiring	güzel
xiriqandin	sürüklemek
xirîn	doğruluk ve iyilikten sapmak
xirîn	hırıltı
xirmal	derli toplu yaşantıya sahip kimse
xirmişandin	çimdik atmak
xirmişandin	tırmalamak
xirmûşek	çimdek
xirneq	tavşan yavrusu
xirnik	nazik
xiroş	galeyan
xiroş	heyecan
xiroş	telaş
xiroşe	heyecanlı
xiroşîn	telaşlanmak
xiroşme	galeyan
xiroşme	heyecan
xiroşme	telaş
xirp	ani hareket
xirpe	bir gurup tarafından bir kişiye yapılan saldırı
xirpik	kıkırdak
xirpo	hırpo
xirqe	hırka
xirtik	dolmalık kabak
xirtol	güruh
xirtol	izdiham
xirûcir	arbede
xirûcir	geçimsizlik
xirûcir	karışıklık
xistin	koymak
xistin	vurmak
xistin bin lingan	ayaklar altına almak
xistin bîr	aklına düşürmek
xistin bîr	anımsatmak
xistin bîr	çağrıştırmak
xistin bîr	hatırlatmak
xistin rewacê	yürürlüğe koymak
xistin rê	yoluna koymak
xistin zimeta xwe	zimmetine geçirmek
xişir	mücevher
xişir	takı
xişir	ziynet
xişîn	sürünmek
xişm	gazap
xişm	öfke
xişok	sürüngen
xişt	tuğla
xiştik	köşebent
xiştik	koyun ve keçilerde rastlanan bulaşıcı bir hastalık
xişûş	şüphe
xişxişok	çıngırak
xişxişok	çocuk çıngırağı
xitêre	meşale
xitêre	ucu yarılarak ışık vermesi için tutuşturulan değnek
xitimandin	tıkamak
xitimîn	tıkanmak
xitşt	tuğla
xiyal	hayal
xiyal	hülya
xiyal	imge
xiyanet	ihanet
xiyar	hıyar
xiyar	salatalık
xiz	iri saman
xizag	bıçak
xizag	kızak
xizag	testere
xizan	fakir
xizan	yoksul
xizane	elbise dolabı
xizanî	yoksulluk fakirlik
xizar	hızar
xizêm	burna takılan süs
xizêm	hızma
xizêmok	kara hindiba
xizinde	sürüngen
xizm	akraba
xizm	hısım
xizmkar	müstahdem
xizne	hazine
xizok	astım
xizok	boğuk
xizokî	astımlı
xîç	çakıl taşı
xîçik	küçük çakıl taşı
xîge	deri matara
xîjik	kızak
xîjok	kavgan
xîjok bûn	kaymak
xîjok kirin	kaydırmak
xîlok	küçük taş
xîme	büyük çadır
xîp	büyük diken
xîp	ucu sivriltilmiş çubuk
xîret	gayret
xîret	namus
xîret	onur
xîret kirin	gayret göstermek
xîretkêş	gayretkeş
xîşt	büyük testere
xîz	kum
xîzan	yoksul
xîzanî	yoksulluk
xîzek	kumlu
xîzîn	kumlu
xoce	hoca
xof	korku
xonce	düğün veya sünnet hediyesi
xonçe	alçak ve yuvarlak yemek masası
xone	erkek kedi
xongîn	yağmurun çişelemesi
xopan	enkaz
xopan	harap
xopan	metruk
xopan	viran
xopan	yıkık
xopan	yıkıntı
xopan bûn	harap olmak
xor	hor
xor dîtin	hor görmek
xorav	marmelat
xorîn	horlamak
xort	delikanlı
xort	erkek
xort	genc
xort	genç
xortanî	gençlik
xortik	tavşan yavrusu
xortim	hortum
xoş	hoş
xoşewîst	aziz
xoşewîst	muhterem
xoşewîst	sayın
xoşewîst	sevgili
xoşnûd	hoşnut
xowerde	hovarda
xox	şeftali
Xoy	İran’da bir Kürt kenti
xozan	anız
xubar	toz
xuç	abla
xudawen	tanrıça
xudir	çarpık
xudreste	kendi kendini eğitmiş
xudreste	yetiştirmiş kişi
xugî	haraç
xugî xwarin	haraç yemek
xujikîn	kaymak
xujikîn	yıldırım hızıyla akıp gitmek
xulam	erkek hizmetçi
xulam	köle
xulam	uşak
xulamî	kölelik
xulamî	uşaklık
xulav	kül
xulavî	kül rengi
xumal	evcimen
xumal	kendi işini kedi gören
xumal	kendi işini kendisi gören kimse
xumalî	ısmarlama elbise
xumalî	çoğalabilen değerli mal
xumam	muğlak
xumam	pus
xumamî	muğlaklık
xumamî bûn	puslanmak
xumar	kumar
xumarbaz	kumarbaz
xumarxane	kumarhane
xumirî	kırmızı ile siyah arası renk
xumirîn	ateşin küllenmesi
xumirîn	olgunlaşmak üzere olan meyvelerin kızarmaya başlamasıateşin sönerek kül tutması
xumirtin	ateşi saklamak
xumirtin	küllemek
xumşîn	çivit rengi
xunav	çise
xunav	çiy
xunivîn	yağmurun çiseleyerek yağması
xunivîn	yağmurun çişelemesi
xur	kaşıntı
xur andin	kaşımak
xura	kutup
xurandin	kaşımak
xurc	heybe
xurcezîn	at sırtına konan heybe
xurcik	heybe
xurcik	küçük heybe
xurdangî	mide
xurek	azık
xurek	besin
xurek	gıda
xurekdar	gıdalı
xurfe	bir Kürt müziği
xurfe	oda
xurifandin	bunatmak
xurifî	bunak
xurifîn	bunamak
xurimandin	tahta vs. için aşındırmak
xurimî	aşınmış
xurimîn	tahta
xurimîn	tahta vs. için aşınmak
xurimîn	toprak
xurimîn	vb. nin aşınması
xurî	alev
xurî	çiçek hastalığı
xurîn	kahvaltı etmemiş kimse
xurîn	kaşınmak
xurînî	kahvaltı öncesi atıştırılan yiyecek
xurînî	kahvalti öncesi aparatif
xurk	alışkanlık
xurk	hobi
xurmîn	gürlemek
xurmîn	gürüldemek
xurok	yüzünde çiçek hastalığının bıraktığı izler olan kimse
xuroş	taşkın
xuroş bûn	taşmak
xurt	güçlü
xurt	kuvvetli
xurt	zorba
xurt bûn	kuvvetlenmek
xurt kirin	kuvvetlendirmek
xusar	geceleri yere düşerek yeryüzünü beyazlaştıran sonra da eriyen tuz gibi madde
xuşil	sütleğen bitkisi
xuşîn	çağlamak
xuşîn	hışırdamak
xuştire	rende
xuya	belirgin
xuya	görünür
xuyabun	belirmek
xuyabun	görünmek
xuyan	belirme
xuyan	görünme
xuyan	tezahür
xuyanî	belirti
xuyanî	görüntü
xû	alışkanlık
xû	huy
xû	itiyat
xû	mizaç
xû	seciye
xû	yaradılış
xûdan soz	sözünün eri
xûde	miğfer
xûde	tolga
xûgî	haraç
xûjal	işbitiren
xûjal	yetenekli
xûjal	zeki
xûnaftin	özümsemek
xûnifandin	özümsemek
xûnifîn	özümlenmek
xûsik	kırağı
xûz	kambur
xwar	bozuk
xwar	eğri
xwar	yanlış
xwarin	aş
xwarin	yemek
xwarin	yiyecek
xwaringeh	lokanta
xwaringeh	restoran
xwaringeh	restorant
xwaringeh	yemekhane
xwarinî	yemeklik
xwarinpêj	aşçı
xwarzê	kız kardeşin kız çocuğu
xwarzê	kızkardeşin kız çocuğu
xwarzî	kız kardeşin erkek çocuğu
xwarzî	kızkardeşin erkek çocuğu
xwazgîn	görücü
xwazgînî	görücülük
xwazgînî	kız isteme işi
xwazka	keşke
xwazok	dilenci
xwe	kendi
xwe	kendisi
xwe amade kirin	hazırlanmak
xwe badan	salınmak
xwe bi xwe	kendi başına
xwe bi xwe	kendi kendine
xwe bîn	mağrur
xwe çêkirin	süslenmek
xwe dan	kendini bir şeye vermek
xwe dan alî	kaçamak
xwe dan alî	kaytarmak
xwe dan ber	yanaşmak
xwe dan tavê	güneşlenmek
xwe dane alî	kaçınmak
xwe dane alî	sakınmak
xwe danîn	tenezzül etmek
xwe daweşandin	silkinmek
xwe giramî	özsaygı
xwe girê dan	kuşanmak
xwe girtin	kendine hakim olmak
xwe girtin	sabretmek
xwe girtin	tahammül etmek
xwe helkutan	tepinmek
xwe kuştin	intihar
xwe kuştin	intihar etmek
xwe li keriyê danîn	duymamazlıktan gelmek
xwe mukir hatin	itiraf etmek
xwe nas	kendini bilen
xwe nêz kirin	yanaşmak
xwe parastin	sakınmak
xwe parêz	bencil
xwe parêzî	bencillik
xwe pesartin	bir yere dayanmak
xwe pesend	kendini öven
xwe pê ve berdan	kapılmak
xwe pê xweş kirin	yaranmak
xwe pêçan	kuşanmak
xwe pêşandin	gösteri
xwe pêşandin	miting
xwe qure kirin	kibirlenmek
xwe ragirtin	kedine/nefsine hakim olmak
xwe rast kirin	doğrulmak
xwe re dîtin	erinmemek
xwe re dîtin	üşenmemek
xwe re nedîtin	üşenmek
xwe re nedîtî	üşengeç
xwe ser	başına buyruk
xwe spartin	birine sığınma
xwe spartin	teslim olma
xwe şehkirin	taranmak
xwe şûştin	yıkanmak
xwe tazî kirin	soyunmak
xwe ve hatin	ayılmak
xwe ve hatin	kendine gelmek
xwe vedizîn	gizlenmek
xwe vedizîn	kaytarmak
xwe vedizîn	sıvışmak
xwe vedizîn	saklanmak
xwe veşartin	gizlenmek
xwe veşartin	saklanmak
xwe ziwa kirin	kurulanmak
xweajo	içgüdü
xwebar	otomatik
xwebawer	kendisinden emin
xwecih	yerli
xwecih	yöresel
xwecihî	mahalli
xwecihî	yerel
xwecîh	yerli
xweda	allah
Xweda	Allah (c.c.)
xweda	tanrı
Xweda bibexşîne	Allah bağışlasın
Xweda bigîhîne	Allah kavuştursun
Xweda biparêze	Allah esirgesin
Xweda kirin	tanrılaştırmak
Xweda nîşan nede	Allah göstermesin
Xweda rahma xwe lê ke	Allah rahmet eylesin
Xweda rehetiyê bide	Allah rahatlık versin
xwedan	sahib
xwedan	sahip
Xwedanasî	tanrı bilim
xwedaneber	yanaşmak
Xwedanenas	ateist
Xwedanenas	inkarcı
xwedanî	mülk
xwedanî	mülkiyet
xwedanî	sahiplik
Xwedawen	Tanrıça
xwedawend	tanrıça
Xwedayî	Tanrısal
xweder	kaynak
xweder	menşe
xwedê	allah
Xwedê	Allah (c.c.)
xwedê	tanrı
Xwedê te bixefirîne	Allah seni esirgesin
xwedêgiravî	güya
xwedêgiravî	sözde
xwedêgravî	güya
xwedênenas	ataist
xwedî	malik
xwedî	sahib
xwedî	sahip
xwedî bûn	sahip olmak
xwedî hêvî bûn	umut içinde olmak
xwedî kirin	beslemek
xwedî kirin	yetiştirmek
xwedîkirin	beslemek
xwedîkirin	büyütmek
xwedîtî	sahiplik
xwedîyê gotina xwe	sözüne sadık
xweferzkirin	dayatma
xwefiroş	hain
xwefiroş	satılık
xwegirêdan	giyenmek
xwegirêdan	kuşanmak
xweh	bacı
xweh	kız kardeş
xwehêz	özgüç
xwehşîr	süt kız kardeş
xwekujî	intihar
xwekuştin	intihar
xwekuştin	intihar etmek
xwelî	kül
xwelî	toprak
xwelîdank	kül tablası
xwelîdank	küllük
xwemal	kendine özgü
xwemal	spesifik
xwemalî	aidiyet
xwemalî	orijinal
xwemalî	özgün
xwende	aydın
xwende	okumuş
xwende	tahsilli
xwendegeh	okul
xwendegeh.	medrese
xwendegeh.	okul
xwendegeha hunermendiyê	sanat okulu
xwendekar	öğrenci
xwendevan	okuyucu
xwendewar	okur
xwendin	okumak
xwendin	tahsil
xwendina bilind	yüksek öğretim
xwendinû nivîsandin	okuma yazma
xwendinxane	kıraathane
xweng	bacı
xweng	kız kardeş
xweng	kızkardeş
xweparastina zagonî	meşru savunma
xweperest	bencil
xweperest	egoist
xwepêşan	gösteri
xwepêşandên	gösterici
xwepêveberdan	kendini kaptırmak
xweragirtin	dayanmak
xweragirtin	kendine hakim olmak
xwerexnekirin	özeleştiri
xwerist	doğa
xwerist	tabiat
xwermend	hükümet
xwerû	net
xwerû	orjinal
xwerû	saf
xweser	bağımsız
xweser	başına buyruk
xweser	kendi başına
xweser	otonom
xweser	özerk
xweser	özgün
xweser	özgür
xweserî	bağımsızlık
xwesipartin	sığınmak
xwesipartin	teslim olmak
xwesî	çıplak ayak
xwesî	kaynana
xwesî	yalın ayak
xwespêr	müvekkil
xwespêr	teslimiyetçi
xwestek	arzulu
xwestek	istekli
xwestek	talip
xwestin	arzu
xwestin	arzu etmek
xwestin	arzulamak
xwestin	istek
xwestin	istemek
xwestin	talep etmek
xwestî	istenmiş kız
xwestî	nişanlı
xwestî	sözlü
xwestok	isteyen talip
xweş	hoş
xweş	iyi
xweşa	kendisiyle barışık
xweşav	hoşaf
xweşav	komposto
xweşawaz	güzel sesli
xweşbêjî	retorik
xweşbîn	iyimser
xweşbîn	optimist
xweşbînî	iyimserlik
xweşdîtin	hoşgörü
xweşendam	hoş endamlı
xweşhal	memnun
xweşhalbûn	memnun olmak
xweşhalî	memnuniyet
xweşik	güzel
xweşik	hoş
xweşik	sevimli
xweşî	letafet
xweşî	sağlık
xweşî	selamet
xweşmêr	centilmen
xweşmêr	kavgada güvenilen kişi
xweşnedîtin	yadırgama
xweşnûd	hoşnut
xweşnûd kirin	memnun etmek
xweşnûdî	memnuniyet
xweşok	banyo
xweşok	hamam
xweşrû	güzel yüzlü
xweştir	daha güzel
xweştivî	sevgili
xweşxû	güzel huylu
xweşxwaz	mersiye
xweşxwaz	methiye
xwetêdan	yeltenme
xweyîbûn	beslenme
xweza	doğa
xweza	tabiat
xwezan	Allah’ı bilen
xwezan	bilge
xwezan	kendini bilen
xwezan	ozan
xwezaperestî	doğacılık
xwezayi	doğal
xwezayi	olağan
xwezayî	doğa
xwezayî	tabi
xwezik	insanın gerçekleştiremediği özlemler
xwezî	keşke
xwezî	öykünme
xwezîla	keşke
xwê	tuz
xwê dan	ter
xwê dan	terlemek
xwê dan	tuz vermek
xwêdan	ter
xwêdan	terlemek
xwêdank	tuzluk
xwêdîn	davarın tzlandığı yer
xwêya malê	aile geçimi
xwêylîn	tuz ocağı
xwêylîn	tuzla
xwişk	kızkardeş
xwîl	eğik
xwîl	meyilli
xwîn	kan
xwîn bûn	kanamak
xwîn jê birîn	kanatmak
xwîn jê hatin	kanamak
xwîn kirin	kanatmak
xwîn rijandin	kan akıtmak
xwînariya mejiyê	beyin kanaması
xwînav	serum
xwînbiha	kan parası
xwîndarî	kan davası
xwîngerm	sıcak kanlı
xwîngerm	sempatik
xwîngerm	sevimli
xwînî	eli kanlı
xwînî	katil
xwînjêhatin	kanamak
xwînmeh	aybaşı kanaması
xwînsar	antipatik
xwînsar	soğukkanlı
xwîşk	bacı
xwîşk	kız kardeş
y	Kürt alfabesinin otuzuncu harfi
ya	ey
ya berê	sabık
ya binî	alttaki
ya binî	dipteki
ya diperise	gelişmekte olan
ya firotinê	satılık
ya îroyî	bu günkü
ya kê	kimin
ya me	bizim
ya niha	şimdiki
ya pêşî	önceki
ya rast	doğrusu
ya rastîn	doğrusu
ya rindtir	daha güzeli
ya rindtir	daha iyisi
ya we	sizin
ya wiha	böylesi
ya Xwedê	ey Allah
ya Yezdan	ey Allah
ya…	-nunki
yabo	babaya çağrı
yabo	babaya hitap
yad kirin	anmak
yadê	anneye çağrı
yadê	anneye hitap
yadîgar	hatıra
yadîgar	hediye
yadkirin	anmak
yafte	yafta
yaho	yahu!
yan	çoğul edatı
yan	kanape
yan	veya (hut)
yan	ya
yan	yahut
yan	yoksa
yan jî	ya da
yane	klüp (spor
yane	yazar)
yanzdeh	on bir
yanzdeh	onbir
yanzdehem	on birinci
yanzdehemin	on birinci
yaqûd	yakut
yar	sevgili
yar	yar
yaren	yaren
yarenî	muhabbet
yarî	dostluk
yarî	oyun
yarî	şaka
yarîgeh	oyun alanı
yarîker	oyuncu
yarîkirin	oynamak
yarîkirin	şaka yapmak
yarkirin	yardım etmek
yarmetî	ruhsat
yarmetî	yardım
yasemîn	yasemin
yawan	yaban
yawanî	yabani
yawe	safsata
yawe	zırva
yawer	yaver
yek	bir
yek	tek
yek kirin	birleştirmek
yekaheng	tekdüze
yekalî	tek yönlü
yekan	birler
yekane	biricik
yekane	yegane
yekbêj	ciddi
yekbêj	sözüne sadık
yekbûn	birleşmek
yekbûnî	ittihat
yekbûyî	birleşik
yekbûyî	birleşmiş
yekcar	birden
yekcar	tümden
yekceleb	homojen
yekden	birden
yekdest	inhisar
yekdest	tekel
yekdestî	tekel
yekdestî	tekelcilik
yeke	ünite
yeke yek	bire bir
yekem	birinci
yekem	ilk
yekgirtî	birleşik
yekgirtî	standart
yekirin	birleştirmek
yekiti	birlik
yekîne	birlik
yekîneya leşkerî	askeri birlik
yekîneya zirxdar	zırhlı birlik
yekîte	grm. tek heceli
yekîtî	birlik
yekîtîxwaz	ittihatçı
yekkum	toplam
yekkum	yekün
yeknesak	monoton
yeknesak	tekdüze
yeknesak	tekdüzen. monoton
yeknesakî	tekdüzelik
yekpare	bütün
yekpare	tüm
yekpare	yekpare
yekparêz	birci
yekparêz	monoteist
yekparêzî	bircilik
yekreng	monoton
yekreng	tek renkli
yeksan	aynı seviye
yeksan	eşit
yeksanî	eşitlik
yekser	derhal
yekser	direk
yekser	doğrudan doğruya
yekser	hemen
yekşem	pazar
yekşembe	pazar günü
yekta	biricik
yekta	eşsiz
yekta	yegâne
yekten	aniden
yekten	bir anda
yekten	birden
yektexlît	tek çeşit
yekûnîv	bir buçuk
Yelda	Aralık)
Yelda	yılın en uzun gecesi (
yeman	bitirim
yeman	yaman
yengir	taraftar
yengir	yandaş
yeqînkirin	inanmak
yexte	beygir
yexte	iğdiş edilmiş at
yezdan	allah
yezdan	tanrı
yê berê	sabık
yê binî	alttaki
yê binî	dipteki
yê diperise	gelişmekte olan
yê firotinê	satılık
yê îroyî	bu günkü
yê kê	kimin
yê me	bizim
yê niha	şimdiki
yê paşin	sonuncu
yê pêşî	önceki
yê rast	doğrusu
yê rindtir	daha güzeli
yê rindtir	daha iyisi
yê we	sizin
yê wiha	böylesi
yê…	-nunki
yên binî	alttakiler
yên din	başkaları
yom	baht
yom	uğur
yûha	yuha
yûha kirin	yuhalamak
z	Kürt alfabesinin otuz birinci harfi
za	oğul
za	zade
zaboq	çöplük
zabûn	doğma
zabûn	mevlit
zabûn	milat
zac	kükürt demir karışnmn (deri boyamada kullanılnr
zaclan	doğumdan sonraki nekahat devresi
zad	mahsul
zad	tahıl
zad	ürün
zadegan	aristokrasi
zadegan	soylu
zadegan	soylular
zadeganî	asalet
zadeganî	soyluluk
zadhilanîn	ürün kaldırmak
zadika Hêksore	Paskalya
zaferan	safra
zagon	kanun
zagon	yasa
zagona	anayasa
zagona bingehîn	anayasa
zagonên xweristê	doğa yasaları
zagonî	yasal
zagonparêz	kanunlara itaat eden
zagonsazî	yasama
zalv	taklit
zalve kirin	taklit etmek
zan	doğmak
zan	ortaya çıkmak
zan/zayîn	doğum yapmak (hayvanlar için)
zana	bilen
zana	bilge
zana	bilgiç
zana	bilinçli
zanakî	bilgece
zanav	dini vb. kimlik
zanav	ulusal
zanist	bilim
zanistî	bilgi
zanistî	bilim
zanistî	bilimsel
zanîn	bilmek
zanîn(dizane	bilimsel bilgi
zanîn(dizane	bilmek
zanîngeh	bilim evi
zanîngeh	fakülte
zanîngeh	üniversite
zanko	üniversite
zanyar	alim
zanyar	bilgin
zanyar	bilim adamı
zanyar	bilim insanı
zanyariya gerdûnê	evren bilim
zar	dil
zar	ses
zar	zar
zar û zêç	çoluk çocuk
zarava	lehçe
zare zar	figan etmek
zarê hal	görünüşte
zargotin	folklor
zarîkirin	taklit etmek
zarîn	feryad etmek
zarîn	yakınmak
zarok	çocuk
zarok û zêç	çoluk çocuk
zarokatî	çoçukluk
zarokxane	kreş
zarve	taklit
zarxweş	hoşsohbet
zarxweş	tatlı dilli
zat	zat
zaten	zaten
zatûre	zatürre
zav	mezhep
zava	damat
zava	enişte
zava	güvey
Zawe	Merkür
zax	çizgi
zax	hat
zax	sülfat
zax	sülfür
zaxa kesk	demir sülfat
zaxa qilê	sodyum sülfat
zaxav	sülfirikasit
zaxe	morali bozuk
Zaxo	Zaho
zaxor	sarp
zaxor	sarp yer
zaxor	taşlık
zaxor bûn	sarplaşmak
zaxorî	başa bağlanan ipekli örtü
zayandin	doğurtmak
zayend	cins
zayend	cinsiyet
zayend	soy
zayîn	doğma
zayîn	doğum
zayîn	milât
zayînxane	doğumevi
zeb	katı
zeb	sert
zebeş	karpuz
zeblok	düz
zeblok	saydam
zebloq	saydam
zebloq	şeffaf
zebloqî kirin	saydamlaştırmak
zeblot	kalın bağırsak
zebr	şiddet
zebûn	düşkün
zebûn	güçzüz
zebûn	zayıf
zebûnî	düşkün
zebûnî	düşkünlük
Zebûr	Zebur
zefran	safran
zeft kirin	tutmak
zeft kirin	yakalamak
zeft kirin	zaptetmek
zeftkirin	tutmak
zeftkirin	yakalamak
zeftkirin	zaptetmek
zehar	ucube
zehf	çok
zehf	epey
zehf	fazla
zehf	oldukça
zehftir	ziyadesiyle
zehmet	zahmet
zehmet kişandin	zahmet çekmek
zehmet nekin	zahmet etmeyiniz
zekat	zekât
zekem	grip
zekem	nezle
zekemî	nezleye yakalanmış kişi
zelal	arı
zelal	berrak
zelal	duru
zelal	net
zelal	saydam
zeliqandin	yapıştırmak
zeliqandî	yapışık
zeliqîn	yapışmak
zeliqok	tutkal
zeliqok	yapışkan
zeliqok	yapıştırıcı
zelîl	değersiz
zelîl	hakir
zelîl	hor
zelûl	değersiz kimse
zelûl	düşük sevyeli
zelûl	meyus
zelût	cavlak
zelût	dazlak
zelût	kel
zem	aleyhte konuşma
zem	dedikodu
zem	yergi
zem	zam
zem kirin	aleyhte konuşmak
zem kirin	kötülemek
zem kirin	zam yapmak
zemawend	düğün
zembelîlk	buzdan sarkıt
zembeq	zambak
zemberek	zemberek
zembîl	zembil
zembûr	kekik otu
zemîn	gümlemek
zemîn	yeryüzü
zemîn	zemin
zemkirin	birisini çekiştirmek
zemkirin	kötüleme
zemkirin	tutmak
zen	sanı
zen	tahmin
zen	zan
zen kirin	zannetmek
zencefil	zencefil
zencîr	zincir
zencîr kirin	zincirlemek
zencîre	silsile
zend	bilek
Zend Avesta	Zerdüşti dininin kutsal kitabı
zende	ibret
zendik	bileklik
zeng	pas
zengar girtin	paslanmak
zengari	paslı
zengelor	soluk borusu
zengelork	ademcik kemiği
zengelûr	gırtlak
zengelûr	soluk borusu
zengil	çıngırak
zengil	çan
zengil	zil
zengîn	zengin
zengo	üzengi
zenî	çene
zenûn	donuk
zenûnbûn	donuklaşma
zer	sarı
zer zepalî bûn	sararıp solmak
zeraq	güneşin hüzmeleri veya ışını
zeraq	tan ağarması
zeraqe	çakır
zerav	çamaşır suyu
zerbûn	sararmak
zerd	bozkır
zerd	kuru çıplak dağ
zerd	step
zerdalû	zerdali
zerde	zerde
zerdik	yumurta sarısı
zerengî	kapasite
zerf	mektup zarfı
zerg	mızrak ucu
zerik	sarılık hastalığı
zerikîn	sararmak
zerikînandin	sarartmak
zeriqîn	güneşin doğması
zeriqîn	tanyeri ağarması
zerî	dilber
zerî	güzel
zerî	sarışın
zerîle	kanarya
zerîpoş	zırhlı araç
zerk	zerk
zerkandin	zerk etmek
zernik	sıçanotu
zernix	sıçanotu
zernîx	ağda
zernîx	zırnık
zerp	mat. çarpı
zerpandin	çarpmak
zerpiçîn	rengi sararmış kimse
zerpiçîn	zayıflamış
zerpîn	çarpılmak
zerya	deniz
zerzewat	sebze
zerzewatfiroş	manav
zev	arz
zevî	tarla
zewa	kurak
zewac	evlilik
zewac	izdivaç
zewade	azık
zewade	buğdaydan yapılan tüm yiyecekler
zewade	erzak
zewade	erzak stoğu
zewade	tayın
zewd	angarya
zewicandin	evlendirmek
zewicî	evli
zewicîn	evlenmek
zewq	zevk
zexel	bilerek tembellik etmek
zexel	sinsi
zexel	tembel
zexel	vurdumduymaz
zexîre	zahire
zexm	dayanıklı
zexm	metin
zexm	pek
zexm	sağlam
zexm kirin	sağlamlaştırmak
zexmandin	güçlendirmek
zexmandin	sağlamlaştırmak
zexmandin	takviye etmek
zexmbûn	pekişmek
zexmbûn	sağlam olmak
zexmbûn	sağlamlaşmak
zexmî	dayanıklılık
zexmî	sağlamlık
zexmkirin	sağlamlaştırmak
zexnepûrt	zıkkım
zeyî	görümce
zeyt	zeytin yağı
zeytûn	zeytin
zeytûnî	zeytuni
zêç	zifiri karanlık
zêdagavî	hadini aşma
zêdagavî	ihlal
zêdandin	artırmak
zêde	bol
zêde	çok
zêde	fazla
zêde	ziyade
zêde bûn	artmak
zêde bûn	bollaşmak
zêde zêde	bol bol
zêdebahî	artık değer
zêdebûn	çoğalmak
zêdebûn	fazlaşlaşmak
zêdebûnî	artış
zêdegavîkirin	ihlal etmek
zêdehî	fazlalık
zêdekirin	çoğaltmak
zêdekirinî	artırım
zêdetir	azami
zêdetir	daha fazla
zêdeyî	bolluk
zêdeyî	fazlalık
zêhn	dimağ
zêhn	zihin
zêlkirin	eti dilimlere ayırmak
zêr	altın
zêrandin	yaldızlamak
zêrav	yaldız
zêrevan	denetiçi
zêrevan	gözlemci
zêrevan	kontrolör
zêrevan	nöbetçi
zêrevanî	gözlem
zêrevanî	gözlemcilik
zêringer	sarraf
zêrîn	altın suyuna batırılmış
zêrîn	fulya
zêrîn	zerrin
zêw	karnaval
zêwî	zaviye
zêwî	ziyaret
zibare	imece
zibil	gübre
zibil	hayvan gübresi
zibil	zibil
zicaciye	zücaciye
zicêf	ayakkabı altı
zicêf	pençe
zift	zift
zigurt	züğürt
ziha	büyük yılan
ziha	ejderha
zik	karın
zikmakî	doğuştan
ziko	obur
zikr	zikir
zikr kirin	zikretmek
zikreşî	çekememezlik
ziktilêr	göbekli şişman
zil	kamış
zil	saz
zilam	adam
zilam	erkek
zilan	fırtına
zilan	sert rüzgar
zilf	zülüf
zilmat	kapkaranlık
zilq	kuş pisliği
zilûk	hasır
zilût	tüysüz
zimag	dağın kuzeye bakan tarafı
ziman	dil
ziman	lisan
zimanasî	dilbilim
zimandin	gümletmek
zimandirêj	çok konuşan
zimandirêj	geveze
zimanê kurdî	Kürtçe
zimanê mader	anadil
zimanê zikmakî	anadil
zimanxweş	tatlı dilli
zimanzan	dilbilinci
zimanzan	tercuman
zimanzanî	dilbilimi
zimanzêrîn	mec
zimanzêrîn	sır saklamayan
zimet	zimmet
zimîn	gümlemek
zimpere	zımpara
zimrûd	zümrüt
zinar	kaya
zincar	oksit
zincar	pas
zincî	dedenin dedesi
zincîr	zincir
zindî	canlı
zindî	dinç
zindî	diri
zingar	oksit
zingar	pas
zingên	zangırdamak
zingilîn	köpeğin ölmesi
zinîn	sarmak
zintod	iri yazı
zintol	iri yarı (adam)
zipû zîwa	kupkuru
ziqûm	zıkkım
zir	gerçek olmayan
zir	melez
zir	öz olmayan
zir	sahte
zir	taklit
zir	üvey
zir dîn	zırdeli
zirandin	anırtmak
zirar	sakınca sakınma
zirav	ince
zirav kirin	inceltmek
ziravik	öd
ziravik	ödkesesi
zirbav	babalık
zirbav	üvey baba
zirbe	ağaçtan kapı anahtarı
zirbira	üvey kardeş
zirçî	sonbaharda yeniden yeşeren otlar
zirehpûş	çelik yelek
ziren	dinç
zirezir	zırıltı
zirezir kirin	zırıldamak
zirêç	kurşun
zirgêjnok	baldıran otu
zirîç	kurşun
zirîn	anırmak
zirkeç	üvey kız evlat
zirkur	üvey oğul
zirnazîq	tahterevalli
zirndin	anırtmak
zirney	zurna
zirnezîq	tahterevalli
zirp	askeri birlik
zirqetik	hamam böceği
zirt	palavra
zirteboz	kaba kişi
zirtek	palavracı
zirto	palavracı
zirx	zırh
ziryan	poyraz
zirz	aksi
zirz	dik kafalı
zirza	üvey evlât
zirzandin	anırtmak
zirzile	kilit
zirzîn	asabileşmek
zişt	çirkin görünüşlü
zişt	iğrenç
zişt	iğrenç kimse
ziving	kışlak
ziving	meskun mağara
zivir	pürüzlü şey
zivirandin	çevirmek
zivirandin	döndürmek
zivirandin	geri çevirmek
zivirîn	dönmek
zivistan	kış
zivrî	pürtüklü
zivrî	sivri
zivrînek	dönemeç
zivrînek	döngü
ziwa	kuru
ziwa bûn	kurumak
ziwa kirin	kurulamak
ziwa kirin	kurutmak
ziwabûn	kurumak
ziwahî	kuruluk
ziwakirin	kurutmak
ziwayî	kuruluk
zixt	üvendire
ziyan	ekin
ziyan	zarar
ziyan gihandin	zarar vermek
ziyandar	zararlı
ziyanî	tazminat
ziyanî standin	tazminat almak
ziyankar	muzir
ziyankar	zararlı
zîbeq	cıva
zîh	hayvanlarda dış rahim
zîhîn	ipliği masura veya yumağa sarmak
zîk	bal mumu sürülmüş iplik
zîk	mumlanmış iplik
zîl	filiz
zîl	topraktan ilk çıkan bitki ucu
zîl dan	filizlenmek
zîlal	şeffaf
zîlan	zıvana
zîlik	kovan
zîlo	sülük
zîn	eyer
zîna	zina
zîndan	hapis
zîndan	zindan
zînde	zinde
zînî	tümsek
zîp	kara çarşamba
zîper	ense
zîper	pazu
zîpermasî	uskumru balığı
zîpik	dolu
zîpik	dolu yağışı..
zîpik	kaynayan sudaki damlacıklar
zîq	dik
zîq lê nêrîn	dik dik bakmak
zîqene	alt dudakla çene arasındaki çukurluk
zîraf	zürafa
zîranewa	meraklı
zîranewa	mütecessis
zîranî	merak
zîranî	tecessüs
zîrç	kurşun
zîrç	kuş pisliği
zîrç	kuş ve tavuk pisliği
zîre	kimyon
zîrek	acar
zîrek	bitirim
zîrek	çalışkan
zîrek	girgin
zîrek	hamarat
zîrek	yetenekli
zîrek	zeki
zîrekî	dirayet
zîrfon	ıhlamur
zîtik	hayvan tekmesi
zîv	gümüş
zîvan	çil
zîver	rahatsız
zîvêr	bıkkın
zîvêr bûn	bıkmak
zîvêr kirin	bıktırmak
zîvêrbûn	rahatsız olmak
zîvêrkirin	rahatsız etmek
zîvirandin	bir şeyin etrafında dolandırmak
zîvirîn	bir şeyin etrafında dolanmak
zîvirîn	dönmek
zîvîn	ışıldamak
zîvîn	gümüşten
zîwan	tahıl içindeki yabancı otlar
zîwan	tahılların içindeki yabani otlar
zîwer	altın işlemeli süsleme
zîwêr	yılgın
zîz	çok cılız
zîz	duyarlı
zîz	duygulu
zîz	hassas
zîz	titrek
zîzî	duyarlılık
zîzok	topaç
zo	çift
zo kirin	eşelemek
zol	kumaş ve deriden kesilen enine parça
zolak	kesit
zom	bölge
zom	kamp yeri
zom	mıntıka
zom	oba
zonp	balyoz
zor	cebir
zor	çok
zor	epey
zor	fazla
zor	şiddet
zor	zor
zor dan	zorlamak
zor kirin	zor hale getirmek
zoran	egemen
zoran	hükümdar
zoranî	egemenlik
zorbaz	despot
zorbaz	diktatör
zorbaz	zorba
zorbazî	despotizm
zorbazî	despotluk
zorbazî	diktatörlük
zorbazî	zorbalık
zordar	diktatör
zordar	zalim
zordarî	baskı
zordarî	zulüm
zordest	baskıcı
zordest	zalim
zordest	zorba
zordest lê kirin	baskı yapmak
zordestî	baskı
zordestî	zulüm
zorî	müşkülat
zorî	zorluk
zorlêker	zorlayıcı
zotik	anüse gelen kalın bağırsak ucu
zov	kırkayak
zozan	yayla
zozanî	yaylacı
zugurd	züğürt
Zuhal	Satürn
Zuhal	Zühal
zuhim	iç yağı
zuhr	günbatımına doğru başlayan soğuk hava
zul	uzun deri parçası
zurbe	kurt sürüsü
zurg	taşlık ve engebeli dağ eteği
zurîn	uluma
zû	acele
zû	çabuk
zû	erken
zû	sık
zû	seri
zû xwarin	atıştırmak
zûkayî	çabukcak
zûl	dilim
zûle zûl	dilim dilim
zût	sivri uç
zûtir	daha çabuk
zûxav	irin
zûzû	alelacele
zûzû	çarçabuk
